# Turizm haftası nedeniyle

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Zeki Ergezen (AK Parti, Bitlis)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim
- **Tarih:** 28 Nisan 2005
- **Gündem:** TURİZM HAFTASI NEDENİYLE
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/zeki-ergezen-22-2005-04-28-turizm-haftasi-nedeniyle

> Zeki Ergezen (AK Parti), 28 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TURİZM HAFTASI NEDENİYLE); konuşma 1.405 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Bitlis) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Trafik Haftası ve karayolu güvenliği nedeniyle gündemdışı söz alan Profesör Sayın Mustafa Ilıcalı'nın, trafik kazalarının azalmasına neden olan bölünmüş yollarla ilgili söylediklerine teşekkür etmek ve Meclisimizin siz sayın vekillerini biraz da bilgilendirmek bakımından söz almış bulunuyorum; bu nedenle de, hepinize saygılarımı sunarım.

Gerçekten, Sayın Ilıcalı'nın vermiş olduğu rakamlarda, trafik kazalarının ne kadar ölümcül olduğunu, son on yılla ilgili vermiş olduğu rakamların çok korkutucu olduğunu, bunlarla ilgili her türlü tedbirin alınması gerektiğine inanıyoruz.

Bu nedenle, Hükümetimiz, bölünmüş yollarla ilgili azim ve kararlılığını devam ettirmektedir. Türkiye'nin 15 000 kilometre değil, 18 000-19 000 kilometre bölünmüş yola ihtiyacı olduğu gün geçtikçe daha iyi anlaşılmaktadır. Yalnız, 2007'nin sonunda Türkiye 15 000 kilometre bölünmüş yola kavuşacak ve şu Meclisin vekilleri seçim meydanlarına çıktığı zaman, 15 000 kilometre yolu bitirdik, huzurunuza geldik diyebilecekler. Rahatlıkla bu fotoğrafı görebiliyoruz. Bu hedefimizde hiçbir sapma yok.

Nedir 15 000 kilometre; Karayollarının kuruluş tarihinden bugüne kadar çoğu belediye hudutları içinde olan 3 859 kilometre bölünmüş yola 11 200'ü de 2007'nin sonuna kadar biz ekleyeceğiz. Dolayısıyla, 15 000 kilometre yol bitmiş olacak. 2007'den sonra da 3 000 kilometre yola ayrıca devam edeceğiz. Dolayısıyla, 2007'nin sonunda 15 000 kilometre kavramı Türkiye'nin gündeminde, herkesin defterinin arasında, bir tarih olarak, milat olarak kalacaktır.

Gün geçtikçe halkın yollara olan talebi artmakta, siyasetçilerin talebi artmakta; çünkü, gerçekten, bölünmüş yolların yapıldığı yerlerde hem yolculuk stressiz yapılmakta hem güvenli yolculuk yapılmakta hem de trafik kazalarında yüzde 70 azalmanın olduğunu, bizzat, istediğimiz rakamlarda görebiliyoruz.

Bölünmüş yollar yapıldıkça mevcut yollarımızın standardının ne kadar düşük olduğunu, yol profillerinin çok iç açıcı olmadığını, kaza karanoktalarının sayısının çok fazla olduğunu; hele hele, gün geçtikçe karayolundaki taşımacılığın ve yolcu sayısının artmış olması, başka bir ifadeyle, Türkiye'deki yük taşımacılığının ve yolcu taşımacılığının yüzde 95'inin karayolu ağında olduğunu dikkate aldığımız zaman, yollarımıza ne kadar önem vermemiz gerektiğini bir kez daha hafızalarınıza nakşettirmek istiyorum. Ancak, Türkiye'nin sıkıntıları var, imkânsızlıklar var, ödenek yetersizlikleri var. Bütün bu yetersizliklere rağmen -bir rakam olsun diye sayın milletvekillerimizin bilmesinde, Türk kamuoyunun bilmesinde de yarar var- 2002 yılında karayollarına ayrılan ödenek 2004 fiyatlarıyla 2,8 katrilyon, 2004 yılında ayrılan 2 katrilyon, 2005'te ayrılan 2,2 katrilyon. Bir mukayese yapmak istiyorum. Tekrar dönüyorum; 2002 yılında 2,8 katrilyona karşılık, 2003'te verilen 2 katrilyonla 2002'nin 9 katı bölünmüş yol yapılmıştır. Yol bakım onarımları 2 katına çıkarılmış, otoyollar 2'ye katlanılmış, diğer devlet ve il yolları da bundan geri kalmamıştır. Bununla, ne kadar özverili çalışıldığını, Türk Milletinden toplanan vergilerin ne kadar dikkatli kullanıldığını; Türkiye'deki mühendisimizin, işçimizin, makine parkımızın, devletin gücünün ne kadar verimli bir organize olduğunu da tekrar hatırlatmak istiyoruz. Bunu sizlere duyurmak da biz Bayındırlık Bakanlığının en tabiî hakkıdır. Bununla kalmamışız, bugüne kadar bunları yaparken de 2,5 katrilyon tasarruf yapmışız. Nedir yaptığımız tasarruf; geçmiş yıllarda yapılan ihaleleri müteahhitlerimizle mutabakat sağlayarak ve müteahhitlerimizin gönül rızasıyla, Türkiye'nin ekonomik durumu da dikkate alınarak... Ben buradan müteahhitlerime teşekkür etmek istiyorum. Hepsi dilekçe vermiştir, keşif artışlarının hepsinde tenzilatları yüzde 35'e çıkarmışlardır. Dolayısıyla, ödeyeceğimiz paraları ödememek gibi bir durumla karşılaşırken, bu paralarla da yollar yapıyoruz. Burada hem karayollarını hem müteahhitleri ben tebrik ediyorum, alkışlıyorum. Demek ki "at sahibine göre kişnermiş" lafı da gerçekten doğruymuş, "inanç tekeden süt çıkarırmış" lafı da boşuna söylenilmemiş. Bunu görüyoruz. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Biz, sadece 15 000 kilometre yolu yapıp "buyurun, yolu yaptık, hadi asfaltı da döktük; yollar delinirse delinsin, bozulursa bozulsun" demiyoruz. Her sene, bu yollarımıza, ikinci, üçüncü kat sathî kaplama asfaltları yapacağımız gibi, sıcak asfaltı da yapmaya devam ediyoruz. Bu sene, en azından, Türkiye'de 400-500 kilometre de sıcak asfalt yapacağız.

