# Mevcut hayat pahalılığının sebeplerinin araştırılarak özellikle emekliler ve dar gelirli kesimlerin olumsuz hayat koşullarının sona erdirilmesine dair alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1159)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1159
- **Tarih:** 16 Nisan 2024
- **İlk imza:** İsa Mesih Şahin (Saadet Partisi, İstanbul)
- **İmza sayısı:** 1
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/1ccdde0d-0113-4a12-a79a-018eeb131c5b
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1159-mevcut-hayat-pahaliliginin-sebeplerinin-arastirilarak-ozellikle-emekliler-ve-dar-gelirli-k

> 10/1159 esas numaralı meclis araştırması önergesi 16 Nisan 2024 tarihinde verildi; ilk imza: İsa Mesih Şahin (Saadet Partisi); 1 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Ülkemizde özellikle emeklilerimiz ve dar gelirli çalışanlarımız başta olmak üzere Vatandaşlarımız büyük bir hayat pahalılığı sorunu yaşamaktadır. Mevcut hayat pahalılığının sebeplerinin araştırılması ve özellikle emeklilerimiz ve dar gelirli kesimlerin olumsuz hayat koşullarının sona erdirilmesine dair alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98. Maddesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104. ve 105. Maddeleri gereği Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 16.04.2024

GEREKÇE :

Ülke ve toplum olarak son birkaç yılda birkaç ekonomi deneyine maruz kaldık. Ülkeyi daha iyi noktalara taşıyacağı, cari açığı düşüreceği, enflasyonu ve kuru zamanla dizginleyeceği, ülkeyi de refaha kavuşturacağı iddia edilen ekonomi modellerinin deneme maliyeti çok yüksek oldu. Kur, enflasyon ve faiz, her üçünün birden yoldan çıktığı bir dönemi hala atlatabilmiş değiliz. Kuru dizginleyebilmek için MB yüz milyarlarca dolar sattı. Eksi rezervler tarihi rekorlara ulaştı. İcat edilen 'Kur Korumalı Mevduat" sisteminin ülkeye maliyetinin 818.2 milyar dolar olduğu açıklandı. Geldiğimiz noktada, Kamu ve özel sektörün dış borç geri ödemelerinin yanı sıra cari açık finansmanı ve yarıdan fazlası deprem için kullanılacak kamu yatırım harcamaları için 260-270 milyar dolar dış kredi ihtiyacı olduğu da uzmanlarca dile getirilmekte ve ülkeyi nasıl bir geleceğin beklediğini de ortaya koymaktadır.

Seçimler öncesi "kaynak yok" denerek emekliye zammın maliyetinin 1.4 trilyon olarak açıklandığını düşündüğümüzde kaynakların önemli bir kısmının faize ve yanlış ekonomi politikalarının faturalarına harcandığı açık şekilde ortadadır.

Geldiğimiz nokta itibariyle, resmiyette yüzde 65'lerde ama gayrı resmi olarak bunun iki katı olarak hesaplanan bir enflasyonla hala boğuşmak zorundayız. Gıda enflasyonu, bizim gibi bir iki ülke hariç tüm dünyada gerileme istidadı gösterirken, bizde aynı dönemde katbekat yükseldi.

TÜİK'e göre geniş tanımlı işsizlik son bir yılda 811 bin, son 10 yılda 4 milyon 80 bin kişi arttı. Yine TÜİK'e göre bugünkü işsiz sayımız tam 9 milyon 634 bin kişi. Geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 24.5; geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 32.9. Buna karşın 11 trilyonluk bütçeden 1 trilyon 254 milyarı faize gidecek. Borç stoğumuz ise tarihi rekorlar seviyesinde ve tam 7 trilyon 238 milyar TL. Bunun da 5 trilyona yakın kısmı döviz cinsinden.

Bütün bu ağır yükün faturasının ise direkt-dolaylı vergiler ve hayat pahalılığının artışı başta olmak üzere derin yoksulluğa itilen geniş kesimlerin sırtına yükleneceği artık aşikar hale geldi. Bu derin enkazın altında kalan ücretli ve emekli yoksul ve yoksun insanımıza buradan üretilecek bir müjde, yarasına derman olacak bir şifa yolu kalmamıştır. Zira birilerine servet transferi, vergi istisnaları, aflar getirip, milyonlara yanlış politikaların kurbanı olarak sabrı telkin etmek; meselemizin yalnızca finansal ya da mali değil, ekonomi-politik yani sistemik olduğunu göstermektedir. Derin yoksullaşmayla, derin hukuksuzlaşmanın atbaşı gitmesi bunun en bariz göstergesidir.

Artık bu tablo ile mücadele sadece iktidar mahfillerinin eline bırakılamayacak kadar vahim hale gelmiştir. Bu enkazın baş sorumlusu olan hükümet, toplumu maruz bıraktığı bedellerin araştırmasını tek başına yapıp çözüm üretecek yeterlilikte değildir. Bu yeterliliğe sahip olsaydı son yedi yıl içinde bu maharetini sergilendi ama olmadı, yapamadı. Her yeni gün bir öncekini aratır hale geldi.

Dolayısıyla Meclisteki tüm partilerden katılımı ile, ortak aklı işleterek topluma güven verecek, hukuksuzlukların önlenmesinden, kamusal tasarruf tedbirlerine ve kaynak yaratımına dek üreteceği önerileri hükümetle paylaşıp, çözümün yükünü paylaşacak bir uzmanlar grubunun oluşturulmasında büyük bir fayda vardır.

Bu komisyon vasıtasıyla; "ekonomik krizin, derin yoksullaşmanın, mevcut hayat pahalılığının sebeplerinin araştırılması ve özellikle emeklilerimiz ve dar gelirli kesimlerin olumsuz hayat koşullarının sona erdirilmesine dair alınması gereken önlemlerin belirlenmesi, çözüm yollarının ortak akılla tespiti amacıyla" Meclis Araştırması açılmasını talep ediyoruz.

---

**Kaynak gösterme:** İsa Mesih Şahin (Saadet Partisi, İstanbul). “Mevcut hayat pahalılığının sebeplerinin araştırılarak özellikle emekliler ve dar gelirli kesimlerin olumsuz hayat koşullarının sona erdirilmesine dair alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1159, 16 Nisan 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1159-mevcut-hayat-pahaliliginin-sebeplerinin-arastirilarak-ozellikle-emekliler-ve-dar-gelirli-k (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/1ccdde0d-0113-4a12-a79a-018eeb131c5b

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
