# Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.: 565)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yılmaz Tankut (MHP, Adana)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim
- **Tarih:** 7 Aralık 2010
- **Gündem:** TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.: 565)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-tankut-23-2010-12-07-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-565

> Yılmaz Tankut (MHP), 7 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.: 565)); konuşma 1.202 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YILMAZ TANKUT (Adana) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayıştay Başkanlığının “E-devlete Geçişte Kamu Kurumları İnternet Siteleri” adlı performans denetim raporunun görüşülmesi ve tüm yönleriyle ele alınmasını amaçlayan bir genel görüşme açılması için Milliyetçi Hareket Partisi adına verdiğimiz önerge hakkında söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bugün teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği dünyamızda gelişen teknolojiye ayak uydurmak ve küresel ölçekte diğer ülkelerle rekabet edebilmek için, doğru, güvenilir ve hızlı bir şekilde bilgilere ulaşabilmek elbette ki büyük önem arz etmektedir ancak “Bilgi ve Teknoloji Çağı” adını verdiğimiz bu çağda sadece bilgi ve rakamlara ulaşarak onları kullanabilmek, bu çağı yakaladığını veya yakalayacağını iddia eden devlet ve toplumlar için yeterli değildir. Bilginin yaygın bir şekilde kullanımının yanı sıra bilgi ve bilgi teknolojilerini üretmeden elde edilen bilgiler her zaman için sağlıklı olmayabilir. Özellikle kamu kurumlarının kendi alanlarıyla ilgili bilgileri denetleyip belirli bir formatta sunmadan ve vatandaşının güven ve beğenisini kazanmadan verdiklerini zannettikleri hizmetler, maalesef çoğu zaman anlamını yitirip fayda yerine ziyan verebilmektedir. Öyle ki resmî kurumların kendilerine ait web siteleri, bazen âdeta yasak savarcasına sadece taklit ve montaj mantığıyla düzenlenmektedir ki elbette bu tür yaklaşımlarla bilgi çağını yakalamak ve bilgi toplumu hâline gelebilmek mümkün değildir. Bilgi ve iletişim teknolojileri alanında dünyadaki gelişmelere paralel olarak ülkemizde de birçok kamu kurumunda bu alanda çalışmalara başlanmış, İnternet siteleri, bilgi işlem merkezleri oluşturulmuş ve bilgiler bilgisayar ortamında saklanmaya ve kullanılmaya başlanmıştır.

Sayın milletvekilleri, vatandaşlara elektronik ortamda verilmek istenen kamu hizmetlerinin başarısı, söz konusu İnternet sitelerinin tasarımından güvenilir oluşuna, hızlı ve etkileşimli kolay kullanımından erişilmesine ve içeriğinden site dolaşımına kadar pek çok standarda sahip olmasına bağlıdır. Bu bakımdan kamu kurumları İnternet sayfalarının her türlü tarayıcıyla ziyaret edilebilecek şekilde hızlı, etkileşimli, güvenli, düzgün, aynı görselliğe ve benzer kullanım modüllerine sahip olması gibi standartlara kavuşturulması gerekmektedir ancak ülkemizde kamu kurumlarının İnternet sayfaları ne yazık ki az önce ifade etmeye çalıştığımız olması gereken standartlara pek sahip değildir. Nitekim bu durum Sayıştay Başkanlığının “E-Devlete Geçişte Kamu Kurumları İnternet Siteleri” adlı performans denetim raporu ile detaylı bir şekilde ortaya konmuştur. Söz konusu rapor 24/07/2006 tarihinde 832 sayılı Sayıştay Kanunu’nun ek 10’uncu maddesine istinaden Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuş fakat rapor bir türlü Meclis gündemine getirilmemiştir. İşte,bu hususlardan ötürü yüce Meclisimizin Sayıştayın kamu kurumlarıyla ilgili performans denetim raporunu görüşmesini talep etmekteyiz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2000’li yıllardan itibaren evlere kadar ulaşan İnternet teknolojisinin bilgi çağını yaşadığımız zaman dilimi içerisinde hayatımızdaki yeri her geçen gün daha da önem kazanmakta ve vazgeçilmez bir hâl almaktadır. Ancak konuya ülkemiz açısından baktığımızda İnternet’in verimli kullanılmadığı konusunda eleştiriler de dikkati çekmektedir. Sosyal paylaşım sitelerinde vakit geçirme, gereksiz oyun sitelerinde zaman öldürme ve yasa dışı sitelere erişim konusunda dünya liderliğine oynayan ülkemiz, bilgiye ulaşma bakımından ise maalesef sıralamaya dahi girememektedir.

