# 2006 merkezi bütçe kan.tas.(sağlık bak.,hudut ve sahiller sağlık gen.müd.,ulaştırma bak.,telekom,denizcilik müst.) 8 inci tur

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Yusuf Selahattin Beyribey (AK Parti, Kars)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim
- **Tarih:** 19 Aralık 2005
- **Gündem:** 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(SAĞLIK BAK.,HUDUT VE SAHİLLER SAĞLIK GEN.MÜD.,ULAŞTIRMA BAK.,TELEKOM,DENİZCİLİK MÜST.) 8 İNCİ TUR
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/yusuf-selahattin-beyribey-22-2005-12-19-2006-merkezi-butce-kan-tas-saglik-bak-hudut-ve-sahiller-saglik-gen-m

> Yusuf Selahattin Beyribey (AK Parti), 19 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(SAĞLIK BAK.,HUDUT VE SAHİLLER SAĞLIK GEN.MÜD.,ULAŞTIRMA BAK.,TELEKOM,DENİZCİLİK MÜST.) 8 İNCİ TUR); konuşma 1.040 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA YUSUF SELAHATTİN BEYRİBEY (Kars) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; sözlerime, Osmanlının büyük padişahlarından birisinin, Avrupalıların "muhteşem" dedikleri Kanunî Sultan Süleyman'ın bir beytiyle başlamak istiyorum:

"Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi."

Gerçekten de, insanların beden sağlığının her şeyden daha değerli olduğunu ve yaşama hakkının dogmatik bir hak olduğunu düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, insanlarımızın sağlığını koruma göreviyle meşgul olan Sağlık Bakanlığının 2006 bütçesi üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım; sözlerime başlamadan evvel, huzurunuzu saygılarımla selamlarım.

ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep) - Sayın Beyribey, şiir okumakla geçirdiniz vaktinizi.

YUSUF SELAHATTİN BEYRİBEY (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, ekonomik ve kültürel olarak gelişmiş toplumlar sağlıklı bireylerden oluşur. Sağlıklı toplumlar daha çok çalışır, daha çok araştırır ve daha çok üretirler. Bu üretimin de daha adil bir şekilde bölüşülmesinin sağlanması da, yine, sağlıklı düşünebilen insanlardan oluşan toplumların yapabileceği bir şeydir.

Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi bir doktor olmam hasebiyle, Sağlık Bakanlığının bütçesi üzerinde söyleyeceğim çok sözüm var; ancak, 9 dakikada bunları anlatmak mümkün değildir.

Anayasamızın 56 ncı maddesinde ifadesini bulan toplum sağlığını koruma görevi Sağlık Bakanlığınca ifade edilmekte olup, bu görev son derece önemli bir görevdir. Devletimizin, bu, aslî görevlerinden bir tanesidir. Sosyal devletler, insanların halk sağlığını, daha doğrusu sağlığını korumakla mükelleftirler. 59 uncu AK Parti Hükümetimiz de, göreve geldiği günden itibaren, devletin bu aslî görevini layıkıyla yerine getirmek için elinden geleni yapmaktadır.

Bundan önceki yıllarda… Ben, 1990'lı yıllardan beri siyaset yapmaktayım ki, daha öncesini de biliyorum. 1979 yılından beri de hekimlik yapmaktayım. O gün ile bugün arasındaki mukayeseyi ortaya koyunca -zaman zaman, Plan ve Bütçe Komisyonunda, başka alanlarda da eleştiriler oluyor- o günü de görmek lazım, bugünü de görmek lazım; ama, son üç yıl içerisinde Türkiye'deki değişimleri görmemek, doğruların üzerini kapatmaktan öteye bir şey değildir. Bundan on yıl evvel, hastanelere gidildiği zaman, insanlar rehin de kalıyorlardı, paraları olmadığı için hastaneye de kabul edilemiyordu, cenazelerin… Ben, hekim olarak, cenazenin çıkması için cebimden para verdiğim, gönderdiğim, hastanenin parasını ödediğim hastalar vardır. Onların hepsi tarih oldu. Son üç yıldan beri çok ciddî değişimler oldu. Bundan üç yıl önce, yeşilkartlılar sadece ve sadece hastanelere giderler, hastanede tedavi olurlardı, yatarlarsa tedavi olurlardı; ne reçete bedelleri ne hastanedeki protezleri ne gözlük bedelleri ne diş bedelleri, bunların hiçbir tanesi ödenmezdi. İlaçlarını mutlaka ceplerinden alırlardı. Son üç yıldan beri, özellikle son bir yıldır, Sağlık Bakanlığının uygulamasıyla, yeşilkartlılar, tıpkı devlet memurları gibi, tıpkı SSK'lılar gibi, tıpkı Bağ-Kurlular gibi, gidip, eczanelerden ilaçlarını alabiliyorlar, gidip, müracaat edip gözlüklerini alabiliyorlar, gidip, müracaat edip dişlerini yaptırabiliyorlar. Bunlar çok önemli şeyler, sosyal devlette olması gereken şeyler.

