# Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde bir kız çocuğunun hayatını kaybetmesi olayının araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1810)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1810
- **Tarih:** 2 Ekim 2024
- **İlk imza:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır)
- **İmza sayısı:** 29
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/51330109-2e5f-4fb7-8523-019251a6f163
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1810-diyarbakir-in-baglar-ilcesinde-bir-kiz-cocugunun-hayatini-kaybetmesi-olayinin-arastirilmas

> 10/1810 esas numaralı meclis araştırması önergesi 2 Ekim 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP); 29 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos

2024 tarihinde kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran, ne yazık ki 8 Eylül 2024 tarihinde bir çuval içerisinde, üzeri taşlarla kapatılmış halde, daha önce defalarca aranmış olan bir bölgede cansız şekilde bulunmuştur.

Narin Güran'ın kayıp olduğu günlerde gerek arama-kurtarma çalışmalarındaki eksiklikler, gerek kolluk güçlerinin soruşturma sürecini yönetme biçimindeki skandal yanlışlar, gerekse bahse konu köydeki suskunluk ne yazık ki ülkemizdeki genel vaziyeti ortaya koymaktadır.

Toplumumuzu derinden sarsan ve vahşice işlenmiş cinayetin arkasında bireysel, toplumsal, siyasal ve idari pek çok unsurun bulunduğu, yıllardır sürdürülen cezasızlık politikalarının, devlete sırtını yaslayanın her suçu işleyebileceğine ve korunacağına dair yersiz olmayan algının etkileri tartışılmalıdır.

Zira bütün bu unsurların en son Narin Güran kaybıyla ne kadar can alıcı, can yakıcı olduğu bir kez daha görülmüştür.

Toplumda infial yaratan bu vahşi cinayet karşısında sorumluların çıkıp

"sorumlular mutlaka cezalandırılacak" sözü, bu sorunla da, faillere de gerçek bir hesaplaşma çabasına işaret etmemekte, sadece bir ezberin tekrarından ibaret kalmaktadır. Nitekim bu ülkede sayısız çocuk ve kadın cinayetinin faillerinin hiçbir zaman hakkıyla, adalet duygusunu tatmin edecek şekilde cezalandırılmadı, bir çoğunun da faili meçhul kaldığı bilinmektedir.

Anayasa'da devlete, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi verilmiştir. Ancak devlet en temel işlevini, yurttaşlarının ve özellikle çocuklar, kadınlar ve emekçiler gibi dezavantajlı kesimlerin yaşam hakkını korumamaktadır.

Bunun da arkasında, topluma sadece nefret, kin, öfke ve şiddet söylemi pompalayan, kendisi adına yapılan her türlü suçu cezasız bırakan, kutuplaşmayı derinleştirerek ömrünü uzatmaya odaklanan bir iktidarın varlığı bulunmaktadır.

Adli istatistiklere bakıldığında ülkemizin nasıl bir şiddet toplumu haline geldiği görülecektir. Ne yazık ki bu vahim tablodan en büyük zararı çocuk! KIZ > görmektedir. 2015-2023 yılları arasında "çocukların cinsel istismarı" suğ AA? ilişkin açılan dosya sayısı yüzde 94 artmış ve 40 bini geçmiştir. 2023't Tee) 66 binden fazla soruşturmanın her birinde en az bir çocuk mağdur TÜİK istatistiklerine göre güvenlik birimlerinin önüne mağdur olarak getirilen çocuk sayılarına bakıldığında ise 2023'te cinsel saldırı mağduru 26 bin; yaralama

. mağduru 134 bin; tehdit mağduru 10 bin; kaçırılma, ihmal, kötü muamele gibi aile düzenine karşı suçlar mağduru 20 bin ve cinayet vb. suçları da ihtiva eden diğer suçların mağduru 30 bin çocuğumuzun bulunduğu görülmektedir.

Uzmanlar, vakaların sayısının çok daha yüksek olabileceğini, çünkü Türkiye'de çocuğun güçsüzlüğü ve savunmasızlığının en çok çocuğu tanıyan aile üyeleri tarafından sömürüldüğünü ve birçok olayın aile içinde, gizli kaldığını belirtmektedirler.

Ne yazık ki uzmanların bu tespitleri Narin Güran cinayetinde de karşımıza çıkmış, küçük bir kız çocuğunun vahşice öldürülmesi karşısında koca bir köy sessiz kalırken, iktidar mensupları da aile olan dostluklarından ve ailenin mağduriyetinden söz edebilmiştir. Yani ülkemizde çocukların maruz kaldığı şiddet olaylarının siyasi, idari, adli ve sosyolojik boyutları Narin Güran cinayetinde neredeyse tüm yönleriyle görünür olmuştur.

Narin Güran cinayetinin bütün yönleriyle araştırılarak; çocukların her türlü şiddet, taciz, istismar, sömürü, ihmal ve yoksunluktan korunması, uluslararası sözleşmelerin de işaret ettiği temel çocuk haklarının sağlanması için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98. ve İçtüzüğün 104 ve 105. Maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 1.10.2024

---

**Kaynak gösterme:** Mustafa Sezgin Tanrıkulu (CHP, Diyarbakır). “Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde bir kız çocuğunun hayatını kaybetmesi olayının araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1810, 2 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1810-diyarbakir-in-baglar-ilcesinde-bir-kiz-cocugunun-hayatini-kaybetmesi-olayinin-arastirilmas (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/51330109-2e5f-4fb7-8523-019251a6f163

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
