# Türk tabipleri birliği kanununda değişiklik yapılmasına dair (s.s.1069)

- **Tür:** Genel Kurul konuşması (TBMM 22. Dönem)
- **Konuşmacı:** Züheyir Amber (Anavatan Partisi, Hatay)
- **Yer:** TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim
- **Tarih:** 23 Mart 2006
- **Gündem:** TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (S.S.1069)
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/konusma/zuheyir-amber-22-2006-03-23-turk-tabipleri-birligi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-s-s-1069

> Züheyir Amber (Anavatan Partisi), 23 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR (S.S.1069)); konuşma 1.042 kelime.

## Konuşma metni (tutanaktan)

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA ZÜHEYİR AMBER (Hatay) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşülmekte olan 1069 sıra sayılı kanun teklifinin 2 nci maddesi üzerinde görüş bildirmek üzere Anavatan Partisi adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisimizi ve Yüce Milletimizi şahsım ve Anavatan Partisi adına saygılarımla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kanun teklifinin 2 nci maddesiyle, yürürlükteki 28 inci maddenin iki numaralı bendi değiştirilmektedir. Söz konusu değişiklikle, asgarî tabip tedavi ücretleri bazı kriterlere bağlanmaktadır. Bildiğiniz gibi uygulamada, 6023 sayılı Kanunun tanıdığı yetki çerçevesinde illerdeki tabip odaları, özel sağlık hizmeti veren kuruluşların asgarî tedavi ücretlerini belirlemektedirler. Ancak, mevcut Kanunda bu ücretlerin tespitine ilişkin bir sınırlama bulunmamaktadır. Asgarî tedavi ücretleri, güvenilir ve kaliteli hizmet ortamı sağlayacak şekilde, halkın alım gücü de dikkate alınmak suretiyle, ülkenin ekonomik yapısı, günün koşulları, enflasyon gibi pek çok faktör incelenerek belirlenmektedir.

Kanun teklifiyle getirilen değişiklikte, bu ücretin tespitine bir sınırlama getirilmek istenmiştir. Bunun için de, özel sağlık kuruluşlarının tedavi ücretlerinin alt sınırı bütçe uygulama talimatına bağlanmıştır. Burada şu hususa açıklık getirmekte fayda görüyorum: Bir hizmet ücretinin alt sınırının belirlenmesi, üst sınırının ise serbest bırakılması, rekabet şartlarını bozmaksızın piyasayı düzenleyici etkiler yaratır. Herhangi bir hizmetin standart bir şekilde toplumun her kesimine ulaşmasını sağlayacak asgarî ücretin belirleyici unsurları, hizmetin niteliği, gerektirdiği ortam, kişi sayısı, teknik donanım ve hedef kitlesidir. Standart dışına çıkan ve özel şartlar gerektiren ihtiyaçların karşılanmasına ilişkin işlemlerde de hizmete ilişkin ücretler alınacaktır. Böylece, hem ihtiyaç duyulan hizmet gerektiği gibi sağlanmış olacak hem de hizmeti sağlayan hak ettiği ücreti alacaktır. Bu açıdan bakıldığında, her hizmet sektörünün kendisine özgü şartları ve asgarî standartları vardır. Sağlık sektörü de, kuşkusuz, en hayatî ve en insanî hizmet sektörlerinden biridir. Sağlık hizmetlerinden faydalanmak bir insan hakkıdır ve bu hizmetin toplumun her kesimine ulaştırılması da devletin temel görevlerinden biridir; ancak, insan hayatının doğrudan belirleyicisi ve devam ettiricisi olan bu hizmetin gerektirdiği ortam ve imkânlarla verilmesinin sağlanması da devletin görevidir. O halde, asgarî tedavi ücretlerine ilişkin sınırlama, bu hizmet sektörünün ve ortamının gerektirdiği şartlar dikkate alınmak suretiyle gerçekçi bir şekilde belirlenmelidir. Bütçe uygulama talimatının, sağlık sektöründe verilen hizmet, ihtiyaç duyulan istihdam ve teknik donanımla uzaktan yakından hiçbir ilişkisi yoktur. Bu, kâğıt üzerinde ve sadece halkın gözünü boyamak için yapılmış bir düzenlemedir. Kanun teklifi yasalaştığı takdirde, halen 65 YTL olan asgarî tedavi ücreti 14 YTL'ye düşecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; herhangi bir özel sağlık kuruluşu, örneğin, bir poliklinik düşünün, bu poliklinikte verilen standart hizmetler bağlamında belirli sayıda doktor, hemşire ve diğer görevlilerin istihdam edilmesi, hizmetin gerektirdiği laboratuvarlar ile teknik donanımın bulundurulması zorunludur. Böylesi bir yatırım ve hizmetin standart şartlarda verilmesi 14 YTL ücretle sağlanabilir mi; tabiî ki hayır. Hükümetin halkın sağlığı için iyi bir şeyler yapıyormuş izlenimi yaratmak amacıyla getirdiği bu düzenleme, halkın sağlığını tehlikeye atar niteliktedir. Böylesi gerçekdışı bir fiyat tespiti öncelikle kamu kuruluşlarının hizmet alımlarında etkisini gösterecektir. Kamu kurum ve kuruluşları, özel sağlık kuruluşlarıyla anlaşma yaparken, şimdi de olduğu gibi, asgarî tedavi ücreti üzerinden anlaşmak isteyeceklerdir. 14 YTL üzerinden kaliteli bir hizmet vermek mümkün olmadığı için, özel sağlık kuruluşları, genellikle bu ücretlerle anlaşma yapmaya yanaşmayacaklardır. Anlaşma yapanlarsa, mecburen hizmet kalitesini düşürmek ya da hizmetin gerektirdiği ücreti elde etmeye yönelik başka yollara başvuracaklardır.

