# Gündemdeki çalışma konularına ilişkin

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Zeyid Aslan (AK Parti, Tokat)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim
- **Tarih:** 23 Haziran 2005
- **Gündem:** GÜNDEMDEKİ ÇALIŞMA KONULARINA İLİŞKİN
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/zeyid-aslan-22-2005-06-23-gundemdeki-calisma-konularina-iliskin

> Zeyid Aslan (AK Parti), 23 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜNDEMDEKİ ÇALIŞMA KONULARINA İLİŞKİN); konuşma 1.148 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ZEYİD ASLAN (Tokat) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; daha önce de belirttiğimiz gibi, her hafta dokunulmazlık konusunu tartışmaya devam ediyoruz; ama, tabiî, bugün, diğer haftalardan, diğer günlerden farklı bir şeyi yaşadık. Ben, kendi adıma bundan büyük mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum; çünkü, ben, geçen hafta da, burada, özellikle Cumhuriyet Halk Partisinin dokunulmazlıkla ilgili buraya çıkan arkadaşların, tamamıyla aynı konuyu, aynı hususu, neredeyse kelimesi kelimesine aynen tekrar ettiklerini, olaya farklı bir boyutta yaklaşmadıklarını söylemiştim. Ben, Sayın Araslı'ya teşekkür ediyorum; bugün, gerçekten, dokunulmazlık konusunu Türkiye Büyük Millet Meclisinde felsefî boyutuyla, siyasal boyutuyla, sosyal boyutuyla tartışmaya açtı ve ben, bundan sonra da devam edecek olan bu dokunulmazlık konusunun, bu boyut etrafında, felsefesiyle, siyasal tarafıyla, sosyal tarafıyla tartışılmasının çok daha ciddî katkılar sağlayacağına inanıyorum.

Değerli arkadaşlar, bir süreden beridir tartışmaya devam ettiğimiz bu hususta, özellikle çarşamba ya da perşembe günleri Meclis huzuruna gelen konuda, ben, Cumhuriyet Halk Partisinin çok fazla samimî olduğuna inanmıyorum.

NURİ ÇİLİNGİR (Manisa) - Nereden biliyorsun?!

ZEYİD ASLAN (Devamla) - Şu açıdan inanmıyorum; bizler, defalarca burada tekrar ettik, yine tekrar ediyoruz; bu konu, taraflar arasında, gruplar arasında, Meclis tarafından oluşturulacak bir komisyonla enine boyuna, tarihsel süreciyle, geçmişte yaşanmış deneyimlerle tartışılsın, dokunulmazlığın başladığı ve bittiği yer konusunda ciddî anlamda bir uzlaşma olsun. Bunu yaparken de, tabiî ki böyle bir konuda siyasal tercihlerimizi, ideolojilerimizi mutlaka bir kenara bırakacağız; olayı, olması gereken tarafıyla tartışmaya açıp sonuçlandıracağız ve sonunda, hep birlikte, yani bu Meclis çatısı altında bulunan siyasal partilerin grupları, ortaklaşa verecekleri bir anayasa değişikliğiyle, bu konuyu sonuçlandıracağız; ama, dediğim gibi, önce, bu konuda gerçekten samimî olmak lazım. Bu konuyu, günübirlik siyaset malzemesi yapmaktan, bu konuyu polemik malzemesi yapmaktan, bu konuyu, her hafta buraya gelip, olayı İstanbul Büyükşehir Belediyesine kilitlemekten dışarı çıkarıp, olayı, yasamanın saygınlığı, yasama görevini ifa eden insanlar bu görevi ifa ettikleri süreç içerisinde baskı ve tehditlerden uzak nasıl bu görevi ifa edebilirler, bu hususları, çok geniş bir şekilde tartışalım, konuşalım ve nihayetinde, genel bir anayasa değişikliğiyle, ortaklaşa yapacağımız bir anayasa değişikliğiyle çözüme kavuşturalım. Ben, hep…

ATİLLA KART (Konya) - Anayasa değişikliğinden evvel, İçtüzüğü uygulayın!..

ZEYİD ASLAN (Devamla) - Ben hep şunu söylüyorum: Değerli Kart, Sayın Kart, burada, bir arkadaşın dokunulmazlığını kaldırıp yargıya göndermekle dokunulmazlık konusunu çözmüş olmazsınız.

