# 1.8.2008 tarihli ve 5803 sayılı elektronik haberleşme kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm komisyonu raporu (s.s.:297)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yılmaz Tankut (MHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim
- **Tarih:** 5 Kasım 2008
- **Gündem:** 1.8.2008 TARİHLİ VE 5803 SAYILI ELEKTRONİK HABERLEŞME KANUNU VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU RAPORU (S.S.:297)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-tankut-23-2008-11-05-1-8-2008-tarihli-ve-5803-sayili-elektronik-haberlesme-kanunu-ve-anayas

> Yılmaz Tankut (MHP), 5 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 1.8.2008 TARİHLİ VE 5803 SAYILI ELEKTRONİK HABERLEŞME KANUNU VE ANAYASANIN 89 UNCU VE 104 ÜNCÜ MADDELERİ GEREĞİNCE CUMHURBAŞKANINCA BİR DAHA GÖRÜŞÜLMEK ÜZERE GERİ GÖNDERME TEZKERESİ İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU RAPORU (S.S.:297)); konuşma 1.094 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YILMAZ TANKUT (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 297 sıra sayılı, 01/08/2008 tarihli ve 5800 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderilen 59’uncu maddesiyle ilgili olarak Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, bugün Cumhurbaşkanınca bazı maddeleri veto edilerek yeniden Meclise gönderilen Elektronik Haberleşme Yasası’nı, hatırlayacağınız üzere, ikinci yasama yılının son günü ve son saatlerinde, iki buçuk-üç saat süren bir zaman dilimi içerisinde, gece yarısını geçtikten sonra, alelacele bir şekilde çıkartmış idik. İletişim, bilgi ve teknolojinin özel sektör ve kamu kesimiyle ilgili olarak çok önemli ve temel bir yasa olma özelliğinde olan Elektronik Haberleşme Yasası’nın aceleye getirilmeden, en azından Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda da görüşülerek ele alınması lazım geldiğini, yasanın geneli üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi olarak yaptığımız konuşmalarda da ifade etmiş idik.

Dolayısıyla, ülkemizin teknolojiyi kullanarak, üreterek ve kurumsal altyapısını hazırlayarak gelişebilmesi açısından son derece öneme sahip olan bu yasa, ne yazık ki, Adalet ve Kalkınma Partisinin artık alışılagelen, yangından mal kaçırırcasına kanun çıkartma anlayışına kurban edilmiştir. Söz konusu yasanın ana unsurlarından birisi ve asıl önemlisi olan bilgi ve teknoloji konularının Meclisimizin Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda hiç görüşülmemiş olmasını o tarihte de hatırlatmış ve bunun çok önemli bir eksiklik olduğunu belirterek, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu üyesi olan ve kendi uzmanlık alanlarında teknoloji ve bilişim sistemleri konusunda belirli altyapı ve birikime sahip olan milletvekili arkadaşlarımızın görüş ve düşüncelerinin alınmamasına da eleştiri getirmiştik. Bugün de bu düşüncemizin arkasında olduğumuzu ve Cumhurbaşkanınca geri gönderilen bu Kanun’un, hazır gelmişken, son olarak geniş ve detaylı bir şekilde tümüyle yeniden ele alınarak görüşülmesinin çok faydalı olacağını buradan bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Böylece, esas komisyon olarak Bayındırlık ve İmar, tali komisyonlar olarak da Anayasa Komisyonu ile Sanayi, Ticaret, Bilgi ve Teknoloji Komisyonlarının raporlarının da kanun metnine eklenmesinin sağlanması çok daha sıhhatli ve faydalı olacaktı diye düşünmekteyiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün ülkemizde, özellikle AKP İktidarının altı yıllık zaman dilimi içerisinde maalesef, doğrudan devlet yönetimi ve denetiminde olması gereken pek çok iş, artık kurullar eliyle yürütülmektedir. İnsanlarımızın sosyal ve ekonomik hayatına ilişkin hemen her şey sosyal devlet anlayışı yerine ticari şirket anlayışlarına terk edilerek, olağanüstü yetkilerle donatılmış, bakanlıklar üstü işlev gören, idari ve malî özerkliğe sahip, devlet içinde devlet görünümlü bu yapılar tarafından şekillendirilmektedir. Bu kurulların devlet yapısı içindeki ağırlığı durmaksızın artmaktadır. Teşkilatlanma yapıları ve kadroları için yüksek maliyetler ödenerek mevcut iktidarın yandaşlarına çok yüksek maaşların bağlandığı âdeta arpalıklar hâline dönüştürülmektedirler. Bu şekilde devlet imkânlarının sorumsuzca kullanıldığı, kamu faydası yerine sermayenin çıkarlarına hizmet ederek kamu hizmet alanlarını piyasa kurallarına göre düzenleyen kurullar hâline gelmektedirler ki bunu kabul etmek elbette ki mümkün değildir. Bu yönüyle, yasal kılıf içerisinde, meşruluğu tartışmalı bu yapıların ve kadroların dikkatle izlenmesi gerekmektedir.