Peki, Türkiye Cumhuriyeti bugün mü sosyal devlet veya üç yıldır mı sosyal devlet? Kurulduğu günden bugüne kadar; yani, cumhuriyetin ilanından, Anayasamızda belirlendiği, Anayasada ifade edildiği günden bugüne kadar sosyal bir devlet bütünlüğü içerisindeydi ve bunları yine yapması gerekiyordu.

Ambulanslarla ilgili, gider, paranızı yatırırsanız ambulansla gidebilirdiniz, bunlar tarih oldu. 112'ler köylere kadar gidebiliyor.

Tabiî, her şey tamamlandı mı; tamamlanmadı, süreç var. Bu süreci tamamlamak için de Sağlık Bakanlığı elinden geldiği şekilde çalışıyor. En ücra köşelerimize kadar -şu anda, ben, herkesle, bütün kamuoyuyla da paylaşmak istiyorum- Türkiye'nin her köşesinde, her ilde, bundan üç yıl öncesinin üç katı, iki katı uzman doktor vardır; her ilde; ifade ediyorum.

Pratisyen hekimle ilgili sıkıntılarımız oldu. Burada da sözleşmeli personeller, maalesef, gitmediler. Ben bir hekim olarak mecburî hizmete karşı olmama rağmen, Doğu Anadoluda birçok yerde, Batı Anadoluda, İç Anadoluda birçok yerde hekim, pratisyen hekim sıkıntısı çektik; doktorları buralara gönderemeyince, yeniden mecburî hizmeti getirdik ve bu doğrultuda da, bütün taşra, her taraf hekimlerle dolacaktır.

Buraya gelmişken, kendime ait bir fikrimi de ifade etmek istiyorum. Türkiye'de, doğu-batı, güney-kuzey arasında dengesizlikler vardır. Maalesef, başarısız olanlar, sürgün olarak değerlendirdiklerimiz, doğuya, güneydoğuya ve mahrum yerlere gönderilmektedir. Bununla ilgili yeni politikalar geliştirmemiz gerektiği kanaatini taşıyorum. Bence, doğuya gitmeden ödüllendirme yapılmamalıdır. Bir kişi Kars'ta sağlık il müdürlüğü yapmadan Ankara il müdürü olamamalıdır, İstanbul il müdürü olamamalıdır. Buna statü getirilmesi gerektiği kanaatini taşıyorum. Orada başarılı olursa olmalıdır. Onun da altını çizerek söylemek istiyorum. Bunu da önemsediğimi ifade etmek istiyorum.

SSK, Bağ Kur, hepsi bir çatı altında toplandı. AK Parti "herkes işiyle uğraşsın" diyor; bu felsefeyle gidiyor. Bu doğrultuda da bakanlığımızı ve hükümetimizi tebrik ediyorum.

Ne yaptı; Sağlık Bakanlığı, gıda kontrollerini "Tarım Bakanlığının işidir" dedi, oraya devretti.

Ne yaptı; Çalışma Bakanlığı, kendisine ait hastaneleri "hastanecilik işi bana ait değildir, ben hastanelerimi Sağlık Bakanlığına devrediyorum" dedi, Sağlık Bakanlığına devretti; doğru karardır.

