# Anayasa değişikliği

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Zeynep Damla Gürel (CHP, İstanbul)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim
- **Tarih:** 1 Nisan 2003
- **Gündem:** ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/zeynep-damla-gurel-22-2003-04-01-anayasa-degisikligi

> Zeynep Damla Gürel (CHP), 1 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ); konuşma 1.104 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

CHP GRUBU ADINA ZEYNEP DAMLA GÜREL (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasamızın 76 ncı maddesindeki değişiklik teklifiyle ilgili, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Biz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, geçtiğimiz aralık ayında, yani bundan tam üç ay önce, Anayasamızdaki değişiklikler Meclis gündemine geldiğinde, hem milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması hem de milletvekili seçilme yaşının 30'dan 25'e indirilmesini talep eden önergeler vermiştik. Her ne kadar, Sayın Kılıç, Meclisin en genç milletvekili olarak, gençliğinin verdiği heyecanla bu konuyu unutmuş olsalar da, ben bir kez daha hatırlatmak istedim. (CHP sıralarından alkışlar)

Buradaki amacımız neydi; amacımız, sizlerin iktidar olarak, bizlerin de muhalefet olarak, seçim dönemlerimizde verdiğimiz sözlerin yerine getirilmesine imkân tanımaktı. Öncelikle ifade etmek isteriz ki, üç ay gecikmeli de olsa, aralık ayında Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bizim vermiş olduğumuz önergelerden hiç değilse bir tanesinin, milletvekili seçilme yaşının 30'dan 25'e indirilmesiyle ilgili anayasa değişiklik talebinin yeniden sizler tarafından Meclis gündemine getirilmiş olmasından büyük bir memnuniyet duyduk. Umuyoruz ki, dokunulmazlık konusunda da tekrar sizler tarafından gündeme getirilmesi için bir üç ay daha beklemek zorunda kalmayız! (CHP sıralarından alkışlar)

Esasen, bu konuyu, dokunulmazlıklarla beraber, bir demokratikleşme paketi olarak getirmenizi beklerdik; şık olan da buydu doğrusunu söylemek gerekirse. Açıkça ifade etmek gerekirse, Meclis çalışmalarımız sırasında bizlere yansıttığınız anlaşılmaz bir tavrınız var. Herhangi bir konu, herhangi bir önerge, sırf muhalefet tarafından Meclis gündemine getirildiği için "hayır" diyorsunuz, reddediyorsunuz; ardından da, sanki reddeden siz değilmişsiniz gibi, üç ay sonra aynı konuyu, aynı şekilde Meclis gündemine tekrar taşıyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, burada yasama çalışmalarımızı yaparken unutmamamız gereken en önemli nokta, çalışmalarımızla Türkiye'nin sorunlarını çözmektir, Türkiye'nin ihtiyacı olan yasaları çıkarmaktır; yani, öncelik Türkiye'dir. Herhangi bir önerge, herhangi bir tasarı önümüze geldiğinde, düşünmemiz gereken, ilgili önergenin, ilgili tasarının hangi amaca hizmet ettiğidir; oylarımızı bu paralelde kullanmamız gerekir. Bu kürsüden yaptığımız konuşmaları bu anlayışla şekillendirmemiz gerekir.

Bakın, biz, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, bugüne kadar, bu ilke çerçevesinde, Türkiye'nin yararına gördüğümüz, ciddî bir sorun olarak gördüğümüz konularda getirdiğiniz birçok tasarıya destek verdik; hatta, şimdi üzerinde görüşmelerde bulunduğumuz Anayasamızın 76 ncı maddesi, bizlerin de oylarıyla birlikte değiştirildi; bunu da bir kez daha hatırlatmak isterim. Aslında, gerçek düşüncelerimizi ifade etmek gerekirse, aynı hassasiyeti sizlerden de bekliyorduk; bundan sonrası için de bekliyoruz.

