# Türkiye'deki mevcut yapı stokunun depreme dayanıklılığının tespiti, kentsel dönüşüm projelerinin etkinliğinin arttırılması ve acil durum planlarının gözden geçirilerek halkın bilinçlendirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1455)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1455
- **Tarih:** 5 Haziran 2024
- **İlk imza:** Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul)
- **İmza sayısı:** 1
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/5f09566c-cd12-4a82-9b34-018ff1427245
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1455-turkiye-deki-mevcut-yapi-stokunun-depreme-dayanikliliginin-tespiti-kentsel-donusum-projel

> 10/1455 esas numaralı meclis araştırması önergesi 5 Haziran 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Ülkemiz, dünyanın en aktif deprem bölgelerinden birinde yer almaktadır. Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hattı gibi büyük fay hatları üzerinde bulunmaktadır. Bu durum, ülkemizin büyük bir bölümünün yüksek deprem riski altında olduğunu göstermektedir. Başta 6 Şubat 2023 yılında yaşamış olduğumuz Kahramanmaraş depremleri olmak üzere geçmişte yaşanan büyük depremler, binlerce insanın hayatını kaybetmesine, yüz binlerce insanın yaralanmasına ve milyonlarca insanın evsiz kalmasına neden olmuştur.

Depremler, yalnızca can kaybına ve yaralanmalara yol açmakla kalmamakta, aynı zamanda ekonomik kayıplara, altyapı hasarlarına ve sosyal travmalara da sebep olmaktadır. Bu nedenle, depremlere karşı hazırlıklı olmak ve alınması gereken önlemleri etkin bir şekilde uygulamak hayati öneme sahiptir. Bu hazırlık sürecinin en önemli adımı şüphesiz yapı denetim sürecinin sağlıklı yürütülmesi, kentsel dönüşümün etkin kılınması ve özellikle İstanbul'da nüfusun kontrol edilebilmesinin sağlanmasıdır.

Türkiye'nin deprem konusundaki acı tecrübeleri, acil durum yönetimindeki yetersizlikleri ve yapıların depreme karşı dayanıklılığı konusundaki eksiklikleri gözler önüne sermektedir. Mevcut yapı stokunun depreme dayanıklılığının ve deprem olmaksızın çöken binaların durum tespitinin yapılması, yapı denetimdeki aksaklıkların nasıl giderileceğini belirlemek, kentsel dönüşüm projelerinin etkililiği, acil durum planlarının güncellenmesi ve halkın bilinçlendirilmesi konularında kapsamlı bir araştırma yapılması gerekmektedir. Bu amaçla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü"nün 104yüncü ve 105inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması konusunda gereğini arz ede

10/1455

GEREKÇE

Deprem Türkiye'de görülen en önemli doğal afettir. Bunun nedeni depremin etki alanındaki genişlik ve tahribat gücündeki yüksekliktir. Türkiye'nin Alp-Himalaya deprem kuşağında yer alması dolayısıyla, Türkiye yüzölçümünün yüzde 96'si deprem riski altındadır. Türkiye'nin nüfusunun ise yüzde 99'u deprem riski altındadır. Bu durum beşeri ve iktisadi faaliyetlerin icrasında depremin hesaba katılmasını zorunlu kılmaktadır.

Depremin'bu önemine ve Türkiye"nin deprem kuşağında yer almasına rağmen, yapıların inşasında ve denetlenmesinde deprem gerçeği göz ardı edilmektedir. Yapılar inşa edilirken maliyetten kaçınabilmek için ucuz malzeme kullanılmakta yahut malzemeler yeterince kullanılmamakta, işçilikte hata yapılmakta ve projeler usulüne uygun yapılmamaktadır. Yaşanan tüm olumsuzluklar yapı denetim sürecinin sağlıklı işletilmesi halinde giderilebilecekken, bu sürecin sağlıklı işletilememesi daha büyük olumsuzluklara sebebiyet vermektedir.