ATİLLA KART (Konya) - Mesafe alırız.

ZEYİD ASLAN (Devamla) - Burada, 194 tane dosyadan bahsettiniz. 194 dosya, yaklaşık 100-120 kişi etse, 120 kişiyi yargıya göndermekle de dokunulmazlık konusunu çözmüş olmazsınız…

ATİLLA KART (Konya) - Topluma örnek oluruz.

ZEYİD ASLAN (Devamla) - Yani, burada, Mecliste, Meclisin iradesiyle, milletvekilinin o dosyaya mahsus dokunulmazlığını kaldırıp yargıya gönderdiğiniz zaman, sadece o dosyaya mahsus olarak yapılacak bir yargılama, milletvekili ya da yasama dokunulmazlığının özünü çözümleyen bir konu değildir.

ATİLLA KART (Konya) - Topluma mesaj vermiş oluruz.

ZEYİD ASLAN (Devamla) - Biz diyoruz ki, biz, bu konuyu özden tartışalım, bu konuyu özüyle konuşalım ve özüyle çözüme kavuşturalım; ama, kavuştururken, bunu tartışırken, bunu konuşurken, parlamenter rejimin üç ayağı olan, yargı, yürütme ve yasamayı, hep birlikte ele alalım; yani, parlamenter rejimin ana unsuru olan, demokrasinin ana unsuru olan, yargı, yürütme ve yasamanın birbirinden bağımsız şekilde çalışacağı hükmünü, çalışacağı düşüncesini, gerek yargısal açıdan gerek yasama faaliyeti açısından gerekse yürütme açısından dokunulmazlıkları ve yargılamaları eş düzey içerisinde tartışalım ve doğrusu neyse, bunu, tartışarak ortaya çıkaralım. Yani, daha önce de söyledim, efendim, yasama dokunulmazlığını kaldıralım; burada, milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldıralım, peki, yargının dokunulmazlığını ne yapalım?! Bürokrasinin dokunulmazlığını ne yapalım?! Yürütmenin dokunulmazlığını ne yapalım?

BAYRAM ALİ MERAL (Ankara) - Hiç alakası yok!

ZEYİD ASLAN (Devamla) - En fazla demokrasinin ve parlamenter rejimin üzerine konulduğu yasama faaliyetini, bu iki gücün karşısında, yürütmenin ve yargının karşısında savunmasız ve güçsüz bırakmak suretiyle demokrasiye ya da parlamenter rejime çok fazla iyilik yapmış olmayız.

İşte, Cumhuriyet Halk Partisiyle anlaşamadığımız nokta burada başlıyor. Biz diyoruz ki, bu konuyu tümüyle ele alalım, Cumhuriyet Halk Partisi diyor ki, yok arkadaş, ferdî olarak burada dosyası bulunan insanları yargıya gönderelim, yargıda ne yapacaklarsa yapsınlar. Ben, Cumhuriyet Halk Partisinin samimî olmadığını ifade ederken, bu düşünceden hareketle ifade ediyorum; yoksa, hiç kimseyi samimiyetsizlikle ya da samimiyetle, bir şekilde suçlamak istemiyorum; özünü, burada, bu şekilde ifade etmek istiyorum.

Hep ifade ettim, yine tekrar ediyorum: Yasama dokunulmazlığındaki esas amaç, milletvekillerinin yasama faaliyetinde görev yaptıkları süreç içerisinde, özgürce, her türlü baskıdan, tehditten, şantajdan uzak bir şekilde, birtakım alıkonulmalara, birtakım engellemelere karşı, rahatça bu görevi ifa edebilmeleridir.

Değerli arkadaşlar, hepimiz milletvekilliği yapıyoruz. Bölgelerimize gidiyoruz. Bölgelerimizden ya da ülkemizin değişik köşelerinden, Meclise, günde, yaklaşık 15 000, bazen 20 000-30 000'e varan insanlar geliyor. Bu insanların birçoğunun sorunu, ya yürütmede ya yargıda karşılaştıkları birtakım sıkıntılar, birtakım olumsuzluklar karşısında, netice itibariyle siyaset kurumundan, siyasetçilerden bir yardım istiyorlar.