Yalnız, buradan, bir ricam olacak: "Bu, ben yaparsam olur, benden başkası getirirse reddederim; ben getirirsem kabul ederim davranış" zihniyetini, biçimini terk edelim lütfen. (CHP sıralarından alkışlar) Çünkü, vatandaşlarımız, bizlerden, parti ayırımı gözetmeksizin hizmet bekliyor; bu Parlamentodan, sorunlarına çözüm getirmesini bekliyor. Bunu, hiçbir zaman, hiçbirimiz aklımızdan çıkarmayalım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; milletvekili seçilme yaşının 30'dan 25'e indirilmesi, uzun süredir Türkiye'nin gündemindeydi. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, bu konuyu, aralık ayında Meclis gündemine taşırken, gençlerin sesini, gençlerin taleplerini dile getirmeyi hedeflemiştik; çünkü, hem GençNet-Katıl ve Geleceğini Yarat Projesi çerçevesinde, Türkiye'nin gençlik odaklı çalışan sivil toplum örgütleri hem de Partimizin gençlik kollarındaki arkadaşlarımız, bu konunun, Türk gençliğinin siyasî katılımcılığını artırmak adına ne kadar önemli olduğunu, bizlere, defalarca ilettiler. Biz de katılımcı demokrasi anlayışını sadece parti programlarında, seçim bildirgelerinde yazan değil; bu anlayışı, ruhunda, kalbinde yaşayan, fiiliyatta uygulayan örnek bir parti olduğumuz için, gençlerin bu talebini Meclis gündemine taşımayı kendimize görev edindik. Bunu yaparken, gençlerimize bir de mesaj vermek istedik. Bu vesileyle, bu mesajı, buradan tekrar etmek arzusundayız: Cumhuriyet Halk Partisi, Türk gençliğine güveniyor. Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Büyük Millet Meclisinin de Türk gençliğine güvenmesini ve Türk gençliğinin katılımının önündeki engelleri kaldırmasını bekliyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Son altı yılını sivil toplum alanında, gençlerin, ekonomik, sosyal ve siyasal katılımcılığının artırılması için gönüllü çalışarak geçirmiş ve gençlerin yaşadıkları sıkıntıları her zaman yakından hissetmiş birisi olarak, bu değişikliğin gerçekleşmesinden ötürü, şahsen, yüreğimde ayrı bir mutluluk duyduğumu da bu vesileyle ifade etmek isterim; ancak, beni çok üzen bir noktaya değinmeden de geçemeyeceğim.

Gençlikle ilgili bir konunun, ormanlarımızla ilgili bir konuyla bir arada ele alınarak, eğer halkoylamasına gidilecek olursa, birlikte oylanmasını öngörmek, hangi siyasî etikle bağdaşıyor?! (CHP sıralarından alkışlar) Çünkü, siz, böyle yaparak, bu iki konudan ikisine de aynı oyun verilmesini vatandaştan istiyor; vatandaşın, farklı iki konuda farklı oy verebilme hakkını elinden alıyorsunuz. Bu, demokrasiyle bağdaşmaz; bu iki konuyu birbiriyle ilişiklendirmek de olanaksızdır.

Bakın, size çok açık bir soru sormak istiyorum: Siz, bu iki konuyu birlikte gündeme getirirken, gerçekten gençliğin önünü mü açmayı hedefliyordunuz; yoksa, Cumhuriyet Halk Partisinin gençlik konusundaki hassasiyetini kullanarak, asıl hedefiniz olan, ormanlarla ilgili, içerisinde orman köylüsü için pek çok tuzak olan anayasa değişikliklerini mi gerçekleştirmeyi hedefliyordunuz? (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekilleri, bakın, ben, size, Cumhuriyet Halk Partisinin 25 yaşla ilgili samimî görüşlerini, bir kez daha buradan aktarmak istiyorum. 25 yaş konusuyla ilgili değişiklik, özellikle gençlerimizin siyasî katılımcılığının önündeki büyük bir engeli ortadan kaldıracaktır. Bizler, bu ülkenin geleceğiyle ilgili kararları burada alırken, Türkiye'nin, asıl, geleceğini temsil eden 25 yaşındaki gençlere aramıza katılma imkânı yaratmış olacağız. Böylelikle, seçmen sayısı içinde yüzde 42 çoğunlukta olan gençlerimiz, kendi sorunlarını bu kürsüden ifade etme şansını kendilerinde bulabileceklerdir.

