# Kadınlara ve çocuklara yönelik dijital iletişim araçları aracılığı ile uygulanan psikolojik ve cinsel tacizin önlenebilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/1995)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/1995
- **Tarih:** 25 Ekim 2024
- **İlk imza:** Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/e3b80403-8fa7-4cb0-a336-0192e1991d34
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-1995-kadinlara-ve-cocuklara-yonelik-dijital-iletisim-araclari-araciligi-ile-uygulanan-psikoloji

> 10/1995 esas numaralı meclis araştırması önergesi 25 Ekim 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Nejla Demir (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Kadınlara yönelik şiddet önemli bir insan hakları ihlalidir. Türkiye'de kadınlara yönelik şiddet, zaman içerisinde türleri değişip farklılık gösterse de çeşitli boyut ve mecralarda varlığını dünya ortalamasını aşacak düzeyde devam ettirmektedir. Son dönemlerde koşulların ortaya çıkardığı yeni bir şiddet türü olarak kabul edilen dijital iletişim araçları aracılığıyla uygulanan psikolojik, cinsel, ekonomik zarar vermeyi amaçlayan saldırılarda kadınlara yönelik şiddetin dijital ortamda da artarak devam ettiğini göstermektedir. Kadınlara ve çocuklara yönelik artan dijital şiddete dair gerekli tedbirlerin alınması, sosyal destek programlarının belirlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan kadın odaklı yasal düzenlemelerin yapılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci İç Tüzüğün 104"üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederiz.

Kadınlara yönelik şiddet, zaman içerisinde farklı boyut ve şekillerde kendini yenilemekte ve karşımıza çeşitli türlerde yeniden çıkmaktadır. Nitekim 1993 tarihli Birleşmiş Milletler Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi'nde, şiddetin türleri fiziksel, ruhsal ve cinsel şiddet olarak belirtilmiştir. 2011 tarihli İstanbul Sözleşmesi'nde ise ekonomik zarar veya ekonomik baskı da kadınlara yönelik şiddet türlerinden biri olarak tanımlanmıştır. Sözleşmenin hazırlandığı tarihlerde fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şiddet türlerine yer verilmiştir. Aradan geçen süre içerisinde ise "dijital şiddet" de görünür bir şiddet türü haline gelmiştir. Dijital şiddet, dijital iletişim araçları aracılığıyla uygulanan psikolojik, cinsel, ekonomik zarar vermeyi amaçlayan saldırılardır.

Türkiye'nin, kadınlara yönelik fiziksel, cinsel ve ekonomik şiddet ile kadın hak ve özgürlükleri noktasında dünya ortalamasının son sıralarında, kadına dönük her türlü şiddet ve hak ihlali sıralamasında ise ilk sıralarda yer aldığı bilinmektedir. Kadınların maruz kaldıkları çok boyutlu sömürü ve anti-demokratik uygulamalarla kendilerine dayatılan onur kırıcı yaşam koşulları gün ve gün artmakta ve buna dönük herhangi bir yasal düzenleme getirilmemektedir. Türkiye'de uygulanan politikaların sonucunda oluşan, kadını yok sayan eril söylemler ve uygulamalar sonucu kadınların şiddete uğraması, katledilmesi artarak devam ederken alınması gereken önlemler alınmamakta, koruyucu ve önleyici tedbirleri hayata geçirme yükümlülüğü bulunan siyasi iktidar sorumluluklarını yerine getirmemektedir. Buna göre, 2024 yılının başından Ekim ayına kadar yaklaşık 300 kadın cinayeti işlenirken, cinsel, ekonomik, fiziksel ve dijital şiddet içeren suçlarda bu sayı ikiye üçe katlanmaktadır. Kadınlara uygulanan şiddet içerikli suçlarda suçlulara verilen cezasızlık indirimleri sonucu, kadına yönelik şiddet ve katliamlar her gün artmakta ve şiddetin biçim değiştirerek farklı boyutlar kazanmasına neden olmaktadır. Siyasi iktidarın kadına yönelik şiddet ile etkin mücadele bir yana, bu şiddeti meşrulaştıran, çözümsüzlüğü derinleştiren politikalarda ısrar ettiğini görüyoruz. Son olarak, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesi hükümetin bu politikalarını deşifre etmiştir. Hali hazırda yaşam hakları konusunda güvencesiz olan kadınların maruz kaldıkları dijital şiddet konusunda da şiddeti önleyecek yasal düzenlemelerin mevcut olmadığı ve dijital mecralarda gerçekleştirilen ısrarlı takip konusunda da düzenlemelerin yetersiz oluğu görülmektedir. Dijital mecralarda özellikte kadınların hedef gösterilmesi, dijital şiddet ve dijital ayrımcılığa da maruz kalmalarına neden olmaktadır. Devlet kurumlarından ve özel şirketlerden sızdırılan bilgilerin parayla satıldığı internet sitelerinde, kişilerin T.C. kimlik numarası, adresi, okul kaydı, ilaç kaydı gibi bilgilerinin toplam sorgulanma sayısının yaklaşık 89 milyonu bulduğu belirtilmektedir. Bu tür siteler kadınlara yönelik dijital şiddetin artmasına sebebiyet vermektedir. Dijital şiddet ile devlet yurtlarında kalan kız çocuklarının maruz bırakıldığı şiddeti ortaya çıkaran Dilek Ekmekçi, bu mücadelesi sebebiyle tutuklanmıştır. İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil'in katledilmesi kadınlara yönelik özellikle dijital mecralarda başlayan şiddetin en yakıcı halini gün yüzüne çıkarmıştır. Son zamanlarda özellikle çocukların kimi dijital iletişim kanallarıyla fotoğraflarının elde edilmesi ve bu fotoğrafların yayımlanması, çevrim içi iletişim araçları ile çocukla cinsel içerikli iletişim kurulması, çocuğun kamera karşısında cinsel içerikli davranışlarda bulunmaya zorlanması gibi çevrim içi çocuk taciz ve istismar olaylarının arttığı basına ve kamuoyuna yansımıştır.

Bu bağlamda; kadınlara ve çocuklara yönelik artan dijital şiddete dair, gerekli tedbirlerin alınması, sosyal destek programlarının belirlenmesi ile kadınların ve çocukların maruz kaldıkları çok boyutlu şiddet ve her türlü cinsiyetçi şiddetin önlenmesi, devlet politikalarında toplumsal cinsiyet eşitliğinin temel alınması, koruma ve tedbir kararlarının etkili uygulanması, kadına karşı şiddet ile mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü ve etkili işbirliği içeren politikaların hayata geçirilmesi, uluslararası sözleşmelerin de gerektirdiği sosyal destek programlarının belirlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan kadın odaklı yasal düzenlemelerin yapılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104'üncü ve 10'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

---

**Kaynak gösterme:** Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Kadınlara ve çocuklara yönelik dijital iletişim araçları aracılığı ile uygulanan psikolojik ve cinsel tacizin önlenebilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/1995, 25 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-1995-kadinlara-ve-cocuklara-yonelik-dijital-iletisim-araclari-araciligi-ile-uygulanan-psikoloji (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/e3b80403-8fa7-4cb0-a336-0192e1991d34

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
