# Suriyeli sığınmacıların Mersin ili üzerindeki sosyal ve ekonomik etkilerinin tüm yönleriyle incelenerek gerekli tedbirlerin alınabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1970)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1970
- **Tarih:** 25 Ekim 2024
- **İlk imza:** Gülcan Kış (CHP, Mersin)
- **İmza sayısı:** 23
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/d050c410-59fc-4750-84fc-0192dd5b14f4
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1970-suriyeli-siginmacilarin-mersin-ili-uzerindeki-sosyal-ve-ekonomik-etkilerinin-tum-yonleriyl

> 10/1970 esas numaralı meclis araştırması önergesi 25 Ekim 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Gülcan Kış (CHP); 23 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

"Suriyeli Sığınmacıların Mersin İli Üzerindeki Sosyal, Ekonomik ve Güvenlik Etkilerinin Araştırılması" amacıyla Anayasa'nın 98 inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi

İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim. A ka GEN G İV VU ELİ yaarsMn— Nu v

GEREKÇE

1l yılında başlayan Suriye İç Savaşı ile birlikte tarihinin en büyük mülteci krizlerinden birini yaşamaktadır. Bu süreç Türkiye'yi, dünyada en fazla Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke konumuna getirmiştir. İçişleri Bakanlığının verilerine göre; 2024 yılı itibarıyla Türkiye'de bulunan Suriyeli sığınmacı sayısı 3,1 milyonu aşmış, bu durum özellikle Mersin gibi illerde sosyal, ekonomik ve güvenlik dengelerini derinden etkilemiştir. Mersin'de 201 bin 898 Suriyeli sığınmacının bulunduğu ve bu sayının doğal nüfus artışı ve yeni göç dalgalarıyla daha da yükselebileceği öngörülmektedir.

İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri operasyonları ve Orta Doğu'da yaşanan geniş çaplı gerilimler, Türkiye'ye yönelik yeni bir göç dalgası olasılığını artırmıştır. Lübnan'daki milyonlarca Suriyeli ve Filistinli sığınmacının Türkiye'ye göç etme ihtimali, hükümetin ülke sınırlarını hesapsızca herkese açtığı da göz önünde bulundurulduğunda, özellikle Mersin gibi kentler için ek bir risk oluşturmaktadır. Halihazırda Suriyeli sığınmacı nüfusunun etkileriyle başa çıkmakta zorlanan Mersin, olası yeni göç dalgaları ile daha karmaşık bir krizle karşı karşıya kalabilir. Bu nedenle, sadece mevcut sığınmacı nüfusun değil, aynı zamanda Lübnan'dan gelebilecek yeni sığınmacı akınlarının da sosyal ve ekonomik yapılar üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi zorunlu hale gelmiştir.

Lübnan'dan Türkiye?ye doğru bir sığınmacı akını, mevcut kaynakların yönetiminin daha da zorlanmasına ve sosyal uyum süreçlerinin karmaşıklaşmasına neden olacaktır. Lübnan, halihazırda Suriyeli ve Filistinli sığınmacılar için bir geçiş noktasıdır ve Türkiye?ye doğru yeni bir göç dalgası, başta Mersin olmak üzere birçok kentimizde güvenlik ve sosyal hizmetler üzerinde ciddi bir baskı yaratacaktır. Bu durum, yerel halkla sığınmacılar arasında gerilimlerin artmasına, suç oranlarının yükselmesine ve kamu hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin zora girmesine yol açacaktır.

Türkiye'nin halihazırdaki sığınmacı politikası belirsizliğini korumakta ve sığınmacıların akıbeti bilinmemektedir. Bu durum hem Türk vatandaşlarının hem de sığınmacılar için öngörülemez bir gelecek doğurmaktadır. Türkiye'deki Suriyeli sığınmacı krizine yönelik politika yapıcıların dikkat etmesi gereken temel meselelerden biri, bu nüfusun ekonomik ve toplumsal entegrasyon süreçleridir. Ancak entegrasyon süreçleri derin bir eleştiriye tabi tutulmalıdır. Entegrasyonun salt ekonomik ölçütlerle ele alınması, sosyal uyum ve güvenlik gibi önemli meseleleri göz ardı etme riskini taşımaktadır. Sosyal bilim literatüründe de sıkça vurgulandığı üzere, ekonomik entegrasyon tek başına yeterli olmamakta, sosyal uyumun derinleştirilmesi, toplumun geneli açısından dahâ sürdürülebilir sonuçlar doğurmaktadır. Mersin özelinde gözlemlenen sorunlar, bu eleştiriyi daha da önemli hale getirmektedir.

Türkiye ile Almanya arasında gerçekleştirilen görüşmelerde, suç işleyen Suriyeli mültecilerin ülkelerine iadesi ve Türkiye'nin göçmen politikası gündeme gelmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye ve Lübnan'dan gelen mültecilere Türkiye'nin kapılarının her zaman açık olduğunu vurgularken, Almanya Başbakanı Scholz ise ülkesinin güvenliğini ön planda tutarak suç işleyen mültecilerin Türkiye'ye gönderilmesini teklif etmiştir. Bu bağlamda, Türkiye'nin göç politikalarının ve Avrupa Birliği ile yapılan iş birliklerinin, ülkemizdeki sosyal ve ekonomik dengelere etkilerinin incelenmesi, kamuoyunda oluşan baskıların göz önüne alınarak mülteci politikasının yeniden değerlendirilmelidir. Ayrıca Türkiye'nin mevcut sığınmacı politikalarının yerelde nasıl işlediği, sığınmacıların Mersin'deki sosyal ve ekonomik koşullara nasıl etki ettiği, suç oranlarına ilişkin endişelerin bilimsel verilere dayanarak incelenmesi gerekmektedir.

Bu Meclis Araştırma Önergesi, hem Mersin ilinde halihazırda bulunan Suriyeli sığınmacıların, hem de Lübnan'dan gelebilecek potansiyel sığınmacıların kent üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde incelemeyi ve bu sorunlara yönelik politikalar geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu araştırma önergesi, yerel halkın güvenliğini sağlamak ve sosyal uyum süreçlerini desteklemek için gereken adımların atılmasını sağlayacaktır.

---

**Kaynak gösterme:** Gülcan Kış (CHP, Mersin). “Suriyeli sığınmacıların Mersin ili üzerindeki sosyal ve ekonomik etkilerinin tüm yönleriyle incelenerek gerekli tedbirlerin alınabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1970, 25 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1970-suriyeli-siginmacilarin-mersin-ili-uzerindeki-sosyal-ve-ekonomik-etkilerinin-tum-yonleriyl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/d050c410-59fc-4750-84fc-0192dd5b14f4

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