Her yıl, 1 200 000 kişinin ilköğretimden başlayarak girdiği eğitim havuzundan, sadece 500 000 kişinin lise mezunu, yaklaşık 250 000 kişinin de üniversite mezunu olabildiğinden; lise son sınıf öğrencilerinin sadece üçte 1'inin ilk senesinde üniversiteye giriş hakkı kazanabildiğinden, 1 500 000 üniversite öğrencimizin dörtte 1'inin, bölümünden, üniversitesinden memnun kalmayarak yeniden üniversite sınavına girmek zorunda kaldığından, gençler, kendileri, bu kürsüden bahsedebileceklerdir. Eğitim sistemimizdeki fırsat eşitsizliğini; ülke olarak 18 - 21 yaş arasındaki 5 500 000 genç nüfusumuzdan, kapasite yetersizliğinden dolayı 4 000 000 gencimize yükseköğretim imkânı sunamadığımızı; dünyada, öğrenci başına, yükseköğretim için 17 000 dolar ayıran Amerika Birleşik Devletlerine, 4 000 dolar ilâ 11 000 dolar ayıran Avrupa Birliği ülkelerine dikkat çekerek, Türkiye'nin, açıköğretimle birlikte 700 dolarlık eğitim yatırımını, gençler, kendileri sorgulayabileceklerdir.

Değerli milletvekilleri, gençlerimizin pek çok sıkıntısı var. Gençler, kendi gelecekleriyle ilgili çok karamsarlar; artık, kendi geleceklerini, Türkiye'nin geleceğinde tarif edemiyorlar. 21 inci Yüzyıldayız, dünya, bilgi çağına, bilgi toplumuna geçiş yaptı; Türkiye'de ise, hâlâ okulunda yeterli bilgisayarı olmadığı için programlarını karatahtaya yazmak zorunda kalan bilgisayar programcılığı öğrencileri var. Gençlerimize, eğitim imkânı, iş imkânı sağlayamıyoruz. Eğitimli gençlerdeki işsizlik oranı, bugün, Türkiye'de yüzde 25.

İşte, milletvekili seçilme yaşını 30'dan 25'e indirerek, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak biz, gençlere, yaşadıkları bütün bu sorunları Meclis gündemine taşıyabilme, kendi sorunları için kendi çözüm önerilerini geliştirebilme imkânı vermiş olacağız.

Değerli arkadaşlarım "gençlerimiz geleceğimiz, gençlerimiz yarınlarımız" gibi söylemleri, maalesef, hepimiz, zaman zaman yapıyoruz. O yüzden, artık, harekete geçme zamanı, yarınlarımız için birlikte çalışma zamanı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Gürel.

ZEYNEP DAMLA GÜREL (Devamla) - ... gençlerimizin sorunlarını, bu kürsüden, Türkiye gündemine taşıma zamanı ve hızla çözüm getirebilme zamanı.

Bu çerçevede, bugün gündeme gelen bu teklifin, Türkiyemiz için, gençlerimiz için, bir başlangıç olmasını temenni ediyoruz. Bundan sonra da, gençlerimizin sorunlarını, o sorunların sahipleri, gelecek seçimlerde seçilip, buraya gelene kadar, onlar adına gündeme taşımaya ve çözüm üretmeye devam edeceğimizi ifade etmek isterim.

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Zeynep Damla Gürel (CHP, İstanbul). “Anayasa değişikliği”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zeynep-damla-gurel-22-2003-04-01-anayasa-degisikligi (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