Bundan bir yıl evvelki konuşmaları takip ettim, o günler ile bugünleri mukayese ettim. O günlerde "hastaneler birleşince Türkiye'de felaketler olacak" deniliyordu; ama, bugün, bu noktaya geldi ki, poliklinik sayılarımız arttı, hasta sayılarımız arttı, hizmet sayısı arttı ve daha iyi hizmet görüldüğü görüldü ve Plan Bütçedeki konuşmalarda, şimdi, bugün de, bu konuşmalarda, geçmişle ilgili, SSK, Bağ-Kur furyasından, devrinden dolayı, özellikle SSK'nın devrinden dolayı burada konuşmalar olmayacak.

Rehin kalanlar… Rehin kalanlarla ilgili de şuna derhal… Zaten, buna da hükümetimiz çözüm getiriyor. SSK ve Bağ-Kurla ilgili, Bağ-Kurlu olanlar veya SSK'lı olanlar, bunlar primlerini ödemezlerse sağlık güvencesinden yararlanamıyorlar. Bunlarda bir mağduriyet vardır. Bağ-Kura 20 milyar, 30 milyar borcu olup da, hasta olan, kalp ameliyatı olan, şu ameliyatı olan bu ameliyatı olan insanlar var, bunlarla ilgili sıkıntılar var. Bunu da, inşallah, önümüzdeki günlerde, genel sağlık sigortası içerisinde eriteceğiz, o potada hamur edeceğiz ve buna da çözüm getireceğiz. AK Parti Hükümeti, işte, reform denilen şeylerin, Türkiye'de değişim denilen şeylerin de bunlar olduğuna inanıyor ve bunları yapıyor. Bu doğrultuda da, yine, hükümetimizi, Başbakanımızı, Sağlık Bakanımızı, hepsini tebrik ediyorum.

İlimle ilgili, Kars'ta sağlık problemlerimiz tabiî ki var. Bunlardan en önemlisi pratisyen hekimdi, onlar yerine geliyor. Burada, sırası gelmişken, Kağızman Devlet Hastanemizi ve Kars Devlet Hastanemizi, on yıllardır bitmeyen, oniki yıldır bitmeyen devlet hastanelerimizi iki yılda bitiren hükümetimize ve Sağlık Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Tefrişatı devam ediyor. İnşallah, önümüzdeki günlerde, Kars halkımızın hizmetine bunu da sunmuş olacağız.

Sırası gelmişken, atıl yatırımlarla ilgili çalışmam var. Sağlık Bakanlığının da, kullanılmayan sağlıkocakları, sağlıkevleri, lojmanları vardır. Bunlarla ilgili, mutlaka, envanterler çıkarılması -diğer kurumların da var- bu envanterlere göre, kullanmıyorsak, bunları kullanıcılara devretmek lazım; çünkü, bunlar atıl yatırımlar; kamu vicdanını, vatandaş vicdanını, benim vicdanımı, buradaki herkesin vicdanını rahatsız ettiği kanaatindeyim, o doğrultuda da bir çalışma yapılması gerektiği kanaatini taşıyorum.

Sağlık, artık, tek çatı altında toplanmıştır. Sağlık, artık, bütünüyle, Bağ-Kurlusuyla, SSK'lısıyla, kurumların doktorlarının kalkmasıyla, kurumların hastanesinin kalkmasıyla, denetlemesinin daha kolay olacağı, hizmetlerin daha kolay alınacağı bir statüye kavuşturulmuştur. Ondan dolayı, hükümetin bu çalışmalarını olumlu bulduğumu ve çalışmalarının devamını temenni ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Yusuf Selahattin Beyribey (AK Parti, Kars). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(sağlık bak.,hudut ve sahiller sağlık gen.müd.,ulaştırma bak.,telekom,denizcilik müst.) 8 inci tur”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/yusuf-selahattin-beyribey-22-2005-12-19-2006-merkezi-butce-kan-tas-saglik-bak-hudut-ve-sahiller-saglik-gen-m (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
