# Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında(s.s.506)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 23. Dönem)
- **Konuşmacı:** Zekeriya Akıncı (CHP, Ankara)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 131. Birleşim
- **Tarih:** 8 Temmuz 2010
- **Gündem:** YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA(S.S.506)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/zekeriya-akinci-23-2010-07-08-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm

> Zekeriya Akıncı (CHP), 8 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 131. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA(S.S.506)); konuşma 585 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ZEKERİYA AKINCI (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Ankara’da birisi olmak üzere yeni üniversiteler açıyoruz. Önce hayırlı olsun demek istiyorum. Daha önce de bildiğiniz üzere Hükûmetiniz döneminde çok çeşitli üniversiteler açılmıştı, kurulmuştu ve o yasa düzenlemeleri sırasında da Cumhuriyet Halk Partisinin çok değerli sözcüleri bu konulardaki görüşlerini ifade etmişlerdi. Ben bugünkü beş dakikalık konuşmamda hiç özel bir şey söylemeden, farklı bir şey söylemeden, Cumhuriyet Halk Partisi sözcüleri daha önceki üniversite kuruluş yasa tasarılarında, tekliflerinde hangi düşünceleri ortaya koymuşlar, onları size yeniden aktarmak biçiminde konuşmamı sürdürmek istiyorum. Özellikle hiç YÖK ve rektör tartışmasına girmeyeceğiz. Oradaki operasyonlarınızın tam gaz gittiğini biliyoruz. Kutluyoruz, üniversiteleri susturdunuz, rektörleri sindirdiniz ama o kadar hızlı gittiniz ki en son Giresun Üniversitesindeki rektör atamasında Sevgili Dostumuz Şamil Tayyar’ı bile isyan ettirdiniz.

Peki Cumhuriyet Halk Partisinin üniversitelerin kurulmasına dönük düşüncesi nedir? 13 Nisan 2000 Salı, yapılan görüşmede Değerli Hocamız, Sevgili Milletvekilimiz Nur Serter demiş ki: “Değerli milletvekilleri, biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak yeni üniversitelerin -ister devlet ister vakıf üniversitesi olsun- kurulmasına kesinlikle karşı değiliz.” Arkadaşlarımız biraz önce yine düşüncelerini çok veciz bir biçimde sergilediler. Önce bunu belirtmek istiyorum. Ancak AKP ve YÖK iş birliğiyle âdeta ışık hızıyla birbirinin ardı sıra kurulan bu üniversitelerin, ister devlet ister vakıf üniversitesi olsun, gerekli altyapıya, gerekli donanıma ve öğretim üyesi kadrosuna sahip olmaksızın kuruluyor olmasının Türk yükseköğretimine vermiş olduğu zararları da Türkiye’nin yakın gelecekte çekeceğinin altını bir kez daha önemle çizmek istiyorum ki AKP sözcüleri bile öğretim üyesi yoksunluğuna vurgu yapmak zorunda kaldılar. Devlet üniversitelerinin çok ciddi bir öğretim üyesi yetersizliğiyle karşı karşıya bulunmaları yetmedi, şimdi dörder dörder kurduğunuz vakıf üniversiteleriyle, devlet üniversitelerinde zaten yetersiz olan öğretim elemanlarını bir de vakıf üniversitelerine çekerek devlet üniversitelerinin içini büyük bir hızla boşaltmakta olduğunuzu sayın milletvekillerinin dikkatine sunmak istiyorum, demiş.

Aynı görüşmeler sırasında, yine üniversiteler kurulurken, 18 Haziran 2008’de yine Milletvekilimiz Sayın Necla Arat, Cumhuriyet Halk Partisinin üniversitelere hangi bakış açısıyla yaklaştığını ortaya koymuş. Demiş ki: “Sayın milletvekilleri, ülkemizde üniversite sayısının artırılmasının olumlu bir gelişme olarak sayılabilmesi için rasyonel bir planlamanın yapılmasını, altyapının öncelikle sağlanmasının yanı sıra eğitimin niteliğinin yükseltilmesini zorunlu, ön koşulu olarak görülmesini istiyoruz. Bu bağlamda, nüfusa odaklı üniversitenin kurulmamasını, bu konuda Hükûmetimizin gerekli duyarlılığı göstermesini bekliyoruz. Yeni kurulan üniversiteler bölgelerinin gereksinmelerine uygun bir vizyona sahip olmalıdırlar, mutlaka yeterli kadroları ve bütçeleri bulunmalıdır çünkü öğretim üyesiz, kütüphanesiz, binasız, yurt imkânları, sportif ve kültürel tesisleri sağlanamayan kurumlara üniversite denilemez.”

Şimdi denilebilir ki, elbette Türkiye'nin ihtiyaçları var. Dolayısıyla, kurduğumuz üniversiteler bu ihtiyaçların giderilmesi ve Türkiye'nin sorunlarının çözülmesi konusunda da çok önemli katkılar vermektedirler.

Peki, ne akla gelebilir? Diyelim ki Türkiye'nin en temel sorunlarından bir tanesi işsizlik. Peki, bu üniversitelerin kuruluyor olması, yeni yeni yüz binlerce mezun veriyor olması Türkiye'nin işsizlik sorununun çözümüne dönük bir katkı koymuş mu, bir yarar getirmiş mi?

Hemen söyleyeyim: 13 Nisan 2010’da yine Sayın Nur Serter bir değerlendirme yapmış ve demiş ki: “Şimdi, bir üniversite açılıyor. Bu üniversite hangi eğitim dallarında eğitim-öğretim yapacak, bununla ilgili bir çalışma yapılıyor mu? Hayır, yapılmıyor. O yükseköğretim kurumu, o vakıf üniversitesi, öğrenci maliyetinin en düşük olduğu alanları fakülteler olarak belirliyor. Bu fakülteler yine ışık hızıyla açılıyor.”

Arkasından işsizlikle ilişkisini kurmuş. Devam ediyor: “Tabii, bu üniversiteleri açarken bir başka ciddi sorumluluğumuz da var. Bu üniversitelerin eğer verdikleri gerçekten diplomaysa bu gençlerimizi istihdam edilebilme koşullarına uygun yetiştirmekle yükümlüdürler. Ama iktidarlar da gençlere iş yaratmak gibi ciddi bir yükümlülüğü taşımaktadırlar. Türkiye’de genç işsizliği oranı yüzde 25,3, o da resmî rakamlarla. 500 bine yakın üniversite mezunu diplomalı işsiz var.” demiş ve Sayın Başbakanın da “Her üniversiteyi bitiren iş bulacak diye bir şart yok.” değerlendirmesine atıfta bulunmuş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Zekeriya Akıncı (CHP, Ankara). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında(s.s.506)”. TBMM Genel Kurulu, 131. Birleşim tutanağı, 8 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zekeriya-akinci-23-2010-07-08-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm (erişim: 29 Ekim 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
