# İzmir-konak-ballıkuyu semtindeki heyelana ilişkin (6/66 )

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Zeki Ergezen (AK Parti, Bitlis)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim
- **Tarih:** 22 Ocak 2003
- **Gündem:** İZMİR-KONAK-BALLIKUYU SEMTİNDEKİ HEYELANA İLİŞKİN (6/66 )
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/zeki-ergezen-22-2003-01-22-izmir-konak-ballikuyu-semtindeki-heyelana-iliskin-6-66

> Zeki Ergezen (AK Parti), 22 Ocak 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İZMİR-KONAK-BALLIKUYU SEMTİNDEKİ HEYELANA İLİŞKİN (6/66 )); konuşma 568 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Bitlis) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; İzmir Milletvekili Sayın Yılmaz Kaya'nın ilettiği soruları cevaplandırmak üzere huzurunuzdayım, saygılarımı sunuyorum.

Ben, soruları tekrar ifade etmekte yarar görüyorum.

"Heyelan nedeniyle, 7269 sayılı Kanun gereği afete maruz bölge ilan edilen İzmir'in Konak İlçesi Ballıkuyu Semtinde yıkım kararı verilen ve boşaltılan binaların sakinlerinin barınmaları sağlanmış mıdır?"

Soruları tek tek cevaplandırmanın doğru olacağı kanaatindeyim.

Evet, Bayındırlık Bakanlığı olaya zamanında müdahale etmiş; hak sahipleri tespiti yapılmış, bu hak sahiplerine 925 bina yapılmış ve aileler buraya yerleştirilmiştir. Ancak, 2 452 aile, ilan edilmesine rağmen, hak sahibi olmama konusunda pasif bir direnişe geçmişler -ne hikmetse, bilemiyoruz- hak sahipliği tespit zamanı içinde müracaat etmemişler, bundan dolayı, kendilerine ev yapılmamış.

Bir diğer sorunuz da şudur: "Sağlanmamışsa, kendilerine herhangi bir kira yardımı yapılmakta mıdır?"

Hak sahibi tespiti yapılmış ve 925 aileye konut yapıldığı için, 925 aileye ev verilmiş; 2 452 aileye, müracaat etmedikleri için, kanunen böyle bir yardımı yapmak da mümkün değil.

Üçüncü sorunuz şudur: "Devam etmekte olan ve çok büyük faciaya yol açma ihtimali olan heyelanın önlenmesi için Bakanlığınız tarafından herhangi bir çalışma yapılmakta mıdır?"

Burası afet bölgesi olarak ilan edilmiş. Buranın boşaltılması için valiliğe talimat yazısı yazılmış. Boşaltılmadığı gibi, valilik ve belediye, burada kaçak konutların yapılmasına göz yummuş; dolayısıyla, Bayındırlık Bakanlığının burada yapacağı bir şey yok. Boşaltılması ilan edilmesine rağmen kaçak yapılaşmaya göz yumulması, o ilin yetkililerinin sorumluluğundadır.

Olay, çok eski bir olay, 1978'in olayı. Bir çözüm aranıyor gibi, herhalde, bu sorular ondan soruldu; ama, bu olay da bu şekilde çözüleceğe benzemiyor. Ben, yine de, samimî bir ifadeyle söylüyorum; bilmediğimiz hususlar varsa, sayın milletvekilimiz bize bu konuları ayrıca şifahen iletirse, yardımcı olmaya çalışırım.

Yine, aynı konuyla ilgili başka sorular var: "7269 sayılı Yasa gereği Bakanlığınızın alması gereken tedbirler için Bakanlığınızın ödeneğinin bulunmadığı, Konak Belediyesi bütçesinden ödenek ayrılarak bölgede yapılacak çalışmaların belediye bütçesinden karşılanması gerektiği bildirilerek belediyeye havale edilmiş midir?

Böyle ise, yetki ve sorumluluğunda olmayan belediyenin bu işlerin altından kalkabilmesi mümkün müdür?"

Şimdi, bu soruya cevap vermek de çok zor, yuvarlak cevap vereceğiz. Cevabı da burada yuvarlayacağız; çünkü, cevap vermek çok zor.

İSMET ATALAY (İstanbul) - Sana yakışmıyor yuvarlak cevap vermek Sayın Bakan!

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla) - Bu iş, biraz teknik çalışmayı gerektiriyor, teknik bir konu. Araştırılmadan, tabiî, yine cevap verilmez. Davet ediyoruz...

İSMET ATALAY (İstanbul) - Biraz çalış da gel!

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla) - Ucuz politika yok. (AK Parti sıralarından alkışlar) Yani, sen bu lafı atarsan, bu cevabı da veririm! Çünkü, biz, buraya, lüzumsuz yere, boş yere enerjimizi tüketmek için gelmiyoruz. Sorunları çözmekte kararlıyız ve azimliyiz. Gecenin saat 12'lerine kadar çalışıyoruz ve hepinize de eşit davranmak gayreti ve azmi içindeyiz. O bakımdan, lütfen... Ben, kendi milletvekillerime de söylüyorum, zatıâlilerinize de söylüyorum, bu sorunların çözülmesini istiyorsanız, gelin, zaman kaybetmeyelim; gelin, daktilografları meşgul etmeyelim; gelin, sekreterleri bu yazılar peşinde koşturmayalım; gelin, bakanları bunlarla meşgul etmeyelim; dosyaları masaya yatıralım, gerçekten, sorunları çözelim. Ben, bunu bekliyorum, bunu istiyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Yani, onbir yıldır diyorum, şaka da söylemiyorum... O zaman, Deniz Baykal da şuralarda otururlardı, Erdal İnönü şurada otururdu, Demirel şurada otururdu, biz de burada otururduk. Gördüğüm bir şey var, bu kürsüler çok şeye şahit -Turizm eski Bakanım da tebessüm ediyor; çünkü, o da çok şeye şahit- bizim, enerjimizi boşa tüketecek vaktimiz yok, zamanımızı boşa tüketecek kadar da israfçı olmamalıyız. Türkiye'nin çok ciddî sorunları var, çok ciddî problemleri var. Hep "al gülüm ver gülüm" yapılmış, insanlara "bugün git, yarın gel" denilmiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Zeki Ergezen (AK Parti, Bitlis). “İzmir-konak-ballıkuyu semtindeki heyelana ilişkin (6/66 )”. TBMM Genel Kurulu, 25. Birleşim tutanağı, 22 Ocak 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zeki-ergezen-22-2003-01-22-izmir-konak-ballikuyu-semtindeki-heyelana-iliskin-6-66 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
