# Hakkari ili ve çevresinde 25.01.2005 tarihinde meydana gelen deprem afeti hakkında kan.tas.(ss.838)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yılmaz Kaya (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim
- **Tarih:** 30 Mart 2005
- **Gündem:** HAKKARİ İLİ VE ÇEVRESİNDE 25.01.2005 TARİHİNDE MEYDANA GELEN DEPREM AFETİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.838)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-kaya-22-2005-03-30-hakkari-ili-ve-cevresinde-25-01-2005-tarihinde-meydana-gelen-deprem-af

> Yılmaz Kaya (CHP), 30 Mart 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKKARİ İLİ VE ÇEVRESİNDE 25.01.2005 TARİHİNDE MEYDANA GELEN DEPREM AFETİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.838)); konuşma 1.152 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA YILMAZ KAYA (İzmir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 838 sıra sayılı Hakkâri İli ve Çevresinde 25.1.2005 Tarihinde Meydana Gelen Deprem Afeti Hakkında Kanun Tasarısının 4 üncü maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, 4 üncü maddeyle ne yapmak istiyoruz; önce biraz ondan bahsetmek istiyorum. 4 üncü maddeyle, 15.5.1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumî Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 40 ıncı maddesinin altıncı fıkrasını değiştiriyoruz. Nedir bu 40 ıncı maddenin altıncı fıkrası; depremzedelere yapılan yardımın veya verilen kredinin -daha doğrusu- geri ödemesine ilişkin düzenleme eskiden şöyleydi: "İlk taksit, ipotek tescil tarihinden, ipoteksiz borçlanmalarda borç senedinin imzası tarihinden itibaren iki yıl sonra başlar." Yeni yasayla getirilen hüküm ise, "ihaleli ve emanet işlerinde inşaatların bitirilip hak sahiplerine tesliminden itibaren iki yıl sonra..."

Değerli arkadaşlarım, bu, olumlu bir düzenlemedir aslında. Daha önceden ipotek veya tescil tarihi dikkate alınırken, şimdi konutların teslimi dikkate alınmaktadır; yani bu düzenlemeyle, konutların geç teslim edilmesi durumunda alınan kredinin geri ödenmesi de geç başlamaktadır. Düzenleme, evet, olumludur; ancak, düzenlemeleri, yasaları sık sık yapsanız da, ne kadar olumlu olsa da uygulama daha önemli arkadaşlarım. Uygulamada bunu gerçekleştirebilecek miyiz; benim kuşkularım var. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun kurduğu Bingöl deprem evlerindeki yolsuzluk iddialarını inceleme komisyonu olarak, 14-15 Mart tarihlerinde bölgedeydik. Biraz oradan bahsetmek, oradaki izlenimlerimden bahsetmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, öncelikle, 1 Mayıs 2003 depreminin üzerinden yirmiüç ay geçmiş olmasına rağmen, depremde ahırları yıkılan, hayvanları telef olan 970 vatandaşa ve işyerleri yıkılan 132 esnafa hiçbir yardımın henüz yapılmadığını tespit etmiş bulunuyoruz.

Bunun yanında -sadece Bingöl'le de sınırlı değil; uygulama önemli dedim- geçen yıl Malatya'nın Pötürge ve Doğanyol İlçelerinde 5,8 büyüklüğünde deprem oldu; ama, hâlâ oraya el uzatılmadı. Doğanyol'da deprem konutları yapılacaktı; ama, daha ihalesi bile yapılamadı, ödenekler verilmedi. Bu arada, Bingöl'ün Yedisu İlçesi de aynı durumda. Tam fay hattının üzerindeki ilçeye daha el uzatılmadı. Vatandaşlarımız hâlâ çadırlarda yaşıyor. Bu ilçelerin de kapsama alınması gerekmektedir diye düşünüyoruz.

Yine, bunun gibi Bingöl Merkez Sarıçiçek Köyünde evini yapana yardım yöntemiyle ev yapmaya başlayan ve yüzde 35'ini tamamlayan 125 aile, dava açtıkları halde 23 aydır para alamamaktadırlar arkadaşlar. Bu sorunların giderilmesi gerekmekte. Bunların tamamı yapılan yasalarla mümkün olamamakta.

