# Türkiye'deki Gürcü mirasının ve kültürünün korunması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2000)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2000
- **Tarih:** 31 Ekim 2024
- **İlk imza:** Celal Fırat (DEM Parti, İstanbul)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/850978f3-4ea2-4f4f-b4f0-0192e783c6a7
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2000-turkiye-deki-gurcu-mirasinin-ve-kulturunun-korunmasi-icin-yapilmasi-gerekenlerin-belirlenm

> 10/2000 esas numaralı meclis araştırması önergesi 31 Ekim 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Celal Fırat (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Gürcü dili, binlerce yıllık bir geçmişe sahip olup, Gürcü halkının kimliğinin temel taşlarından biridir. Gürcücenin tarihsel önemi, sadece bir iletişim aracı olmasının ötesinde, Gürcü halkının kültürel, mekânsal, edebi ve sanatsal mirasının taşıyıcısı olmasından kaynaklanmaktadır. Ancak milyonlarca Gürcü'nün yaşadığı Türkiye'de, Gürcülerin ana dilini öğrenip, yaşatabilmesi için gerekli destekler sunulmamış ve kültürel mirasının korunması için imkanlar yaratılmamış ve önemli oranda tahrip edilmesinin önüne geçilememiştir. Türkiye'de yaşayan Gürcü halkının anadillerini öğrenmelerinin ve yaşatılmasının önündeki engellerin kaldırıp, kültürel mirasının korunması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla

Anayasa'nın 98*inci, İç tüzüğün 104üncü ve 105*inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması

açılmasını saygılarımla arz ederim.

GEREKÇE

Osmanlı İmparatorluğu'nun 1578 yılında Gürcistan bölgesine girmesiyle beraber Gürcü halkının sınırları ikiye bölünmüştür. Artvin'in de içinde bulunduğu bölgenin adı Gürcücede Tao-Klarceti bölgesidir. Tao-Klarceti bölgesi, Artvin Gürcüleri ve Sakarya, Batı Anadolu ve Marmara'ya göç eden Gürcülerle birlikte Türkiye'de yaklaşık bir milyonun üzerinde Gürcü yaşamaktadır. Türkiye'de yaşayan Gürcüler kendi dilinde eğitim yapabilme ya da kendi kültürünü yaşatabilme imkânlarından yoksun bulunmaktadır. Türkiye coğrafi olarak, 8., 9. ve 10. yüzyıllarda tarihi Gürcistan'ın merkezi konumunda olan Artvin civarında birçok tarihi eserin, köprünün ve maddi kültür mirasına sahiptir.

Bu maddi kültür miraslarının ezici çoğunluğunun deforme olması, yıkılmış olması ya da bir kısmının yurttaşlar tarafından ahır olarak kullanılması ve içinde altın hazine arama nedenleriyle tahrip edilmesi söz konusudur. Bu maddi kültür miraslarına ivedilikle sahip çıkılmalı, restore edilmeli, yenilenmeli ve dünya ibadetine açılması sağlanmalıdır. Bu anlamda Türkiye Gürcüleri için ibadet edebilecekleri kendi kültürlerinin özgün alanlarının olmaması, Türkiye Gürcülerinin kendi kültürünü yaşatma sorununun örneklerinden bir tanesidir.

Ayrıca, Türkiye Gürcüleri için Gürcüce dili ve edebiyatı bölümleri Sakarya, Rize ve Kars'ta bulunmakta ancak Artvin'de bulunmamaktadır. Oysaki Türkiye Gürcülerinin en yoğun yaşadığı Artvin'de Gürcü dili ve edebiyatı araştırma merkezi veya fakültesi olmaması çok ciddi bir eksikliktir.

Türkiye genelinde Gürcüce ile ciddi anlamda dil kaybının yaşandığı ve anadilde konuşmanın azaldığı görülmektedir. Uluslararası pedagoji uzmanlarının "İnsanların en başarılı olduğu bilimsel, kültürel ve sanatsal alanda başarılı olabilmesi için annesinin dilinden duyduğu dilde eğitim ve sanatını gerçekleştirmiş olması gerekir" ilkesi önemlidir. Bu nedenle, Türkiye

Gürcüleri kendi dillerini öğrenebilme ve yayın yapabilme imkânlarına sahip olmalıdır.

Yaşayan dillerin ve kültürlerin korunması, bir toplumun kimliğinin ve tarihi birikiminin önemli bir parçasıdır. Özellikle, Türkiye gibi zengin bir kültürel çeşitliliğe sahip olan ülkelerde, bu dillerin ve kültürlerin korunması ve geliştirilmesi, toplumsal çeşitliliğin ve zenginliğin devamı için kritik bir öneme sahiptir.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy ile Gürcistan Başbakan Yardımcısı ve Kültür ve Spor Bakanı TheaTsulukiani 1 Ocak 2024 tarihinde, İstanbul'da düzenlenen bir törende Türkiye ile Gürcistan arasında "Kültürel İş Birliği Programı"nı imzalayarak, Türkiye'deki Gürcü kültürel mirasının korunmasına ve kültürünün yaşatılmasına dair anlaşma sağlanmıştır. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, bu anlaşmaya dair hedefleri şu sözlerle ifade etmiştir: "Gürcistan ile ortak kültürel ve tarihi mirasa sahibiz. Ortak değerlerin korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması hepimizin öncelikli görevi ve hedefidir. İmzalamış olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gürcistan Hükümeti arasında 2024- 2028 yılları için Kültürel İş Birliği Programı ile her iki ülke topraklarındaki kültürel mirasın korunması ve restorasyonu için bir çalışma grubu oluşturulacak ve eylem planı hazırlanacaktır." Fakat bu iki ülke arasında gerçekleşen bu anlaşma ve bakanın ilgili açıklamalarına karşın aradan 7 ay geçmesine rağmen Gürcü kültürel mirasının korunmasına dair herhangi bir gelişme söz konusu değildir.

Bu anlamda Anadolu ve Kafkasya'nın kültürel mirasının en önemli parçalarından birisi olan ve binlerce yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Gürcü dili ve kültürünün topraklarımızın en değerli zenginliklerinden birisi olduğu gerçekliği ile, Türkiye'de yaşayan Gürcü halkının anadillerini öğrenmelerinin ve yaşatılmasının sağlanması ve kültürel mirasının korunması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılabilmesi amacıyla meclis araştırması açılması elzemdir.

---

**Kaynak gösterme:** Celal Fırat (DEM Parti, İstanbul). “Türkiye'deki Gürcü mirasının ve kültürünün korunması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2000, 31 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2000-turkiye-deki-gurcu-mirasinin-ve-kulturunun-korunmasi-icin-yapilmasi-gerekenlerin-belirlenm (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/850978f3-4ea2-4f4f-b4f0-0192e783c6a7

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
