# Genel Kurul konuşması

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yılmaz Kaya (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim
- **Tarih:** 7 Temmuz 2004
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-kaya-22-2004-07-07

> Yılmaz Kaya (CHP), 7 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 1.146 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA YILMAZ KAYA (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Belediyeler Kanunu Tasarısının 56 ncı maddesi üzerinde, görüşlerimi açıklamak için, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım.

Hükümet tarafından Belediyeler Kanunu Tasarısı bir "reform" diye takdim edilmişken, üzüntü vericidir ki, Meclis Genel Kurulunda, görüşme şeklini hep birlikte görüyoruz, milletvekili arkadaşlarımızın ilgisi azalmış, dikkati dağılmış, ama, bu şekilde yapılan bir görüşmeyle, belki de hükümet olarak övünç kaynağı olarak sunulan "yetmişdört yıllık yasayı değiştiriyoruz"diye takdim edilen ve doğru düzgün düzenlendiği takdirde uzun zaman uygulamada kalabilecek olan bir yasa, bu şekilde görüşülmekte ve birazdan yoklama istendiğinde de, AKP'li bazı arkadaşlarımız elleri havada, kapılardan içeri gireceklerdir. Ben, biraz önce bu şekilde yapılan bir uygulama sırasında yerimden "erken seçimi oyluyorsunuz arkadaşlar haberiniz olsun" diye espri yapmıştım; bazıları telaşlanarak indirdiler ellerini. Bu şekilde görüşülmesi, maalesef, çok üzüntü vericidir; ama, biraz daha dişinizi sıkarsanız arkadaşlar, bu işi kotaracacağız; çünkü, bu yasa tasarısının görüşülmesi, bu hızla, yarın saat 16.00'da bitecek ve bugünkü gündemde yer alan diğer 5 yasayı da görüşürsek, yarın 24.00'te bugünkü gündemi bitirmiş olacağız; biraz daha sabırdiyorum!

Değerli arkadaşlar, madde üzerinde söyleyeceklerime geçecek olursak; görüştüğümüz madde, belediye başkanı tarafından hazırlanacak belediye faaliyet raporlarına uygulanacak işlemi belirlemektedir. Bu maddenin getirdiği düzenleme, 1580 sayılı Belediye Kanununda var olmayan yeni bir düzenlemedir. Bu maddeye göre, belediye başkanları, belediye meclisi tarafından kabul edilen yıllık belediye faaliyetlerinin ne kadarının gerçekleştirildiğini ya da gerçekleştirilemediğini nedenleriyle birlikte bir rapor haline getireceklerdir. Bu raporda, belediyenin borçları da açıklanacaktır. Belediyeler, hazırlayacakları raporlarda, bağlı kuruluş ve işletmeler ile belediye ortaklıklarına ilişkin bilgi ve değerlendirmelere de yer vereceklerdir.

Bu raporlar aracılığıyla, belediye, planladığı halde yapmadığı işlerin bir dökümünü yapacak, planladığı hangi faaliyetleri niçin yapamadığını açıklayacaktır. Olumlu ve demokratik bir açılıma sahip bu düzenleme, ne yazık ki, hesap verme sorumluluğu ilkesini destekleyici nitelikte özelliklere sahip değildir.

Performans ölçütleri belediyeler tarafından belirlenecek ve kendi belirledikleri ölçütlere göre kendilerini değerlendireceklerdir; dolayısıyla, belediye, doğal olarak, yaptığı işlerin doğru ve güzel yapıldığını iddia edecektir; bunun aksi düşünülebilir mi?

Performans ölçütlerinin belirlenmesi yetkisinin tamamıyla belediyelere bırakılması yanlış bir iştir. Belediyelere takdir yetkisini dilediği gibi kullanma ve keyfî olarak belirleyebilme imkânı veren bu düzenlemenin meşruiyeti tartışmalıdır.

Performans ölçütlerinin belirlenmesi konusunda aslî düzenleme yapma yetkisinin belediyelere tanınması, Anayasamızın 7 nci maddesine açıkça aykırıdır. Yürütme, ancak yasayla asıl olarak düzenlenmiş olanlarda kural koyabilir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; belediyelerde taşeronlaşmanın önünü açan ve belediyeleri uluslararası şirketlerin pazarı haline getiren bu tasarının yasalaşması halinde, belediyenin sunmakla yükümlü olduğu birçok hizmetin fiyatı artacaktır.

