# Orman köylüsü vatandaşların sorunlarının tüm yönleriyle incelenerek gerekli önlemlerin alınabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1400)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1400
- **Tarih:** 27 Mayıs 2024
- **İlk imza:** Aysu Bankoğlu (CHP, Bartın)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/e3771225-706c-4370-a94c-018fbf5247b0
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1400-orman-koylusu-vatandaslarin-sorunlarinin-tum-yonleriyle-incelenerek-gerekli-onlemlerin-ali

> 10/1400 esas numaralı meclis araştırması önergesi 27 Mayıs 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Aysu Bankoğlu (CHP); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Ormanlarımızın, özel faydayı değil, sosyal faydayı en üst düzeye çıkarmak için işletilmesi ve orman köylüsü vatandaşların sorunlarının araştırılıp bu konuda gerekli önlemlerin alınması amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğü'nün 10'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz. 01.03.2024 İK < Aysu aeeli - 2x Mw. m Durmaz. Bartın Milletvekili yaka

GİNE:

GEREKÇE © Türkiye'de orman alanlarının neredeyse tamamı devletin sahipliği ve tasarrufu altındadır. Yani ormanlar tüm Türkiye Cumhuriyeti halkının ortak malıdır. Bu yüzden ormanlar özel faydayı değil, sosyal faydayı en üst düzeye çıkarmak için işletilmektedir.

2000'li yılların başında Türkiye'de 7.344 orman içi ve 13.377 orman kenarı olmak üzere toplam 20.721 orman köyü bulunmaktaydı. Orman köyü; orman içi ve ormana bitişik köy, orman köylüsü ise; orman köyü nüfusuna kayıtlı olup, sürekli olarak bu köylerde oturan halk, olarak tanımlanmaktadır.

• Orman içi ve kenarını yerleşim yeri olarak kullanan orman köylüsüyle, ormanlar organik olarak bağlıdır ve bu durum orman kaynaklarının planlanmasında ve işletilmesinde dikkate alınması gereken unsurların başında gelmektedir. Türkiye'de orman köyleri incelendiği zaman; büyük bir kısmının kentlerden uzak, dağlık ve ormanlık alanlarda kurulmuş olduğu; sağlık, eğitim, iletişim ve ulaşım gibi hizmetlerden yeterince yararlanamadıkları görülmektedir. Orman köylerinde geleneksel olarak yapılan tarım ve hayvancılıktan kazanılan sınırli gelir nedeniyle ortaya çıkan kaçınılmaz sonuç fakirlik olmaktadır.

Orman içi veya yanı köylerde hayat süren orman köylüsü ormana etki eden en önemli aktörlerden birisi olarak kabul edilmektedir. Sosyo-ekonomik olarak ormana muhtaç olan orman köylüsü, barınma ihtiyacını karşılamak için ormandan, beslenme ihtiyacını karşılamak için tarla açıp tarım yapmak suretiyle ormandan, hayvanlarını otlatmak için yine ormandan ve yine daha birçok ihtiyacı için ormanlardan yararlanmaktadır.

Türkiye'de orman kaynakları bağlamında çeşitli çatışma biçimlerine rastlanmakla beraber, en fazla etkiye sahip çatışma tipi orman köylüsü-orman yönetim arasında yaşardı çatışmalar olmaktadır. Orman içerisindeki veya bitişiğindeki köyler Türkiye Cumhuriyeti devleti kurulmadan ve teknik ormancılık uygulanmaya başlanmadan daha önceki tarihlerden itibaren yerlerindedir. Orman köylüsü olarak tanımlanan yerli insanlar, geliştirdikleri yerel kültür ve alışkanlıkların doğrultusunda geçmişten günümüze orman kaynaklarıyla iç içe yaşamışlar ve bu kaynaklardan geçimleri için faydalanmışlardır. Yöneticiler çoğu zaman ormanın aleyhine gerçekleşen bu çatışmaların sebeplerini ortadan kaldırıp, çatışmayı yönetebilmek adına yerel insanlara bazı haklar tanımışlar veya yasaklar koymuşlardır. Ama günümüzde gelinen noktada bu oldukça basit ve kolaycılık olarak nitelendirilebilecek önlemlerin istenilen etkiyi gösteremediği görülebilmektedir. Şöyle ki, orman işletmesi çalışanları zamanlarının önemli bir kısmını halen bu tür çatışmalarla ilgili konulara ayırmaktadırlar ve özellikle ormancılığın yoğun olduğu bölge adliyeleri bu sorunları çözebilmek için yoğun mesai harcamaktadır.