Sayın Bakan da burada. Ben, kendilerine de buradan duyurmak istiyorum; Bingöl-Karlıova'nın köylerinde hasar tespit komisyonu olarak hasar tespitine gelen ekiplerin uyguladıkları bir garip yöntem var; ondan da bahsetmek istiyorum.

Sayın Bakanım, içinde mutfak, tuvalet ve sadece musluk bulunmayan konutları, bu komisyon, konut olarak kabul etmemekte ve yapılacak deprem konutlarından bu konutlara sahip olan kişilerin yararlandırılamayacağını söylemektedir.

Bir ikincisi, önce, köyde tek hane olarak yapılmış binalar, daha sonra, bu binada yaşayan vatandaşlarımızın çocuklarının evlenmesi nedeniyle yanlarına yapılan eklentilerle, malum, üç, dört, hatta beş hane haline gelmekte. Bu tür konutların yıkılması sonucu, yine, hasar tespiti için gelen komisyon üyeleri, bu konutları tek konut kabul etmekte ve yapılacak konutlardan, deprem konutlarından, bu tür dört beş hanenin oturduğu konut sahiplerine tek konut verilebileceğini söylemektedirler. Bu, bölgedeki depremzede vatandaşlarımızı fazlasıyla mağdur etmektedir.

Yine, daha sonra, deprem bölgesinden sonra, 1 Mayıs 2003 yılında meydana gelen depremden sonra yapılan deprem konutlarında yaptığımız incelemelerde de, kaldı ki, Sayın Bakanımız hiçbir yolsuzluğun olmadığını, her şeyin sağlıklı yürüdüğünü, bu konutların yapımına ilişkin hiçbir söz söylenemeyeceğini belirtmektedirler; ama, biz aynı fikirde değiliz; çünkü, gittik gördük. Burada, Toplu Konut İdaresi, Bingöl merkezinde, davetiye yöntemiyle, 1 536 adet konut yapımını vermiş olup, bir konut maliyeti ortalama 38 milyar liradır. Oysa, aynı alanda, aynı konutları, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği 30 milyar liraya, ama açık ihale yöntemiyle ve ilan vermek suretiyle yapmıştır. TOBB, burada, 480 konut yapmıştır. Aynı mahiyetteki konutların maliyet farkı, konut başına 8 milyardır. 1 536 konutun toplamında ise 12 trilyon lira civarındadır; ancak, daha sonra, TOBB, söz konusu 480 konutu TOKİ'ye hibe etmiş, hibe edilen ve 30 milyar liraya mal edilen bu konutları TOKİ ne yapmış biliyor musunuz arkadaşlar; altyapı maliyeti ve KDV bedeli de eklendi bahanesiyle, depremzedeye, tam 51 milyar liraya satmıştır. Kısaca, 30 milyar liraya mal edilen konutları, TOKİ, şimdi, ilk taksitini Haziran 2006'da olmak üzere, yirmi yıl vadeyle 51 milyar liraya teslim etmiştir.

Afet İşleri Genel Müdürlüğü 2003 yılında evini yapana yardım uygulamasıyla 77 metrekarelik konut yapımı için tip proje uygulamasıyla kendi konutunu yapana 17 milyar lira yardım yapmıştır ve depremzede vatandaşlarımız, bu 17 milyar lirayla evlerini yapıp, bitirmişlerdir. Bir 17 milyar liraya yapılan ev var -aynı ev- bir 39 milyar liraya, bir 30 milyar liraya, bir de 51 milyar liraya teslim edilen var.

Değerli arkadaşlar, bunların yanında, davetiye yöntemiyle yaptırılan konutlar sözleşmeye aykırı olarak inşa edilmiş olup, şu aykırılıklar tarafımızdan tespit edilmiştir: Toplukonut alanındaki ara yollara sıcak asfalt yapılması davetiye yöntemiyle yapılmış; ancak, yapımcı firma zemin altyapısı olmadan, zemini sıkıştırmadan üzerine sathî asfaltı âdeta serpiştirdiğinden, asfalt kaplama iki ay içinde sökülmüş ve yollar şu anda çamur içindedir.

