# Yaşlılara yönelik huzurevi hizmetleri ile emeklilik sistemine yönelik sorunların tespit edilerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1774)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1774
- **Tarih:** 13 Eylül 2024
- **İlk imza:** Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars)
- **İmza sayısı:** 1
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/8bc3ad0d-3da5-4574-a62a-0191f9da33d3
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1774-yaslilara-yonelik-huzurevi-hizmetleri-ile-emeklilik-sistemine-yonelik-sorunlarin-tespit-ed

> 10/1774 esas numaralı meclis araştırması önergesi 13 Eylül 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti); 1 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Son yıllarda Türkiye'de yaşlı nüfusun hızla arttığı ve sosyal güvenlik sisteminin bu artışa yeterince yanıt veremediği görülmektedir. Geçtiğimiz günlerde, devlete ait huzurevleri ücretlerinin yüzde 200'ün üzerinde artışı ve yaşlı aylıklarının ve emekli maaşlarının mevcut ekonomik koşullar altında yaşlıların temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olması, yaşlıların ve emeklilerin onurlu bir yaşam sürmelerini imkânsızlaştırmaktadır. Ayrıca, devletin huzurevi hizmetlerini yeterince sübvanse etmemesi ve özel sektördeki hizmetlerin denetim eksiklikleri, yaşlıların sosyal ve ekonomik güvenliğini tehlikeye atmaktadır. Bu bağlamda, yaşlılık politikalarının ve huzurevi hizmetlerinin kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi ve iyileştirilmesi başta olmak üzere yaşlılara ve emeklilik sistemine dair mevcut sorunların ayrıntılı olarak araştırılması ve gerekli reformların belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98. TBMM İçtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını arz ederim.

ÖZET GEREKÇE

Türkiye'de yaşanan ekonomik kriz, yaşamın birçok alanını etkilediği gibi, huzurevi hizmetlerine erişimi de imkânsız hale getirmiştir. Devlete ait huzurevlerinin ücretleri, geçtiğimiz aya oranla yüzde 200'den fazla artarak, çift kişilik odalarda bir kişinin aylık ücreti 9 bin 300 TL, tek kişilik odalarda ise 10 bin 600 TL'ye çıkarılmış, emeklilerin ve düşük gelirli yaşlıların erişiminden tamamen uzaklaşmıştır. Bu fiyatlar, zaten zor geçinen emeklilerin ve yaşlıların temel yaşam haklarından biri olan barınma hakkını gasp eder niteliktedir.

Her insanın, yaşlılık döneminde güvenli ve onurlu bir şekilde yaşama hakkı vardır. Devletin bu hakkı garanti altına alması, sosyal politikaları bir lütuf olarak yardım ve sadaka mantığı ile değil, topluma karşı bir sorumluluk olarak ele alması gerekmektedir. Yaşlılar, bu toplumun üretken bir parçası olarak yıllarca emek vermiş bireylerdir ve emeklerinin karşılığını almaları bir hak meselesidir. Huzurevlerine yapılan fahiş zamlar ise yaşlıların yaşam hakkını ve barınma hakkını doğrudan ihlal etmektedir.

Bu noktada, devletin sosyal politikalarının yaşlıların ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi elzemdir. Huzurevleri ve yaşlı bakım hizmetleri bir sosyal hak olarak sunulmalı, ticari bir hizmet gibi ele alınmamalıdır. Devletin rolü, toplumsal refahı korumak, tüm yurttaşların olduğu gibi yaşlıların da yaşam kalitesini artırmak ve herkese eşit hizmet sunmaktır. Ancak mevcut zamlarla birlikte bu hizmetlerin büyük bir kısmı, sadece ayrıcalıklı kesimlerin erişimine açılmış durumdadır.

GEREKÇE

Türkiye'de yaşlılar, sosyal politika eksikliklerinden dolayı hak ettikleri yaşamı sürdürememektedir. Huzurevleri, her emekli ve yaşlının ücretsiz olarak faydalanabileceği bir kamu hizmeti olmalıdır. Mevcut fiyat artışları, yaşlıların insanca yaşam haklarını gasp eder nitelikte olup, geri çekilmelidir. Devlet, huzurevi hizmetlerini daha fazla sübvanse etmeli ve özel huzurevlerini sıkı bir şekilde denetlemelidir. Özel sektörde makul bir fiyatlandırma yapılmalı, kalite standartları belirlenerek huzurevlerinin hizmet kalitesi arttırılmalıdır. Yaşlı bakımında temel ilke, kâr değil, yaşlı haklarının merkezde tutularak gözetilmesi olmalıdır. Devletin yaşlılık politikaları, yaşlıların sosyal güvenlik ve bakım hizmetlerine ücretsiz erişimini garanti altına almalıdır.

