# Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üye olması için gerekli politikaların belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1609)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1609
- **Tarih:** 9 Temmuz 2024
- **İlk imza:** Yunus Emre (CHP, İstanbul)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/29748271-b044-4a47-9bdd-01909b7f6453
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1609-turkiye-nin-avrupa-birligi-ne-tam-uye-olmasi-icin-gerekli-politikalarin-belirlenmesi-amaci

> 10/1609 esas numaralı meclis araştırması önergesi 9 Temmuz 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Yunus Emre (CHP); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

"Türkiye'nin AB'ye Üyelik Müzakerelerinin Yeniden Başlatılması; Türkiye — AB İlişkilerinin

"Normalleştirilmesi" ve AB'ye Tam Üye Olması İçin Gerekli Politikaların Belirlenmesi

Amacıyla" Anayasanın 98, TBMM İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca Meclis

Araştırma Komisyonu kurulmasını bilgilerinize sunarız.

Has Özek

GEREKÇE Türkiye daima Avrupa'nın bir parçası olarak AB ile ortak değer ve ilkeleri doğrultusunda hareket etmiş; OECD, AGİT, BM ve NATO gibi uluslararası kuruluşlara üye olmuş, Avrupa

Konseyi'nin de kurucu üyesi olarak yer almıştır.

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği için başvurusu da bu hedefleri doğrultusunda gerçekleşmiştir. 12 Eylül 1963 tarihinde Avrupa Ekonomik Topluluğu ile imzalanan Ankara Anlaşması Aralık 1964'te yürürlüğe girmiştir. Anlaşmanın 28. Maddesi Türkiye'nin üyeliğini düzenlerken madde ile Türkiye'nin nihai hedefinin tam üyelik olduğu vurgulanmaktadır.

1999 yılında Helsinki'de gerçekleşen Zirve de ise Türkiye'nin adaylığı resmen onaylanmış ve diğer aday ülkelerle eşit konumda olacağı açık ve kesin bir dille ifade edilmiştir. 3 Ekim 2005 tarihinde ise Türkiye'nin tam üyeliği için müzakerelere başlanması kararı alınmıştır.

Yaklaşık 19 yıldır devam eden müzakere süreci ise 2018 yılından bu yana donmuş durumdadır. Son yıllarda müzakerelerin donması nedeniyle AB tarafından yayımlanan ülke raporlarında Türkiye için "Aday Ülke" tanımlaması yerine "Komşu Ülke" tanımlaması yapılmaya başlanmıştır.

Türkiye'nin AB üyelik sürecinde geldiği nokta ülkemizin uluslararası imajından bağımsız düşünülmemelidir. Özellikle Suriyeli sığınmacılar sebebiyle 2013 yılında imzalanan Geri Kabul Anlaşması'nın ülkemize Schengen Bölgesine vizesiz seyahat hakkının tanınmasını getireceği Kayıt altına alınırken bu anlaşma sonrasında üyelik müzakerelerinin de canlanması beklenmekteydi. Ancak gelinen noktada Türkiye'nin Geri Kabul Anlaşması dahil AB üyeliği için gerekli Kopenhag Kriterlerini karşılamaktan son derece uzak olduğu bir gerçektir.

Ayrıca 2017 yılında gerçekleşen Anayasa Değişikliği Referandumunun ardından Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nde yeniden denetime alınmış olması da AB üyelik müzakere sürecini olumsuz etkilemiştir. Hatırlanacağı üzere 2005 yılında üyelik müzakerelerinin başlaması kararı alınırken de Türkiye'nin 2004 yılında Avrupa Konseyi denetiminden çıkmış olması müzakere başlatılması ve sürdürülmesi düşünülmemelidir.

Ayr" Cumhuriyet Halk Partisi açısından Türkiye'nin AB'ye tam ve saygın üyeliği vazgeçilmez bir hedeftir. Bu bağlamda, Türkiye-AB ilişkilerini ve Türkiye'nin AB'ye katılımını CHP her zaman desteklemiştir. Bu nedenle AB'ye tam üyelik CHP açısından en önemli dış politika hedeflerinden biri olmaya devam etmektedir. Ancak gelinen noktada Türkiye — ABiilişkileri ve

Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci arzu edilen düzeyden uzaktır.

CHP'nin son yerel seçimlerdeki başarısının ardından uluslararası alanda da politika ve söylemleri de Türkiye — AB ilişkilerine ve üyelik sürecine yeni bir sayfa açmıştır. Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Sosyalist Enternasyonal Avrupa Komitesi Toplantısı'nın ardından yayımlanan Bükreş Deklarasyonu'nda CHP'nin Türkiye'nin AB üyeliğine yönelik mücadelesine destek verileceğinin belirtilmesi de CHP'nin dış politikadaki aktif faaliyetlerinin bir sonucudur. ST

Geldiğimiz noktada iktidarın AB üyeliğine dair samimi ve kararlı bir politikasının olmadığı görülmektedir. CHP'nin ise AB üyelik sürecindeki şeffaf ve samimi politika, söylem ve girişimlerinin Türkiye'de demokrasi ve gerekli reformların hayata geçirilmesinde gösterilecek mücadeleye katkı sunacağı açıktır. Bu konuda yapılması gereken, ortak tezlerimizi, ortak iddialarımızı, önceliklerimizi birlikte belirlemektir. Bunun için iktidarın da Türkiye'nin öncelikle AB müzakereleri ve bu yöndeki politikasının ne ve nasıl olması konusunda muhalefet partileriyle karşılıklı görüş birliği içerisinde olmaları gerekir. ire feza ve

Tüm bu nedenlerle Türkiye'nin donmuş durumda bulunan AB üyelik müzakerelerinin yeniden canlandırılması; Türkiye — AB ilişkilerinin "normalleştirilmesi" ve Türkiye'nin AB'ye tam üye olması için gerekli politikaların belirlenmesi ve gecikmeksizin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Yunus Emre (CHP, İstanbul). “Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üye olması için gerekli politikaların belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1609, 9 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1609-turkiye-nin-avrupa-birligi-ne-tam-uye-olmasi-icin-gerekli-politikalarin-belirlenmesi-amaci (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/29748271-b044-4a47-9bdd-01909b7f6453

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
