# Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi bir kadının hayatını kaybetmesi olayının araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2248)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2248
- **Tarih:** 8 Ocak 2025
- **İlk imza:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/9079465e-bd6b-408b-85ba-01945f6e19ec
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2248-van-yuzuncu-yil-universitesi-ogrencisi-bir-kadinin-hayatini-kaybetmesi-olayinin-arastirilm

> 10/2248 esas numaralı meclis araştırması önergesi 8 Ocak 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Serhat Eren (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye?de kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet ve şüpheli ölümler toplumsal bir yara haline gelmiştir. 2024 yılı verileri, 394 kadın cinayeti ve 259 şüpheli kadın ölümüyle durumun vahametini gözler önüne sermektedir. Bu ölümlerden biri de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Rojin Kabaiş'in şüpheli ölümüdür. Rojin'in kaybolduğu yer ile cansız bedeninin bulunduğu yer arasındaki mesafenin açıklanamaması, otopsi raporundaki çelişkiler, güvenlik zafiyetleri ve intihar algısı oluşturulma çabası, olayın aydınlatılmasını zorunlu kılmaktadır. Rojin Kabaiş vakasında yaşanan ihmallerin ve eksikliklerin tüm yönleriyle araştırılarak, hakikatin ortaya çıkarılması ve kamu vicdanının rahatlatılması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104"üncü ve 105inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.

GEREKÇE

Türkiye"de kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet ve şüpheli ölümler, toplumsal güvenlik ve adalet duygusunu derinden sarsan ciddi bir sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadın Meclislerinin 2024 yılı verilerine göre, yalnızca bir yıl içinde 394 kadın cinayeti işlenmiş, 259 kadın ise şüpheli koşullarda yaşamını yitirmiştir. Bu veriler, kadınların yaşam hakkını koruma konusunda devletin yeterli adımları atamadığını göstermekte ve toplum vicdanında derin yaralar açmaktadır.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'in trajik ölümü, bireysel bir olay olmanın ötesinde, kadınların güvenliği, soruşturmalardaki eksiklikler ve cezasızlık sorununun bir yansımasıdır. 27 Eylül 2024 tarihinde yurttan ayrıldıktan sonra kaybolan ve 18 gün süren arama çalışmaları sonucunda Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş*in ölümüyle ilgili yapılan açıklamalar ve soruşturma sürecindeki eksiklikler, olayın aydınlatılmasını zorlaştırmıştır.

Rojin'in kaybolduğu gün yurttan çıkışının geç bildirilmesi, üniversite yönetiminin güvenlik önlemlerindeki eksiklikleri ve bölgede güvenlik kameralarının çalışmaması gibi ihmaller, olayin şüphelerini artırmaktadır. Özellikle, Rojin'in kaybolduğu gün babasıyla yaptığı 11 dakikalık telefon görüşmesinde kahve almaya gideceğini belirtmesi ve ardından yurda dönmemesi, ancak bu durumun 18 saat sonra bildirilmesi, ciddi bir ihmalin göstergesidir. Ayrıca, otopsi raporunun aile ve avukatlarla paylaşılmadan önce medyaya sızdırılması, otopsi bulgularında çelişkiler olması ve soruşturmanın gizlilik kararıyla kamuoyundan saklanması, olayın gerçeklerinin üstünün örtülmek istendiği yönündeki iddiaları güçlendirmektedir.

Otopsi raporunda, Rojin'in ölüm nedeninin suda boğulma olduğu belirtilmiştir. Ancak, cesedin bulunduğu yer olan Mollakasım Köyü'nün göl akıntısına ters bir bölgede olması ile kaybolduğu yer arasındaki mesafenin mantıklı bir açıklamasının yapılmaması, ölümün başka bir yerde gerçekleşmiş olabileceği şüphesini güçlendirmektedir. Ayrıca, Rojin'in cansız bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA örneklerinin bulunması, olayın aydınlatılması açısından kritik bir öneme sahiptir. Yine otopsi raporunda Rojin'in midesinin dolu olduğu ve ciğerlerinde su bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu bulgular, ölümün intihar olmadığına dair şüpheleri artırmaktadır. Baba Nizamettin Kabaiş'in, "Kızınız 18 gün boyunca suda kalmış olamaz" şeklindeki doktor beyanını paylaşması, ölümün ardında başka bir gerçekliğin olduğu yönündeki düşünceleri kuvvetlendirmiştir.

Olay yerinde bulunan içki şişeleri, pet şişe ve diğer delillerin yeterince incelenip incelenmediği belirsizdir. Ayrıca, Rojin'in ölümünden hemen sonra oluşturulmaya çalışılan intihar algısı, delillerin incelenmesinden önce kamuoyunu yanıltma amacı taşıyor olabilir. Özellikle Rojin'in oda arkadaşlarından birinin "Beni aramayın, korkuyorum" açıklaması, Rojin'in kaybolmadan önce annesine markete gideceğini belirtmesi ve telefon şarj cihazını istemesi gibi ayrıntılar, intihar iddiasını desteklememektedir.

Adli tıp raporuna ailenin ve avukatların yaptığı itirazların dikkate alınmaması ve dosyaya getirilen gizlilik kararı, kamuoyunda derin bir güvensizlik yâfatmıştır. Ayrıca, cep telefonu sinyalleri üzerinden daraltılmış analiz yapılıp yapılmadığı, olayın teknik detaylarının araştırılmasında kritik bir eksiklik olarak göze çarpmaktadır.

