# Sağlık alanındaki eşitsizliklerin ortaya konması, söz konusu eşitsizliklerin nedenlerinin belirlenmesi ve eşitsizliklerin azaltılması için gereken önlemlerin alınabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1091)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1091
- **Tarih:** 22 Şubat 2024
- **İlk imza:** Tekin Bingöl (CHP, Ankara)
- **İmza sayısı:** 23
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/494abf87-fcea-44f2-89c5-018dd5f8ddb4
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1091-saglik-alanindaki-esitsizliklerin-ortaya-konmasi-soz-konusu-esitsizliklerin-nedenlerinin

> 10/1091 esas numaralı meclis araştırması önergesi 22 Şubat 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Tekin Bingöl (CHP); 23 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye'de "e-reçete" uygulaması Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu öncülüğünde 2012 yılında başlatılmıştır. Sağlık Bakanlığı buna ek olarak ülke genelinde üretilen tüm reçeteleri kapsayan "Ulusal E-reçete Projesi" yürütmüştür. Sağlık Bakanlığı uygulamanın hayata geçirilmesinden 11 yıl sonra 26 Ağustos 2023'te Bakan Fahrettin Koca'nın kişisel sosyal medya hesabından "e-Reçetem" sistemine 5 dil eklendiğini duyurmuştur. İlgili paylaşımda "E-Reçetem Sisteminde test işlemi tamamlanan diller, dün sabah saatlerinde canlı ortama alınmaya başlanmış olup, tüm dillerin (İngilizce, Almanca, Arapça, Fransızca ve Rusça) canlı ortama alınması bugün tamamlanmıştır. Hayırlı olsun" açıklaması yapılmıştır.

Yeni düzenlemede kullanılan dillere ilişkin eksiklikler yer aldığı ve bunun Türkiye'deki eşitsizlikleri derinleştirdiğine ilişkin yoğun eleştiriler üzerine Bakan Koca, sosyal medya üzerinden yeni bir açıklama yaparak "E-Reçetem sistemine bu 5 dilin eklenmesine turistler ve yabancı uyruklu hastalar için ihtiyaç duyulmuştur. Kendi vatandaşlarımız içinse bu dillerden birinde reçete yazılması söz konusu değildir. Sisteme T.C. Kimlik Numarası ile girildiğinde ek uygulama devre dışı olmakta, sadece Türkçe hizmet alınabilmektedir. Yabancı hastalarımızın kendi dillerini konuşan hekimlerimizden hizmet alma imkânı artıyor. E-Reçetem sistemine 5 yabancı dilin ilave edilmesi sağlık hizmetlerindeki uluslararası başarıdan doğan bir ihtiyaçtır" ifadelerini kullanmıştır.

Anayasa'nın 56. Maddesi"nde halk sağlığını koruma ödevi bir kamu hizmeti olarak devletin görevleri arasında vurgulamıştır. Bununla birlikte yine Anayasa'nın 10. Maddesi'nde "Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir" hükmü yer almıştır. Bu maddeyle ayrımcılık açıkça yasaklanmış ve eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için devlete sorumluluk yüklenmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi dili Türkçe olsa da kadim bir geçmişi olan ülkemiz toprakları içerisinde "anadil" olarak birçok farklı dil kullanılmakta ve Kürtçe de en yaygın kullanılan anadil olarak milyonlarca yurttaşımız tarafından kabul görmektedir. Uluslararası sözleşmeler kapsamında yargıda ve eğitim alanında hak olarak görülen anadil uygulaması sağlık hakkı uygulaması söz konusu olduğunda görmezden gelinmiştir. Bu ülkenin asli unsuru olan Kürt vatandaşların arasında Türkçe bilmeyen binlerce yurttaşın olduğu bilinmekte ve bu yurttaşların sağlık hizmetlerine erişiminde yanlarında Türkçe bilen refakatçi bulundurmak zorunda kaldıkları çok sayıdaki örnek bu alandaki ihtiyacın boyutunu da gözler önüne sermektedir.

Sağlık Bakanlığı'nın farklı dillerle entegre kullanılabilen bir sisteminin olması, bu alanda altyapı yeterliliğinin olduğunu göstermektedir. Kendi yurttaşlarının talepleri bir yana mevcut uygulamanın sadece sağlık turizmi için olduğuna ilişkin açıklama bile her yıl ülkemize bu amaçla çeşitli ülkelerden gelen ve anadili Kürtçe olan hastaların görmezden gelindiğini ortaya koymaktadır. Sağlık Bakanlığı'nın bir insan hakkı olarak "ihtiyaç" kavramıyla tanımladığı yeni uygulaması Türkiye'de sağlık alanındaki ötekileştirme ve eşitsizlikleri derinleştirerek bir ayrımcılık politikasına dönüşmektedir.

Bu bağlamda, Anayasa'nın sağlık alanında devletimize yüklediği sorumlulukların ve ödevlerin yeniden değerlendirilmesi, yurttaşlarımızın eşit sağlık hizmetine ulaşabilmesi, sağlık alanındaki eşitsizlik ve ayrımcılıkların giderilmesi ve bu alandaki çözüm önerilerinin araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci maddesi ve TBMM içtüzüğünün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve İGeeme WELL. AMNaZz AÂM. Sİ 70 Mae la. kl 2 )

İnme JNaL

---

**Kaynak gösterme:** Tekin Bingöl (CHP, Ankara). “Sağlık alanındaki eşitsizliklerin ortaya konması, söz konusu eşitsizliklerin nedenlerinin belirlenmesi ve eşitsizliklerin azaltılması için gereken önlemlerin alınabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1091, 22 Şubat 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1091-saglik-alanindaki-esitsizliklerin-ortaya-konmasi-soz-konusu-esitsizliklerin-nedenlerinin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/494abf87-fcea-44f2-89c5-018dd5f8ddb4

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
