# Artan iş kazalarının nedenlerinin araştırılarak işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin iş yerlerinde daha etkin uygulanması ve denetlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1475)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1475
- **Tarih:** 10 Haziran 2024
- **İlk imza:** Müzeyyen Şevkin (CHP, Adana)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/7deacc06-b77e-4b10-9001-019006656e3d
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1475-artan-is-kazalarinin-nedenlerinin-arastirilarak-isci-sagligi-ve-is-guvenligi-tedbirlerinin

> 10/1475 esas numaralı meclis araştırması önergesi 10 Haziran 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Müzeyyen Şevkin (CHP); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye, ne yazık ki iş cinayetleriyle anılan bir ülke oldu. İş güvenliğinde sınıfta kalan ülkemizde bilimsel ölçütlerden hareket edilerek kamusal bir işçi sağlığı ve güvenliği sisteminin halen yaşama geçirilmemiş olmasının sonuçlarını, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi raporları gösteriyor. Türkiye'de 2023 yılında 1932 işçi, 2024 yılının ilk üç ayında ise en az 425 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirirken; İliç'teki maden ocağında yaşanan katliamda göçük altında kalan 9 emekçi kardeşimizden, araştırma (önergesinin sunulduğu an itibariyle 5'inin cenazelerine dahi ulaşılamamıştır. İş cinayetlerinin esas sorumluları yargılanmıyor; devlet gerekli denetimleri yapmıyor, şirketler gerekli önlemleri almıyor. Tüm bunlar, insan yaşamının ne kadar değersiz görüldüğünü ortaya koyuyor. İşyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması bir tercih değil zorunluluk ve temel bir insan hakkıdır.

Kanayan bir yara haline gelen, küçük çocukların dahi yaşama veda ettiği acı olayların sona ermesi, iş cinayetlerinin bitirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98 ve içtüzüğümüzün 104 ve 105. Maddeleri gereğince meclis araştırması açılmasını saygılarımızla arz ve teklif ederiz. 03.06.2024 r.

GEREKÇE

Ülkemizdeki iş cinayetleri tam anlamıyla evlerin, ocakların yıkılmasına, ailelerin yaşamları boyunca travmalara maruz kalmasına neden olmaktadır. İş cinayetlerinde gerçek sorumluların perdelenerek önlem almayan şirketler ve yetkililerin yerine daha çok mühendislerin ya da işçilerin yargılandığı bir süreci yaşıyoruz. Geçen yıl Şirvan'da yeraltı bakır madeninde yaşanan göçük sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda yaşamını yitiren iki maden mühendisinin asli kusurlu olarak suçlandığı biliniyor. Ölü insanlara bile şirketlerin ya da devletin almadığı önlemlerin suçu yüklenmektedir.

İliç Maden Faciası'nda da görüldüğü üzere bilirkişi raporlarında ve savcılık tarafından yapılan işlemlerde sahadaki mühendisler gözaltına alınarak asli kusurlu olarak suçlanırken, yönetim kurulu ve genel müdürü temsilen görevlendirilen işveren vekili de tali kusurlu olarak belirlenmiştir. Maden işletmesi ve cevher hazırlama ve zenginleştirme tesislerini denetlemekle görevli bakanlıklar bilirkişi raporu ve savcılık tutanaklarında yer almamıştır.

İşçilerimizin cinayete kurban gitmemesi adına önlem alınması için gerekli bütçeyi sağlayacak kişi ya da tehlike durumunda işi durduracak ya da yavaşlatacak fiili yetkili şirket yönetim kurulu ya da işveren/işveren vekilidir. Şirketlerin önlem al adı durumlarda da gerekli işlemleri yapmak bakanlıkların sorumluluğundadır. ea ALKA,

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; işletmelerde işçi sağlığı ve İş; ğ ve liğ mevzuatına uygun bir şekilde çalışıp çalışılmadığının denetimini ve takibini'yapiniakla görevlidir. Ayrıca çocuk işçi çalıştırılmaması için gerekli düzenlemeleri de yapmak durumundadır. Örnek vermek gerekirse AKP iktidarı döneminde en az 2050 madencinin iş cinayetlerinde ölmesi bakanlığın etkin önlem almadığını açıkça göstermektedir. İliç, Soma, Elbistan, Kozlu, Ermenek ve diğer tüm maden kazaları tekil bir sorun değil, AKP iktidarı tarafından yaratılan bir sistem sorunudur. Madenleri denetlemeyen bakanlıklar, önlem almayan şirketler bu kazaların asıl sorumlularıdır ve yargılanmalıdır. İliç'teki olay sonrası ifadeler de göstermiştir ki İliç faciası uzun süredir geliyorum demiş ve önlem alınmamış, üretim durdurulmamıştır.

Ne yazık ki; insanların çalışırken ölmesine adeta izin verilen, yol gösterilen bir ülke haline geldik. Öyle ki; Erzincan-İliç'te siyanürlü toprağın kaymasının ardından ve üstelik yeni kayma riski olmasına rağmen taşeron şirketin cevher ve taşları belirlenen yere taşımakla görevli işçilerin işini değiştirerek, siyanürlü toprağın sevkiyatını yapmalarını istediği, aksi halde işçilere belge imzalatılarak ya işten çıkarıldığı ya da ücretsiz izne gönderildiğini bile yaşadık.

Mesela felaketin ardından Bakanlığın bu bilinmemektedir. nuda bir çalışma yapıp yapmadığı an Zile, (amir Av,

---

**Kaynak gösterme:** Müzeyyen Şevkin (CHP, Adana). “Artan iş kazalarının nedenlerinin araştırılarak işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerinin iş yerlerinde daha etkin uygulanması ve denetlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1475, 10 Haziran 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1475-artan-is-kazalarinin-nedenlerinin-arastirilarak-isci-sagligi-ve-is-guvenligi-tedbirlerinin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/7deacc06-b77e-4b10-9001-019006656e3d

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
