# 10.5.2007 tarihli ve 5660 sayılı türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile anayasa komisyonu raporu (1/1368) (s.s.:1433)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yılmaz Kaya (CHP, İzmir)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim
- **Tarih:** 28 Mayıs 2007
- **Gündem:** 10.5.2007 TARİHLİ VE 5660 SAYILI TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE ANAYASA KOMİSYONU RAPORU (1/1368) (S.S.:1433)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c159/b115/tbmm221591150450.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-kaya-22-2007-05-28-10-5-2007-tarihli-ve-5660-sayili-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi

> Yılmaz Kaya (CHP), 28 Mayıs 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 10.5.2007 TARİHLİ VE 5660 SAYILI TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE ANAYASA KOMİSYONU RAPORU (1/1368) (S.S.:1433)); konuşma 1.047 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA YILMAZ KAYA (İzmir) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Anayasanın Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun Teklifi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, öğleden önceki oturumda bir milletvekili arkadaşımız hiç söylenmemesi gereken bazı sözler sarf etti, hiç kafamızdan bile geçmemesi gereken sözleri maalesef bu kürsüde sarf etti. Bunun için çok üzüntü duydum, açıkçası yadırgadım. Ama, ben, bu sözlerin, o arkadaşımızın birçok kereler bazı partiler arasında gidip gelmekten başının dönmüş olduğunu farz ederek o baş dönmesi neticesi söylendiğini kabul ediyorum.

Değerli arkadaşlar, maalesef, bu Anayasa değişikliği görüşmeleri ve maalesef, Sayın Cumhurbaşkanına karşı bir kampanyaya dönüştürülmüş bulunmaktadır. Buraya çıkan iktidar partisi ve diğer bazı milletvekilleri, Cumhurbaşkanının geri gönderme tezkeresini siyaseten ve hukuken eleştirme yerine, tamamen Sayın Cumhurbaşkanını hedef alıcı konuşmalar yapmışlardır. Sayın Ayhan Sefer Üstün komisyonda da dile getirdi. Tahmin ediyorum, Saym Üstün, hukuk fakültesinde okurken anayasa hukuku derslerini kaçırmış olmalı ki, anayasa hukukuyla bağdaşmayacak görüşler ifade etti. Dedi ki: "Meclis ömrünü tamamladı, yoruldu diye eleştiri alıyoruz. Bu nedenle bu değişikliği görüşmemesi konusunda özellikle Cumhuriyet Halk Partisinin ısrarları var." Ve kendince şu yorumu yapıyor Sayın Üstün, diyor ki: "Sayın Cumhurbaşkanının da süresi sona ermiştir, neden o zaman kendisine gelen yasaları inceliyor, veto hakkını kullanıyor veya onayarak yürürlüğe sokuyor?" Sayın Üstün Anayasa'nın ilgili maddesini açıp okusaydı herhalde bunu buradan söyleme cesaretini bulamazdı. Anayasa açıkça, der ki: "Yeni Cumhurbaşkanı seçilene kadar mevcut Cumhurbaşkanı görevine devam eder." Ve yine Sayın Üstün, Cumhurbaşkanının önüne giden yasaların incelenmesi sonucunda on beş gün içinde bir karar verilmesi gerektiğini bilseydi, herhalde bunları söyleyemezdi. "Cumhurbaşkanında temsil kabiliyeti sorunu vardır." dedi. "Yansız olması gerekir seçilecek Cumhurbaşkanının. Ben bu değişiklikle bu yansız Cumhurbaşkanı seçileceğine inanmadığım için geri göndermiştir." dedi. "Peki, hükümetler ne olacak?" dedi.

Değerli arkadaşlarım, Cumhurbaşkanı hangi yöntemle seçilirse seçilsin gerçekten yansız olmak durumundadır, ama, hükümetler, bir siyasi partinin seçilmesi veya birkaç siyasi partinin koa- lisyon kurması nedeniyle oluştuğundan ve onların parti programları seçim bildirgeleri olduğu için, bu yansızlık o hükümetten veya herhangi bir hükümetten beklenemez, çünkü, yanlıdır, belli bir şey yapmak üzere taahhütte bulunmuştur vatandaşa, seçmene ve onu yapmak üzere diğer partiler, muhalefetteki partiler, onları, hükümetin yapmak istediği şeyleri kabul etmese bile onu yapmak konusunda irade gösterirler ve bu nedenle yanlıdırlar.

Bu eleştirilere katılmak mümkün değildir. Hatta hatta, Sayın Cumhurbaşkanına buradan söz söyleme ve tabiri caizse, siyasi ve hukuki eleştiriler dışına çıkarak hakarete varan sözler söylenme kampanyasında Sayın Üstün aynen şu ifadeyi kullanmıştır, hiç tasvip edilecek bir ifade değildir: "Halk doğrudan seçerse rejim sıkıntısı çıkarmış." "Diyor ki bir tanesi..." Yani, Cumhurbaşkanının geri gönderme tezkeresindeki ifadesi nedeniyle, Sayın Üstün "Diyor ki bir tanesi..." diye ifade ediyor. Bu, hiç yakışık alacak bir durum değildir.

Değerli arkadaşlarım, biz, komisyonlarda da çok söyledik. Üzerinde konuştuğum 1'inci madde, seçim süresinin, daha doğrusu Parlamento döneminin beş yıldan dört yıla, yani seçimlerin, kısacası, beş yılda bir değil de normal seçimlerin dört yılda bir yapılmasını öngören bir maddedir.

