# 2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yüksel Özden (AK Parti, Muğla)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim
- **Tarih:** 21 Aralık 2008
- **Gündem:** 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-ozden-23-2008-12-21-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim

> Yüksel Özden (AK Parti), 21 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 464 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA YÜKSEL ÖZDEN (Muğla) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi bütçesi üzerinde AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlarım.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi artan nüfus ve artan eğitim talebini karşılayamayan üniversitelerin ihtiyacı üzerine doğmuş ve yıllarca öğrencilerin sıralanması, seçilmesi ve üniversite programlarına yerleştirilmesi için çalışmıştır. Bu doğrultudaki çalışmalarını yıllarca gene hepimizin bildiği gibi tarafsız, eşitlik ve adalet duyguları içerisinde şaibesiz bir şekilde yürütmüş, 1974’ten bu yana üniversitelere öğrenci yerleştirilmesine merkezlik etmiştir. Kazandığı bu şaibesiz yerleştirmeler sonucunda daha sonraları şeksiz, şüphesiz, şaibesiz, tarafsız personel almak isteyen kurumlar da Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezine başvurararak kendi elemanlarını onların yapacağı sınavlar yoluyla alma yoluna gitmiştir.

Bu şekilde bu çalışma, üniversite odaklı olmaktan personel yerleştirmeye doğru gitmiştir ama biz bugün daha çok üniversiteye öğrenci yerleştirme üzerinde durmak istiyoruz. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi bir zorunluluk sonucu ortaya çıkmıştır. Talebi karşılamayan üniversitelere yani öğrenci talebini karşılayamayan üniversite sayısını artırma yerine, artırılan sayılar sınırlı kaldığı için bu şekilde seçme, sıralama ve yerleştirme yoluna gidilmiştir. Burada bazen sayının bir yıl içerisinde liseden mezun olan öğrencilerin 3 katını aştığını biliyoruz. Yani Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinin önündeki yükün, görevin ne kadar zor bir görev olduğunu biliyoruz. Ancak böylesine zorlu görev karşısında bir taraftan üniversite açılması sınırlı kalırken diğer taraftan sayı da gittikçe artarak mesleki teknik liselerin önlerinin kapalı olması nedeniyle bu sayının da artmasıyla bu kez üniversitelere öğrenci seçme ve yerleştirme durumunda olan Merkezin, âdeta toplum mühendisliği rolünü üstlendiğini ve kişinin toplumdaki, ekonomik hayattaki, siyasal hayattaki, kültürel hayattaki çıkabileceği en yüksek yere gelebilmesi için en temel kriter olan üniversite eğitimi kişinin aklıyla, zekâsıyla, cesaretiyle, gayretiyle, bilgisiyle değil, ÖSYM’nin kullandığı formülasyonlarla açıklanır ve gerçekleşir hâle gelmiştir. Burada, öncesinde ifade ettim. Eğer üniversiteye 200 bin kişi yerleştirmek durumundaysanız ama bir tarafta sınava girenlerin sayısı da 1,5 milyonu aşıyorsa, burada birtakım düzenleme yapılmak zorundadır. Ama bu gerekçe gösterilerek birtakım formüllerle toplum mühendisliği yapıldığında, burada kastı aşmıştır ve biz dönemimizde yeni elli dört tane daha üniversite açarak arzı genişletmeye gayret gösteriyoruz. Bir tarafta üniversitelerde yeni programlar açılmakta ve bu yılki uygulamayla ek kontenjan kullanılmakta ve arz 200 binden 270 bine çıkmıştır, ancak diğer tarafta toplum mühendisliği çabalarının da devam ettiğini görüyoruz. Burada mesleki teknik liselerin önünün kapatılmasıyla, daralmasıyla, üniversiteye gitme şanslarının azalmasıyla bu okullara giden öğrencilerin sayısı gün geçtikçe azalmıştır. Bu ülkede liseyi bitiren herkesin önündeki tek yol olarak üniversite genel eğitim olmak durumunda kalmıştır oysa gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 70’e 30 gibidir, yani genel liseye gidenlerin oranı yüzde 30 gibiyken mesleki liseler yüzde 70’i karşılamakta, üniversitenin önündeki yığılma da bu şekilde azaltılmaktadır.

Bu çok konuşuldu, çok fazla üzerinde durmak istemiyorum ama çok masum, çok basit gibi gözüken ağırlıklı ortaöğretim başarı puanının etkisine de dikkat çekmek istiyorum. Diyoruz ki: “Üniversitede okuma çocukların zekâsına bağlı olmalı, çalışkanlığına, gayretine bağlı olmalı.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yüksel Özden (AK Parti, Muğla). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yuksel-ozden-23-2008-12-21-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
