# Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 27. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yılmaz Tunç (AK Parti, Bartın)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim
- **Tarih:** 9 Nisan 2020
- **Gündem:** Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
- **Tutanak (TBMM):** https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=87239
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-tunc-27-2020-04-09-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlar

> Yılmaz Tunç (AK Parti), 9 Nisan 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 1.007 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA YILMAZ TUNÇ (Bartın) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümü üzerinde AK PARTİ Grubu adına söz aldım. Bu vesileyle Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum.

Coronavirüs tehdidinin devam ettiği bir ortamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu tehlikeden bir an önce dünyanın ve ülkemizin kurtulması için dua ediyoruz. Bu noktadaki tedbirlerimize devam ederek de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tabii, değerli milletvekilleri, 2005 yılından bu yana yaklaşık on beş yıldır uygulanan Ceza İnfaz Kanunu’muzu modern infaz rejiminin gerekleriyle uyumlu hâle getirmeyi amaçlayan, 70 maddeden oluşan, AK PARTİ ile Milliyetçi Hareket Partisinin ortaklaşa hazırlayıp Meclis Başkanlığına sunduğu; Ceza İnfaz Kanunu başta olmak üzere özellikle infaz düzenlemesi anlamında koşullu salıverme ve denetimli serbestlik süreleri ve infaz sisteminde kalıcı düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmelerini gerçekleştiriyoruz.

Teklifin geneli üzerinde yapılan görüşmeler sırasında özellikle kapsam dışı tutulan suçlar bakımından tartışmalar hep yapıldığı için, teklifin diğer olumlu düzenlemeleri de maalesef kamuoyu tarafından yeterince öğrenilememiş oluyor. “Bu teklifte adalet yok.” deniyor. Tabii ki kapsam dışı tutulan terör suçları bakımından eğer bunun kapsam dışı tutulmasından rahatsız oluyorsanız o sizin bileceğiniz iş. Cinsel suçlar, uyuşturucu ticareti ve diğer toplumsal hassasiyeti gözeterek hazırladığımız istisnalar bakımından eğer “Adalet yok.” diyorsanız onu kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Öncelikle bu teklifteki hedefimiz, ceza adaletine uygun, suçlunun ıslahını ve topluma kazandırılmasını sağlayacak kalıcı bir infaz rejimi getirmek. Teklifin amacı cezaevlerini boşaltmak değil. Evet, geçici maddelerde, coronavirüs salgını nedeniyle alınacak tedbirler bakımından cezaevlerindeki salgın riskini ortadan kaldıracak düzenlemeler var ama kalıcı maddelere baktığımız zaman infaz sistemimizde, özellikle hukuk devleti ilkesine uygun, daha çağdaş, daha modern bir infaz rejimine uygun düzenlemeler yapıldığını görüyoruz.

Cezaevlerindeki doluluğu burada ifade eden konuşmacılar oldu. Bu doluluğun sebebi, bir kere, öncelikle, 2005 yılında Ceza Kanunu’nda yapılan ceza artışları ve İnfaz Kanunu’ndaki 1/2’lik infaz süresinin üçte 2’ye çıkmasından dolayı her iki kanundaki hem cezaların artışı hem de hükümlülerin cezaevindeki kalış süresinin yüzde 40’tan yüzde 66’ya çıkmış olması ve ayrıca, istinaf mahkemelerinin devreye girerek istinafta beş yılın altındaki suçların kesinleşmiş olması ve istinafın devreye girmesi nedeniyle de Yargıtayın, önündeki dosyaları hızlandırarak karar vermiş olması ve bir de bunun üstüne 15 Temmuz darbe girişimi cezaevlerindeki doluluğu artırdı. Tabii, bu problemin de çözülmesi gerekiyor. Teklif, bu amaca yönelik geçici maddeler de içeriyor.

Teklifin önemli maddelerinden bir tanesi, infaz hâkimliğiyle ilgili düzenlemeler. İnfazla ilgili işlemler bundan sonra artık tamamen infaz hâkiminin denetiminde gerçekleştirilecek. Cumhuriyet savcısının kararlarına karşı da infaz hâkimine itiraz edilebilecek. İnfaz hâkiminin kararına karşı da ağır ceza mahkemesine itiraz edilebilecek. Bununla da tatmin olunamıyorsa yazılı emir yoluna gidilebilecek.

Teklifin koşullu salıvermeyle ilgili bölümünde, maddesindeki en önemli hususlardan bir tanesi, koşullu salıvermenin ön şartı olan iyi hâl düzenlemesi. Hepimizin bildiği gibi, iyi hâl nedeniyle koşullu salıverilen bazı hükümlülerin toplum içerisinde suç makinesine dönüştüğü hepimizi rahatsız eden bir husus. Bunu da düzelten, buna çözüm getiren çok önemli bir düzenlemeyi de bu teklif içeriyor. Koşullu salıvermede iyi hâl incelemesinde, artık hükümlünün son bir ayına bakılarak değil, cezaevindeki kaldığı süre içerisinde altı ayda bir düzenlenecek raporlarla, cumhuriyet başsavcısının ya da görevlendireceği cumhuriyet savcısının başkanlığında idare ve gözlem kurulu ve Sağlık Bakanlığından, Aile Bakanlığından uzmanların da katılımıyla oluşturulacak bir komisyon tarafından karar verilecek. Bazı suçlar bakımından ve on yılın üzerindeki suçlar bakımından da bu kararlarda infaz hâkiminin de onayı gerekecek.

