# Toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkını kullanan vatandaşların karşılaştıkları hak ihlallerine ilişkin sorunların tespit edilerek gerekli tedbirlerin alınabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2182)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2182
- **Tarih:** 24 Aralık 2024
- **İlk imza:** Selçuk Özdağ (Saadet Partisi, Muğla)
- **İmza sayısı:** 1
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/5c34c4b5-6225-4619-988a-0193f849f770
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2182-toplanti-gosteri-ve-yuruyus-hakkini-kullanan-vatandaslarin-karsilastiklari-hak-ihlallerin

> 10/2182 esas numaralı meclis araştırması önergesi 24 Aralık 2024 tarihinde verildi; ilk imza: Selçuk Özdağ (Saadet Partisi); 1 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri uyarınca, aşağıda gerekçesi belirtilen hususların araştırılması amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 24.12.2024

GEREKÇE

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik geçtiğimiz günlerde TRT World Forum 2024 açılış konuşması sırasında İsrail'e yönelik ticaretin durdurulmasını konu alan protesto ve sonrasında gelişen olaylar, demokratik toplum düzeninin korunması ve hukukun üstünlüğünün teminat altına alınması açısından derinlemesine incelenmesi gereken bir süreci gündeme taşımıştır. Protesto hakkı, Anayasa ile güvence altına alınmış bir ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmekte olup, bu hakkın kullanılmasının ardından yaşanan gözaltı ve tutuklama sürecinde ciddi hak ihlali iddiaları ortaya atılmıştır. protestocuların gözaltına alınmalarını müteakip, 18 saat boyunca yemek verilmediği, temel insani ihtiyaçlarının karşılanmasının engellendiği, namaz kılma ve lavabo ihtiyaçları için uzun süre bekletildikleri ileri sürülmektedir. Bu iddialar, Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'nın 17. maddesi ile güvence altına alınan insan onuruna saygı ilkesinin ihlal edildiğini göstermektedir.

Eğer bu ihlaller doğruysa, ilgili emniyet yetkilileri, görevlerini kötüye kullanarak hukuka aykırı bir şekilde hem Türkiye'nin demokratik değerlerini hem de devletin uluslararası itibarını zedelemiştir. (-Soruşturmanın selameti açısından, bu süreçte adı geçen emniyet yetkililerinin derhâl görevden alınması ve haklarında hızlı ve şeffaf bir

• soruşturma yürütülmesi gerekmekteyken böyle bir uygulama kısmen yapılmıştır.-)

Örnek vermek gerekirse, tutuklanan kadın protestocuların cezaevine giriş sırasında başörtülerinin kesilerek dini inançlarının alenen ihlal edildiği iddiası, hem bireysel özgürlükler hem de dini haklar açısından kabul edilemez bir durumdur. Kızlarının bu duruma maruz kaldığını gören ailelerin yaşadığı travma, toplumda infial oluşturmuş, Türkiye'nin insan haklarına dayalı hukuk devleti ilkesini tehdit etmiştir. Bu eylemlerin, infaz koruma memurları ya da diğer yetkililer tarafından gerçekleştirilmiş olması halinde, ilgili kişilerin kimliklerinin tespit edilerek görevden uzaklaştırılmaları ve gerekli idari ve cezai işlemlerin başlatılması bir zorunluluktur. Bu kişilerin eylemleri, cezaevlerindeki güvenlik ve düzeni sağlama yetkisini kötüye kullandıklarına işaret etmektedir.

Yaşanan bu olaylar, Türkiye'nin demokratik anlayışına zarar veren bir sabotaj girişimi olarak da değerlendirilmelidir. Demokratik Türkiye ve hukuk devleti anlayışını baltalamak isteyen bir grup kamu görevlisi veya onların sorumluluk alanındaki ihmaller, protesto hakkını ve demokratik düzene olan güveni zedelemektedir. Kim bu gençlere hukuka aykırı şekilde kötü muamele ettiyse, kim Türkiye'nin insan haklarına dayalı bir hukuk devleti olma çabalarını baltaladıysa, bu kişilerin derhâl tespit edilerek hem görevden uzaklaştırılmaları hem de adalet önüne çıkarılmaları önem arz etmektedir.

Gerek emniyet birimlerinin gerekse cezaevindeki infaz koruma memurlarının eylemleri, sadece bireysel değil, sistematik bir sorun olasılığını da gündeme getirmiştir. Bu tür uygulamalar, toplumda adalete ve hukukun üstünlüğüne olan güveni ciddi biçimde sarsmaktadır. Soruşturma süreçlerinin selameti açısından ilgili tüm yetkililerin geçici olarak görevden alınmaları, delillerin karartılmasının önüne geçilmesi açısından gereklidir.

Bu kapsamda, TRT World Forum gibi uluslararası bir etkinlikte yaşanan bu ve benzeri olayların Türkiye'nin imajını zedelemesini önlemek ve kamu kurumlarının demokratik ve hukuk değerleriyle uyumlu şekilde faaliyet göstermesini sağlamak amacıyla bir Meclis Araştırması açılması gerekmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Selçuk Özdağ (Saadet Partisi, Muğla). “Toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkını kullanan vatandaşların karşılaştıkları hak ihlallerine ilişkin sorunların tespit edilerek gerekli tedbirlerin alınabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2182, 24 Aralık 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2182-toplanti-gosteri-ve-yuruyus-hakkini-kullanan-vatandaslarin-karsilastiklari-hak-ihlallerin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/5c34c4b5-6225-4619-988a-0193f849f770

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
