# Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Züheyir Amber (Hatay)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim
- **Tarih:** 29 Aralık 2005
- **Gündem:** YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE 78 VE 190 SAYILI KHK LERDE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.(SS. 1039) 15 İLDE ÜNİVERSİTE KURULMASI HAKKINDA
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/zuheyir-amber-22-2005-12-29-yuksek-ogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-78-ve-190-sayili-khk-ler

> Züheyir Amber, 29 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE 78 VE 190 SAYILI KHK LERDE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.(SS. 1039) 15 İLDE ÜNİVERSİTE KURULMASI HAKKINDA); konuşma 659 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA ZÜHEYİR AMBER (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 15 ilde yeni üniversite kurulmasına ilişkin tasarı teklif hakkında Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, 23-28 Kasım 2005 tarihleri arasında NATO Türk Atlantik Konseyi'yle birlikte NATO'nun davetlisi olarak Brüksel'de bulundum. Bu tarihler arası, NATO'nun işlevini, çalışma özelliklerini ve son zamanlarda hangi konularda çalışma yaptığını NATO yetkilileri ve Türkiye temsilcileri tarafından bizlere üç gün süren brifingler şeklinde iletildi.

NATO, savunmadan önce siyasetle ilgili olduğunu, savunmayı siyaset için öngördüğünü; fakat, Sovyetler Birliğinin çökmesi, Varşova Paktının dağılmasından sonra yukarıda bahsettiğim iki konu dışına taşarak, bilime ve bilimsel projelere yönelmiştir. Burada, terörizme ve kitle imha silahlarına karşı en hızlı, en erken ve en etkili önlemlerin alınabilmesi için bilimsel araştırma ve projelere ağırlık vererek, çok önemli mesafenin alındığını gözlemledim.

Yine, NATO'nun gerek Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı zamanında kullanılan ve halen kullanılabileceği düşünülen "kirli bomba" diye adlandırılan konvansiyel silahların çevreye yaydıkları radyoaktif maddelerin oluşturduğu risklere karşı acil müdahale ve bununla ilgili bilimsel çalışmaları bulunmakta. Bununla ilgili olarak, bu silahların, özellikle atmosfere, çevreye, sulara ve bitkilere yapabileceği zararları en etkili biçimde bertaraf etmek konusundaki çalışmalar hakkında da bilgi sahibi oldum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, NATO üyesi ülkelerin üniversiteleri bir araya gelerek, Akdeniz ve Karadeniz'deki atık kirlilik, askerî çatışmalarda en çok zarar gören çocukların bu zararlardan korunabilmeleri yönünde bilimsel çalışma ve projeleri bulunmaktadır. Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı zamanında "Melanj" diye adlandırılan roket yakıtı kullanılmış, halk sağlığı üzerinde çok ciddî etkiler yaratmıştır. Çevresel zararlar veren bu yakıt cinsinin bulunduğu geniş bir alanda yapılan bilimsel çalışmalarla bahsettiğim zararlar ortadan kaldırılmış ve halen bu çalışmalar devam etmektedir. Depremlerin önceden tespit edilmesi hakkındaki bilimsel çalışmalar da devam etmektedir. İpek Yolu Projesiyle, Afganistan ve diğer ülkelerin Türkiye'yle yakınlaşması projeleri de aynı şekilde devam etmektedir.

Akdeniz Ülkeleri Diyaloğu adı altında, Güneydoğu Avrupa'dan Akdeniz'e doğru yayılan bir coğrafyada, savunma diplomasisi olarak adlandırılan bir bölge oluşturulmuştur. Buradaki amaç, Akdeniz havzasında emniyet problemleri hakkında çalışma grupları oluşturularak, sivil, askerî emniyet problemlerini demokratik yöntemlerle kontrol etmektir. Bu çalışma grupları, İtalya'da Verona Üniversitesi tarafından yapılmaktadır. Ayrıca, UNICEF ve Dünya Bankası tarafından finanse edilmektedir.

Buradaki asıl amaç, bu bölgedeki terörizmi, uyuşturucu ve silah kaçakçılığını önlemek konusunda bilimsel araştırma yapmak, gözlemler yaparak bu konuda ciddî önlemlerin alınmasını sağlamaktır.

Değerli arkadaşlarım, bu konuları ben size niye anlattım, aktarıyorum. Yukarıda saydığım tüm bilimsel çalışmalar, üye ülkelerin üniversiteleri tarafından, NATO bünyesinde bulunan Proje Bilim Kuruluna sunulmuş ve kabul görmüş projelerdir. Bizlere brifing veren değerli NATO görevlilerinin tamamına yakınının ortak söylemleri, NATO'da, bu bilimsel çalışmalar hakkında, ülkemiz üniversitelerinin kabul gören projelerinin olmamasıdır. NATO bünyesinde bulunan Proje Değerlendirme Kurulundan geçen bir tek projemiz yok.

Burada vurgulamak istediğim, daha bu seviyelerde proje hazırlayamayan üniversitelerimizin araştırma, geliştirme ödeneklerini artırmıyoruz; ancak, gördüğüm kadarıyla 400 trilyon liralık ar-ge araştırması için fon ayrılmış, yalnız, bu fon TÜBİTAK'a verilmiştir, diğer, üniversiteler maalesef bu konuda ihmal edilmiştir.

Halen mevcut üniversitelerimizde liyakati bir yana bırakıp, siyasî atama ve kadrolaşmayı bu hızla sürdürürsek, NATO gibi köklü, gelişmiş örgütlere tabiî ki elle tutulur bilimsel projeler sunamayız ve bu konuda taraflardan eleştiri alırız.

Anavatan Partisi olarak, bu konudaki çözüm önerilerimizden bazılarını şu şekilde sıralamak istiyorum:

YÖK Kanunu, çağdaş normlara çıkarılmalıdır ve reformize edilmelidir.

Mevcut üniversitelerimizin, derhal, araştırma geliştirme ödenekleri artırılmalıdır. Her türlü bilimsel çalışmalar desteklenmeli; siyasî kadrolaşma yerine, liyakate ve bilime önem vererek, kadro sayısını artırmalıdır.

Üniversitelerimizin kaynak sorunlarını acilen çözerek, her türlü bilimsel yatırımlarına sonuna kadar destek olunarak, hedeflerindeki başarıya ulaşmalarını sağlamalıyız.

Türklüğümüzle gurur duyacak projelere imza atan beyinlerimizi ivedi olarak ülkemize getirerek, onlara her türlü imkânı sunmalıyız.

Mevcut üniversitelerimizin eğitim kalitesinin artırılması yönündeki her çalışmaya destek olarak, çağdaş ülkeler sıralamasında en üst seviyeye çıkması için tüm imkânlarımızı seferber etmeliyiz.

ÖSYM sistemini değiştirerek, sınavı kazanamayarak açıkta kalan yüzbinlerce pırıl pırıl gencimizi, beyinlerimizi üniversitelerimize küstürmemeli, üniversitelerimizin kontenjan sayılarını artırarak, bu gençlerimizi kazanmalıyız.

Zor koşullar altında, kendini bilime adamış ve bu ülke adına faydalı olabilecek yenilikler üzerinde çalışan üniversitelerimizi ve hocalarımızı da motive etmeliyiz.

Bu vesileyle, kurulacak Burdur Üniversitesine hayırlı olsun dileklerimle, hepinize Partim ve şahsım adına saygılarımı sunuyorum.

Teşekkür ederim. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Züheyir Amber (Hatay). “Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zuheyir-amber-22-2005-12-29-yuksek-ogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-78-ve-190-sayili-khk-ler (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
