# Başta emekliler olmak üzere ücretli çalışanlar ve dar gelirlilerin yaşadıkların sorunların çözülebilmesi ve yoksulluğun önlenebilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2062)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2062
- **Tarih:** 19 Kasım 2024
- **İlk imza:** Ali Mahir Başarır (CHP, Mersin); Gökhan Günaydın (CHP, İstanbul); Murat Emir (CHP, Ankara)
- **İmza sayısı:** 3
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/6f5c04f4-f9c6-41e5-aae9-01934db1274e
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2062-basta-emekliler-olmak-uzere-ucretli-calisanlar-ve-dar-gelirlilerin-yasadiklarin-sorunlarin

> 10/2062 esas numaralı meclis araştırması önergesi 19 Kasım 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Ali Mahir Başarır (CHP); 3 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye, ucube başkanlık sistemine geçiş sürecinden başlayarak bugüne kadar uygulanan, ülkenin geleceğini hiçe sayan, seçim ve referandum kazanmaya, kamu kaynaklarını küçük bir kesime aktarmaya odaklanmış politikalar yüzünden oldukça derin bir ekonomik krize sürüklenmiştir.

Ekonomi yönetimi liyakat sahiplerine değil Cumhurbaşkanının aile bireylerine emanet edilmiş, başta Merkez Bankası ve TÜİK olmak üzere tüm kurumsal yapı çökertilmiş, ülke yönetimine her alanda akıl dışı ve çarpık uygulamalar egemen kılınmıştır. Başkanlık sistemine geçişin hemen daha ilk günlerinde yaratılan "ver papazı al papazı" benzeri krizlerle, Türkiye uluslararası düzeyde de öngörülemez ve güvenilmez bir ülke haline getirilmiştir.

Hiçbir bilimsel temeli olmayan ve tüm uyarı ve eleştirilere rağmen tek adam tarafından uygulamaya konulan, daha sonra yine iktidar mensupları tarafından rasyonel olmadığı ilan edilen "faiz sebep enflasyon sonuç" benzeri teorilere dayandırılan bir çok ekonomik karar ve politika, sistemin kendiliğinden yarattığı ekonomik krizi daha da derinleştirmiştir.

İktidar mensupları, yarattıları yüksek enflasyonu dizginleyebilmek için hiçbir fedakarlıkta bulunmayıp kamu kaynaklarını kendi konforları ve yandaşları için bol bol harcarken, faturayı çalışanlara, emeklilere ve yoksullaştırdığı vatandaşlara ödettirmek istemektedir.

2008 yılında içinden çıkılmaz hale getirilen emeklilik sisteminin mali yükü bahane edilerek, yıllarca çalışarak prim ödemiş vatandaşlar emekliliklerinde açlık sınırının bile oldukça altında aylıklarla geçinmeye zorlanmaktadır. Sosyal güvenlik sistemi 15 milyon 666 bin dosyadan 16 milyon 480 bine yakın vatandaşımıza emekli, dul, yetim, işgöremezlik, malullük aylığı almaktadır. Bu 15 milyon 666 bin dosyadan ödenen aylıkların 4 milyondan fazlasının Kök aylığı altında kaldığı için 12 bin 500 liraya tamamlanmaktadır. Eğer yeni bir yasal düzenleme yapılmazsa bu vatandaşların çoğunluğu 2025 yılında da aynı aylıkla geçinmeye zorlanacaktır. Ortalama emekli aylığı 17 bin lira civarında kalmaktadır. Emekli aylıkları TÜİK'in enflasyon oranları baz alınarak hesapları ktadı. > > TÜİK'in enflasyonunun gerçek hayatta karşılığının olmadığı, yaşanan ve Ssedilenin , HARCI bunun kat-kat üzerinde olduğu bilinmektedir. Bu nedenle TÜİK enflasyonu baz alınarak yapılan hesaplamalar emeklilerin sefaletini oartırakmaktan başka bir işe yaramamaktadır.

Aynı durum ücretle çalışanlar için de geçerlidir. Emekli, ücretli ve diğer sabit ve dar gelirliler, bu iktidar döneminde gerekte üç haneli rakamlara yükselen enflasyon nedeniyle derin bir yoksullaşma sürecine itilmiştir. Kamu çalışanları da dahil 20 milyona yakın ücretli çalışanın yarısına yakını asgari ücretle geçinmeye çalışmaktadır. İktidar asgari ücrete de kendisinin belirlediği ve tarihte hiçbir zaman gerçekleşmemiş enflasyon hedefi kadar zam yapmanın yollarını aramaktadır.

Bu iktidar döneminde ücretlere ve emekli aylıklarına enflasyon oranından daha fazla zam yapıldığı ileri sürülmektedir. Ancak, TÜİK'in enflasyonu eksik açıklaması yüzünden emekli aylıkları ve ücretlerde gerçekte yaşanan reel erime gizlenmektedir. Emeklilerin ve ücretlilerin satınalma gücü hızla erimektedir.

TÜİK oldukça düşük bir yoksulluk sınırını esas alarak Türkiye'deki yoksul sayısını 18 milyon olarak açıklamaktadır. Bu yani her beş kişiden birinin yoksul olduğunu göstermektedir. Sendikalar tarafından hesaplanan açlık ve yoksulluk sınırları dikkate alındığında ortaya çıkan gerçek yoksul sayısı bunun kat kat üzerindedir.

Bu ucube başkanlık sisteminin neden olduğu içinde bulunulan ekonomik krizden çıkış yollarının aranması, başta emekliler, ücretli çalışanlar, dar ve sabit gelirlilerin yaşadığı sorunların çözümü ve yoksulluğun önlenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

---

**Kaynak gösterme:** Ali Mahir Başarır (CHP, Mersin) ve diğerleri. “Başta emekliler olmak üzere ücretli çalışanlar ve dar gelirlilerin yaşadıkların sorunların çözülebilmesi ve yoksulluğun önlenebilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2062, 19 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2062-basta-emekliler-olmak-uzere-ucretli-calisanlar-ve-dar-gelirlilerin-yasadiklarin-sorunlarin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/6f5c04f4-f9c6-41e5-aae9-01934db1274e

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