Değerli arkadaşlar, Elektronik Haberleşme Yasası 18/8/2008 tarihinde Cumhurbaşkanı tarafından yeniden görüşülmek üzere geri gönderilmiş; 10/10/2008 tarihinde, üçüncü yasama yılının hemen başında da Bayındırlık ve İmar Komisyonunda veto gerekçeleri şeklen düzeltilerek, acele ve hızlı bir şekilde bugün Genel Kurula indirilmiştir. Dolayısıyla milletvekili arkadaşlarımızın, hem geçtiğimiz dönemin sonunda Genel Kurulda hem de bu yasama yılının başında geçici maddeleriyle seksen maddenin üzerinde olan bu Kanunu yeterince inceleyip tartışabilmeleri de maalesef mümkün olmamıştır.

Diğer taraftan, bize göre Yasa’nın yeniden görüşülmek üzere geri gönderilme gerekçeleri ise bu kadar basit olmamalıydı. Yasal düzenlemede yer alan kadrolaşma yapısı ve maaşların, AKP İktidarının Meclisten sayısal çoğunluğu sayesinde çıkardığı hemen her yasayı âdeta gözü kapalı bir şekilde onayan Cumhurbaşkanını dahi rahatsız edecek boyutta olması taslağın hazırlanmasında yer alanların etik ve ahlaki değerlere ne ölçüde sahip olduklarını açık bir şekilde bize göre göstermektedir.

Sayın Milletvekilleri, haberleşme ve iletişim politikalarının belirlenmesinde temel amaçlardan birisi, hiç şüphesiz, bilginin kaynağına erişimin tabana yayılması, paylaşımının kolektif ve yaygın bir hâle gelmesidir. Bunların gerçekleşmesi için iletişim alanının teknolojik gelişmelere sonuna kadar açılması, bilgiye ait telif hakları ya da söz konusu bilginin toplumsal gelişmelere yaptığı her türlü etkiye kadar pek çok değişkenin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bugün, gelişmiş ülkelerde en temel insanlık hakkı olarak iletişim hak ve özgürlükleri tanımlanmış ve anayasal güvenceler altına alınmıştır. Yani iletişim ve haberleşme hakları, özgür bir şekilde, güvenli ve adalet ölçüleri içerisinde insan hayatının vazgeçilmez öğelerinden birisi olarak kabul edilmektedir.

Günümüzde küresel bir kontrol aracı hâline gelen iletişim ve onun en kuvvetli araçlarından birisi olan medyanın bilgi akış çeşitliliği ve bağımsızlığı tehlikeye atılarak denetlenmek istenmektedir. Oysa yeni haberleşme kavramıyla ilgili bilgi teknolojilerinin kamu faydası ekseninde sunulması, kamunun bundan özgürce faydalanması temel bir hak olarak tanımlanmalıdır. Toplumsal ve kültürel gelişmenin sağlanması için iletişim hakkının özgürce kullanılması ve halkın bütün kesimlerinin bilgiye kolayca ulaşabilmesi elbette ki vazgeçilmez kavramlardır. Bu manada hazırlık çalışmaları 2003 yılında başlatılan ancak 2005 yılından 2008 yılına kadar bekletilen ve nihayet 2008 yılının ikinci yasama döneminin son Meclis Genel Kurulunda iletişim alanını düzenlemek adına apar topar çıkartılan Elektronik Haberleşme Kanunu’nun Cumhurbaşkanlığınca, farklı nedenlerle de olsa, onaylanmamış olmasını bugün bir fırsat olarak değerlendirmek lazımdır.