Bugün gelişen ve değişen dünya şartlarında kullanımı hızla yaygınlaşan, buna paralel olarak önemi her geçen gün daha da artan İnternet’in kullanımı konusunda ülkemizin geldiği nokta bize göre pek yeterli değildir. Bilgi ve iletişim çağı da dediğimiz yaşadığımız süreçte bu teknoloji sayesinde zaman ve mekân kavramları yeniden sorgulanırken en kısa anlık zaman dilimlerinin bile devlet ve toplum hayatında önemli bir hâle geldiğini görmekteyiz. O nedenle de İnternet gibi sanal paylaşım sisteminde ülkemizin sahip olduğu şartları, imkânları yeterli görmeyip devletimizin bu alanda yoğunlaşmasının ve stratejik bir sektör olarak belirlemesinin çok önemli olduğuna Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz de inanmaktayız.

Bunun için öncelikle yüksek hızlı veri aktarımına imkân tanıyan altyapı yatırımlarına ağırlık verilmesinin şart olduğunu buradan belirtmek isteriz. Dolayısıyla, sadece kamu kesiminin değil özel sektörün ve bu alanda bilgi ve emek üreticilerinin de teşvik edilmesi, desteklenmesi hususunu önemli görmekteyiz.

Bugün hemen bütün dünyada vatandaş ile devlet arasındaki klasik, geleneksel fiziki ilişkilerin yerini İnternet’in aldığını görmekteyiz. Bu ilişkinin hızı devlet kurumlarının ve vatandaşların İnternet’i kullanma imkânı ve alışkanlıklarına bağlı olarak da değişmektedir.

Değerli arkadaşlar, burada esas önemli olan konu, kamu kurumlarının bu yeni teknolojiye hızla ayak uydurup uyduramadığı konusudur. İşte, bu noktada, biz de ülkemizdeki kamu kurumlarının e-devlet uygulamalarında eş güdümlü bir süreci görememenin ne yazık ki üzüntüsünü yaşamaktayız. Mesela, Dil Kurumu kendi web sitesini vatandaşlarımızın faydalanabileceği hâle getirme konusunda samimi bir gayret içindeyken bir başka kurumun web sayfası sadece tanıtım ve reklam amaçlı bir siteden öteye gidememektedir. Gerek görsellik açısından gerekse farklı tasarımlar ve sunulan materyaller sanal âlemdeki kamusal ahengi bozmakta ve bu durum maalesef vatandaşın e-devlet sistemini kullanmasında önemli engellerden birisini oluşturmaktadır ve sıklıkla müşahede edilen bir diğer önemli husus ise e-devlet uygulamalarında övünç kaynağı olarak gösterilen vatandaşın müracaatlarına kayıtsız kalınmasıdır.

Örneğin, vatandaşlık numarası girilerek talep edilen bilgilere cevap verilmemektedir. Daha bariz bir örnek verecek olursak “Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)” diye tanıtılan web tabanlı uygulama üzerinden doğrudan Sayın Başbakana iletilmek istenen taleplerin, şikâyetlerin ve önerilerin ya cevapsız bırakıldığı ya çok geç cevap verildiği ya da hiç alakası olmayan kurumlara yönlendirildiği konusunda oldukça fazla şikâyetler alıp dinlemekteyiz. Şimdi buradan sormak istiyorum: Devlet idaresinin tepesindeki bir kurum böyle yaparsa vatandaşı e-devlet uygulamalarına nasıl alıştıracağız, nasıl barıştıracağız?

