# Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin nedenlerinin tespit edilerek gerekli önlemlerin alınabilmesi ve yeni yasal düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1748)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1748
- **Tarih:** 2 Eylül 2024
- **İlk imza:** Semra Dinçer (CHP, Ankara)
- **İmza sayısı:** 22
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/a7404506-1a04-48a1-ad3a-0191c109a9e7
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1748-kadina-yonelik-siddetin-ve-kadin-cinayetlerinin-nedenlerinin-tespit-edilerek-gerekli-onlem

> 10/1748 esas numaralı meclis araştırması önergesi 2 Eylül 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Semra Dinçer (CHP); 22 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye'de kadına yönelik şiddet her geçen gün artmaktadır. Siyasal iktidarın kadını ötekileştiren ve toplumsal cinsiyet eşitliğini yok sayan tutumunun yanı sıra, kadınlara yönelik şiddetin cezasız kalması, caydırıcı nitelikte cezaların uygulanmaması ya da iyi hal indirimi gibi gerekçelerle düşük cezalar verilmesi bu şiddet sarmalının artmasına neden olmaktadır.

Diğer yandan Türkiye'nin tarafı olduğu İstanbul Sözleşmesi'nden 1 Temmuz 2021 tarihi itibariyle çekilmesi de kadınlara yönelik şiddetin artmasına yol açmaktadır.

İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasından bu yana geçen üç yılda yaşanan kadına yönelik şiddet olaylarındaki artış İstanbul Sözleşmesinin kadınların yaşam hakkı için hayati öneme sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasından itibaren geçen süreçte her yılın ilk 6 ayındaki kadın cinayetleri verilerine bakıldığında kadın cinayetlerinin arttığı gözlemlenmiştir. 2021'in ilk 6 ayında 131, 2022 yılının ilk 6 ayında 164, 2023 yılının ilk 6 ayında 147 ve 2024 yılının ilk 6 ayında 205 kadın öldürülmüştür.

Ülkemizin kuruluş sürecinden bugüne gerçekleşen çağdaşlaşma ve gelişim hareketinde kadınlarımız ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamda erkeklerle birlikte eşit statüde topluma katılmış, bu konuda reform ve devrimler yapılmıştır. Ancak 23 yıllık AKP iktidarında ülkemizde kadın hakları ciddi bir şekilde erozyona uğratılmış, kadın cinayetleri her geçen yıl endişe verici bir oranda artmış, kadının toplumdaki yeri, sosyal statüsü ve kültürel yaşamdaki yeri her geçen gün geriye gitmiştir.

Ülkemizde kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri sadece bireysel bir trajedi olarak değil, iktidarın politik tutumu olarak ortaya çıkmaktadır. Kadına yönelik şiddet aynı zamanda toplum düzeni, refahı ve güvenliği tehdit eden bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu çerçevede, ülkemizde gözle görünen bir artış gösteren kadın cinayetlerinin ekonomik, sosyolojik ve psikolojik nedenlerinin araştırılması, kadın cinayetlerinin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlerin ve politikaların belirlenmesi, yeni yasal düzenlemelerin tartışmaya açılması, oluşturulacak sosyal politikalar ile toplumsal bilincin yerleştirilmesi, İstanbul Sözleşmesine geri dönülmesi için çalışmaların yapılması ve kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin her yönüyle araştırılması için Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 104üncü ve 105inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 28.08.2024

GENEL GEREKÇE Türkiye'de her geçen gün artan kadın cinayetleri önemli bir sorun olarak önümüzde durmaktadır. 1 Temmuz 2021 tarihi itibariyle İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasından bu yana geçen 3 yılda, İstanbul Sözleşmesinin kadınların yaşam hakkı için hayati öneme sahip olduğunu ortaya çıkmıştır.

İstanbul Sözleşmesinden çıktığımız tarihten itibaren geçen süreçte her yılın ilk 6 ayındaki kadın cinayetleri verilerine bakıldığında cinayetin arttığı gözlemlenmiştir. 2021'in ilk 6 ayında 131, 2022 yılının ilk 6 ayında 164, 2023 yılının ilk 6 ayında 147 ve 2024 yılının ilk 6 ayında 205 kadın öldürülmüştür.

