# Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yüksel Çorbacıoğlu (CHP, Artvin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim
- **Tarih:** 4 Aralık 2004
- **Gündem:** CEZA MUHAKEMELERİ USUHLÜ KAN.TAS.(S.S.698)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-corbacioglu-22-2004-12-04-ceza-muhakemeleri-usuhlu-kan-tas-s-s-698

> Yüksel Çorbacıoğlu (CHP), 4 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA MUHAKEMELERİ USUHLÜ KAN.TAS.(S.S.698)); konuşma 691 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Artvin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. 230 uncu maddede bulunmayan ve önergeyle getirilecek olan bir cümleyle ilgili söz almış bulunuyorum.

Değerli arkadaşlar, önce bu önergeyi sizlere sunmak istiyorum; çünkü, konuşmanın daha iyi anlaşılabilmesi için buna gerek var. (b) bendinde, dosyada dayanılan veya kabul edilmeyen delillerden, yani, esas alınan veya reddedilen delillerden bahsedilmektedir. (b) bendinin sonuna "delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi" buna "bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi" cümlesini ekliyoruz.

Burada, öncelikle "hukuka aykırı deliller" kavramının açıklanmasında fayda var. Hukuka aykırı deliller, yetkili organların emri veya kararı olmadan elde edilen deliller olabildiği gibi, özellikle, her zaman önümüze çıkan, yasak yöntemlerle elde edilen delilleri de kapsamaktadır. Yani, kanunların, mevzuatın uygun görmediği her türlü yöntemle elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğunu kabul ediyoruz.

Diğer maddelerde, yetki konusunda bayağı tartışmalar yaşandı. Ülkemizin, kamu görevlerini yürüten çeşitli organları var, Sayın Başbakanın tabiriyle bürokrasi var.

Komisyonumuzda yaptığımız yasa tasarısı çalışmaları sırasında, her birim kendi hakkını savunmak için mücadele etti. Yani, bu görevleri yerine getiren yargı -hâkim- makamı var, savcılık makamı var, soruşturma aşamasında, güvenlik birimleri var, emniyet var, jandarma var. Yine, yargının, zorla da olsa kabul ettirmemiz gereken, savunma ve bununla ilgili barolar, diğer ilgili sivil toplum örgütleri de var ve özellikle, şu anda demokrasiyi olabildiğince zorlayan yapılanmayı Meclis olarak kırmaya çalışırken, bu bürokrasinin direnciyle karşılaşıyoruz. İşte, bunlardan biri de bu olaydır, bir örnek de budur.

Şahsen, böyle bir önergenin gündeme gelmesi söz konusu olduğunda, bazı çevrelerden buna karşı itirazlar yükseldi; yani "hukuka aykırı yöntemler deyimi ille de niye kararda yer alsın" denildi. Bir kere, şunun için yer alsın arkadaşlar: Eğer, biz, demokratikleşme yolunda -ki, yürüyoruz, mesafe katetmeye çalışıyoruz- sadece Avrupa Birliği için değil, kendi ülkemizin, insanlarımızın hak ve özgürlükleri açısından da ilerleme kaydetmeye çalışıyorsak, bu konuda önümüze çıkan ciddî engelleri önce bizim kaldırmamız lazım.

İşkence, baskı veya hukuka aykırı yöntemlerle delili kim elde eder; vatandaş elde etmez değerli üyeler; tabiî ki burada karşımıza, devletin bu işle görevlendirilmiş organları çıkıyor.

Şimdi size -dün gazetelerde yazıyordu, belki bugün de vardır- gazetelerde "Altınbaş Davası" diye geçen bir davadan bahsetmek istiyorum. Bir kişinin işkenceyle ölümü sonucu yargılanan kamu görevlileri var ve dava ondört yıldır sürüyor.

Şimdi, zaman zaman, buraya Sayın Bakanımız çıkıyor, diyor ki: "Efendim, devleti korumak için bazı şeyleri yapmak zorundayız; istemesek de yapmak zorundayız; gizli dinlemedir, teknik takiptir veya özel yargılama yollarıdır -o, ileride 250 nci maddede karşımıza çıkacak- devlet güvenlik mahkemesini tekrar getiriyoruz -karşıyız buna; ama, geliyor- mecburuz."

Şimdi, arkadaşlar, biz bu devleti birilerinden koruyacaksak, yani, o çete, mafya veya ülkeye karşı suç işlemeye kalkışanlardan koruyacaksak, bence ondan önce şundan korumamız lazım: Mahkemenin verdiği karara rağmen, davetiyeye rağmen gelmeyen, getirmeyen, o sanığı veya tanığı getirmeyen görevlilerden devleti korumamız lazım.

K. KEMAL ANADOL (İzmir) - Bravo.

YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Devamla) - Bunu bu davada örnek olarak yaşadık. Görevini söylemek istemiyorum, bir kamu görevlimizi sanık olarak arıyoruz, görevde; kaç yılda buluyorsunuz, bulamıyorsunuz. Hukuk devletini korumak istiyorsanız, istiyorsak, bu konuda tavrımızı net olarak koyacağız. İşte bu cümle, hukuk devleti olma konusunda önemli bir adımdır.

Değerli arkadaşlar -sözlerimi daha fazla uzatmak istemiyorum- bir yandan da sevinerek şunu da söylemekte fayda var: Bu cümle, her iki partinin de komisyondaki üyeleri tarafından kabul edilerek, Bakanımızın, Komisyon Başkanımızın da kabulüyle ve yine burada anekdot olarak söylüyorum, birilerinin haricî dayatmasına rağmen -ben biliyorum onları da- ona rağmen gelmiştir; sanıyorum önerge takdirinize sunulacak ve geçecektir. Bununla ilgili 206 ncı madde var, geçtik; yine önümüze 289 uncu madde çıkacak. Bunu niye söylüyorum; 206 ncı maddenin ilk cümlesini okuyorum: " (l) Sanığın sorguya çekilmesinden sonra delillerin ortaya konulmasına başlanır.

(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hallerde reddolunur.

a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse." Yani, delil, bir kere, iddianamede hukuka aykırı, kanuna aykırı olarak elde edilmişse, burada reddediyoruz. Biz diyoruz ki, kararda da bu görüşümüzü açık ve net olarak koyalım.

289 uncu maddede de yine söz alacağım, orada da anlatacağım; mutlak bozma sebebi olarak da sayalım.

İşte, biz, hazırlık aşamasında, karar kesinleşene kadar hukuka aykırılığa açık, net, ayrı olarak tavrımızı bu yasada koyarsak, bence, önemli bir yol kat etmiş oluruz demokrasi yolunda.

Beni dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Yüksel Çorbacıoğlu (CHP, Artvin). “Ceza muhakemeleri usuhlü kan.tas.(s.s.698)”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 4 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-corbacioglu-22-2004-12-04-ceza-muhakemeleri-usuhlu-kan-tas-s-s-698 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