Yaşlılık ve emekli aylıkları, onurlu bir yaşam sürebilmek için yeterli seviyeye çekilmelidir. Bugün, Türkiye'de birçok emekli, geçimini sağlayabilmek için ikinci, hatta üçüncü bir işte çalışmak zorunda kalmaktadır. Bu durum, sosyal güvenlik politikalarının yetersizliğini gözler önüne sermektedir. Emeklilik, bireylerin çalışmadan, rahat bir yaşam sürmeleri gereken bir dönemdir. Bu nedenle, emekli maaşları ve yaşlılık aylıkları yaşlıların temel ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye çıkarılmalı, huzurevi gibi bakım hizmetlerine erişim için ek kaynak sağlanmalıdır. Devlet, yaşlıların sosyal ve ekonomik güvenliklerini sağlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda, emekli maaşları ve yaşlılık aylıklarına yapılacak düzenlemeler yaşlıların onurlu bir yaşam sürebilmesi için kritik önem taşımaktadır.

Huzurevi hizmetleri, toplumsal refahı gözeten bir kamu hizmeti olarak sunulmalıdır. Özel sektör tarafından işletilen huzurevleri, devlet tarafından denetim altında tutulmalı ve bu hizmetlerin kâr amacı güden bir sektöre dönüştürülmesi engellenmelidir. Kâr odaklı huzurevleri, yaşlıların temel haklarını ticari bir faaliyet alanına çekmekte ve sosyal devlet ilkesine aykırı düşmektedir. Devlet, özel sektörde sunulan hizmetlerin kalite standartlarını belirlemeli, fiyatlandırmayı makul düzeyde tutmalıdır. Aynı zamanda, huzurevlerinin kalitesini artıracak etkinlikler düzenlenmeli, yaşlıların sosyal hayata aktif katılımı sağlanmalıdır. Huzurevleri, yalnızca bakım hizmeti veren kurumlar değil, yaşlıların topluma entegre olabilecekleri, sosyal haklarını kullanabilecekleri yaşam alanları olmalıdır.

Huzurevleri, yaşlı bakımında önemli bir yer tutsa da, toplum temelli yaşlı bakım hizmetleri de yaygınlaştırılmalıdır. Evde bakım hizmetleri, yaşlıların kendi yaşam alanlarında desteklenmelerini sağlayarak, toplumsal bağlarını güçlendirecek bir model sunmaktadır. Devletin evde bakım hizmetlerini genişletmesi ve bu hizmetleri ücretsiz olarak sunması, yaşlıların toplumsal yaşamdan kopmadan, aktif bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için önemlidir. Özellikle yalnız yaşayan yaşlıların, evde bakım hizmetlerinden faydalanması teşvik edilmeli, yerel yönetimlerle iş birliği içinde bu hizmetlerin kalitesi artırılmalıdır. Ayrıca, bu süreçte bakımı üstlenen aile bireylerine de daha makul ölçüde maddi ve sosyal destekler sağlanmalıdır.

İlgili sosyal politikaların merkezinde yaşlıların hakları olmalı, onların sosyal, ekonomik ve fiziksel ihtiyaçlarına yanıt verecek çözümler geliştirilmelidir. Yaşlılık, toplumun bir yükü değil, bir zenginliği olarak görülmeli; yaşlılar, deneyim ve bilgi birikimleriyle toplumsal hayata katılmaya teşvik edilmelidir. Yaşlanma politikaları, yalnızca bakım hizmetleriyle sınırlı kalmamalı; yaşlıların sosyal katılımını, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimini, güvenli barınma imkanlarını ve ekonomik refahlarını artırmayı hedeflemelidir.

Yaşlıların yaşam kalitesini yükseltmek için atılacak adımların merkezinde yaşlı hakları yer almalıdır. Yaşlılar, toplumsal hayatta ötekileştirilen ya da pasifleşen bireyler olmamalıdır. Bunun yerine, onların yaşam standartlarını iyileştirecek sosyal politikalar geliştirilmelidir. Devlet, yaşlıların temel ihtiyaçlarını karşılayacak politikalar oluşturmalı; huzurevi ve evde bakım hizmetlerini erişilebilir, ücretsiz ve kaliteli hale getirmelidir. Bu hizmetlerin yaygınlaştırılması, yalnızca yaşlıların değil toplumun refahını artıracak -çoğunlukla aileye ve özelinde ailenin içine sıkıştırılan kadına düşen- bakım yükünü hafifletecektir.

Sonuç olarak, Türkiye'deki yaşlı nüfusun artışı, devletin sosyal politika anlayışını yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılmaktadır. Huzurevi hizmetlerinden emekli maaşlarına, evde bakımdan yaşlı haklarına kadar her alanda kapsamlı reformlar yapılmalı ve yaşlıların hak ettikleri onurlu yaşam koşullarına erişimi sağlanmalıdır. Sosyal devlet, yaşlıların yalnızca bakımını değil, onların topluma katılımını da gözeten bir anlayışla hizmet sunmalıdır. Bu bağlamda, yaşlılık politikaları, yaşlıları toplumsal hayattan koparmayan, onların sosyal haklarını merkeze alan bir yaklaşımı benimsemelidir.

---

**Kaynak gösterme:** Gülüstan Kılıç Koçyiğit (DEM Parti, Kars). “Yaşlılara yönelik huzurevi hizmetleri ile emeklilik sistemine yönelik sorunların tespit edilerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1774, 13 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1774-yaslilara-yonelik-huzurevi-hizmetleri-ile-emeklilik-sistemine-yonelik-sorunlarin-tespit-ed (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/8bc3ad0d-3da5-4574-a62a-0191f9da33d3

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
