# Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunda değişikilik yapılması (s.s.902)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yüksel Çorbacıoğlu (CHP, Artvin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim
- **Tarih:** 24 Mayıs 2005
- **Gündem:** CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKİLİK YAPILMASI (S.S.902)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-corbacioglu-22-2005-05-24-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanunda-degisikilik-yap

> Yüksel Çorbacıoğlu (CHP), 24 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKİLİK YAPILMASI (S.S.902)); konuşma 644 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Artvin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu maddede yapılan iki değişiklik var. Mevcut Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasanın ilgili maddesinde yine bu hüküm vardı; ancak, bir yanlış anlaşılmaya yol açmaması için, yani bu lehe olan hükmün sadece çocuklar hakkında uygulanabilmesi için madde metnine bir noktalı virgül eklenmiştir; bu şekilde sadece çocuklara ait olduğu anlaşılsın, bir kavram kargaşası yaratılmasın diye bu düzenleme yapılmıştır.

Diğer değişiklik ise, hapis cezası olarak bir düzeltme vardır. Adlî para cezasına daha önceki halinde kısa süreli hapis cezalarının çevrilmesi söz konusuydu; burada hapis cezası olarak bir düzenleme yapılmıştır. Bunun gerekçesi de adlî para cezalarına çevrilmekle ilgili Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki düzenlemeyi, ben size ilgili bölümünü okuyorum: Madde başlığı "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar." 1 inci maddenin (a) bendi bu cezaların, bu kısa süreli cezaların -ki, yeni Türk Ceza Kanununda kısa süreli cezalar bir yıla kadar olan cezalardır- bunların adlî para cezasına, koşulları varsa çevrilebileceği söylenmektedir. Ancak, 50 nci maddenin dördüncü bendinde, taksirli suçlarda ise, bu bir yıla kadar olan kısa süreli hapis cezası sınırlaması kaldırılmış, bir yıldan fazla uzun süreli hapis cezalarına da adlî para cezasına çevrilme şansı tanınmıştır.

Ancak, bu düzenlemede, yani, mevcut yasadaki çocukların lehine olan düzenlemede, sadece kısa süreli hapis cezalarına bu hak tanınmış olduğundan, oysaki, uzun süreli hapis cezalarına da, zaten, yasada tanınmış olan bir hakkın bu durumda çocuklar için uygulanmaması riski söz konusuydu. O nedenle, bu düzenleme yapılmıştır.

Yapılan düzenlemeyle, bu madde hakkındaki görüşümüzü söylemek gerekirse, şahsen ve grup olarak, bu maddenin, böyle bir düzenlemenin doğru olduğunu biz de kabul ediyoruz. Bu madde doğru da, bu maddenin bulunduğu kanun teklifi eğri; yani, neresi eğri derseniz bir yığın eğrilik var.

Bu eğriliklerle ilgili olarak, Cumhuriyet Halk Partisi sözcüleri düşüncelerini söylediler. Hatta, iki madde üzerinde, İktidar Partisinin milletvekillerinden Ankara Milletvekili Sayın Ersönmez Yarbay da o eğriliği dile getirdi.

Genel olarak baktığımızda, 1 inci maddede problem var. 1 inci maddedeki problem şuydu: Yüksek güvenlikli cezaevlerinde hapis cezasının üçte 1'ini geçiren hükümlü normal cezaevine geçebilirken, burada müebbet hapis cezalarıyla ilgili bu üçte 1'lik fiilî yatma süresini üçte 2'ye çıkardık. Yani, bu, zor koşullarda cezanın infazına devamı kararı. Yani, bu, insan hak ve özgürlüklerine vurulan bir darbe, birincisi bu.

İkincisi, 5 inci maddeyle, avukatlık mesleğine vurulan, yine insan hak ve özgürlüklerine vurulan büyük bir darbe daha burada var. Buradaki maddenin mevcut yasadaki hali şuydu: "Avukatların savunmaya ilişkin belgeleri, dosyaları ve müvekkilleriyle yaptıkları konuşmaların kayıtları incelemeye tabi tutulamaz." Güzel, yani demokratik bir ülkenin gereği yargının üçüncü ayağı diyebileceğimiz, üç ayağından biri diyeceğimiz savunma ayağının güçlendirilmesi için yapılmış olan bir düzenleme; "ancak" deyip devam eden düzenleme ise, bu hakkı tamamen ortadan kaldıran bir durum.

Değerli milletvekilleri, ben, oldum olası, bu "ancak" kelimesinden rahatsızlık duyuyorum. Niye rahatsızlık duyuyorum; şu anda yürürlükte olan 1982 Anayasası; ben, bu yasaya "ancak Anayasası" diyorum; düşünce özgürlüğü vardır, herkes düşüncesini ifade etmekte serbesttir deyip "ancak" diye başlayan istisna vardır; efendim, herkes seyahat etmekte özgürdür, ancak... Herkes mülkiyet edinmede özgürdür, ancak, ancak...

Değerli arkadaşlar, bu ancaklar, o düzeni korumak için değil, o yasayı korumak için değil, bu ancaklar sadece ve sadece hukuka, adalete, insan hak ve özgürlüklerine atılan birer kurşundur. Bu kurşunlardan biri de buraya girmiştir; "ancak, 5237 sayılı Kanunun 220 nci maddesi" denilerek avukatlara tanınan bu hakkın, o savunma hakkının, o kutsal hakkın istisnaî olarak nasıl delindiğini görüyoruz.

6 ncı madde... Sayın Bakanımız kızarak bir şeyler söylemeye çalıştı, gerçi çok fazla kızmadı, kızamıyor, yapı olarak da makul bir insandır; ama, 6 ncı madde, gerçekten rahatsızlık verici bir madde; yani, bu 6 ncı maddeyle, biz, insanları tekrar riske ediyoruz, yine, insan hak ve özgürlüklerine bir kurşun daha, burada, atıyoruz.

Ancak, şimdiye kadar, bu yasayla ilgili yapılan konuşmalar, bunlar yapıldı; yapılmayan bir şey var, ben onu size söylemek istiyorum. Konuşulmayan şey şu: Komisyona gelen bu teklifin 6 ncı maddesi başka bir maddeydi. O maddeyi, ben, size okuyorum: "5275 sayılı Yasanın 68 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir."

---

**Kaynak gösterme:** Yüksel Çorbacıoğlu (CHP, Artvin). “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunda değişikilik yapılması (s.s.902)”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 24 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-corbacioglu-22-2005-05-24-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanunda-degisikilik-yap (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
