# Emekli sandığı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (ss.72)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Züheyir Amber (Hatay)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim
- **Tarih:** 3 Nisan 2003
- **Gündem:** EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (SS.72)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/zuheyir-amber-22-2003-04-03-emekli-sandigi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ss-72

> Züheyir Amber, 3 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: EMEKLİ SANDIĞI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (SS.72)); konuşma 606 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ZÜHEYİR AMBER (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; emeklilik yaş sınırının 65'ten 61'e indirilmesi hakkında, şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Getirilen düzenlemeyle, yasanın yürürlüğe gireceği günde 61 yaşını doldurmuş olanlar, kural olarak hemen emekli edileceklerdir. Bu, toplum açısından ciddî bir talihsizlik örneğidir.

Anayasamızın 2 nci maddesinde, Türkiye Devletinin sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmiş, 5 inci maddesinde de, kişilerin ve toplumun gönenç, huzur ve mutluluğunu sağlamak, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlamaya çalışmak, devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır. 60 Incı maddesinde de, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu vurgulandıktan sonra, devlet, sosyal güvenliği sağlayacak önlemleri almak ve gerekli örgütleri kurmakla görevlendirilmiştir. Bu, açık, net, sarih maddelerle ifade edilmiştir sayın arkadaşlarımız.

Şimdi, bu açıdan, eğer, konuyu değerlendirecek olursak, sosyal güvenliğe ilişkin kurallarda devamlı düzenlemeler yapılır. Bugüne kadar çeşitli düzenlemeler olmuştur. Bu yapılan değişik düzenlemelerle, çalışanların emekli olabilme koşulları bu nedenle çok sık değiştirilmekte ve bu değişiklik, sosyal güvenlik kurumlarının finansal sorunlarını had safhaya getirmesi açısından önemlidir.

Dolayısıyla, şu anda yapılan değişiklikle, hesaplamalara göre, 2 500 ilâ 3 000 civarında emekliye sevk edilecek personeli sayısı söz konusu. Bu sayı, zaten, ciddî malî güçlükler çeken sosyal güvenlik kurumlarının yükünü daha da artırmaktadır; ki, bunun anlamı, sosyal hukuk devletinin temelini oluşturan sosyal güvenlik kurumlarının, âdeta, çöküşü demektir. Bununla beraber, 61 yaşını doldurup, mesleğinin zirvesinde olan ve deneyimine gereksinim duyulan bürokrat ve teknokratlarımızın, bir çırpıda görevden uzaklaştırılıp, boşalan kadrolara, iktidara yakın elemanların getirilmesi amacının güdüldüğü apaçık ortadadır.

Sayın arkadaşlarım, ben, bir hekim olduğum için birkaç gündür Antakya'daki hem SSK'nın hem de devlet hastanelerinin hekimleri arasında küçük bir anket yaptım. Bütün hastanelerimizde çalışan hekim arkadaşlarımız, maalesef, ciddî sıkıntılar ve endişeler içerisindedirler. Bunu, kesinlikle bütün samimiyetimle sizlere burada ifade etmek istiyorum. Şu anda hekimlerimiz, özellikle 60 yaşını, 65 yaşını bulan hekimlerimiz, en verimli çağlarında hizmet vermekte ve bu hizmeti ciddî bir şekilde bütün Türkiye'ye sunma durumundalar. Şimdi, bunlar "eğer biz emekli olursak, bundan sonraki halimiz ne olacak?" diye tedirginler; ne yapacaklarını bilememektedirler. Çünkü, adam, alışmış hastanede senelerdir bu hizmeti vermeye; şu anda ciddî bir bunalım içerisinde ve deminki arkadaşımızın ifade ettiği doğrultuda değil, gelecek korkusu ve endişesini yaşamaktadır. Bilhassa, ben, bu konuşmamın arasında, sizlere bunu özellikle belirtmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, bu çalışmayla -biz buna inanıyoruz- hızlı bir kadrolaşma süreci içerisine girmiştir, bu yasayla da hedefini gerçekleştirmek istemektedir maalesef. Genç insanlara iş olanakları yaratmak uğruna, birikimli ve deneyimli insanları mağdur etmek yerine, genç nüfusa yeni istihdam alanları yaratın. Yoksa, toplum barışı açısından getireceği zararlar ve sorunlar son derece kaygı vericidir. İşsizlik sorununu, maalesef, bu şekilde çözemezsiniz. Bu ekonomik koşullar içerisinde, zaten yetersiz gelire sahip olan çalışanların, emeklilikle beraber bu gelirlerinin iyice azalması, bakmakla yükümlü oldukları aile ve çocuklarının geleceğini zora sokacaktır. Mutlaka, sizlere de telefon veya faks gelmiştir, kesinlikle gelmiştir; çünkü, bizlere bu konuda çok telefon ve faks geldi. Lütfen, bu insanların feryatlarını dinleyin. Seslerini duyup ona göre karar vermenizi, ben burada, sayın Adalet ve Kalkınma Partisi üyesi arkadaşlarıma özellikle rica ediyorum; lütfen, bu konuda biraz daha duyarlı olsunlar ve bu kararı verdikleri zaman, samimî olarak kararlarını versinler, o şekilde oylarını kullansınlar. Herhangi bir politik amaç yok burada. Hiçbir politik amaç gütmeden, zaten bu olumsuz ekonomik koşullar altında yaşayan bu insanlar, bırakın, normal zamanlarında emekli olsunlar. Bir de, lütfen, bu insanların ahını almayalım hepimiz. Biraz da vicdanınızın sesini dinleyin ve bu yasaya hep beraber ret oyu vererek, üzerimize düşen bu sorumluluğu yerine getirelim.

Şimdi, ben, yine, Tercüman Gazetesinde "Yakın Gözlüğü" köşe yazısını yazan Nursun Erel'in Sayın Öymen'le yaptığı söyleşiden ufak bir paragrafı burada okumadan ayrılmak istemiyorum. Lütfen, bunu dinleyin: "Bakın, 27 Mayıs ihtilalinden sonra da yaşandı bunlar, vatandaşın yüzük, bilezik bağışları sembolik olmaktan öteye gitmedi..."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

---

**Kaynak gösterme:** Züheyir Amber (Hatay). “Emekli sandığı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (ss.72)”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 3 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zuheyir-amber-22-2003-04-03-emekli-sandigi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ss-72 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
