# Kürt kültürünün ve Kürtçenin kamusal alanda görünürlüğüne ilişkin yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1347)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1347
- **Tarih:** 17 Mayıs 2024
- **İlk imza:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/3206d013-6921-4d8d-a117-018fa58963ee
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1347-kurt-kulturunun-ve-kurtcenin-kamusal-alanda-gorunurlugune-iliskin-yasanan-sorunlarin-arast

> 10/1347 esas numaralı meclis araştırması önergesi 17 Mayıs 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Serhat Eren (DEM Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Kürt dili, binlerce yıllık bir geçmişe sahip olup, Kürt halkının kimliğinin temel taşlarından biridir. Kürtçenin tarihsel önemi, sadece bir iletişim aracı olmasının ötesinde, Kürt halkının kültürel, edebi ve sanatsal mirasının taşıyıcısı olmasından kaynaklanmaktadır. Kürtçenin edebi zenginliği, Ahmedö Xani, Melay& Ciziri, Fegiy& Teyran gibi büyük yazar ve şairlerin eserlerinde açıkça görülmektedir. Ahmede Xani'nin "Mem ü Zin" adlı eseri, Kürt edebiyatının en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilmektedir ve Kürt kültürünün zenginliğini gözler önüne sermektedir. Ancak milyonlarca Kürdün yaşadığı Türkiye'de, Kürtçe uzun yıllar boyunca inkâr, baskı ve yasaklamalarla karşı karşıya kalmıştır. 1925 tarihli Şark Islahat Planı ve 1934 tarihli İskân Kanunu gibi yasalar, Kürtçenin kamusal alanda kullanımını ciddi şekilde kısıtlamıştır. Bu politikalar, Kürt dilinin gelişimini engellemiş ve Kürt kültürüne çok ciddi zararlar vermiştir. Bugün de Kürt dili ve kültürü üzerindeki baskılar aynı yoğunlukta devam etmekte ve asimilasyon politikaları hayata geçirilmektedir. Siyasi iktidar ve onların yönetsel aygıtı gibi işlev gören yapılar tarafından Kürtçe ve çok dilli çalışmaları engellemekte, Kürtçe yayın yapan TV kanalları, gazeteler, dergi ve ajanslar, Kürtçe eğitim veren kreşler, enstitü ve dernekler kapatılmakta, Kürtçe sinema ve tiyatro yapan kişi ve kurumlar hedef alınmaktadır. 2006 yılından bu yana kabul edilen ve her yıl 15 Mayıs tarihinde kutlanan Kürt Dil Bayramı gününde başta anadilde eğitim talebi olmak üzere "Kürt dili"nin önündeki anayasal ve yasal engellerin tespit edilmesi ve bu tespitler neticesinde gereken düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İç tüzüğün 104'üncü ve 105'inci Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.

GEREKÇE

Dil, insanlık tarihinin gelişiminde daima en temel ve en etkili iletişim araçlarından biri olmuştur. İnsanlar ve toplumlar, dili kullanarak düşüncelerini, duygularını ve bilgilerini ifade ederler. Dil, sadece bir iletişim aracı olmaktan öte, kültürlerin, toplumların ve bireylerin kimliklerinin oluşmasında ve korunmasında kritik bir rol oynar. Bu anlamda dilin gelişmesi, kurallarının oluşması, düşüncelerin net bir şekilde ifade edilmesine olanak tanır. Dil sayesinde, karmaşık düşünceler ve soyut kavramlar anlaşılır bir düzleme oturur. Bu sayede dil, sadece bireyler arası iletişimi değil, aynı zamanda toplumsal anlaşmayı ve iş birliğini de mümkün kılar. Diller aynı zamanda birer kültürel miras taşıyıcılarıdırlar. Efsaneler, hikayeler, şarkılar, deyimler ve atasözleri, dil aracılığıyla nesilden nesile aktarılır. Toplumlar tarihlerini, değerlerini ve geleneklerini dil sayesinde korur ve geliştirirler. Bu açıdan değerlendirildiğinde dilin korunması, kültürel çeşitliliğin ve insanlığın zengin mirasının korunması anlamına gelir. Dünyada birçok dil, yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Dilin kaybolması, o dili konuşan toplumun kültürel mirasının da kaybolması demektir. Bu nedenle, dillerin korunması ve geliştirilmesi için çaba göstermek, tüm insanlığın ortak sorumluluğudur.

