# Çobanlık yaparken hayatını kaybeden kişilerle ilgili devam eden dava süreçlerinin akıbetine ilişkin bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1855)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1855
- **Tarih:** 9 Ekim 2024
- **İlk imza:** Sırrı Sakik (DEM Parti, Ağrı)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/75257815-26e4-4085-89e4-019275776ee4
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1855-cobanlik-yaparken-hayatini-kaybeden-kisilerle-ilgili-devam-eden-dava-sureclerinin-akibetin

> 10/1855 esas numaralı meclis araştırması önergesi 9 Ekim 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Sırrı Sakik (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye'de uzun yıllardır güvenlik güçlerinin dahil olduğu ölümlü olaylarda savcılıkların aldığı tavır tartışma konusu olmaktadır. Bu durum ile ilgili onlarca örnek arasından sadece son yıllardaki birkaç örnek bu durumu açıkça ortaya koyacaktır. 25 Eylül günü Ömer Deniz Doğubayazıt'ta çobanlık yaparken askeri kontrol noktasının 200 metre yakınında silahla katledilmiş halde bulundu. Hemen gizlilik kararı alan savcılık iki hafta geçmesine rağmen ailesi ve kamuoyuyla tek bir bilgi dahi paylaşmadı. Davalarla ilgili benzer akıbetler birçok başka dosyada da ortaya çıkmaktadır. 4 Mayıs 2019*da Hakkâri Yüksekova'da Çobanlık yapan Sertip Şen karakol ve üs bölgesinin hemen yanında kalbinden vurularak öldürülmüş, dava dosyasında herhangi bir ilerleme olmamıştı. 11 Eylül 2020 günü Van'ın Çatak ilçesinde gözaltına alınıp helikoptere bindirilen Servet Turgut gördüğü kötü muamele sonrası hayatını kaybetmiş geçen 4 yıl boyunca dava ile ilgili tek bir ilerleme olmamış sadece ölümü haberleştiren gazetecilere ceza verilmiştir. Söz konusu ölümlerin faillerinin ortaya çıkarılması, adil bir yargılamanın sağlanması ve kolluk güçlerinin karıştığı suçların tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla Anayasanın 98. ve Meclis İçtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırma sürecinin başlatılması gereğini arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Türkiye'de maalesef kolluk güçlerinin karıştığı ölümle sonuçlanan vakalarda savcılık makamının çok yavaş ve eksik davrandığı kamuoyunun bildiği bir gerçektir. 1990'lı yıllardan beridir birçok davada deliller kaybolmuş, yargılamalar sürüncemede bırakılmış, zaman aşımı ve beraatlar peş peşe gelmiştir.

Son olarak Ağrı ilinin Doğubayazıt ilçesi İran sınırında bulunan Çiftlik köyü Türkmen

(Cewekümbet) mezrasında çobanlık yapan 33 yaşındaki Ömer Deniz 25 Eylül'de askeri noktaya 200 metre uzaklıkta silahla öldürülmüş olarak bulundu. Savcılık üzerinden haftalar geçmesine rağmen dosyada gizlilik kararı almış ve aileyle kamuoyuna herhangi bir açıklamada bulunmamıştır. Yüksek çözünürlüklü ve en son teknolojiyle donatılmış gece görüşlü kameralarla bezeli kontrol noktasının dibinde gerçekleşen ölüme dair hızlıca gizlilik kararı alınarak hiçbir açıklama yapılmamış olması, geçmişte sayısız örneğine rastladığımız diğer kolluk güçlerinin karıştığı ölümlü suçları gündeme getirmiştir.

4 Mayıs 2019'da Hakkâri Yüksekova'ya bağlı Onbaşılar (Wargenima) köyünde çobanlık yapan Sertip Şen köydeki karakol ve üs bölgesine çok yakın bir noktada vurulmuş ve bu noktaya ambulansın girişine izin verilmeyerek tıbbi müdahalenin yapılması engellenmiş ve Şen kan kaybından hayatını kaybetmiştir. Aradan geçen 5 yılda herhangi bir tutuklama gerçekleşmemiştir. Kamuoyunun yakından bildiği Servet Turgut cinayetinde de durum benzer bir şekilde devam etmektedir. Van'ın Çatak İlçesi"nden düzenlenen operasyon sonrası 7 çocuk babası 65 yaşındaki Servet Turgut ve 8 çocuk babası Osman Şiban'ın "şüpheli" sıfatıyla gözaltına alınıp helikoptere bindirildikten 2 gün sonra Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakımında "yüksekten düşme" notuyla yatırıldıkları ortaya çıktı. Daha sonra hayatını kaybeden Servet Turgut ve Osman Şiban davasında herhangi bir askeri görevliye ceza verilmeyip dava sürüncemede bırakıldığı halde bu ölümü haberleştiren gazetecilere ve ağır kötü muamele sonucunda hafızasını yitiren Osman Şiban'a ceza verildi. Bu şekilde örnek verilecek adil yargılamanın olmadığı onlarca dava mevcuttur.

Eski sabık bakan Süleyman Soylu "her şeye hakimiz, her yeri gözetliyoruz, herkesi ayakkabı numarasına kadar biliyoruz" dediği halde bütün yüksek teknolojili gözetleme imkanlarına rağmen öldürme suçlarına karışanlar askeri güçler olduğunda sanki bütün kameralar kör, bütün kulaklar sağır, bütün diller lal olmaktadır. Katledilenlerin yakınları ve kamuoyu bu adaletsiz durumu görmekte ve bu davalarda yaşanan hukuksuzlukların giderilmesini talep etmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi sistematik bir hal alan kolluk güçlerinin karıştığı cinayetlere dair kamuoyunun ve ölenlerin yakınlarının adalet talebine cevap vermeli, bu konuda ivedilikle bir araştırma komisyonu kurmalıdır.

---

**Kaynak gösterme:** Sırrı Sakik (DEM Parti, Ağrı). “Çobanlık yaparken hayatını kaybeden kişilerle ilgili devam eden dava süreçlerinin akıbetine ilişkin bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1855, 9 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1855-cobanlik-yaparken-hayatini-kaybeden-kisilerle-ilgili-devam-eden-dava-sureclerinin-akibetin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/75257815-26e4-4085-89e4-019275776ee4

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