Biz, buna, ilke olarak karşı değiliz, bunu defalarca söyledik, ama, sizin, iktidar partisinin her zaman yaptığı bir uygulama var ve zaten bu yasa teklifinin, Anayasa değişikliği teklifinin son maddesinde de bunu açıkça görüyoruz. Yani, sizin önümüze sürdüğünüz menüde alakart yok, hiç olmamıştır, kesinlikle tabldot. Ya hepsini yiyeceksin ya da hiçbirini. Yani, seçim süresinin beş yıldan dört yıla indirilmesini kabul edebiliriz, ilke olarak kabul ediyoruz zaten, ama, yanında... Kaldı ki, bu paketteki birçok şeyi kabul ediyoruz. Niye itiraz ettiğimizi birazdan açıklamaya çalışacağım.

7'nci maddede "Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve halkoyuna sunulması halinde tümüyle oylanır." deniyor. Bu filmi biz daha önce de görmüştük: 2/B'nin yanında yirmi beş yaş. Yirmi beş yaşı kabul edebilirsin, ama edersen 2/B'yi de edeceksin veya hiçbirini etmeyeceksin. Bu, dediğim gibi, tümünü yemek zorunda bıraktığınız bir tabldot teklif hâline getirilmiştir.

Değerli arkadaşlarım, biz diyoruz ki: Komisyonda da dile getirdim, cumartesi, pazar çalışıyoruz ve 11.00-24.00 itibarıyla çalışıyoruz. Eğer, bu çalışma takvimi Danışma Kuruluyla getirilmemiş olsaydı, bizim önümüzde, milletvekili adaylarının listelerinin Yüksek Seçim Kuruluna verilmesine kadar geçecek sürede -bugün dâhil- sadece üç günlük çalışma süremiz kalacaktı. Bu da 15.00-19.00 saatlerini dikkate alacak olursak -ve bugünün de geçtiğini farz ediyorum- sekiz saatlik bir çalışma süremiz vardı. Yani, çalışma süresi sekiz saat kalmış bir Meclis, 22'nci Dönem Meclisi çok ilerilerde, yani, 23'üncü Dönemi de kapsayacak şekilde bir Anayasa değişikliği düzenlemesi görüşmekte ve bunun da biz doğru olmadığını iddia ediyoruz.

Değerli arkadaşlarım, bu inadın neden olduğunu bir türlü anlayabilmiş değiliz. Bir an önce çıksın, bir an önce oylayalım, ama çıksın... Bakın, biz komisyonlarda görüşmelerimizi yaparken, Anayasa Komisyonu Başkanı Sayın Kuzu, çok haklı eleştirileriniz var ve söylediğiniz bazı konularda benim de tereddütlerim var, haklı olabilirsiniz; aslında bunu bir değerlendirmemiz lazım gibi, bu mealde -aynen olmasa da kelime olarak, cümle olarak- açıklamalarda bulundu. Ama, konuşmalarımız bitsin de bir an önce oylamaya geçeyim diye de gözümüzün içine bakar hâldeydi. Yani, bir maddede, bir pakette tereddüt varsa, daha doğrusu yapılabilirse, bize katılabiliyorsa o konuda, katkılarımızı haklı görüyorsa, niye bu konuda hiçbir düzeltme, çalışma veya alt komisyon kurarak bunun enine boyuna değerlendirilmesini temin etmeden hemen oylama konusunda ısrar etti, bunu anlamak mümkün değildir. Ama, ilk baştaki ısrarınız şuydu, onu siz de açıkça söylemiştiniz: Genel milletvekili seçimleriyle birlikte Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin sandığı da aynı tarihte seçmen önüne koyma konusunda ısrar ediyor idiniz.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, şapkamızı önümüze koyup biraz düşünmemiz gerekiyor. Bu Anayasa değişikliği paketi, Cumhurbaşkanı tarafından -yüzde 50 ihtimaldir, ya kabul eder onar veya re- feranduma götürür- referanduma götürüldüğü takdirde, Anayasa Değişikliğinin Halk Oyuna Sunulmasına Dair Yasa'ya göre, yüz yirmi günü takip eden ilk pazar günü bunun yapılması gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

YILMAZ KAYA (Devamla) - Sayın Başkanım bir dakika süre verdiniz, iki dakika veriyordunuz; teamül mü değişti, ne oldu?

BAŞKAN - Yirmi dakika olana iki dakika...

YILMAZ KAYA (Devamla) - Öyle mi, peki.

Ve kabul çıkarsa referandumdan, ilgili Anayasa değişikliğine göre, kırk günü takip eden ilk hafta sonu, ikinci oylama da bir hafta sonu yapılıyor.

Yani, değerli arkadaşlarım, bu değişiklik yürürlüğe girse bile altı aylık bir süreç gerekiyor ve de bu dönem Parlamentosu, Cumhurbaşkanını seçememiş bir Parlamento olarak addedilirken, ne mutlu ki bize, bu değişiklik, o dediğimiz şekilde yürürlüğe girerse iki tane Cumhurbaşkanı seçme hakkımız olacak; bunu da belirtmek istiyorum. Çünkü, gelen yeni 23'üncü Dönem, mevcut Anayasa hâlâ durduğu için, ona göre bir Cumhurbaşkanı seçecek ve bu değişiklikle de başka bir halko- yuyla Cumhurbaşkanı seçme imkânı olabilecek.

Bütün bunları dikkate alın diyorum ve bu inattan vazgeçin diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Yılmaz Kaya (CHP, İzmir). “10.5.2007 tarihli ve 5660 sayılı türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında kanun ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile anayasa komisyonu raporu (1/1368) (s.s.:1433)”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-kaya-22-2007-05-28-10-5-2007-tarihli-ve-5660-sayili-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c159/b115/tbmm221591150450.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