Kürt dili de binlerce yıllık bir geçmişe sahip olup, Kürt halkının kimliğinin temel taşlarından biridir. Kürtçenin tarihsel önemi, sadece bir iletişim aracı olmasının ötesinde, Kürt halkının kültürel, edebi ve sanatsal mirasının taşıyıcısı olmasından kaynaklanmaktadır. Kürtçenin edebi zenginliği, Ahmed& Xani, Melay& Ciziri, Fegiy& Teyran gibi büyük yazar ve şairlerin eserlerinde açıkça görülmektedir. Ahmed& Xani'nin "Mem ü Zin" adlı eseri, Kürt edebiyatının en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilmektedir ve Kürt kültürünün zenginliğini gözler önüne sermektedir. Ancak milyonlarca Kürdün yaşadığı Türkiye'de, Kürtçe uzun yıllar boyunca inkâr, baskı ve yasaklamalarla karşı karşıya kalmıştır. 1925 tarihli Şark Islahat Planı ve 1934 tarihli İskân Kanunu gibi yasalar, Kürtçenin kamusal alanda kullanımını ciddi şekilde kısıtlamıştır. Bu politikalar, Kürt dilinin gelişimini engellemiş ve Kürt kültürüne çok ciddi zararlar vermiştir. Bugün de Kürt dili ve kültürü üzerindeki baskılar aynı yoğunlukta devam etmekte ve asimilasyon politikaları hayata geçirilmektedir. Siyasi iktidar ve onların yönetsel aygıtı gibi işlev gören yapılar tarafından Kürtçe ve çok dilli çalışmaları engellemekte, Kürtçe yayın yapan TV kanalları, gazeteler, dergi ve ajanslar, Kürtçe eğitim veren kreşler, enstitü ve dernekler kapatılmakta, Kürtçe sinema ve tiyatro yapan kişi ve kurumlar hedef alınmaktadır. Yine Türkiye'de yüzbinlerce yurttaşın konuştuğu Kürtçe'nin Kirmançki (Zazaki) lehçesi UNESCO'nun "Tehlike Altındaki Dünya Dilleri Atlası'na göre; Tehlike altında olan diller arasında bulunmaktadır.

Kürt dili üzerindeki engellerin baskı, inkâr ve asimilasyon politikalarının tespit edilerek önlenmesi aynı zamanda Türkiye'nin kültürel çeşitliliğine ve zenginliğine de büyük bir katkı sunacaktır. Yine Kürt Dil Bayramı'nın resmi olarak tanınması, Türkiye'nin kültürel zenginliğinin en önemli parçalarından olan Kürtçe'nin korunmasına ve gelişmesine de ciddi katkılar sunacaktır. Dünyada da pek çok ülke, çok kültürlü ve çok dilli yapısını geliştirmek ve korumak adına benzer bayramları resmi olarak tanımaktadır. İspanya'da Katalanca ve Baskça gibi yerel dillerin kutlandığı resmi bayramlar bulunmaktadır. Bu tür uygulamalar, yerel dillerin yaşatılması ve kültürel çeşitliliğin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Türkiye'nin de benzer bir adım atarak Kürt Dil Bayramı'nı resmi olarak tanıması, uluslararası alanda olumlu bir örnek teşkil edecektir. Kürt Dil Bayramı'nın resmi olarak tanınması, aynı zamanda Türkiye'nin demokratikleşme sürecine, kültürel çeşitliliğin korunmasına ve toplumsal barışa katkı sağlayacaktır.

Bu bağlamda; Kürtçe üzerindeki baskıların kaldırılması, Kürtçenin korunması ve geliştirilmesi için gereken adımların atılması, Kürt Dil Bayramı'nın resmi olarak tanınması ve kutlanması, "Kürt dilinin önündeki anayasal ve yasal engellerin tespit edilmesi ve bu tespitler neticesinde gereken düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla meclis araştırması açılması elzemdir.

8 , bep 2.

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Kürt kültürünün ve Kürtçenin kamusal alanda görünürlüğüne ilişkin yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1347, 17 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1347-kurt-kulturunun-ve-kurtcenin-kamusal-alanda-gorunurlugune-iliskin-yasanan-sorunlarin-arast (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/3206d013-6921-4d8d-a117-018fa58963ee

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