Sözleşmede açıkça yazıldığı halde -buna rağmen nasıl bir şey yapılamıyor, onu da anlayamıyoruz- yükleniciler, yapılan konutların bulunduğu alanda çevre düzenlemesi yapmamış, göstermelik bir iki ağaç dikmiş; konutların subasmanları yüksek yapılmamış, tabandan rutubet almakta; konutların çatıları, bir kısmının kiremitleri uçmuş durumda; konut alanının dışına yapılması gereken arıtma tesisi, konutların içine yapılmış ve üstelik hemen yakındaki DSİ kanalına bağlandığı için de iki kurum şu anda mahkemelik, davalık durumdadır değerli arkadaşlar.

TOKİ, bir de, zaten yüksek bedellerle yaptığı bu konutlar için yükleniciye inşaat başlamadan ihale bedelinin yüzde 5'i kadar miktarı peşin olarak vermiş; âdeta inşaata başlaması için yüklenici firmaları baştan gönüllü olarak finanse etmiştir.

Netice itibariyle arkadaşlarım, burada, deprem konutlarında yapılan incelemelerde toplam 46 trilyon civarında fazla ödeme tespit edilmiş ve bu fazla ödeme haksız olarak birilerinin cebine girmiştir ve Bingöl halkının cebinden çıkmıştır. Ancak, bütün bunlara rağmen üzülerek görmekteyiz ki, bazı bakanlarımız, deprem konutlarının yapımında hiçbir yolsuzluğun, hiçbir imalat hatasının ve eksikliğin olmadığını görsel ve yazılı basında beyan etmektedirler. Hükümetin bu tutumu da, yapılan bu yolsuzlukların üzerine gidilmeyeceğini ve yapanın yanına kâr kalacağını göstermektedir. Türkiye artık bu tür yolsuzluklardan bıkmış durumdadır değerli arkadaşlarım.

Sayın Bakandan ve hükümetten rica ediyorum, bu yolsuzlukların üzerine gidin ve bu yolsuzlukları yapanın yanına kâr kalmasın. Depremzede isyan halinde, yani, bu anlamda isyan halinde. Bazıları 17 milyar liraya konutunu mal etmiş, bazıları 30 milyara almış, bazıları 51 milyar para ödeyecek.

Bakın, ortak bir sorun da -ben şunu da hemen belirteyim- gittiğimiz bu afet evlerinden, afet konutlarından faydalanan...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun efendim, tamamlayın lütfen.

YILMAZ KAYA (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bu konutlar arasındaki maliyet farkı nedeniyle, Haziran 2006'da başlayacak geri ödemeler nedeniyle, bu konutlarda yaşayan vatandaşlarımız gayet sıkıntı içindeler. Sıkıntıları da şu: Bazı depremzedeler aldıkları krediyi veya konut bedelini 17 milyar lira olarak geriye ödeyecekler, bazıları 30 milyar, bazıları 51 milyar. Arkadaşlar, 51 milyar, 17 milyar liraya konut yapanın tam 3 katı; yani, 3 konut almış gibi olup, tek konut sahibi olacak.

Bu sıkıntıların giderilmesi için çaba gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani, yapılan düzenlemeler yapıldığı yerde kalırsa bu sorunlar çözülmüyor. Bu sorunların çözülmesi için büyük çaba gösterilmesi gerektiği inancındayım. Buna rağmen, bizce eksik bulmamıza rağmen, bu yasayı destekliyoruz ve bu maddeye olumlu oy vereceğimizi söylüyoruz.

Beni dinlediğiniz için de hepinize teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Yılmaz Kaya (CHP, İzmir). “Hakkari ili ve çevresinde 25.01.2005 tarihinde meydana gelen deprem afeti hakkında kan.tas.(ss.838)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-kaya-22-2005-03-30-hakkari-ili-ve-cevresinde-25-01-2005-tarihinde-meydana-gelen-deprem-af (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