Peki, Meclisin her iki kanadı diyebilir, Türk bürokrasisi diyebilir, halkımız diyebilir ki, neden peki, sıcak asfalt bu kadar kaliteli, bu kadar güzel; hakikaten, yoldan geçtiğiniz zaman yüzünüz gülüyor, arabanın tekerlerinin sesini bile duymuyorsunuz; o halde, bu kadar kaliteyi niye esirgiyorsunuz?! Her sene 200-300 kilometre yapacağınıza, 2 000 kilometre, 3 000 kilometre yolu her yıl yaparken, bunun sıcak asfaltını da atsanıza ya!

İlk zamanlar, zaten, bu engelle çok karşılaştık önümüzü kesmek için. Bir kez daha hatırlatıyorum: 63 000-64 000 kilometre olan karayolları ağımızın 53 000 kilometresi sathî kaplamalı yol. O sathî kaplamalı ve yamalı, delik deşik yollardan geçerken kimse sesini çıkarmıyordu. Senede 3 000 kilometre yol yapmaya çalışınca, hemen başladılar bağırmaya "yollarda yama var." Eski büyük yamaları görmediniz de, bizim küçük yamaları niye büyüttünüz?! Bunun bir sebebi vardı; gerçekten, halkın teveccühüne mazhar olan, Türk Milletinin gönlünde yer alan bu çalışmaların önünü kesmek içindi. Bunu başaramadılar; Allah'a şükür, şu anda yolumuza devam ediyoruz.

Dönüyorum fotoğrafın diğer tarafına, diğer yüzüne. Sıcak asfaltın kalınlığı, bitümlü temel, aşınma ve diğer 8 santimle beraber toplam 25 santimdir. Bu 25 santim asfaltı attığımız zaman, 12 metre genişliğinde 1 kilometrenin maliyeti, tenzilatsız 420 milyardır 2004 fiyatlarıyla. Türkiye'deki tenzilatları dikkate aldığımız zaman -özellikle Meclisin bilmesini istiyorum, tenzilatlar Türkiye'de ortalama yüzde 40'tır- tenzilatları dikkate aldığım zaman, 1 kilometre, 12 metre genişliğinde iki şeritli bir yolun maliyeti 270 milyar. Ben, 2 000 kilometre yol bitirsem ve bunu sıcak asfalt yaptığımız zaman, o sathî kaplamalı olan diğerine de sıcak asfalt koymam lazım; çünkü, bir tarafı sıcak, bir tarafı sathî kaplama olmaz. Dolayısıyla, 2 000 kilometre sadece sıcak asfalt için, bana 1 katrilyon 50 trilyon para lazım. Halbuki, biz, her sene 3 000 kilometre yol yapıyoruz; 3 000 kilometre yol yaptığım zaman ve bunun sıcak asfaltını koymak istediğim zaman 1,6 katrilyon para lazım. Halbuki, bu yolları, ben sathî kaplamayla yaptığım zaman, bana yılda 125 trilyon para lazım. 125 trilyon parayı bulmakta zorlanan bir Bakan, nasıl olur da kamuoyunun önünde "ben, bütün bu yolları bir anda sıcak asfalt yapacağım..." Kendi kendimizi aldatmış oluruz. Türkiye'nin imkânlarını bilmek mecburiyetindeyiz, bütçemizi bilmek mecburiyetindeyiz. İçborcumuz, dışborcumuz, Türkiye'nin yapısı, hepsi değerlendirildiği zaman yaptığımızın doğru olduğunu, isabetli bir kararda sebat ettiğimizi, her gün seçim bölgelerini gezdiğimizde halkın teveccühünden de bunu anlıyoruz. Hele hele, anaların gözünün yaşının azaldığı bu yollarda alkış almamak, dua almamak, teşekkür almamak mümkün değil.