Yapı denetim sürecinin sağlıklı yürütülmemesi, denetime konu olan binalarda yaşayacak insanların hayatlarını tehlikeye atmaktadır. Türkiye'nin yaşadığı iktisadi koşullar ucuz binaları daha da cazip hale getirmekte ve bu durum söz konusu tehlikenin boyutunu artırmaktadır. Denetim süreci sağlıklı bir şekilde işletilmeksizin inşa edilen binalar depremin yaşanmasına gerek kalmadan çökebilmektedir.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın verileri doğrultusunda Türkiye'de yaklaşık 19 milyon konutun 6 milyon kadarı riskli yapı durumundadır. Deprem olmadan çöken binalar ve bu binaların enkazına ulaşımdaki aksamalar olası bir depremde daha ciddi sıkıntılar yaşanabileceğini göstermektedir.

Denetimin yapılmaması halinde yaşanacak olumsuzluklara örnek oluşturacak türden bir olay, 2 Haziran 2024 Pazar günü İstanbul Küçükçekmece'de yaşanmıştır. Bir binanın aniden çökmesi sonucu bir vatandaşımız yaşamını yitirmiş, yedi vatandaşımız da yaralanmıştır. Deprem beklenen ve yaklaşık 600 bin konutun riskli olduğu belirtilen İstanbul'da, deprem dahi olmadan yaşanan bu hadise, denetim eksikliğinin nelere sebebiyet vereceğini açıkça ortaya çıkartmıştır.

Bahse konu binanın 1988 yılında inşa edildiği bilinmekte olup, sahibi tarafından kentsel dönüşüme sokulmak istenmediği iddia edilmektedir. Denetim fazladan maliyet getirdiği için gerek yapıların inşası gerekse kullanımı esnasında yapılmamaktadır. Kaçınılan maddi külfetin bedeli vatandaşlarımızın canına mâl olmaktadır. Denetim eksikliği bulunan binalar da vatandaşlarımızın hayatı açısından büyük risk taşımaktadır. Denetim sürecinin sağlıklı işletilmeyen binalar, depreme gerek kalmadan yıkılma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Depremin yaşanması halinde ise daha ciddi sıkıntıların doğacağı bilinen bir gerçektir. Küçükçekmece?de yaşanan bina çökme hadisesinden sonra yaşanan koordinasyon eksikliği bu gerçeği doğrular niteliktedir. Depremin gerçekleşmesi ulaşım ve iletişim imkanlarını kısıtlayacağından can ve mal kaybını daha da artıracaktır. Ulaşım ve iletişim imkanlarının kısıtlanması, bilhassa İstanbul gibi kritik bir konumda olan vilayetlerimizde bir güvenlik açığı da doğuracaktır.

Denetim sürecinin deprem gerçeği göz ardı edilmeksizin işletilmesi hem vatandaşlarımızın sağlığı hem de olası bir depremde yaşanabilecek olumsuzlukların asgariye indirilmesi açısından fevkalâde önem arz etmektedir.

İstanbul"da ve Türkiye'nin çeşitli yerlerinde yer alan riskli yapıların tespit edilmesi ve bu yapıların bir an önce gerekli değişim ve dönüşüm süreci içine dahil edilmesi Türkiye'nin öncelikli meselesi olmalıdır. Vatandaşların, denetlenmemiş ve risk taşıyan yapılarda ikamet etmeleri halinde, yaşayabilecekleri can ve mal kayıpları önlenmelidir. Bunun için de denetim süreci sağlıklı bir biçimde işletilerek önlem alınması icap etmektedir.

Yıkılma riski bulunan binalara yönelik önlemlerin tespit edilmesi, denetim sürecindeki aksaklıkların belirlenmesi, yaşanması muhtemel çökme hadiselerine ve depremlere karşı alınacak önlemlerin araştırılması amacıyla meclis araştırması açılması gerekmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul). “Türkiye'deki mevcut yapı stokunun depreme dayanıklılığının tespiti, kentsel dönüşüm projelerinin etkinliğinin arttırılması ve acil durum planlarının gözden geçirilerek halkın bilinçlendirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1455, 5 Haziran 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1455-turkiye-deki-mevcut-yapi-stokunun-depreme-dayanikliliginin-tespiti-kentsel-donusum-projel (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/5f09566c-cd12-4a82-9b34-018ff1427245

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