Ayrıca, böylesi düşük bir taban ücret, rekabeti bozucu şartlar yaratacaktır. Özel sağlık kuruluşları, hizmet verdikleri kitleyi kaybetmemek için ücretlerini düşürmek zorunda kalacaklardır. Bu durumda, aldıkları ücretin, verdikleri hizmetin masraflarını karşılamaması halinde öncelikle personel sayısını azaltacaklardır. Daha sonra, hizmetin niteliği değişecek ve kalitesi düşecektir. Nihayetinde de, altyapı ve teknik donanım ihtiyaçlarını karşılayamayacaklar, ileri teknolojiyi takip etmekten vazgeçecekleri gibi bunların olağan bakımını dahi ihmal edeceklerdir.

Değerli arkadaşlarım, devletin, sağlık hizmetlerinden herkesin faydalanmasını sağlamasının daha akılcı ve daha doğru yolları vardır. Bunun için, sağlık, sosyal güvenlik ve sosyal yardım politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Biz, Anavatan Partisi olarak, sağlık hizmetlerinin toplumun geneline yaygınlaştırılmasına ilişkin tedbirlerin alınması, insanın bizzat kendisinin bu tedbirlerin odak noktası haline getirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Böylesi rakam oyunları bir politika değildir ve hükümetin mevcut politikasının da değerini azaltmaktadır.

Sayın Bakanım, özel sağlık kuruluşlarının asgarî tedavi ücretleri, bizce, halihazırda gayet hakkaniyetli bir şekilde belirlenmektedir. Bu hakkaniyeti yaptığınız kanuna da taşımak istiyorsanız, o zaman, gerçekçi ve hizmetle bağlantılı kriterleri temel alın. Anavatan Partisi olarak, biz, asgarî tedavi ücretlerinin belirlenmesinin, hizmetin niteliği, gerektirdiği ortam, teknik donanım ve hedef kitle gibi kriterlere bağlanmasından yanayız. Görüştüğümüz maddede bu yönde yapılacak bir değişikliği desteklediğimizi de ifade etmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben, yıllarını insan sağlığına adamış bir tıp adamıyım. Şimdi elimde yine benim gibi hayatını bu kutsal göreve adamış bir meslektaşımın Prof. Dr. Orhan Ertem'in mektubu var. Size bu mektuptan bazı cümleler okumak istiyorum. Onu hem halkın sesi hem de bir sağlık gönüllüsünün sesi olarak lütfen dinleyiniz: "Şu anda 75 yaşındayım. Meslekî yaşantımdan artık ciddî hiçbir beklentim yok. Muayenehane benim için bir meşgale ve oyalanma yeri gibi. Bu nedenle, asgarî ücret konusu daha fazla kazanmak için değil de doktor olarak onuruma dokunduğundan beni ilgilendiriyor. Lütfen, söylediklerimi böyle değerlendirin.

Sağlık Bakanlığı, doktorların muayene ve diğer tüm sağlık işlemlerinde kullanmak zorunda olacakları asgarî ücretleri şimdiki rakamların beşte 1'ine kadar indirmeyi amaçlamaktadır. Diğer meslek kuruluşları, örneğin avukatlar, mimarlar vesaire için var olan asgarî ücretler dahil, hiçbir mal, eşya veya hizmette herhangi bir indirime gidilmez iken, sadece sağlık sektöründe bu indirimin uygulanmasında hükümetin ileriye yönelik kısa veya uzun vadeli ne gibi planları olduğunu bilemiyoruz.

Basit bir örnek olarak en küçük ve standart bir muayenehanenin kira, sekreter, elektrik gibi toplam aylık gideri asgarî 2 000 YTL civarındadır. Bu durumda, sadece ve sadece muayenehane giderleri için bile bu doktorun her ay en az 200 hasta muayene etmesi gerekiyor."

Değerli arkadaşlar, bizim gibi konusu insan olan meslekler özveri ister, fedakârlık ister, en önemlisi de sevgi ister. Değerli meslektaşımın bunu ifade eden şu güzel satırlarını da sizinle paylaşmak istiyorum. Diyor ki: "İnsanlar en küçük bir alışverişte bile tanıdıkları ve güvendiklerine gitme eğilimindedirler. Kendilerinin, sevdiklerinin, eşleri ve çocuklarının doğrudan canı söz konusu olduğunda ise güven çok daha önem kazanır. Bu güven ve sıcaklığın ise parasal değeri sınırlanamaz. Hastalarımızın sağlığı, mutluluğu ve güveni biz doktorların en büyük kazancı ve sağlığıdır." Hasta-doktor ilişkisinin bundan daha güzel bir tasvirini düşünemiyorum. Bu ilişkinin dinamiğini yazılı hiçbir metnin yüzyıllardır tanımlamayı ve kurala bağlamayı başaramadığı bir olgu oluşturmaktadır; o da, vicdan.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ZÜHEYİR AMBER (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkan, son cümlem.

Bu sebeple, bu dinamiği, bozucu ve sarsıcı düzenlemelerden, lütfen, kaçınalım.

Konuşmamı burada bitirirken, Yüce Heyetinize ve yüce milletimize saygılarımı sunuyorum, kanun teklifinin de hayırlı olmasını diliyorum. (Anavatan Partisi ve CHP sıralarından alkışlar)

---

**Kaynak gösterme:** Züheyir Amber (Anavatan Partisi, Hatay). “Türk tabipleri birliği kanununda değişiklik yapılmasına dair (s.s.1069)”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zuheyir-amber-22-2006-03-23-turk-tabipleri-birligi-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-s-s-1069 (erişim: 1 Kasım 2026).

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
