# Tc anayasasının bazı maddelerinde değişiklik (s.s.430)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yılmaz Kaya (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim
- **Tarih:** 4 Mayıs 2004
- **Gündem:** TC ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK (S.S.430)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-kaya-22-2004-05-04-tc-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-s-s-430

> Yılmaz Kaya (CHP), 4 Mayıs 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TC ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK (S.S.430)); konuşma 1.174 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA YILMAZ KAYA (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekilleri ile 193 milletvekilinin, 430 sıra sayılı kanun teklifi hakkında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği üzere, söz konusu teklifin 2 nci maddesiyle getirilen düzenlemeyle, 1982 Anayasasının 15 inci maddesinde bir değişiklik yapılmaktadır. Madde aynen şöyledir: "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan 'ile, ölüm cezalarının infazı' ibaresi madde metninden çıkarılmıştır."

Bu, ne anlama gelmektedir; sayın milletvekilleri, mevcut Anayasanın 15 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki değişikliği konuşabilmek için öncelikle birinci fıkrasına bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Anayasanın 15 inci maddesi, temel haklar ve ödevleri düzenleyen ikinci kısmın birinci bölümünde yer almakta olup, bu madde, temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulmasıyla ilgilidir; zaten, madde başlığı da aynıdır.

15 inci maddenin birinci fıkrası, hangi durumlarda temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulabileceğini, yani, Anayasanın 12 nci maddesinde belirtilen bu hakların ne zaman kısmen veya tamamen kullanılmasının söz konusu olamayacağını açıkça belirtmektedir. 15 inci maddenin birinci fıkrasına göre, savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir.

15 inci maddenin birinci fıkrasında temel hakların bazı şartlarda kısıtlanabileceği söylenmiş ise de, bu şartlarda bile bazı istisnaî durumlar hariç yaşam hakkı muhafaza altına alınmıştır. İşte, 15 inci maddenin ikinci fıkrasıyla, bu durumlar ve istisnalar düzenlenmektedir. Nedir bunlar; görüşmekte olduğumuz teklifle değiştirilen ikinci fıkrada "birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler ile, ölüm cezalarının infazı dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz" hükmü yer almakta ve birinci fıkrada sayılan durumlarda bile savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler ile ölüm cezalarının infazı dışında yaşam hakkı korunmaktadır; ama, işte, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu ve ölüm cezalarının infazıyla yaşam hakkının sınırlandırılabileceği; kısacası, kişinin ölümünün bu durumlarda hukuka aykırı olmayacağı kabul edilmektedir.

Sayın milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 2 nci maddesiyle, işte bu yaşam hakkının ortadan kaldırılmasının kabul edilebileceği iki durumdan biri olan ölüm cezalarının infazı durumu yok edilmekte; kısacası, belirtilen durumlarda dahi yaşam hakkının ölüm cezası ile bile yok edilememesi sağlanmaktadır. Bu, önemli bir değişikliktir; zira, kişinin yaşam hakkının sınırlandırılabileceği durumlar iyice daraltılmış olacak ve temel hak ve hürriyetlerin en birincisi ve en önemlisi olan yaşam hakkı, bu değişiklikle daha fazla korunmaya alınmış olacaktır.

Bu değişikliğe hem Anayasa Komisyonunda hem de Meclis Genel Kurulunda destek vermemek mümkün değildir. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, bu değişikliği Anayasa Komisyonunda sonuna kadar destekledik ve burada da destekleyeceğiz; çünkü, Cumhuriyet Halk Partisine egemen olan sol anlayış, Cumhuriyet Halk Partisinin geldiği yer ve sosyal demokrasi gereği, yaşam hakkına karşı durmak bir yana, devamlı bu değerleri korumuş ve kollamış ve temel hak ve hürriyetlerin gelişmesi için büyük çabalar harcamış, büyük bedeller ödemiş bir parti olarak ve o partinin milletvekilleri olarak, bu değişikliğin tamamen arkasında olduğumuzu bir kez daha belirtmek gereği hâsıl olmuştur.

Şimdi bunları niye söylüyorum; Cumhuriyet Halk Partisinin bu anlayışını, bu mücadelesini, bu politikasını ve Cumhuriyet Halk Partisinin bu konudaki görüşlerini açık ve net olarak bilen bazıları, tüm bunlara rağmen, bizi bu değişikliğe karşıymış gibi göstermeye çaba sarf etmektedirler. "Önce dokunulmazlıkları görüşelim ve önce milletvekili dokunulmazlığını kaldıralım, daha sonra Anayasayı değiştirme çalışmalarına başlayalım" dediğimiz için, bu değişikliklere karşıymışız gibi gösterildik. Daha sonra, bu değişikliklerin genelde olumlu değişiklikler olduğundan bahisle, dokunulmazlıklarla ilgili görüşlerimiz baki kalmak kaydıyla, gönülden desteklediğimiz olumlu değişiklikler nedeniyle, bu kere de "Cumhuriyet Halk Partisini anlamak mümkün değil; önce karşı çıkacağız dediler, sonra kabul ettiler" diye, yine aynı şekilde, aynı bazı kişiler kafa karıştırmaya devam ettiler.

