# Hayvan haklarının korunmasında ortaya çıkan sorunların tüm yönleriyle araştırılması ve gerekli yasal düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1429)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1429
- **Tarih:** 30 Mayıs 2024
- **İlk imza:** Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/74a56a4c-f441-4ab9-b050-018fce6a276a
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1429-hayvan-haklarinin-korunmasinda-ortaya-cikan-sorunlarin-tum-yonleriyle-arastirilmasi-ve-ger

> 10/1429 esas numaralı meclis araştırması önergesi 30 Mayıs 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Meral Danış Beştaş (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

"Uzun zamandır hayvan hakları ülke gündeminde tartışılmakta olup hayvanlara işkence ve kötü muamelede bulunanlara yönelik cezasızlık politikaları da eleştirilmektedir. Ayrıca parlamento gündemine gelmesi planlanan ve hayvanların "uyutulmasını" öngören yasa teklifi de kamuoyu gündemindedir.

Yasal değişikten önce yapılması gereken ve gerçekten ihtiyaç duyulan şey, hayvan hakları temelinde; geniş kapsamlı ve etkili politikaların belirlenmesi, hayvan haklarının sağlanması ve tüm bu süreçlerde, sivil toplum ortaklığında, hayvan haklarını eksiksiz biçimde gözeten bir yaklaşımla mevzuat çalışmalarının planlanmasıdır. Bu bağlamda | hayvanların haklarının korunma yöntemlerinin tespiti amacıyla Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 10'üncü ve 105*inci maddeleri gereğince ekte sunulan gerekçe çerçevesinde Meclis Araştırması açılmasını arz ederim. 30.05.2024

GEREKÇE ÖZETİ

Hayvan hakları konusunda uluslararası düzeydeki önem arzeden metin, Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi olup, Beyanname; yaşayan bütün canlıların doğal haklara sahip olduğunu ve insanoğlu tarafından hayvanlara saygı gösterilmesini, bir insanın bir diğerine gösterdiği saygıdan farklı görülmemesini ifade etmektedir. Hayvanlara kötü muamele edilemeyeceği veya zalimane davranışlarda bulunulamayacağı, bir insanın desteğine ihtiyaç duyan her hayvanın uygun beslenme ve bakımı görme hakkına sahip olduğu, hayvanlar üzerine yapılan fiziksel ya da psikolojik acıya sebep olan deneylerin hayvanların haklarının ihlali olduğu, vahşi hayvanların da yaşama hakkına ve kendi doğal çevrelerinde özgürce üreme hakkına sahip olduğu, ölü bir hayvana bile saygıyla davranılması gerektiği, hayvanların kendilerine özgü yasal statüleri ve haklarının hukuk tarafından tanınmak zorunda olduğu, hayvanların güvenliğinin koruma altına alınmasının devlet örgütleri düzeyinde temsil edilmesi gerektiği vb. gibi hayvan haklarına ilişkin temel ilkeleri ortaya koymaktadır.

5199 sayılı "Hayvanları Koruma Kanunu", Avrupa Sözleşmesi göz önüne alınarak hazırlanmıştır. Keza 2006 yılında "Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği" yayınlanarak 5199 sayılı Kanunda yer alan hükümlerin uygulanmasına ilişkin esaslar ele alınmıştır. Gerek Kanun gerek Yönetmelik her türlü hayvanın korunmasını hedeflerken, içeriğinde sokak hayvanlarının korunmasına dair çok sayıda hüküm bulunmaktadır. Ancak bu hükümler sadece kâğıt üzerinde kalmakta, sokak hayvanlarının maruz kaldığı hak ihlallerine ve yaşadığı mağduriyete bir çözüm olamamaktadır. Mevcut hukuk sisteminde hayvanların vücut bütünlüğüne yönelik saldırılar, işkence, hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek, gücünü aştığı açıkça görülen fiillere zorlamak ve benzeri fiiller "suç" değil "kabahat olarak değerlendirilmekte ve bu kapsamda yaptırım olarak sadece idari para cezaları öngörülmektedir. Bu ise sokak hayvanlarının maruz kaldığı ve yaşam haklarına yönelik şiddet eylemlerini caydırıcı değildir. Sıklıkla kamuoyuna yansıyan ve vicdanları yaralayan, sokak hayvanlarına yönelik işkence ve yaşam hakkı ihlali haberleri, geçerli mevzuatın ve yürütme pratiklerinin yetersizliğini ortaya koymaktadır.