Sayın milletvekilleri, daha önceki konuşmalarımızda da ifade ettiğimiz gibi, günümüzde rekabete açık bir şekilde tesis edilen elektronik haberleşme hizmetlerinin güvenliği ve altyapısının sağlamlığı yüksek teknolojik ürünlerin geliştirilmesinde de en temel itici güçlerden birisi olarak kabul edilmektedir. Ancak bugün ülkemizde haberleşme altyapımızın gelişmişliğinden ve güvenli oluşundan söz etmek maalesef pek mümkün değildir. Pek çok sektör ve konuda olduğu gibi, ithalata dayalı olarak, diğer ülkelerin geliştirdiği ürün ve cihazların montajını yaparak kullanmak kısa vadede bize daha kolay ve avantajlı gibi gelmektedir. Ancak bu anlayış devam ettiği sürece teknolojik üretim ve gelişimimizin önü tıkanmakta ve başta haberleşmemiz olmak üzere bilgi ve teknolojik gelişmemizin de güvenliği ve geleceği ipotek altına alınmaktadır. Bu Yasa’da da yerli teknolojik ürün ve yazılımları geliştirip teşvik edecek zorlayıcı ve düzenleyici hükümlere maalesef pek rastlanmamaktadır. Bugün, kendi güvenliğini ve geleceğini korumak isteyen her toplum ve ülke, öncelikle iletişim kanallarını, haberleşme zeminlerini, büyük bir hassasiyet içerisinde, millî çıkarlarına zeval getirtmeyecek şekilde koruyup kollamak mecburiyetindedir. Bunu sağlamak için her şeyden önce kendine ait yerli tasarım teknolojik ürün ve cihazlara sahip olarak diğer ülkelerle rekabet edebilecek teknolojik seviyeyi de mutlaka yakalaması gerekmektedir.

Elektronik haberleşme hizmetlerini kontrollü bir şekilde serbestleştirip, mümkünse kendi yerli firmalarımız arasındaki düzeyli bir rekabeti sağlayabilirseniz yerli üretimi de geliştirip çoğaltabilirsiniz. Ancak, Hükûmet olarak bu konuda samimi ve kararlı bir duruş göstermezseniz, özelleştirme maskesiyle haberleşmemizin omurgası ve sinir uçlarımız gibi hizmet veren Telekom’u yabancılaştırırsanız bırakınız rekabet sağlamayı, tek taraflı yabancı tekelleşmesine hizmet eden bir iktidar olarak teknolojik yerli üretime en büyük darbeyi siz vurmuş olursunuz.

Sayın milletvekilleri, bugün, ne acıdır ki, haberleşme sektöründe uygulanan politikalar sonucu Türk Telekom’un stratejik bir alan olarak korunması gereği göz ardı edilmiş, özellikle de yabancı sermayenin rant alanı hâline getirilmiştir. Öbür taraftan, bu Yasa’yla Telekomünikasyon Kurumunun yerine kurulan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu, elektronik haberleşme sektöründe rekabete aykırı davranış ve uygulamaları doğrudan veya şikâyet üzerine incelemeye, soruşturmaya…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yılmaz Tankut (MHP, Adana). “1.8.2008 tarihli ve 5803 sayılı elektronik haberleşme kanunu ve anayasanın 89 uncu ve 104 üncü maddeleri gereğince cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm komisyonu raporu (s.s.:297)”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-tankut-23-2008-11-05-1-8-2008-tarihli-ve-5803-sayili-elektronik-haberlesme-kanunu-ve-anayas (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
