# Tütün, tütün mamulleri, tuz ve alkol işletmeleri genel müdürlüğünün yeniden yapılandırılması hk. (s.s.1113)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Zafer Hıdıroğlu (AK Parti, Bursa)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim
- **Tarih:** 23 Mart 2006
- **Gündem:** TÜTÜN, TÜTÜN MAMULLERİ, TUZ VE ALKOL İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN YENİDEN YAPILANDIRILMASI HK. (S.S.1113)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/zafer-hidiroglu-22-2006-03-23-tutun-tutun-mamulleri-tuz-ve-alkol-isletmeleri-genel-mudurlugunun-ye

> Zafer Hıdıroğlu (AK Parti), 23 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜTÜN, TÜTÜN MAMULLERİ, TUZ VE ALKOL İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN YENİDEN YAPILANDIRILMASI HK. (S.S.1113)); konuşma 555 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ZAFER HIDIROĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 21 Mart Dünya Irkçılıkla Mücadele Günü münasebetiyle söz aldım; hepinizi saygı ve muhabbetlerimle selamlıyorum.

Irkçılık, insanlık tarihi içinde uzun bir geçmişe sahiptir. Eski Roma, Mısır, Yunan toplumlarında egemen uluslar, kendilerinin doğal üstünlüklerine inanırlardı. Kendilerinden olmayan ulusları ikinci sınıf insan, dolayısıyla köle ve hizmetçi olmak üzere yaratılmış topluluklar olarak değerlendirirlerdi.

İsrailoğulları gibi kimi toplumlarda ise ırkçılık dinî bir nitelik kazanmıştı. Sırf kendilerinden olmadığı için, kendi dinlerinden ve ırklarından gelmediği için Hz. Muhammed'in peygamberliğine bile karşı çıkmışlardı. Oysa, İslam, zulüm ve sömürüye yol açan tüm inanç ve düşünceler gibi ırkçılığı da yasaklamıştı.

Hz. Muhammed, ayrıca, 1 400 küsur sene önce ünlü Veda Hutbesinde insanlığa şu tarihî mesajı vermişti: "Ey insanlar! Rabbiniz birdir, babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız. Adem ise topraktandır. Arap olanın Arap olmayana, Arap olmayanın Arap olana, beyazın siyaha, siyahın beyaza üstünlüğü yoktur" derken, bu ünlü mesajıyla insanlığa bir ders vermiştir.

Sayın milletvekilleri, uzun geçmişine rağmen ırkçılık, sosyal bir teori olarak 19 uncu Yüzyılda sistemleşmeye başlamıştır. Amerika'nın keşfiyle Kızılderililere uygulanan asimilasyon politikaları, yine, daha sonra zenciler üzerinde -hepimizin bildiği gibi- oynanan oyunlar, kendi tarihi içinde, ırkçılığın ulaştığı en yüksek noktaların başlangıçları ve önemli örnekleridir. Bunun yanında, Almanya'da Naziler, İtalya'da Mussolini, doğuda islavlar asrımız ırkçılık faaliyetlerinin başını çekmişler; hatta, Güney Afrika Cumhuriyetini, bunu kesinleştirerek, ırk ayırımını içtimai ve siyasî kurumların temel ilkesi olarak kabul etmişlerdi bir zamanlar. Darwin'e göre ise durum çok daha şaşırtıcı ve ilginçtir. 1871 yılında "İnsanın Türeyişi" adlı kitabında Darwin, insanları sınıflara ayırmış, bir grup insanın, yani, beyaz ırkın birinci sınıf insan, beyaz olmayan, yani, zencilerin, Asyalıların, hatta Türklerin maymundan geldiğini bile iddia ederek, maalesef, birileri tarafından, çok bilimsel değer taşıyan bir zat unvanını da almıştır.

Sayın milletvekilleri, 19 uncu Yüzyıla gelindiğinde, Avrupa'daki ülkelerin çoğunluğu millî birliğini sağlamıştır. Bunlardan sadece Almanya ve İtalya'nın millî birlik konusunda geç kalmaları, aşırı milliyetçilik akımları ve ırkçılığın yayılmasıyla, biliyoruz ki, Nazizmin ve faşizmin kök salmasına ve o ülkelerde, iktidar olarak, bugünümüze kadar gelen bu köklerin uzantılarını da maalesef görmekteyiz. Nitekim, sosyal bilimcilerin genel kabulüne göre, milliyetçiliğin en uç örnekleri olan Nazizm ve faşizm, insan hakkı ihlallerinin bariz örneklerini vermişlerdir. İkinci Dünya Savaşında 55 000 000 kişi, Hitler, Mussolini, Stalin gibi psikopat ruhlu insanların yüzünden ölmüşlerdir. Birleşmiş Milletler, 1948 yılında, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde herkesin eşit olduğunu ve her türlü ayırımcılığa karşı mesaj vermiş; ama, maalesef, ırkçı akımlar da bir türlü durmamıştır. 1997 yılında yapılan araştırmada, Avrupa'da yapılan araştırmada, halkın yüzde 33'ünün de, maalesef, ırkçı kafa yapısına sahip olduğunu da belgelemiştir. Avrupa Topluluğu üyelerinin Sırp saldırganlığına karşı Müslüman Boşnaklara hiçbir yardım eli uzatmamaları, hatta zımnen desteklemeleri, Almanya'daki yabancılara Neonaziler tarafından düzenlenen saldırıların gerekli cezalara çarptırılamaması, Fransa'daki Arap ve zencilerin ırkçı saldırılara maruz kalmaları, İngiltere ve İrlanda arasındaki problemler, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'daki hâkim olan ırkçılığın da en önemli örnekleridir.

Değerli arkadaşlar, bizim ecdadımız olan Osmanlı İmparatorluğu döneminde insan hakları açısından, yani ırkçılığa karşı çıkan çok örnekler var; ama, ben sadece Osmanlı arşivlerinden bir örnek vermek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

ZAFER HIDIROĞLU (Devamla) - Müslüman ile Yahudi komşu kavga ederler. Tabiî, Müslüman rahattır, Osmanlı kadısı Yahudiden yana olacak değil ya gibi bir zehaba kapılır; ama, mahkeme neticesinde Müslüman haksız bulunur ve o zaman İstanbul'un en ücra köşesine sürülür, en uzak yerine sürülür. Yani, hak ve adalet ölçüleri içinde, ırkçılığın yayılma eğilimi gösterdiği dönemde bile ecdadımızın bu engin hoşgörüsünü görmekteyiz.

---

**Kaynak gösterme:** Zafer Hıdıroğlu (AK Parti, Bursa). “Tütün, tütün mamulleri, tuz ve alkol işletmeleri genel müdürlüğünün yeniden yapılandırılması hk. (s.s.1113)”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zafer-hidiroglu-22-2006-03-23-tutun-tutun-mamulleri-tuz-ve-alkol-isletmeleri-genel-mudurlugunun-ye (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