Teklifle koşullu salıverme sürelerinde değişiklik yapılırken bir kere ağırlaştırılmış müebbet hapis koşullu salıvermesi otuz yıldır, bunda bir değişiklik yok; müebbet hapis koşullu salıvermesi yirmi dört yıldır, bunda bir değişiklik yok. Darbe suçları, kadın cinayetleri, kasten öldürme; bu suçlar bu kapsamda, dolayısıyla aynı şekilde muhafaza ediliyor. Ayrıca koşullu salıvermede dörtte 3 olan terör suçları, cinsel saldırı suçları, uyuşturucu ticareti suçlarından mahkûm olanlarda dörtte 3 infaz muhafaza ediliyor, burada da bir değişiklik yok. Kasten öldürmenin haksız tahrik ve benzeri indirimlerle süreli hapse dönüşmesi durumunda, burada da üçte 2’lik durum muhafaza ediliyor. İşkence ve eziyet suçlarında, casusluk ve devlet sırlarına karşı suçlarda, özel hayatın gizliliğinin ihlaliyle ilgili suçlarda üçte 2’lik koşullu salıverme süresi muhafaza ediliyor.

Çocukların işlediği terör, uyuşturucu ticareti, cinsel saldırı suçlarında da yine bir değişiklik yok, üçte 2’lik koşullu salıverme süresi muhafaza ediliyor. Diğer suçlar bakımından üçte 2’lik oran, 1/2‘ye indiriliyor.

Teklifte suça sürüklenen çocuklar bakımından da önemli düzenlemeler var. Onları topluma kazandırmak, onların eğitimlerini sağlamak, çocukların üstün yararı ilkesi açısından çok önemliydi ve teklife göre 15 yaşına kadar olan çocukların cezaevindeki bir günleri üç gün sayılacak; bir gün, iki gün sayılıyordu. Bir de yeni bir geçici maddeyle 15-18 yaş grubunun bir günü, iki gün sayılacak ve onların üstün yararını koruyan önemli bir geçici madde de teklifte mevcut.

Teklifle özel infaz usullerinin kapsamı genişletiliyor ve bu da modern infaz hukukunun gereklerinden bir tanesi. Hafta sonu infaz, geceleyin infaz; hafta sonu cuma akşamından pazar akşamına kadar, gece akşam saatinden sabah saatine kadar işini ya da eğitimini aksatmadan belli suçların altındaki hükümlüler cezalarını bu şekilde çekmiş olacaklar. Bunlar, kasten işlenen suçlarda bir buçuk yıla kadar, taksirle işlenen suçlarda da üç yıla kadar ama taksirle öldürme burada da yine istisna.

Tabii, konutta infaz var. Konutta infazdan yararlananların kapsamı yine bu teklifle genişletiliyor. Kadınlar, çocuklar ve 65 yaşını tamamlamış olan hükümlüler, cezası toplam bir yıla kadarsa konutta infazdan yararlanabilecek. 70 yaşını bitirenler iki yıla kadar cezalarda, 75 yaşını bitirenler dört yıla kadar cezalarda konutlarında infazına hâkim karar verebilecek. Beş yıldan az cezalarda da eğer ağır hasta olduğu raporla tespit edilmişse o da konutta infazdan yararlanabilecek. Yine, doğum yapan kadınlar da doğumdan itibaren bir buçuk yıl geçinceye kadar konutta infazdan yararlanabilecek.

Tabii ki teklifte, toplumsal hassasiyet ve korunan yarar açısından dikkate aldığımızda bazı suçların cezalarında da artışlar var. Bunlardan kasten yaralama suçunun canavarca hisle işlenmesi durumunda ceza bir kat daha artırılacak; hepimizin bildiği gibi kezzap olayı olmuştu. Örgüt suçunun cezası artırılıyor, burada alt sınır bir yıldan dört yıla çıkarılıyor. Tefecilik suçunun cezası artırılıyor.

Değerli milletvekilleri, kadına şiddet, cinsel istismar, çocuk istismarı, bunlar AK PARTİ’nin kırmızı çizgileri, kırmızı. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, HDP sıralarından gürültüler) Bu suçların cezalarını dünyada en yüksek veren ülke Türkiye, Avrupa hukukuna bir bakın. Orada çocuk istismarında on sekiz yıllık üst sınır, bizde alt sınır. Bunu yapan bu Meclis ve öncülüğünü yapan da AK PARTİ. O nedenle bu konular üzerinden sosyal medyada yalan beyanlarla bizi karalamaya yeltenmeyin. (HDP sıralarından gürültüler)

---

**Kaynak gösterme:** Yılmaz Tunç (AK Parti, Bartın). “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 9 Nisan 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yilmaz-tunc-27-2020-04-09-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlar (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=87239

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