Soruşturma dosyasına getirilen kısıtlılık kararı, soruşturmanın etkinliğini olumsuz etkilemekte ve dosyadaki delillere erişimi engellemektedir. Bu karar, soruşturmanın şeffaflığına zarar vererek kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini engellemektedir. CMK m. 153'e göre "Müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi, soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek ise Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla kısıtlanabilir." Bu kısıtlama kararına, yakalarran kişinin veya şüphelinin ifadesini içeren tutanak ile bilirkişi raporları ve bu kişilerin hazır bulunmaya yetkili oldukları diğer adli işlemlere ilişkin tutanaklar dahil değildir. Ayrıca bu kanun maddesi, yalnızca şüpheli müdafileri için geçerli olup mağdur yönünden dosyanın kısıtlanması gibi bir durum olmamakta ancak CMK m. 234'e göre mağdur ve vekili de soruşturmanın amacını tehlikeye düşürmeyecek şekilde dosyayı inceleyebilecektir. Van Barosu ve Rojin'in avukatları, dosyayı inceleyemezken ATK. raporu medyaya sızdırılmış, çeşitli basın yayın organlarınca ölüm şeklinin suda boğulma ve intihar olduğuna dair bilgiler paylaşılmıştır.

Rojin Kabaiş"in kaybolduğunun kamuoyu tarafından bilindiği ilk günden beri sağ bir şekilde ulaşılması ve faillerin tespit edilip yakalanması için Partimiz başta olmak üzere Van Barosu ve pek çok sivil toplum örgütü soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek her türlü eylem ve davranıştan kaçınılması gerekliliğini belirtmiştir. Bununla birlikte Rojin'in bulunması amacıyla etkili bir soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin de kamuoyu ile paylaşılması zorunluluğunu her fırsatta ifade etmiştir. Soruşturmanın etkili bir şekilde yürütülüp yürütülmediğine dair kamuoyu aydınlatılmamakta ve Rojin'in ölüm nedeninin ne olduğu sorusu aydınlatılmış cevabını hala bulamamaktadır. Bu sebeplerle Van, Diyarbakır, Mardin, Gaziantep, Bitlis, Şırnak, Urfa, Batman, Iğdır ve Muş baroları ortak imza ile kısıtlamanın kaldırılması için savcılığa çağrı da yapmıştır. i Özellikle, ölüm sebebine ilişkin net bir açıklama yapılmaması, soruşturma süreçlerindeki eksiklikler ve adli tıp raporundaki belirsizlikler, olayın üzerindeki şüpheleri artırmıştır.

Rojin Kabaiş'in ölümü, kadınların yalnızca evlerinde değil, üniversitelerde ve yurtlarda dahi güvende olmadığını bir kez daha göstermiştir. Bu olay, benzer vakaların tekrarlanmasının önlenmesi, ihmaller zincirinin sorumlularının ortaya çıkarılması ve kadınların yaşam hakkının güvence altına alınması için bir milat olarak değerlendirilmelidir. Olayın tüm yönleriyle © araştırılması, yalnızca bu trajik olayın aydınlatılmasını sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda kadınların yaşam hakkını koruma konusunda devletin sorumluluklarını yerine getirmesine yönelik önemli bir adım olacaktır.

Bu bağlamda, Rojin Kabaiş'in kaybolduğu gün yurttan çıkışının neden geç bildirildiği, güvenlik kameralarının neden çalışmadığı ve güvenlik önlemlerindeki eksikliklerin sorumlularının kimler olduğu incelenmelidir. Rojin'in cesedinin bulunduğu yer ile kaybolduğu yer arasındaki ham mesafeye dair bilimsel ve fiziksel değerlendirmeler yapılmalı, delillerin yeterince incelenip incelenmediği ve DNA analizlerinin yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır. Otopsi raporundaki çelişkilerin giderilmesi, darp izleri ve sırtındaki morlukların değerlendirilmesi gerekmektedir. Rojin'in kaybolduğu yer ile bulunduğu yer arasında cep telefonu sinyalleri üzerinden bir analiz yapılıp yapılmadığı belirlenmelidir. Adli tıp raporuna yapılan itirazlar değerlendirilip soruşturmanın şeffaf bir şekilde yürütülüp yürütülmediği açıklığa kavuşturulmalıdır.

Ayrıca, Rojin Kabaiş"in ölümünün intihar olarak değerlendirilmesinin gerekçeleri ve bu algının kamuoyunda oluşturulma sebepleri ortaya çıkarılmalıdır. Bu trajik olayın tüm yönleriyle şeffaf bir şekilde araştırılması, toplum vicdanını rahatlatmak ve kadınların yaşam hakkını koruma konusunda devletin yükümlülüklerini yerine getirmesi adına bir zorunluluktur. Tüm bu sebeplerle Rojin Kabaiş vakasında yaşanan ihmallerin ve eksikliklerin tüm yönleriyle araştırılarak kamu vicdanının rahatlatılması amacıyla Meclis Araştırması açılmasını elzemdir. 13 RR, US

---

**Kaynak gösterme:** Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi bir kadının hayatını kaybetmesi olayının araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2248, 8 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2248-van-yuzuncu-yil-universitesi-ogrencisi-bir-kadinin-hayatini-kaybetmesi-olayinin-arastirilm (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/9079465e-bd6b-408b-85ba-01945f6e19ec

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
