# Enerjive tabii kaynaklar bakanı hilmi güler hakkında gensoru açılmasına ilişkin önerge (11/2)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Zeyid Aslan (AK Parti, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim
- **Tarih:** 18 Mayıs 2005
- **Gündem:** ENERJİVE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI HİLMİ GÜLER HAKKINDA GENSORU AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGE (11/2)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/zeyid-aslan-22-2005-05-18-enerjive-tabii-kaynaklar-bakani-hilmi-guler-hakkinda-gensoru-acilmasin

> Zeyid Aslan (AK Parti), 18 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ENERJİVE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI HİLMİ GÜLER HAKKINDA GENSORU AÇILMASINA İLİŞKİN ÖNERGE (11/2)); konuşma 1.230 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

AK PARTİ GRUBU ADINA ZEYİD ASLAN (Tokat) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ankara Milletvekili Eşref Erdem ve 23 milletvekili arkadaşının, sorumluluğunun gereğini yerine getirmediği, yetkilerini aştığı, hazineyi zarara uğrattığı ve görevini ihmal ettiği iddialarıyla, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Sayın Hilmi Güler hakkında vermiş oldukları gensoruyla ilgili olarak AK Parti Grubu adına görüşlerimizi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, öncelikle, biraz önce, başlıklar halinde, Sayın Eşref Erdem ve 23 milletvekili arkadaşının gensoru önergesi olarak verdikleri hususları birkaç kelimeyle sizlere aktarmak istiyorum.

Birincisi, Rusya'dan doğalgaz alımına ilişkin olarak daha önce yapılmış olan sözleşmelerin yeniden revizyona tabi tutulması suretiyle, hazinenin, kamunun zarara uğratıldığı iddiası.

İkinci olarak, Ova Elektrik, AKTAŞ ve Kayseri ve Civarı Elektrikle ilgili mahsuplaşma ve tarife esaslarıyla ilgili olarak yapılan çalışmalara ilişkin hazine zararının, kamu zararının oluştuğu iddiası.

Üçüncü olarak da, burada, defalarca, zaman zaman, özellikle Cumhuriyet Halk Partisinin sık sık gündeme getirmeye çalıştığı, gerçekten, benim de, bütün arkadaşlarımın da bağlantı kurmakta zorluk çektiği, biraz önce Sayın Eşref Erdem'in konuşmasında da laiklik ile enerji arasındaki bağlantıyı kurmakta güçlük çektiğim kadrolaşma hikâyeleri.

Bu üç ana tema üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi, kamunun zarara uğratıldığı, görevini ihmal ettiği, yetkilerini aştığı iddiasıyla sizlerin huzuruna bu gensoruyla geldi ve biraz önce, 40 dakikaya yakın bir süre de, gensorunun sahiplerinden Sayın Eşref Erdem'i dinledim. İnanın dikkatle dinledim, acaba ne anlatacak diye. Ben, yaklaşık bu 40 dakikalık süreç içerisinde, iddiayla ilgili somut olarak ortaya konulan hiçbir şey göremedim.

DENİZ BAYKAL (Antalya) - İnsaf!..

EŞREF ERDEM (Ankara) - İnsaf!.. İnsaf!..

ZEYİD ASLAN (Devamla) - Eğer bir gensoru veriyorsanız, yapmanız gereken şey, şuradaki insanları ikna etmenizdir. Eğer, buradaki insanları ikna edemiyorsanız iddialarınız üzerine, konuştuklarınızın hepsi havada kalır.

Aynı konuyu ben de inceledim, ben de araştırdım, ben de baktım, ben ikna olmadım. Eğer, beni, Sayın Eşref Erdem, burada, gerçekten, bir usulsüzlük yapıldığına, bir yolsuzluk yapıldığına, kamunun zarara uğratıldığına ikna edebilseydi, şerefim üzerine yemin ediyorum, sizinle beraber buna "evet" ve "kabul" oyu verirdim, bütün arkadaşlarımız da verirdi. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, Enerji Bakanlığıyla ilgili konuşurken, mutlaka, Enerji Bakanlığının devralındığı 2002 Kasımının öncesinde Enerji Bakanlığının yapısına şöyle bir bakmakta fayda var.

