# Artan çocuk işçiliğinin önlenebilmesi için yeni politikalar belirlenebilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1198)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1198
- **Tarih:** 30 Nisan 2024
- **İlk imza:** Gizem Özcan (CHP, Muğla)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/dbc136f3-2778-48a3-a18f-018f2ec14c1b
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1198-artan-cocuk-isciliginin-onlenebilmesi-icin-yeni-politikalar-belirlenebilmesi-amaciyla-bir

> 10/1198 esas numaralı meclis araştırması önergesi 30 Nisan 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Gizem Özcan (CHP); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Çocuk işçilik, çocukların bedensel, ruhsal, duygusal gelişimini olumsuz etkileyen temel bir çocuk hakkı ihlalidir ve çocukların sağlığı, eğitimi, gelişimi ve refahı için önemli bir tehdittir. Çocuk işçilik ülkemizin olduğu gibi bütün dünyanın mücadele ettiği bir sömürü biçimidir. Buna rağmen son yıllarda bütün dünyada artış gösteren bir olgudur.

Dünyada çocuk işçilikle mücadele için önemli adımlar atılmıştır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilen, ülkemizin de taraf olduğu Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 32. maddesine göre "Taraf Devletler, çocuğun, ekonomik sömürüye ve her türlü tehlikeli işte ya da eğitimine zarar verecek ya da sağlığı veya bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâksal ya da toplumsal gelişmesi için zararlı olabilecek nitelikte çalıştırılmasına karşı korunma hakkını kabul ederler." Ayrıca Sözleşme, "Çocuğa özel bir ilgi gösterme gerekliliğinin,1924 tarihli, Cenevre Çocuk Hakları Bildirisi'nde ve 20 Kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Kurulunca kabul edilen Çocuk Hakları Bildirisi'nde belirtildiğini ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde, Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nde (özellikle 23 ve 24'üncü maddelerinde) ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'de (özellikle 10'uncu maddesinde) ve çocukların esenliği ile ilgili uzman kuruluşların ve uluslararası örgütlerin kurucu ve ilgili belgelerinde tanındığını" vurgulamıştır.

Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) tüm üye devletler tarafından onaylanan 182 sayılı En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Eylem Sözleşmesi ve 138 No'lu Asgari Yaş Sözleşmesi çocuk işçilikle mücadele için atılmış önemli adımlardandır.

Dünyada 63 milyonu kız, 97 milyonu erkek çocuğu olmak üzere toplam 160 milyon çocuk, diğer bir deyişle her 10 çocuktan biri, halihazırda çocuk işçi olarak çalışmaktadır. Bu çocukların yaklaşık yarısı ise sağlıklarını ve gelişimlerini etkileyen tehlikeli işlerde çalışmakta ve sayıları 79 milyonu bulmaktadır. (Child Labour: Global estimates 2020, trends and the road forward, ILO)

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İstatistiklerle Çocuk 2023 verilerine göre ülkemizde çocuk işçiliği artış göstermektedir. 15-17 yaş arasındaki çocuklarda işçilik oranı 2023'te bir önceki yıla göre 3,5 puan artarak yüzde 22,LV'e yükselmiştir. Bu tablonun vahameti, çocuk işçiliği oranının 2014 ve 2015'te yüzde 21 olarak gerçekleştiğini ve 2020'de yüzde 16,2'ye kadar gerilediğini hesaba kattığımızda net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Çocuk işçi sayısı ise 2014'te 824 binken 2022'de 707 bin olmuştur. 2023'te bu sayı, 146 bin artışla, 853 bine yükselmiştir. Cinsiyete göre dağılıma bakıldığında erkek çocukların için yüzde 32,2'si, kız çocuklar için yüzde 11,5'u çocuk işçi olmuştur. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin (İSİG), 2013-2023 yılları arasını kapsayan "Çocuk İş Cinayetleri" raporuna göre, 4 yaş ve altı 234, 15-17 yaş arası ise 437 çocuk olmak üzere toplamda 671 çocuk işçi hayatını kaybetmiştir. Çocuk işçiler en çok tarım, orman işkolunda, inşaat, yol işkolunda ve metal işkolunda çalışırken hayatını kaybetmiştir.

Ayrıca TÜİK verilerinin Mesleki eğitim merkezlerinde (MESEM) çalıştırılan çocukları kapsamaması ve kurumun anketleri tarımda çalışan işçi sayısının düştüğü ekim ve aralık ayları arasında yapması sebebiyle eksik olduğu vurgulanmalıdır. 14 yaş ve altına dair ise hiçbir istatiksel! bilgi paylaşılmamaktadır. Buna rağmen çocuk işçilikteki artış gizlenememiştir.

Çocuk işçiliğinin önlenememesinin temel nedeni artan yoksullaşma ve emek piyasa esnekleşmesi, kuralsızlaşmasıdır. Çocuk işçilik, yoksulluk ve güvencesizlik zemininde yü SB j stratejilerinin yapısal olarak ürettiği bir sonuç olarak görülmelidir. Dolayısıyla çocuk ifGiligiğ kalkınma politikasını, bütçe politikasını, istihdam stratejisini ilgilendiren bütüncül bi fa Başta sendikalar olmak üzere bütün emek örgütlerini, dernekleri sürece katan bir alez CR, NE er bütüncül bir politika oluşturulmalıdır. Bu politikanın oluşturulması, çocuk işçiliğin önlenmesi amacıyla amacıyla, Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi tüzüğünün 104. ve 105. Maddeleri gereğince meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.22.04.2024

---

**Kaynak gösterme:** Gizem Özcan (CHP, Muğla). “Artan çocuk işçiliğinin önlenebilmesi için yeni politikalar belirlenebilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1198, 30 Nisan 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1198-artan-cocuk-isciliginin-onlenebilmesi-icin-yeni-politikalar-belirlenebilmesi-amaciyla-bir (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/dbc136f3-2778-48a3-a18f-018f2ec14c1b

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