Sayın milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisinin tüm milletvekillerinin ve örgütünün yaşamı, temel hak ve hürriyetlerin korunması, kollanması, geliştirilmesi ve evrensel ölçülere uygun hale getirilmesi mücadelesiyle geçmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi, hem parti olarak hem de partilileri olarak bu mücadeleler içinden süzülerek gelmiş ve biraz önce de belirttiğim gibi, bunların korunması ve savunulması uğruna büyük bedeller ödemiştir. Bunu herkes bilmeli ve kişilere ve topluma bunun aksini empoze etme ve kafa karıştırma çabaları içinde olanlar bu çabalarından vazgeçmelidirler.

Sayın milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, bu teklifte yer alan birçok olumlu değişikliğe ve özellikle bu maddeye karşı olmamakla ve desteklemekle birlikte, yine, dokunulmazlıklarla ilgili değişikliklerin nerede olduğunu ve ne zaman geleceğini ne yazık ki sormak durumunda kalıyoruz. Hem Anayasa Komisyonunda hem de daha önceki değişik düzenlemeler nedeniyle yapılan birçok görüşmede bunu biz hep sorduk ve sormaya da devam edeceğiz. Siz, şimdi, çağdaş düzenlemeler yapıyoruz diye ortaya çıkacaksınız, ölüm cezasıyla ilgili değişiklikler yapıyoruz diyeceksiniz, temel hak ve hürriyetleri kısıtlayan düzenlemeleri kaldırıyoruz diyeceksiniz, toplumun ve kişinin ileri götürülmesiyle ilgili düzenlemeler yapıyoruz diyeceksiniz; ama, kendinizin, yani milletvekillerinin altında bulunduğu kalın zırhın kaldırılmasıyla ilgili ileri hiçbir adım atmayacaksınız, hiçbir düzenleme yapmayacaksınız; bu inandırıcı olur mu; toplumu bu konuda inandırabilir misiniz?! Bu nasıl demokrasidir ki, başkalarıyla ilgili demokratik ve çağdaş düzenlemeler yapıyoruz diye ortaya çıkacaksınız, milletvekillerinin dokunulmazlığı denilince, aman bize dokunmayın diyeceksiniz! Kimseyi inandıramazsınız değerli arkadaşlarım, önce dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili düzenlemeyi yapmadan kimseyi inandıramazsınız.

Yine, hem Cumhuriyet Halk Partisinin hem Adalet ve Kalkınma Partisinin seçim bildirgelerinde yer alan ve Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından hasıraltı edilen bir başka husussa, yargı bağımsızlığının tam olarak tesisi ve bu bağımsızlığın tesisinde en önemli faktör olan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun oluşumunun yeniden düzenlenmesi hususudur.

Sayın milletvekilleri, hepimiz buraya gelmeden önce bu konuda bir şeyler söylemedik mi; bu şekilde oluşan kurulun yargı bağımsızlığı için bir güvence olmadığını ve kurulun oluşumu konusundaki olumsuzlukların ortadan kaldırılması gerektiğini söylemedik mi! Şimdi ne oldu da, söz bu konuya gelince, sanki bunları daha önce söylememiş gibi davranıyorsunuz?! Yargı bağımsızlığı tam olarak tesis edilmeden, hukukun üstünlüğünün ve insan haklarının, temel hak ve hürriyetlerin korunup kollanması ve onların güvence altında tutulmasının mümkün olmayacağı açıktır. İşte, tüm bu önemli değişiklikleri yapmadan, şimdi yapmakta olduğunuz ve çoğuna bizim de destek verdiğimiz değişiklikler konusunda inandırıcı olamazsınız, kimseye güven veremezsiniz.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; bu teklif, her ne kadar, birçok olumlu değişikliği getirmekle birlikte, ne yazık ki, bu değişikliklerin Avrupa Birliği Genel Sekreterinin talepleriyle yapılıyor olması bizi üzmekte ve kırmaktadır. Bizim, bu değişiklikleri, Avrupa Birliğinden gelen taleplere bağlı olarak değil, kendi ihtiyacımız nedeniyle, kendi irademiz ve kararımızla yapmamız gerekmekteydi; ama, ne yazık ki, bugüne kadar yapılan tüm değişiklikler gibi, bu paket de, kendi irademiz ve kendi kararımızla demokratik ve çağdaş bir anayasa yapma anlayışı sonucu getirilmiş bir teklif olmayıp, Avrupa Birliğinin talepleri sonucu hazırlanmış bir tekliftir; tıpkı daha öncekiler gibi ve bundan sonra tarafınızdan getirilecekler gibi. Bu nedenledir ki, Avrupa Birliğine göre henüz sırası gelmediği için -sırası gelince ne yapacaksınız, o da merak konusu- hiçbir Avrupa ülkesinde olmayan ve bir kişisel imtiyaz sağlayan milletvekili dokunulmazlıkları konusunda daha önce söz vermiş olmanıza rağmen hiçbir girişimde bulunmuyorsunuz; ama, bunun yanında, yolsuzluklarla mücadele ettiğinizi de açıkça söylüyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, siz, ne kadar "yolsuzluklarla mücadele ediyoruz" derseniz deyin, ne kadar "çağdaş düzenlemeler yapıyoruz" derseniz deyin, ilkönce, bahsettiğim düzenlemeleri getirmeden, yani milletvekili dokunulmazlığını sınırlandırmadan, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun oluşumunu olumlu olarak değiştirmeden inandırıcı olamazsınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yılmaz Kaya (CHP, İzmir). “Tc anayasasının bazı maddelerinde değişiklik (s.s.430)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 4 Mayıs 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-kaya-22-2004-05-04-tc-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-s-s-430 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