Hepimiz biliyoruz ki, özellikle 2001 ve 2002 yılının başlarında, Enerji Bakanlığında "Beyaz Enerji Operasyonu" adı altında düzenlenen bir operasyonla, bu bakanlığın üzerinden silindir geçmiş ve bütün bakanlığın büyük çoğunlukla bürokratları gözaltına alınmış, tutuklanmış, sindirilmiş, evrakları toplatılmış; yani, psikolojik olarak, Enerji Bakanlığı, üretebilen bir yer olmaktan çıkmış, tamamıyla kendi içerisine sindirilmiş, bürokratının imza atmaktan çekindiği bir duruma gelmiş. İşte, böyle bir ortamda, tamamıyla güvenini yitirmiş, psikolojik olarak eziklik hisseden bir kurum devralınıp, 2002'nin kasımından 2005'in mayısına geldiğimiz nokta içerisinde, yaklaşık ikibuçuk yıllık süreç içerisinde, çok yoğun çalışmalarla, bilgiye dayanan, deneyime dayanan, tecrübeye dayanan çalışmalarla, bugün farklı bir noktaya, bugün iş üreten, ürettiği işte heyecan yaşayan insanların çalıştığı bir kurum haline dönüştürülmüştür.

Değerli arkadaşlar, işte, tamamıyla, biraz önce söylediğim gibi, hayat damarları durmuş bir bakanlığı, yeniden can veren, hayat veren, heyecan veren, nefes veren ve motive eden bir çalışmayla, bir ekip çalışmasıyla, bilimselliğe dayanan çalışmayla, bilgiye dayanan çalışmayla, deneyime ve tecrübeye dayanan çalışmayla, o 2002 Kasımının öncesinde her ay otomatik olarak elektriğe, doğalgaza zam geldiği günlerden, elektriğin, doğalgazın indirimler yaşadığı dönemlere geldik. Bu bir heyecanın, bu bir çalışmanın, bu bir bilimsel bilgi, tecrübe ve deneyimin eseridir; yani, bu bir tesadüf eseri değildir.

Değerli arkadaşlar, işte bu yeni motivasyonla birlikte, bu yeni heyecanla birlikte, enerji politikalarının yeniden uygulamaya konulmasıyla birlikte, öncelikle, elektriğe gelen zamların durduğunu, bununla birlikte, elektrikteki güç bedelinin kaldırıldığını, TRT payının yüzde 3,5'ten yüzde 2'ye indirildiğini, 150 kilovat/saatin üzerinde yüzde 50 zamlı tarifeye son verildiğini ve dolayısıyla, bundan, gerek ülke ekonomisine gerek enflasyonun düşmesine ciddî anlamda katkılar bulunduğunu ve halkın, enerji üretiminde, elektrik tüketiminde ciddî anlamda rahatlama yaşadığını hepimiz biliyoruz. Bunu, en iyi, bu elektriği kullanan, bu enerjiyi yoğun bir şekilde kullanan halkımız biliyor.

Değerli arkadaşlar, biraz önce, Sayın Eşref Erdem, konuşmasında, enerji güvenliği ve çeşitliliği üzerinde hiçbir çalışmanın yapılmadığı gibi bir iddiada bulundu. Özellikle enerji güvenliği ve çeşitliliği açısından, AK Parti Hükümetiyle birlikte, Enerji Bakanlığımızın, yerli kaynaklara ciddî anlamda önem verdiğini hepimiz biliyoruz. 2003 yılında enerjideki, elektrikteki yerli girdiler yüzde 38 iken, bugün yüzde 50'ye çıktığını; ithal girdiler yüzde 62 iken, bugün yüzde 50'ye düştüğünü de hepimiz biliyoruz.

Yine, özellikle Enerji Bakanlığımızın, yıllardan beridir enerji maliyetinin yükselmesinin en büyük sebeplerinden biri olan kayıp ve kaçakla ilgili olarak yoğun bir mücadele verdiğini, bu yoğun mücadelenin, Türkiye'nin belli köşelerinde, birçok tehdit ve şantaj altında, ama, cesaretle yapıldığını ve yüzde 25 olan kayıp kaçak oranının, bugünlerde, artık, yüzde 18,5'lere kadar düşürüldüğünü... Ve burada yaklaşık 1 katrilyonluk bir ekkaynağın bu şekilde sağlandığı da, yine, Enerji Bakanlığımızın yaptığı çalışmaların arasındadır.

Mobil santrallar durduruldu. Bir zamanlar, hepiniz hatırlarsınız -zaman zaman, espri olarak da, bugün yine konuşulur- bir siyasetçimiz şöyle bir söz sarf etmişti: " Biz, kışın Bulgaristan'dan elektrik alıyoruz, yazın da Bulgaristan bize elektrik veriyor." Artık, ne kışın Bulgaristan bize elektrik veriyor ne de yazın biz Bulgaristan'dan elektrik alıyoruz. Artık, biz, elektrik üretimimizi de, biraz önce söylediğim gibi, yerli kaynaklara yönelmek suretiyle, kömüre ve suya yönelmek suretiyle, kömür ve suyu da kullanmak suretiyle, ithal payını düşürmek suretiyle, artık kendimiz üretiyoruz.

