# Ev işçilerinin karşılaştığı sorunların ve bunların ev işçisi kadınlara etkilerinin tespit edilerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2474)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2474
- **Tarih:** 3 Mart 2025
- **İlk imza:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/995df21e-a8ef-4a50-956b-019560296608
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2474-ev-iscilerinin-karsilastigi-sorunlarin-ve-bunlarin-ev-iscisi-kadinlara-etkilerinin-tespit

> 10/2474 esas numaralı meclis araştırması önergesi 3 Mart 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Ev emekçilerinin sosyal güvence kapsamına alınmaması, kadınların ekonomik bağımsızlığını zayıflatmakta, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirmekte ve kadın yoksulluğunu kalıcı hale getirmektedir. Ev içi emeğin görünür kılınması, kadınların hak ettiği sosyal güvence ve ekonomik haklara kavuşmasını sağlayacak temel adımlardan biridir. Bu bağlamda, Türkiye'de ev içi emeğin hukuki, sosyal ve ekonomik boyutlarının araştırılması, ev emekçilerinin sosyal güvenceye erişiminin sağlanması, ev içi emekçi kadınlar açısından etkilerinin değerlendirilmesi ve ev işçiliğinin insana yakışır iş kapsamına alınmasına yönelik gerekli yasal ve idari düzenlemelerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Kadın emeği, tarihsel ve toplumsal cinsiyet rolleri çerçevesinde görünmez kılınmış, özellikle ev içi emek ve bakım hizmetleri büyük ölçüde kadınların sorumluluğuna yüklenmiştir. Bu durum, kadınların iş gücüne katılımını ciddi şekilde sınırlamakta, onların ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarını ve toplumsal hayatta eşit bireyler olarak yer almalarını engellemektedir. Türkiye'de ev içi emek ve bakım emeği, hem ekonomik hem de hukuki açıdan karşılıksız görülmekte, bu alanda çalışan kadınların sosyal güvenlik hakları yeterince tanınmamaktadır.

Ev içi emeğin görünmez olması, kadınların ekonomik ve sosyal haklarının ihlal edilmesine yol açmaktadır. DİSK/Genel-Iş Emek Araştırma Dairesi (EMAR) tarafından yayımlanan Kadın Emeği Raporu'na göre, Türkiye'de 3,3 milyondan fazla kadın kayıt dışı ve sosyal güvencesiz çalışmaktadır. Bu kadınların önemli bir kısmı ev hizmetlerinde, çocuk, yaşlı ve hasta bakımında, temizlik işlerinde çalışmakta ancak hiçbir sosyal güvenceye sahip olmamaktadır. Özellikle deprem bölgesindeki kadınlar açısından bu durum daha vahim bir hal almış; Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye, Şanlıurfa ve Diyarbakır gibi illerde kadınların yarısından fazlası kayıt dışı çalıştırılmaktadır. Kadınlar, işsizlik ödeneği, kısa çalışma ödeneği, emeklilik hakkı gibi en temel haklardan dahi mahrum bırakılmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 189 sayılı Ev İşçileri için İnsana Yakışır Iş Sözleşmesi ve 201 sayılı Tavsiye Kararı, ev işçilerinin sosyal güvenlik kapsamına alınmasını, iş kazaları meslek hastalıklarına karşı korunmasını

öngörmektedir. Ancak Türkiye, bu sözleşmeleri henüz onaylamamış ve ev emekçilerinin haklarını güvence altına alacak gerekli düzenlemeleri hayata geçirmemiştir. ILO raporlarına göre, ev hizmetlerinde çalışan kadınlar, sigortasız ve güvencesiz çalıştıkları için iş kazaları, meslek hastalıkları, mobbing, cinsel taciz ve düşük ücret gibi birçok riskle karşı karşıya kalmaktadır. ILO'nun 2021 yılı raporuna göre, dünyada ev işçilerinin yalnızca yüzde 10'u tam sosyal güvenlik haklarına sahiptir ve Türkiye'de bu oran çok daha düşük seviyelerdedir. Ev hizmetlerinde çalışan kadınların büyük bir kısmı sigortasız çalıştırılmakta, yaşlılık ve emeklilik haklarından mahrum bırakılmaktadır.

Ev içi emeğin tanınmaması, kadınların ekonomik bağımsızlık kazanmasını engellediği gibi onların yaşam standartlarını da ciddi şekilde olumsuz etkilemektedir.

Sonuç olarak, ev içi emeğin hukuki ve sosyal olarak tanınmaması, kadınların ekonomik bağımsızlığını engellemekte ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirmektedir. Ev emekçilerinin sosyal güvence kapsamına alınması, insana yakışır çalışma koşullarının sağlanması ve bu alandaki yasal eksikliklerin giderilmesi zorunludur. Bu nedenle, ev emekçilerinin haklarının korunması ve iyileştirilmesi için kapsamlı bir araştırma yapılması gerekmektedir.

---

**Kaynak gösterme:** Sümeyye Boz Çakı (DEM Parti, Muş). “Ev işçilerinin karşılaştığı sorunların ve bunların ev işçisi kadınlara etkilerinin tespit edilerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2474, 3 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2474-ev-iscilerinin-karsilastigi-sorunlarin-ve-bunlarin-ev-iscisi-kadinlara-etkilerinin-tespit (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/995df21e-a8ef-4a50-956b-019560296608

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