— Yönetim, bir. soruna en iyi çözümü bulmak i için araştırma yapmak demek, değildir Üstelik ülke çapında 7 milyon orman köylüsü yurttaşımızın sesi olacak, bu bekleyişi ekonomik güce, sürekliliğe dönüştürmek için atılacak adımları gerçekleştirecek bir siyasi irade olmadı. diğ şir 7 vümiy,

Orman köylüsü ve orman idaresi arasında yaşanan çatışmaların ortaya çıkardığı fiili durum, sürdürülebilir orman yönetimi tanımı ve Türkiye ulusal ormancılık amaçları ile çelişmektedir. Bu durum yapılan planların uygulama başarısını muhtemelen önemli ölçüde düşürecektir. Dolayısı ile çatışma yönetimi bir önkoşul olarak önümüzde durmaktadır. Yeterli olmasa da bu ve daha önce yapılmış çalışmalar çatışma yönetimi konularında anahtar veriler sağlamaktadır. Konu ulusal boyutta ele alınarak orman köylüsü-orman idaresi arasındaki çatışmanın giderilmesi veya önemli ölçüde azaltılması mümkündür. Bu noktada şu tespitlerin yapılması zorunludur: "Orman köylüsü geçinmek için orman ekosistemine muhtaçtır. Yasal suç olan faaliyetler yerel kültürde suç kabul edilmemekte ve yerel insanlar bunu yapmaktan bethângi bir rahatsızlık duymamaktadır. Türkiye çeşitli özellikleri itibariyle bölgesel ve yöresel anlamda farklılık gösteren toplumların yaşadığı etnik zenginliğe sahip bir ülkedir. Aynı bölgenin illeri, ilçeleri, hatta köyleri bile birbirinden farklı ekonomik, sosyal ve kültürel yapıya sahiptir. Bu nedenle bu tarz çalışmalar ve projeler tüm yörelerde yapılarak benzerlik ve farklılıklar ortaya konmalı, çatışmaya sebep olan unsurlar açıklanmaya ve çözümlenmeye çalışılmalı, böylece gerçek anlamda katılımcı ve şeffaf bir plan anlayışı ile orman amenajman planları yapımına katkı sağlanmaya çalışılmalıdır.

2006'da çıkarılan kanunla "gayri safi milli hasılanın yüzde 1'inden aşağı olmayacak şekilde ,tarıma destek verilmesine" hükmedilmiştir. Ancak bu "%1'lik pay çifiçilere ödenmemektedir.

Orman-köylü ilişkileri iyileştirilmeli, köylülere ormancılıkla ilgili bilgiler verilmeli, personelin halkla ilişkileri iyileştirilmeli, kanun ve yasalar hazırlanırken köylünün istekleri dikkate alınmalı ve personel üzerindeki her türlü baskı ve yaptırım önlenmelidir.

Toplumsal sorunların çözümü için gerekli olan adımları atmak devletin ve mevcut iktidarların Anayasal sorumluluğudur. davayı Bu nedenle ormanlarımızın, özel faydayı değil, sosyal faydayı en üst düzeye çıkarmak için işletilmesi ve orman köylüsü vatandaşların sorunlarının araştırılıp bu konuda gerekli önlemlerin alınması amacıyla Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 104'üncü ve 105*inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımızla arz ederiz.

---

**Kaynak gösterme:** Aysu Bankoğlu (CHP, Bartın). “Orman köylüsü vatandaşların sorunlarının tüm yönleriyle incelenerek gerekli önlemlerin alınabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1400, 27 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1400-orman-koylusu-vatandaslarin-sorunlarinin-tum-yonleriyle-incelenerek-gerekli-onlemlerin-ali (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/e3771225-706c-4370-a94c-018fbf5247b0

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