Halihazırda mevcut yasalar uygulanmaz ve hayvan hakları ihlallerinde sınır tanınmaz iken yeni bir kanun teklifinin parlamentoya gelmesi ve yasalaşması tartışmaları mevcuttur. Yasal bir düzenleme yapılmadan evvel de parlamentonun görev alması, Türkiye'nin hayvan haklarını koruma noktasında nerede durduğunun belirlenmesi ve mevcut eksikliklerin tespit edilmesi gerekirdi. Parlamentoda bu yönlü bir komisyon kurulması ve komisyon çalışmaları müddetince uzmanların bilgi ve görüşlerine başvurulması, hak ihlallerinin minimalize edileceği yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve bu konudaki cezasızlık kültürünün ortadan kaldırılabilmesi adına elzemdir. İzah etmiş olduğum manada, TBMM'nin daha önceden irade göstererek ve ilkini oluşturduğu Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu'nun raporlarının tekrar gözden geçirilmesinin ve yeni teşkil edilecek komisyon eliyle bir çalışma yürütülmesinin önemli olduğu kanaatindeyim.

GEREKÇE

Hayvan hakları konusunda uluslararası düzeydeki önem arzeden metin, Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi olup, Beyanname; yaşayan bütün canlıların doğal haklara sahip olduğunu ve insanoğlu tarafından hayvanlara saygı gösterilmesini, bir insanın bir diğerine gösterdiği saygıdan farklı görülmemesini ifade etmektedir. Hayvanlara kötü muamele edilemeyeceği veya zalimane davranışlarda bulunulamayacağı, bir insanın desteğine ihtiyaç duyan her hayvanın uygun beslenme ve bakımı görme hakkına sahip olduğu, hayvanlar üzerine yapılan fiziksel ya da psikolojik acıya sebep olan deneylerin hayvanların haklarının ihlali olduğu, vahşi hayvanların da yaşama hakkına ve kendi doğal çevrelerinde özgürce üreme hakkına sahip olduğu, ölü bir hayvana bile saygıyla davranılması gerektiği, hayvanların kendilerine özgü yasal statüleri ve haklarının hukuk tarafından tanınmak zorunda olduğu, hayvanların güvenliğinin koruma altına alınmasının devlet örgütleri düzeyinde temsil edilmesi gerektiği vb. gibi hayvan haklarına ilişkin temel ilkeleri ortaya koymaktadır.

Türkiye de bu doğrultuda;

" Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesini 18 Kasım 1999 tarihinde imzalamış, 28 Kasım 2003 tarihinde onaylamıştır.

" Deney ve Diğer Bilimsel Amaçlarla Kullanılan Omurgalıların Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi'ni 3 Eylül 1986 tarihinde imzalamıştır.

"e Yetiştirme Amaçlarıyla Muhafaza Edilen Hayvanların Korunması Hakkındaki Avrupa Sözleşmesi'ni 6 Haziran 2007 tarihinde imzalamıştır.

" Hayvanların Uluslararası Taşıma Sırasında Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi ve 103 sayılı Ek Protokolü sırasıyla 19 Aralık 1975 ve 19 Mayıs 1989 tarihlerinde onaylamıştır.

" Kesim Sırasında Hayvanların Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi, 17 Eylül 2007 tarihinde imzalamıştır.

