# Vakıflar kanunu hakkında (s.s.1239)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yüksel Çorbacıoğlu (CHP, Artvin)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim
- **Tarih:** 2 Kasım 2006
- **Gündem:** VAKIFLAR KANUNU HAKKINDA (S.S.1239)
- **Tutanak (TBMM):** https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c133/b014/tbmm221330140576.pdf
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-corbacioglu-22-2006-11-02-vakiflar-kanunu-hakkinda-s-s-1239

> Yüksel Çorbacıoğlu (CHP), 2 Kasım 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKIFLAR KANUNU HAKKINDA (S.S.1239)); konuşma 875 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Artvin) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. Değerli milletvekilleri, bu Tasarı'yla Türk hukuk sisteminde çok temel kanunlarda temel istisnalar yaratıyoruz. Vakıflar Genel Müdürlüğünün çalışma veya yetkilerini veya gücünü artırmak için hukuk adına böylesine yanlış yapmayı bir hukukçu olarak kabul etmiyorum.

Komisyonda ve Genel Kurulda önergeler üzerinde konuşan Cumhuriyet Halk Partisi sözcüsü arkadaşlarım, bu Tasarı'nın vakıf sistemine ve Türkiye Cumhuriyeti devletine ne kadar zarar verdiğini anlatmaya çalıştı. Ama, ben size bir konuyu burada açıklamak isterim: Burada iddia ediyorum, ne Sayın Bakanımız ne Hükümet ne Vakıflar Genel Müdürü, bu Vakıf Yasası sonucu, özellikle yabancı vakıfların, cemaat vakıflarının elde edecekleri hakları veya gayrimenkülleri bilmiyorlar, sayısını da değerini de yerini de, hiçbir şeyini bilmiyorlar. Çünkü, bugüne kadar bu konuda net bir cevap alamadım; o nedenle bu iddiada bulunuyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlar, Cumhuriyet Halk Partisinin verdiği karşı oy yazısının, Tasarı'nın 32'nci ve 33'üncü sayfalarında olan karşı oy yazısının son bölümüyle ilgili değerlendirmeler yapmak istiyorum ve bu Tasarı'nın sadece cemaat vakıfları ve yabancı vakıflar açısından sorun yaratmasının yanında, onun ötesinde başka bir amaç taşıdığını bu Tasarı'nın, onu sizlerle paylaşmak istiyorum. Nedir o amaç?

Değerli arkadaşlar, Hükümetin gönderdiği ve elinizde olan Tasan'ya bakarsanız, özellikle 2'nci sayfanın başında aynen şu belirtilmektedir: "... Osmanlıda iç ve dış güvenlik ile adli hizmetlerin haricindeki tüm hizmetler vakıflar eliyle yürütülmüş, bu sayede sosyal adalet sağlanmış ve sosyal çatışmalar önlenmiş, gelir ve servet dağılımında denge sağlanmış, kişi ve toplumlar arasındaki sosyal ilişkiler düzenlenmiştir." Buna benzer değerlendirmeler var. Bunları ayrıntılı okumuyorum; çünkü, beş dakikada görüşlerimi açıklayamayacağımdan. Yani, bu Tasarı'nın -ki, biliyorsunuz, kanunların metni ile gerekçesi bir bütündür- bu genel gerekçesinde Osmanlı dönemi takdir ediliyor, Osmanlı dönemine özeniliyor, Osmanlı dönemine öykünülüyor ve ben diyorum ki, bu Tasarı'nın çıkış amaçlarından, en önemli gerekçelerinden biri, Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasası'nın 3'üncü maddesinde olan "sosyal devlet" alanının vakıflar tarafından doldurulması amaçlandığı içindir, Tasarı'nın amacı budur. Bu, çok Önemli bir iddiadır sayın milletvekilleri. Peki, bunu neden söylüyorum?

Yine paragraftan devam ediyorum: "Kısaca vakıf, genel olarak Osmanlı Devleti'ndeki bütün sosyal kurumları içine alan veya bütün sosyal kurumların çalıştığı, kullandığı bir hukuki organizasyon olarak karşımıza çıkmaktadır." Bunlan burada yazmışsınız ve takdir etmişsiniz.

Arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti sosyal hukuk devletidir ve burada sizin söylediğiniz gibi, Osmanlı döneminde olduğu gibi, bütün sosyal alanları vakıflara bırakamazsınız. O zaman Anayasa'yı ihlal edersiniz.