Faaliyet raporlarında belediye hizmetlerinin fiyatının ne kadar ve neden arttığı yer alacak mıdır? Alım gücü olmayan semtlere belediye hizmetlerinin yeterince götürülemediğinden faaliyet raporlarında bahsedilecek midir? Hizmetlerin kalitesinde oluşan düşüşler dile getirilecek midir? Tüm bu önemli soruların yanıtlarının faaliyet raporları içerisinde yer almasını sağlayacak hiçbir yasal zorunluluk bulunmamaktadır.

Bir belediyenin 1 000 metrekare kaldırım taşı döşemeyi planladığını ve dönem sonunda da bu miktarda kaldırım taşını döşemeyi başardığını varsayalım. İçişleri Bakanlığı, Sayıştay ve bölge halkının bu faaliyetin başarısını değerlendirebilmesi için şu konularda bilgi sahibi olması gerekir: Kaldırım taşları, gerçekten ihtiyaç duyulan yerlere mi döşenmiştir? Bu taşların daha düşük maliyetle döşenmesi mümkün müydü? Döşenen taşlar dayanıklı mıdır, yoksa, şimdiden kırılmaya başlamış mıdır? Bu örnekleri artırabiliriz.

Belediyeler, başarılı iş yapmanın ölçütlerini kendileri belirleyecekleri için, istedikleri işi yapacaklar, kendilerini daha önce belirledikleri ölçütlere göre değerlendireceklerdir. Bu değerlendirme sonucunda, kendilerini, tabiî ki, başarılı bulacaklardır.

Faaliyet raporu ve performans ölçümleri gibi teknikler, yeni kamu yönetimi anlayışında, kamuda hesap verme sorumluluğunun oluşturulmasını amaçlamaktadır. Oysa, tasarıyla getirilen düzenleme, bu sorumluluğun oluşturulmasına uygun bir zemin yaratmamaktadır.

Belediyeler, performans ölçütlerini ve stratejik planları, mahallî müşterek ihtiyaçlar ölçeğinde hazırlayacaklardır. Sağlık ve çevre konularındaki tüm hizmetlerin mahallî müşterek ihtiyaç kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu konulardaki stratejik planların ve yapılacak olan performans hedeflerinin belediye ölçeğinde sınırlı tutulması yetersiz ve sakıncalıdır. Mahallî müşterek ihtiyaçlar ölçeğinde belediyelerin hazırlayacakları stratejik planların ve performans hedeflerinin, il ve ülke hedefleriyle uyumlu hale getirilmesi gerekir. Bu nedenle, belediyelerin, il özel idarelerinin ve hükümetin stratejik planları ve performans hedefleri arasında amaç ve hedef birliği olmalıdır. Ancak bu şekilde halka karşı hesap verme sorumluluğu yerine getirilebilir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüştüğümüz maddede, belediye başkanı ve çalışanlarının, stratejik planları ve performans ölçütlerini hazırlayacak ve uygulayacak beceriyi nasıl kazanacakları açık değildir. Stratejik planlar ve performans ölçütleri, yeni yönetim becerileri gerektiren ve teknik olarak karmaşık yapıda olan uygulamalardır. Bu tasarının yasalaşarak yürürlüğe girmesi durumunda, belediye çalışanlarının stratejik planlamayı yapacak ve performans ölçümlerini uygulayabilecek gerekli donanım ve yeterliliğe sahip olduklarını iddia etmek zordur. Bu konularda yeteri deneyimi olmayan kamu görevlilerinin bu teknikleri kullanmaları önemli uygulama hataları doğurabilir.

Stratejik planlama ve performans ölçümünün belediyelerde nasıl uygulanacağı, eğitim verilip verilmeyeceği, eğer verilecekse kimler tarafından verileceği, uygulamanın nasıl denetleneceği gibi konular tasarıda yer almamaktadır. Stratejik plan ve performans ölçütleri hazırlama ve uygulama becerisini belediye çalışanlarında oluşturmak ve onları bu konuda eğitmek çok uzun bir süre alacaktır.