Yetmişiki milyon insanın en son nokta olarak yardım istediği, yasama faaliyeti yapan Millet Meclisinden yardım istediği noktada, bu kurumu, bu müesseseyi, sizin müdahale etme değil; ama, en azından o vatandaşın sorununu çözme noktasında yardımcı olacağınız kurumlar nezdinde güçsüz bırakmak, demokrasinin gelişmesine bir katkıdan ziyade, demokrasinin gelişmemesine bir katkı olacağına inanıyorum.

Ben, bu konuda, dokunulmazlıkların yeniden ele alınması, dokunulmazlıkların yeniden konuşulması, dokunulmazlıkların tüm kurumları kapsayacak şekilde yeniden masaya yatırılması, her kurumun dokunulmazlığının ya da sorumsuzluğunun nerede başlayıp nerede biteceği hususunun bir uzlaşma konusu olduğunu, bir tartışma konusu olduğunu; bu konunun, tarihsel süreciyle birlikte ele alınarak, mutlaka yeniden yapılandırılması gerektiğini daha önce de ifade ettim, yine ifade ediyorum; bizim siyasî partimizin, AK Partinin görüşü de bunun üzerine kuruludur. Dokunulmazlıkların içerisinde sadece yasama kısmını ele alıp, diğer kısımların bu kapsamın dışında bırakılmasının da doğru olmadığını ifade ediyorum. Bunun, yasama faaliyetleri açısından ciddî sakıncalar doğuracağını, yasama faaliyeti yapan milletvekilleri açısından ciddî sakıncalar doğuracağı inancımı burada bir kez daha tekrar etmek istiyorum.

Kaldı ki -geçen hafta da söyledim, belki sürem yetmedi- dünyada, yasama dokunulmazlığına baktığınız zaman, Türkiye'deki uygulamanın, aslında, gerek Avrupa ülkelerinde gerek Amerika'da gerekse diğer ülkelerde değişik şekilleriyle var olduğunu görüyoruz. Yani, bu, sadece Türkiye'de, sadece bizim ülkemizde var olan bir olay değil. Bugün, Avrupa ülkelerinde -13 tanesinde- Türkiye'de uygulanan dokunulmazlığın çok yakın benzeri uygulanıyor; hatta, Türkiye'de uygulanan dokunulmazlığın çok ötesinde, hukuk dokunulmazlığının uygulandığı Avrupa ülkeleri de var. Bazı ülkelerde -ki, bunlar çok sınırlı- İngiltere gibi, özellikle Anglosakson hukukunun uygulandığı ülkelerde, bu 5 tane ülkede, sadece hukuk açısından, hukuk davaları açısından dokunulmazlık var; ama, bunun karşısında kalan yaklaşık 23 ülkede, cezaî dokunulmazlıklar uygulanmaktadır. Yani, bu, sadece bizim sorunumuz değildir.

Bir de, dokunulmazlıklarla, özellikle yasama dokunulmazlığı ile yolsuzluğu aynı çerçeve içerisinde değerlendirmenin çok da doğru bir değerlendirme olmadığını ifade etmek istiyorum.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul) - Biz yalnız yolsuzluk yapanları yargılayalım, öbürleri kalsın.

ZEYİD ASLAN (Devamla) - Şimdi, eğer, ben, biraz önce, belki…

Sanıyorum, Kumkumoğlu, siz yeni geldiniz; yeni geldiğiniz için konuşmanın başını dinleyemediniz. Biz, burada, eğer, samimî olduğunuzu iddia ediyorsanız, dokunulmazlık konusunu genel çerçeve içerisinde tüm kurumlarla birlikte ele alınması gerektiğini söyledim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ZEYİD ASLAN (Devamla) - Yani, burada, sadece bir dosyası olan insanları yargıya gönderip yargının huzuruna çıkarmakla dokunulmazlıkların özünü, dokunulmazlıkların felsefesini çözemeyeceğinizi söyledim. Bu konuyu, belki, siz geç geldiğiniz için size bir kez daha burada söylemekte fayda görüyorum.

Bu nedenle, Cumhuriyet Halk Partisinin getirmiş olduğu bu önerinin samimî olmadığını, bunun dokunulmazlıklarının çözümüne bir katkıda bulunmayacağı inancımı tekrar ediyor, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Zeyid Aslan (AK Parti, Tokat). “Gündemdeki çalışma konularına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 116. Birleşim tutanağı, 23 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zeyid-aslan-22-2005-06-23-gundemdeki-calisma-konularina-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