Tabii, bu gerekçenin İçinde, bir de -aynen söylüyorum- belgede tahrifat var, sahtekârlık var. Evet, çok ağır bir itham bu. Sayfayı açın, 2'nci sayfayı açın, göreceksiniz. Ne göreceksiniz? Sondan ikinci paragrafa bakın. Vakıfların Mustafa Kemal Atatürk tarafından da desteklendiğini söylerken, aynen şunu yazıyorsunuz: Atatürk'ün, 1 Mart İ923 tarihinde Mecliste yaptığı konuşmadan alıntı yapmışsınız: "Atatürk, vakıflara olan hassasiyetini Türkiye Büyük Millet Meclisinin ...1923 tarihinde yapılan açılış konuşmasında..." Okuyorum: "...Vakıflar konusu mühimdir. Memleket ve milletin hakiki menfaati yönünden tetkik ve günün gereklerine uygun bir şekilde çözülmesi lazım ve çok gereklidir" Bunu yazmışsınız. Benim elimde de belgeler var. Bu belgelerde deniliyor ki: "Vakıflar sorunu önemlidir." Dikkat edin: "Vakıflar sorunu önemlidir." Evet, resmî belgelere göre, Atatürk, vakıflar alanını "sorun" olarak nitelemiştir ve siz, burada, bunu çarpıtıyorsunuz, tahrifat yapıyorsunuz ve "konu" diyorsunuz.

Kim, neden yapıyor bunu? Bunun altında Sayın Başbakanın imzası var. Bakanlar Kurulunun kararı var. Bunun hesabını gelip vereceksiniz. Atatürk'ün sözünü nasıl tahrif edersiniz?! Ben isi sağlama almak için tutanakları çıkarttım ve 1/3/1339, eski tarihiyle; tutanağın 13'üncü sayfasını okuyorum: "Efendiler, geçen sene arz etmiştim -Mustafa Kemal söylüyor- bu sene de tekrara mecburum ki, evkaf meselesi mühimdir."

Ne demek bu? "Mesele" ne demektir Öz Türkçe'de? "Sorun"

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul) - "Konu" demektir efendim.

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - "Sorun" anlamına gelmez.

ÖMER ÖZYILMAZ (Erzurum) - Hiç de "sorun" değil.

YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Devamla) - Evet, sizin Türkçeniz kıt.

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - "Sorun" anlamına gelmez.

YÜKSEL ÇORBACIOGLU (Devamla) - "Mesele", "sorun"dur.

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - "Sorun" anlamına gelmez.

YÜKSEL ÇORBACIOGLU (Devamla) - Lütfen...

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - "Sorun" anlamına gelmez, "konu" anlamına gelir. Yanlış söylüyorsun, çarpıtıyorsun!

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, müdahale etmeyelim.

Sayın Çorbacıoğlu, son cümlelerinizi rica edeyim.

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Türkçeyi bilmiyorsun, Osmanlıcayı bilmiyorsun! Çarpıtıyorsun, yanlış söylüyorsun!

ÖMER ÖZYILMAZ (Erzurum) - "Vakıf sorunu" değil "vakıf konusu önemli" demiş.

YÜKSEL ÇORBACIOGLU (Devamla) - Değerli arkadaşlar, peki, şu gerekçeyi okudunuz mu? "Memleket ve milletin hakiki menfaati yönünden tetkik ve günün gereklerine uygun bir şekilde çözülmesi lazımdır." derken bunu bir problem olarak söylemiyor mu?

ÖMER ÖZYILMAZ (Erzurum)- Hayır... Biz de onu yapıyoruz şu anda.

YÜKSEL ÇORBACIOGLU (Devamla) - Ben, bunu böyle anlıyorum.

ÖMER ÖZYILMAZ (Erzurum) - Biz zaten onu yapıyoruz.

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Yanlış anlıyorsunuz!

YÜKSEL ÇORBACIOGLU (Devamla) - Haa, bu tahrifat konusunu...

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Yanlış alnıyorsunuz!

ÖMER ÖZYILMAZ (Erzurum) - Yanlış anlıyorsunuz!

YÜKSEL ÇORBACIOGLU (Devamla) - Sayın milletvekilleri, ben böyle anlıyorum.

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Yanlış anlıyorsunuz! Yanlış anlıyorsunuz, çarpıtıyorsunuz! Buna hakkınız yok. Yanlış yapıyorsunuz! Yanlış yapıyorsunuz!

BAŞKAN - Sayın Torun, lütfen yerinize oturun.

Sayın Çorbacıoğlu, siz son cümlenizi...

YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Devamla) - Değerli milletvekilleri...

BAŞKAN - Efendim, son cümlenizi rica ediyorum.

YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Devamla) - Bitiriyorum.

.. .bu tahrifat konusunu, bu evrakta sahtekârlık konusunu, yukarıda. Anayasa ve Adalet Komisyonundaki belgelerde de görüyoruz, orada da var. O konuda da neler yaptığınızı biliyorum. Ama, Mustafa Kemal Atatürk'ün sözünü...

CAVİT TORUN (Diyarbakır) - Git Türkçeyi öğren de gel, öyle konuş!

YÜKSEL ÇORBACIOĞLU (Devamla) - O zaman, aslını yazın buraya, aslını yazın! Mustafa Kemal Atatürk'ün sözünü çarpıtmayı Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerine yakıştıramıyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Yüksel Çorbacıoğlu (CHP, Artvin). “Vakıflar kanunu hakkında (s.s.1239)”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 2 Kasım 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-corbacioglu-22-2006-11-02-vakiflar-kanunu-hakkinda-s-s-1239 (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c133/b014/tbmm221330140576.pdf

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
