# Suriye'de yaşanan yönetim değişikliğinin etkilerinin araştırılarak ülkemizde ulusal güvenliği önceleyen ve sürdürülebilir bir göç politikasının benimsenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2416)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2416
- **Tarih:** 21 Şubat 2025
- **İlk imza:** Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP, İzmir)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/2c4c2eda-78e7-42d4-bfad-019528ad1319
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2416-suriye-de-yasanan-yonetim-degisikliginin-etkilerinin-arastirilarak-ulkemizde-ulusal-guvenl

> 10/2416 esas numaralı meclis araştırması önergesi 21 Şubat 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Suriye'de yaşanan yönetim değişikliğinin hem kısa vadede hem de uzun vadede etkilerinin gözetilerek insan hakları ekseninde ulusal güvenliği de önceleyen politikaların izlenmesi, yeni bir kitlesel göç dalgasına karşı hazırlıklı olunması amacıyla ülke genelinde, etkili, planlı, uzun vadeli, geliştirilebilir, sürdürülebilir bir göç politikasının benimsenmesi ve uygulanması amacıyla Anayasa'nın 98. TBMM Iç Tüzüğü'nün 104. ve 105. Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederim.

Saygılarımla.

GEREKÇE

Ülkemiz gerek coğrafi gerekse stratejik konumu sebebiyle Asya ve Avrupa arasında adeta bir köprü görevi görmektedir. Bu nedenle geçmişten günümüze kadar sürekli olarak göç ve mülteci akışının sağlandığı rotalardan biri olarak görülmüştür.

Tarihsel olarak da özellikle Osmanlı Devleti'nin yıkılmasını takiben Balkanlar, Kafkasya ve Orta Doğu'nun da dâhil olduğu yakın coğrafyalardan aldığı göçlerle hem göçmenlerin varış noktası hem de göç güzergahı haline gelmiştir.

Günümüzde de hem izlenen dış politika hem de sürdürülebilir, kalıcı bir politika olmaması sonucu ülkemiz özellikle 2011'den sonra sığınmacılar, göçmenler, kaçkınlar için bir çekim merkezine dönüşmüş durumdadır.

Gelinen aşamada, Türkiye, dünyanın en fazla sığınmacı, göçmen ve kaçkın barındıran ülkesi hâline gelmiştir.

2011 yılında Türkiye'de sadece 58 bin uluslararası koruma altındaki yabancı varken bugün itibarıyla baktığımızda ise yalnızca geçici koruma altındaki Suriyelilerin sayısı resmî kayıtlarda 4 milyona yaklaşmıştır. Buna Afganistan, Pakistan, İran, Irak ve Afrika kökenlilerde dahil edildiğinde halen ülkemizde 6 milyonun üzerinde göçmen bulunmaktadır.

Haliyle, dünya genelinde uluslararası göç ve ona dair yaşanan sorunların aynısı hatta çok daha büyüğü ülkemizde de yaşanmaya başlanmıştır. Birçok sivil toplum kuruluşu ve uluslararası örgüt raporlarında açıkça belirtilmektedir ki, planlama ve koordinasyon alanında ciddi aksaklıklar yaşanmıştır. Kalıcı ve sürdürülebilir politikaların olmaması ise bu sorunları daha da içinden çıkılmaz hale getirmiştir.

Yapılan araştırma ve saha çalışmalarına göre;

• Kısa sürede yaşanan yoğun göç/sığınma dalgasına karşı Türkiye, Suriyeli sığınmacılardan kaynaklı krizi yönetme ya da kontrollü biçimde ülke geneline dağıtma konusunda planlı bir çalışma yürütememiştir.

• Özellikle sürdürülebilir bir göç ve sığınmacılar politikasının uygulanması konusunda hukuksal düzenlemelerde değişiklikler yapılması ve yetki çatışmalarının önlenerek bu konuda tek bir sorumlu birimin saptanması gerekmektedir.

• Türkiye'deki Suriyeli sığınmacıların gelecekteki konumlarını, ülkede kalıp kalmayacaklarını ve hangi koşullarda yaşayacaklarını, sığınmacılar gibi hükümet de bilmemektedir.

• Suriyeli sığınmacıların ekonomik ve sosyal yaşamdan dışlanmaları ya da uyum konusunda yaşadıkları, sığınmacıların kendilerini topluluk içinde güvenceye alma refleksi geliştirerek mafyalaşma türü gruplaşmalara gitmelerine neden olmaktadır. Bu önemli tespitler sonucunda ne yazık ki sürdürülebilir, bütünlükçü, haklarına uygun bir göç politikamızın olmadığı ortaya çıkmıştır. HUR Bütün bunlara paralel olarak Suriye'de yaşanan yönetim değişikliği ve ortağa çıkar. Vestelabıjo hem ülkemizdeki mülteciler hem de bölge halkı için belirsizliğini korumaktadır. Bölge halkıyla olan tarihi ve kültürel bağların yanı sıra son 12 yıldır izlenilen Suriye politikasının doğal bir sonucu olarak yaşanacak bütün olaylar öncelikli olarak ülkemizi etkileyecektir.

Bu gerekçeler ışığında Suriye'de yaşanan yönetim değişikliğinin hem kısa vadede hem de uzun vadede etkilerinin gözetilerek insan hakları ekseninde ulusal güvenliği de önceleyen politikaların izlenmesi, yeni bir kitlesel göç dalgasına karşı hazırlıklı olunması amacıyla ülke genelinde, etkili, planlı, uzun vadeli, geliştirilebilir, sürdürülebilir bir göç politikasının benimsenmesi ve uygulanması amacıyla Anayasa'nın 98. TBMM Iç Tüzüğü'nün 104. ve 105. Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.

• Kayshan Faka Busa Krala Tikkin ATEi Bom Hikmet Youm HAve Isparto Olan kont Antara GizEM iZAN MUGLA TAA!

---

**Kaynak gösterme:** Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP, İzmir). “Suriye'de yaşanan yönetim değişikliğinin etkilerinin araştırılarak ülkemizde ulusal güvenliği önceleyen ve sürdürülebilir bir göç politikasının benimsenmesi için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2416, 21 Şubat 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2416-suriye-de-yasanan-yonetim-degisikliginin-etkilerinin-arastirilarak-ulkemizde-ulusal-guvenl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/2c4c2eda-78e7-42d4-bfad-019528ad1319

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