Kıskananlar oluyor. Kıskançlık, Yusuf Aleyhisselamı bile kuyuya attırdı. Bizi de bu kadar kıskansınlar canım, bu kadar da olacak yani! (AK Parti sıralarından alkışlar) Bu, insanın mayasında var, geninde var, fıtratında var. Tabiî ki, doğruları örtmek isteyenler olacak. Hatta hatta, kendi yandaşlarınızdan bile insanları kıskananlar olur. Bu, insan yapısı, bu, insan fıtratı. Bunu görerek hareket ediyoruz, yolumuza devam ediyoruz, hiçbir engel tanımıyoruz, çok doğru yürüyoruz.

Bir başka önemli konu: Yollarımızı sathî kaplamayla takviye ederken, sıcak asfalt, bakın, Sivrihisar-Eskişehir ihale edildi; Konya makastan Şereflikoçhisar'a, Kırıkkale'den Keskin'e, Denizli-Horsunlu-Aydın yolu, Gaziantep'te, bilmem nerede birçok yolumuzun sıcak asfaltını ihaleye çıkardık; ama, bununla da kalmıyoruz, bir hedef daha koyduk önümüze. İki sene sonra; yani, önümüzdeki senenin sonunda veya bu senenin sonunda, çalışmalarımız devam ediyor... İstanbullular hep uçağa biniyorlar ve İstanbullular uçakla gidip geldikleri için Türkiye'nin gerçeğini de göremiyorlar; neler yapılıyor, ne oluyor. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bir dakika. Onun için, ben, İstanbullu kardeşlerime diyorum ki, bu senenin sonunda karayoluyla giderseniz, çok güzel bir manzarayla karşılaşacaksınız. Tenkit etmek için söylemiyorum canım, bir şeyin altını çizmek için söylüyorum. Buradan İstanbul'a kadar, otoyolların orta refüjlerinin tamamını ağaçlandırılmış olarak göreceksiniz. (AK Parti sıralarından alkışlar) Seneye bu vakitler, Ankara'dan Şereflikoçhisar'a kadar, Niğde'ye, Ereğli'ye kadar yolların sağının solunun ağaçlandırılmış olduğunu göreceksiniz.

MUSTAFA BAŞ (İstanbul) - Tekirdağ yolu ne oldu?

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla) - Kayseri yolu ağaçlandırıldı ve bitirildi.

Şunu söylemek istiyorum: 15 000 kilometre bölünmüş yolun sağını solunu, ortasını çimlendireceğiz, ağaçlandıracağız; Türkiye'ye güzel yollar değil, bir de, ağaçlarla, yeşilliklerle giden yollar teslim edeceğiz. Bu sene, 2 000 000 ağacı ihale ettik ve bu yollara dikilecek.

Dolayısıyla, biz, sizin taleplerinizi zaman zaman karşılayamayabiliyoruz. Bazen suratınız asık dönüyorsunuz, bazen iktidar ve muhalefet bizde aradıklarını bulamıyor; çünkü, bu iş para istiyor, zaman istiyor, proje istiyor, imkân istiyor. Yoksa, biz, sizlerin tekliflerini geri çevirmek için değil, sizleri üzmeden bir sonraki seneye teklifinizi nasıl erteleyebiliriz diye, onun çabası, gayreti içindeyiz; çünkü, yol yapmak çok zor bir iştir. Birilerinin dediği gibi, işi basitleştirmek, küçük göstermek için, canım, ne var, greyderi gönder, toprağı kazsın, doldursun demekle yol yapılmaz. Bu bilmezliktir, bu küçümsemektir, bu teknikten bir uzaklıktır; gerçekten, yol yapmak, mühendislik işidir, tecrübe işidir, birikim işidir, tekniktir. Karayollarımız, bu yönden gerçekten takdir edilecek seviyededir. O arkadaşlarımızı da, sizin huzurunuzda bir kez daha tebrik ediyoruz. Mustafa Ilıcalı bu imkânları bizlere bahşettiği için kendisine teşekkür ediyoruz.

Bir şey daha söyleyeyim ve huzurunuzdan ayrılayım. "Bölünmüş yollara çok para gidiyor" diyorlar. Bölünmüş yollara paranın çok falan gittiği yok. Bize ayrılan paranın çoğunu, geçmiş yıllarda ihale edilen Bolu Dağı, Bursa çevre yolu, İzmir çevre yolu, Karadeniz sahil yolu... 2,2 katrilyon para buralara gidiyor. Türkiye'de yapılan bütün yollara ayrılan, bölünmüş yollara ayrılan para 580 trilyon; 35 trilyon da valilerden aldık, eder 600 trilyon. Alkışlanır bu; başka bir şey değil, sadece alkışlanır. (AK parti sıralarından alkışlar)

Teşekkür ediyorum.

---

**Kaynak gösterme:** Zeki Ergezen (AK Parti, Bitlis). “Turizm haftası nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zeki-ergezen-22-2005-04-28-turizm-haftasi-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