Ayrıca; Çevre ve Orman Bakanlığı'nın girişimleri ile 2004 yılında kabul edilen 5199 sayılı "Hayvanları Koruma Kanunu", Avrupa Sözleşmesi göz önüne alınarak hazırlanmıştır. Keza 2006 yılında "Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği" yayınlanarak 5199 sayılı Kanunda yer alan hükümlerin uygulanmasına ilişkin esaslar ele alınmıştır. Gerek Kanun gerek Yönetmelik her türlü hayvanın korunmasını hedeflerken, içeriğinde sokak hayvanlarının korunmasına dair çok sayıda hüküm bulunmaktadır. Ancak bu hükümler sadece kâğıt üzerinde kalmakta, sokak hayvanlarının maruz kaldığı hak ihlallerine ve yaşadığı mağduriyete bir çözüm olamamaktadır. Mevcut hukuk sisteminde hayvanların vücut bütünlüğüne yönelik saldırılar, işkence, hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek, gücünü aştığı açıkça görülen fiillere zorlamak ve benzeri füller "suç" değil "kabahat olarak değerlendirilmekte ve bu kapsamda yaptırım olarak sadece idari para cezaları öngörülmektedir. Bu ise sokak hayvanlarının maruz kaldığı ve yaşam haklarına yönelik şiddet eylemlerini caydırıcı değildir. Sıklıkla kamuoyuna yansıyan ve vicdanları yaralayan, sokak hayvanlarına yönelik işkence ve yaşam hakkı ihlali haberleri, geçerli mevzuatın ve yürütme pratiklerinin yetersizliğini ortaya koymaktadır.

Halihazırda mevcut yasalar uygulanmaz ve hayvan hakları ihlallerinde sınır tanınmaz iken yeni bir kanun teklifinin parlamentoya gelmesi ve yasalaşması tartışmaları mevcuttur. Yasal bir düzenleme yapılmadan evvel de parlamentonun görev alması, Türkiye'nin hayvan haklarını koruma noktasında nerede durduğunun belirlenmesi ve mevcut eksikliklerin tespit edilmesi gerekirdi. Parlamentoda bu yönlü bir komisyon kurulması ve komisyon çalışmaları müddetince uzmanların bilgi ve görüşlerine | başvurulması, hak ihlallerinin minimalize edileceği yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve bu konudaki cezasızlık kültürünün ortadan kaldırılabilmesi adına elzemdir. İzah etmiş olduğum manada, TBMM'nin daha önceden irade göstererek ve ilkini oluşturduğu Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu'nun raporlarının tekrar gözden geçirilmesinin ve yeni teşkil edilecek komisyon eliyle bir çalışma yürütülmesinin önemli olduğu kanaatindeyim.

İktidarın Meclis gündemine getirdiği, sahipsiz hayvanların "uyutulması" (Ötenazi ile öldürülmesi) biçiminde düzenlenmesi öngörülen yasa teklifi hayvanlar açısından telafisi imkansız ağır hak ihlallerini içermektedir ve bu teklifin kabulü evrensel hukuk normlarınca da vicdani olarak da kabul edilemezdir. Son dönemde sokakta yaşayan köpeklerin saldırılarının artmış olmasının gerekçe olarak gösterildiği ve bu hususta kasıtlı biçimde toplum nezdinde ciddi bir dezenformasyonun da gözlemlendiği bu yasa teklifinde, hayvanların yaşam hakkı açıkça yok sayılmaktadır. Şüphesiz bu durumun çözümü hayvanların yaşam hakkı ihlali değil, doğanın bir parçası ve aynı zamanda sahibi de olan canlıların uygun koşullarda yaşatılmasının sağlanmasıdır.

Bu gerekçe ile telafisi imkansız zararları beraberinde getireceği açık olan yasa teklifinin Meclis gündemine gelmesinden evvel hayvanların maruz kaldıkları sorunların ve yaşam hakkı ihlallerinin çözümü için bir komisyon kurulması ve komisyon aracılığı ile hayvanların maruz kaldıkları hak ihlallerinin önlenmesi için çalışmaları yürütülmesi elzemdir.

---

**Kaynak gösterme:** Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “Hayvan haklarının korunmasında ortaya çıkan sorunların tüm yönleriyle araştırılması ve gerekli yasal düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1429, 30 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1429-hayvan-haklarinin-korunmasinda-ortaya-cikan-sorunlarin-tum-yonleriyle-arastirilmasi-ve-ger (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/74a56a4c-f441-4ab9-b050-018fce6a276a

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