Diğer bir örnek ise, geçtiğimiz aylarda, emeklilerimiz maaşlarında yapılan icra kesintilerini görebilmekte iken “Vatandaşların kişisel bilgilerinin korunması.” gibi haklı bir gerekçe gösterilerek bu bilgilere, artık, 1 Kasım 2010 tarihinden itibaren turkiye.gov.tr sitesi üzerinde e-devlet şifresi alınarak ulaşılabileceği duyurulmuştur. Bu kesintiyi merak eden emekliler e-devlet şifresi alıp kesintiyi öğrenmek isteyince bu bilginin verilmediğini görmüşlerdir. Bu bilginin neden verilmediği konusunda hiçbir açıklama yapılmamakta ve insanlarımıza eziyet edilmeye devam edilmektedir.

Yine, benzer bir şekilde, turkiye.gov.tr portalından “TBMM Başkanlığı” başlığı altında “TBMM İnternet Üzerinden Randevu” bölümü bulunmakta olup buradan randevu almak maalesef pek mümkün olmamaktadır. Herhangi bir vatandaş bir milletvekilinden görüşme talebi için söz konusu bölüme girdiğinde durum başlığında “onay bekliyor” ibaresi gözüküyor ve değerli arkadaşlar, başka hiçbir şey olmuyor. Meclis Başkanlığının, ilgili ve yetkililerin bu durumu nasıl açıklayacaklarını doğrusu merak etmekteyiz. Bu nasıl bir sistem ki vatandaşın vekil olarak benimle ilgili görüşme talebinden benim haberim olmuyor? Peki, şimdi soruyorum: Bir milletvekili, haberi olmadığı bir görüşme talebine nasıl onay verecektir? Buraya başvuran vatandaşa bir bilgi gitmemesi, görüşmek istenen milletvekilinin bundan haberinin olmaması, o kişinin bu sisteme ve milletvekiline güvenmesini mümkün kılabilir mi? Dolayısıyla,bu olumsuz örnekleri çoğaltmak mümkün deyip, buradan başka bir hususa daha dikkat çekmek istiyorum.

Kamu kurumlarına ait sitelerin devletin görev ve sorumlulukları doğrultusunda yayın yapması gerekirken maalesef bazıları siyasal iktidarın propaganda sitesi hâline gelmiş bulunmaktadır. Örneğin, bir bakanlık sitesi veya bir genel müdürlük sitesi iktidar temsilcilerinin gezilerine, konuşmalarına hiç çekinmeden yer verebilmektedir ya da linkler ekleyerek iktidarın yandaşı hâline gelen basın-yayın organlarının verdiği haberlerle AKP’nin propagandasını yapmaktadırlar. Bu yaklaşım, elbette ki doğru ve etik bir yaklaşım değildir.

Diğer yandan, toplumumuzun örflerine, âdet ve geleneklerine aykırı, aile yapısını tehdit eden, cinsel ve gayriahlaki içeriklere sahip olan, dinî ve millî değerlerimize saldıran, millî bütünlüğümüze yönelik bölücü yayın yapan sitelerin sayısının fazlalaşmış olması da bugün hepimizin önünde duran önemli sorunlardan bir tanesidir.

Sayın milletvekilleri, bakın, sekiz yılı aşkın bir zamandır tek başına iktidarda olan AKP’nin İnternet ve İnternet güvenliğine hiç önem vermediği, bu konuda etkin kanuni düzenlemeleri yapmadığı son olarak vereceğim şu manidar örneklerle apaçık ortadadır: Bugün bütün dünyanın gündemine oturan yabancı bir İnternet sitesinin menfi ve müspet etkilerinin konuşulduğu bir atmosferde yerli ve bölgesel web sitelerinde pek çoğumuzla ilgili, hepimizle ilgili haksız, yanlış, iftira içeren, seviyesiz yorumlar yapılmakta, mailler gönderilmekte fakat bu konuda elimiz kolumuz bağlı, ne yazık ki hiçbir şey yapamamaktayız. Mesela son günlerde, milletvekillerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi e-posta adreslerine, Başbakan Erdoğan da dâhil olmak üzere, seviyesiz, terbiyesiz söz ve küfürler içeren e-postalar gelmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yılmaz Tankut (MHP, Adana). “Türk ceza kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.: 565)”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 7 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-tankut-23-2010-12-07-turk-ceza-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-565 (erişim: 28 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