Görüştüğümüz maddede, stratejik plan ve performans hedeflerine göre oluşturulacak olan faaliyet raporunun İçişleri Bakanlığına gönderileceği hükme bağlanmaktadır. 55 inci maddede öngörülen Sayıştay denetimlerinde de bu raporlardan yararlanılması muhtemeldir. Bakanlığın ve Sayıştayın, 3 215 belediyenin gönderdiği tüm raporları hakkıyla inceleyeceğini ve değerlendireceğini iddia etmek zordur.

Sayın milletvekilleri, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının görüşmeleri sırasında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak üzerinde önemle durduğumuz Sayıştaya denetimle ilgili yüklenen yeni sorumluluklar konusunu burada bir kez daha gündeme getirmek istiyorum. Kamu yönetimi ve yerel yönetim yasa tasarılarıyla, kamu kurum ve kuruluşlarının, il özel idarelerinin ve belediyelerin dışdenetimi görevi Sayıştaya verilmektedir. Bu tasarılar yasalaştığı takdirde, Sayıştay, hukuka uygunluk denetimi, malî denetim ve performans denetimi yapacaktır.

Sayıştay, şu anda, kamu kurum ve kuruluşlarını, yalnızca malî açıdan bile layıkıyla denetlemekte zorlanmaktadır. Sayıştay, halen, denetim kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının ancak yüzde 13'ünü denetleyebilmektedir. Sayıştay, faaliyet raporlarının denetimini nasıl yapacaktır? Kaldı ki, Sayıştayın kârlılık, verimlilik alanlarında denetim yapması, görev ve uzmanlık alanı dışıdır.

İçişlerine gönderilecek olan faaliyet raporlarının Bakanlık görevlilerince incelenmesi ve değerlendirilmesi de pek mümkün görülmemektedir. Yürürlükteki Belediye Kanunu çerçevesinde, belediyeler, her yılın mayıs ayında Bakanlığa kesinhesap cetvelleri göndermektedirler. Kaymakam ve valinin onayını taşıyan bu cetveller önemli maddî hatalar içermektedir. Birçok belediyenin harcama kalemlerinin toplamları yanlıştır. Şu anda, Türkiye'de, belediyelerin belli hizmet kalemleri için ne kadar para harcadığının bilgisi, İçişleri Bakanlığı da dahil olmak üzere, hiçbir kamu kuruluşunda bulunmamaktadır. Rakamlara dayalı kesinhesapların doğruluğunu bile denetleyemeyen Bakanlık, nasıl olacak da, belediyelerin öznel ve belirsiz ölçütlere dayanan faaliyet raporlarını denetleyebilecektir?

Belediyeler üzerinde idarî vesayetin azaltılarak özerkliğin geliştirilmesi, partimizin de programında öngördüğü, olumlu bir gelişmedir; ancak, hesap verme sorumluluğu özerkliğe feda edilmemelidir. Bakanlığa ve Sayıştaya verilen faaliyet raporlarını inceleme yetkisi, şeklen verilen bir yetkidir. Daha önceki birçok yasada da olduğu gibi ve bizim itirazlarımız sonucu değiştirmeye muvaffak olamadığımız şekilde burada da yetki verilmekte; ancak, sorumluluk verilmemektedir. Esas olan, belediyelerin kendi kendilerini denetlemeleridir. Bu durum kamu hizmetlerinde ayırımcılığa, savurganlığa ve yolsuzluklara yol açacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tüm bu sorunların üstesinden gelmek için, faaliyet raporlarının İçişleri bakanlığının belirleyeceği ölçütler çerçevesinde hazırlanması ve bu raporların Bakanlık tarafından ciddî bir inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulması gereklidir.

Bu önerilerimizin dikkate alınacağı umuduyla ve birçok AKP'li milletvekili arkadaşımın dinlemediğinden emin olarak ve birazdan, dinlemeden oy vereceklerini de bilerek, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyor, dinleyen arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Yılmaz Kaya (CHP, İzmir). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-kaya-22-2004-07-07 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
