# Cezaevlerinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerinin araştırılarak araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2292)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2292
- **Tarih:** 27 Ocak 2025
- **İlk imza:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/11611e67-74df-4e87-a1be-0194d509a685
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2292-cezaevlerinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerinin-arastirilarak-arastirilarak-alinmasi

> 10/2292 esas numaralı meclis araştırması önergesi 27 Ocak 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Öznur Bartin (DEM Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Ülke cezaevlerinde son yıllarda artış gösteren hak ihlalleri, ciddi bir insan hakları sorunu olarak öne çıkmaktadır. 2024 yılı verilerine göre, yılın ilk 11 ayında 709 mahpus hayatını kaybetmiş, 8 bin 521 mahpusun tahliyesi ise "iyi halli olmadıkları" gerekçesiyle engellenmiştir. Hasta mahpusların tedaviye erişim hakkının ihlali, keyfi disiplin cezaları ve İdare ve Gözlem Kurulları'nın subjektif kararları, mahpus haklarının sistematik şekilde ihlal edilmesine neden olmaktadır. Kürt sorununun çözümsüzlüğü ve Sayın Abdullah Öcalan'a yönelik ağır tecrit uygulamaları, bu ihlallerin temel sebepleri arasında gösterilmektedir. Cezaevlerindeki ayrımcı politikaların sonlandırılması, ulusal ve uluslararası hukuka aykırı uygulamaların önlenmesi, mahpusların hak ihlallerine maruz kalmaması, hasta mahpusların infaz erteleme süreçlerinin adil işletilmesi, infaz yakma uygulamalarının sonlandırılması ve tüm hukuksuz uygulamaların durdurulması amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve bu hususta Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104'üncü ve 105"inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Ülke cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri, son yıllarda ciddi bir insan hakları sorunu haline gelmiştir. Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2024 yılının ilk 11 ayında cezaevlerinde 709 mahpus hayatını kaybetmiş, 8 bin 521 mahpusun tahliyesi ise "iyi halli olmadıkları" gerekçesiyle engellenmiştir. Bu ihlaller, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuki ve Dayanışma Dernekleri Federasyonu'nun (MED TUHAD-FED) raporlarına da yansımış ve temel neden olarak Kürt sorununun çözümsüzlüğü ile Sayın Abdullah Öcalan'a yönelik tecrit uygulamaları gösterilmiştir.

ÖHD Hapishaneler Komisyonu'nun açıklamalarına göre, cezaevlerindeki hak ihlallerinin başında hasta mahpusların sağlığa erişim haklarının engellenmesi gelmektedir. Hasta mahpusların hastane sevklerinde yaşadığı en büyük sorunlar arasında ağız içi arama ve kelepçeli sevk uygulamaları yer almaktadır. Bu nedenle pek çok hasta mahpus tedavi olamamakta ve hastane sevkleri keyfi gerekçelerle engellenmektedir. Adli Tıp Kurumu'nun hasta mahpusların tahliyelerinde engelleyici bir rol oynadığı, bu bağlamda Adana Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde tutulan ağır hasta mahpus Fevzi Aslan örneğiyle vurgulanmıştır.

2021 yılında kurulan İdare ve Gözlem Kurulları, mahpusların tahliyelerini engelleyen önemli bir mekanizma haline gelmiştir. Bu kurulların keyfi kararlarla tahliyeleri engellediği ve infazları "yaktığı" belirtilmektedir. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi, bu uygulamaların en yoğun görüldüğü "pilot cezaevi" olarak öne çıkmıştır. 2021'den bu yana bu cezaevinden hiçbir kadın mahpusun şartlı tahliye hakkı kullanmasına izin verilmemiştir. Kurulların, mahpuslara yönelik "Pişman mısın?", "Abdullah Öcalan hakkında ne düşünüyorsun?" gibi sorular sorarak subjektif değerlendirmeler yaptıkları ve kişisel dünya görüşlerini sorguladıkları ifade edilmiştir.

İdare ve Gözlem Kurulları, keyfi disiplin cezalarını da tahliyeleri engellemek için gerekçe olarak kullanmaktadır. Halay çekmek, kütüphaneden istenilen kitapları okumamak, ya da memurlarla iyi geçinmemek gibi nedenlerle mahpuslara disiplin cezaları verilmekte; bu cezalar infaz ertelemelerinin ve yakılmalarının dayanağı olmaktadır. Disiplin cezaları genellikle hücre cezalarına dönüşmekte ve bu da mahpusların tahliye hakkını doğrudan etkilemektedir.

Cezaevlerindeki hak ihlallerinin temelinde, Sayın Abdullah Öcalan'a yönelik tecrit uygulamalarının olduğu belirtilmiştir. ÖHD yetkilileri, F ve Y Tipi cezaevlerinin tecridin derinleştirilmesine yönelik inşa edildiğini ve ülkedeki hapishanelerin durumunun mevcut siyasi konjonktürden bağımsız olmadığını dile getirmiştir. İmralı F Tipi Ada Hapishanesi'nin Kürt politik mahpusları hedef aldığı ve S ile Y tipi cezaevlerinin de benzer bir amaçla oluşturulduğu belirtilmiştir.

Ülkedeki infaz hukuk sistemi, evrensel hukuka uyum konusunda ciddi yetersizlikler göstermektedir. Mevcut hukuk kuralları dahi uygulanmamakta, İmralı Cezaevi'ndeki istisna hukuku örnek teşkil etmektedir. Anayasa'nın 17. ve 19. maddelerinde yaşam hakkı, işkence yasağı ve kişi özgürlüğü açıkça korunmaktadır. Ancak bu hakların ihlal edilmesi, anayasal düzene aykırıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. ve 5. maddeleri uyarınca işkence yasağı ve adil yargılanma hakkı güvence altına alınmıştır. İmralı'daki tecrit ve diğer cezaevlerindeki hak ihlalleri, bu uluslararası normlara açıkça aykırıdır. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi'nin (CPT) İmralı ziyareti sonrası raporunu yayınlamamış olması ve bu durumu "Türkiye'nin iznine" bağlaması da uluslararası mekanizmaların işlevsiz hale geldiğini göstermektedir. Bu durum hem ulusal hem uluslararası düzeyde hukukun üstünlüğü ilkesine ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

Ülkedeki hak ihlallerinin İmralı'daki tecrit ile bağlantılı olduğu vurgulanmakta ve kamuoyu ile demokratik kurumlar bu soruna karşı duyarlılığa davet edilmektedir. Ulusal ve uluslararası hukuk mekanizmalarının işlevselliğinin artırılması, İdare ve Gözlem Kurulları'nın keyfi uygulamalarının sonlandırılması ve politik mahpuslara yönelik ayrımcı politikaların terk edilmesi elzemdir.

Cezaevlerindeki ayrımcı politikaların sonlandırılması, ulusal ve uluslararası hukuka aykırı uygulamaların önlenmesi, mahpusların hak ihlallerine maruz kalmaması, hasta mahpusların infaz erteleme süreçlerinin adil işletilmesi, infaz yakma uygulamalarının sonlandırılması ve tüm hukuksuz uygulamaların durdurulması amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.

---

**Kaynak gösterme:** Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Cezaevlerinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerinin araştırılarak araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2292, 27 Ocak 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2292-cezaevlerinde-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerinin-arastirilarak-arastirilarak-alinmasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/11611e67-74df-4e87-a1be-0194d509a685

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