Küresel Cinsiyet Ayrımı (Global Genden Gap) 2024 yılı raporuna göre Türkiye, toplumsal cinsiyet eşitliğindel46 ülke arasında 126'ncı sırada yer almakta, ekonomiye katılım ve fırsatlarda 133*üncü, siyasal güçlendirmede 114*üncü, eğitim durumunda ise 90"ıncı sırada yer almaktadır. Bu istatistikler ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin giderek derinleştiğini ortaya koymakta kadının toplumun her alanında sistem dışına itildiğini kanıtlar niteliktedir.

Anayasamızın başlangıç bölümünde: "Her Türk vatandaşının .... milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onur bir yaşam sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetisine doğuştan sahip olduğu..." vurgulanmış, yine 5'inci maddesinde devletin temel amaç ve görevleri arasında "Kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak" hüküm altına alınmıştır.

Ülkemizin kuruluş sürecinden bugüne gerçekleşen çağdaşlaşma ve gelişim hareketinde kadınlarımızın ekonomik, sosyal ve kültürel yaşamda erkeklerle birlikte eşit statüde topluma katılması için bu konuda reform ve devrimler yapılmıştır. Ancak 23 yıllık AKP iktidarında ülkemizde kadın hakları ciddi bir şekilde erozyona uğratılmış, kadın cinayetleri her geçen yıl endişe verici bir oranda artmış, kadının toplumdaki yeri, sosyal statüsü ve kültürel yaşamdaki yeri her geçen gün geriye gitmiştir. Bu çerçevede, 2024 yılının ilk 6 ayında 205 kaç yaşanmış, 117 kadın ise şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmiştir.

Aileyi koruma adı altında kadınlara ve çocuklara baskının her geçen gün arttığı ve ataerkil sistemin güçlendirildiği AKP iktidarında, kanunların etkin bir şekilde uygulanmaması, 6284 sayılı kanunun uygulanmaması, İstanbul Sözleşmesinin kaldırılması kadın cinayetlerinde artışa neden olmuştur.

2024 yılının ilk 6 ayındaki şüpheli ölümlerin yüzde 12'sinin ateşli silahlarla gerçekleştirilmiş olması, ülkemizde kontrolsüz bir şekilde artan bireysel silahlanmanın bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak buna rağmen, bu konuda etkin soruşturulma yürütülememesi ve ölümlerin aydınlatılamaması kamuoyunda ve kadın örgütleri arasında şüpheler oluşturmaktadır. Bu çerçevede, kadınların toplumsal cinsiyet temelli öldürülüp öldürülmediğinin açığa " çıkarılması önem arz etmektedir. Toplumsal, siyasal ve ekonomik yaşamın da her alanında var olan cinsiyet temelli eşitsizliklerin giderilmesi ve şüpheli kadın ölümlerinin aydınlığa kavuşturulması ve kadın cinayetlerinin önlenmesi için somut politika önerilerinin hayata geçirilmesi devletin asli görevlerindendir.

Ülkemizde kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri sadece bireysel bir trajedi olarak değil, aynı zamanda toplum düzeni, refahı ve güvenliği tehdit eden bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çerçevede, ülkemizde özellikle son 3 yılda gözle görünen bir artış gösteren kadın cinayetlerinin ekonomik, sosyolojik ve psikolojik nedenlerinin araştırılması, kadın cinayetlerinin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlerin ve politikaların belirlenmesi, yeni yasal düzenlemelerin tartışmaya açılması, oluşturulacak sosyal politikalar ile toplumsal bilincin yerleştirilmesi, İstanbul Sözleşmesine geri dönülmesi için çalışmaların yapılması ve kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin her yönüyle araştırılması için Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 104'üncü ve 105*inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

Serim & ağı ME (Mah PAT Yani / ahid — i Üycen Taşkın der işlerle e | Hüseua Mug Fidan YAJ 7 < İçe Ba hiye Akdi pe G4

---

**Kaynak gösterme:** Semra Dinçer (CHP, Ankara). “Kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin nedenlerinin tespit edilerek gerekli önlemlerin alınabilmesi ve yeni yasal düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1748, 2 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1748-kadina-yonelik-siddetin-ve-kadin-cinayetlerinin-nedenlerinin-tespit-edilerek-gerekli-onlem (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/a7404506-1a04-48a1-ad3a-0191c109a9e7

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