Değerli arkadaşlar, enerji güvenliği ve enerji çeşitliliği açısından yerli kaynaklara önem verdiğimizi belirtirken, burada TTK ve TKİ'nin durumundan da bahsetmeden geçmek mümkün değil. Hatırlarsınız; eminim ki, birçoğunuz bunu mutlaka hatırlayacaktır. Bir zamanlar birileri çıktı "TTK'yı kapatalım, burada somon balığı üretelim" dedi. İşte "somon balığı üretelim, burayı kapatalım" denilen günlerden bugüne, Türkiye'de 22 tane üreticinin 270 000 ton kömür üretimi yaptığı bir yerde, sadece, TTK, ilk üç ayda, 200 000 ton üretim yapmıştır. Bu da, yine, biraz önce söylediğim gibi, bilgiye dayanan, tecrübeye dayanan, bilimsel çalışmaya dayanan bir çalışmanın, bir ekip çalışmasının sonucudur.

Yine, Türkiye Kömür İşletmelerinde de çok başarılı bir üretim, büyük bir hızla devam etmektedir. Özellikle, bir yandan yerli kömür üretimi yapılırken, diğer yandan 1 050 000 ton kömür halkımıza, fakir fukaraya, garip gurebaya dağıtılmak suretiyle, yine, yaklaşık 800 000 ton kömür de piyasaya ucuz bir şekilde satılmak suretiyle, yerli kaynakların önemi ortaya çıkarılmıştır. Bu süreç içerisinde, özellikle TKİ'nin faaliyete yoğun bir şekilde geçmesiyle, yaklaşık 12 000 insanımıza da istihdam imkânı, iş imkânı doğmuştur.

Özellikle, bu süreç içerisinde Enerji Bakanlığımızın yapmış olduğu bir çalışma vardır ki, belki Sayın Bakanımız mütevazılığından bunu anlatmakta eksik kalmış olabilir. Yıllardan beridir her iktidarın yapmaya çalıştığı; ama, özellikle ellerinde var olan birtakım güç odakları sebebiyle şantajlara ve tehditlere boyun eğip yapamadığı ÇEAŞ ve Kepez operasyonlarını, işte bu Sayın Bakanımız ve Sayın Bakanımızın ekibi başarmıştır. ÇEAŞ ve Kepez operasyonlarının detaylarına inmek istemiyorum. Bunlar, günlerce, gerek bu kürsüden gerek basın yoluyla gerekse diğer vasıtalarla... Neydi, ne oldu, nereye geldi, hepimiz bunu biliyoruz. Bu bir yürek işidir, bu bir cesaret işidir, bu bir ekip çalışması işidir. İşte onu da başaran Sayın Bakanımız.

Ben, bugün buraya Sayın Bakanımızla ilgili gensoru gelmesinden ziyade, tebrik edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Belki birçoğunuz, eminim ki, benim fark ettiğim şeyi de fark etmişsinizdir. Benim evim Enerji Bakanlığının yolu üzerinde. Zaman zaman gerek buradaki çalışmalarımız gerek dışarıdaki mesaimiz dolayısıyla gece saat 2'ye, 3'e doğru eve gitmek durumunda kaldığımızda, Enerji Bakanlığının önünden geçerken, saat gecenin 2'sinde, 3'ünde Bakanlık katı olan üçüncü katın ışıklarının yandığına ve Sayın Bakanın, ekibiyle birlikte Türkiye'nin yeni enerji politikalarının üretimiyle ilgili yoğun bir çalışma yaptığına ben şahidim. Eminim ki, buradaki birçok arkadaşımız da buna şahit olmuştur.

K. KEMAL ANADOL (İzmir)- Lambalar açık kalmıştır!

ZEYİD ASLAN (Devamla)- Sayın Anadol, eğer elektriklerin açık kaldığını düşünüyorsanız, o ışığın yandığı bir saatte, isterseniz nöbette bekleyin bir kenarda, lütfen Bakanlıktan içeri girin, oradalar mı, çalışıyorlar mı değil mi, inşallah, kendi gözünüzle görün. (CHP sıralarından gürültüler)

---

**Kaynak gösterme:** Zeyid Aslan (AK Parti, Tokat). “Enerjive tabii kaynaklar bakanı hilmi güler hakkında gensoru açılmasına ilişkin önerge (11/2)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 18 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zeyid-aslan-22-2005-05-18-enerjive-tabii-kaynaklar-bakani-hilmi-guler-hakkinda-gensoru-acilmasin (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
