# Kamu görevlilerinin nüfuzlarını kötüye kullanarak kadınlara ve çocuklara yönelik suç işlemelerini önlemek için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2533)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2533
- **Tarih:** 5 Mart 2025
- **İlk imza:** Adalet Kaya (DEM Parti, Diyarbakır)
- **İmza sayısı:** 20
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/22cc7f03-89e1-40f6-9644-019566381368
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2533-kamu-gorevlilerinin-nufuzlarini-kotuye-kullanarak-kadinlara-ve-cocuklara-yonelik-suc-islem

> 10/2533 esas numaralı meclis araştırması önergesi 5 Mart 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Adalet Kaya (DEM Parti); 20 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Asker, polis, öğretmen, diyanet işleri çalışanı gibi bazı kamu çalışanlarının görevlerini ve nüfuzlarını kötüye kullanarak kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel saldırı, cinsel istismar, para karşılığında cinsel ilişkiye zorlama gibi suçları işlemelerini önlemek amacıyla alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi Anayasa'nın 98'inci, Iç Tüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ederim.

GEREKÇE

Devletin kamu hizmeti veren kurumlarında görev yapan bazı kamu görevlilerinin, kendilerine verilen yetki ve nüfuzu kötüye kullanarak ve siyasi bağlantıları aracılığıyla kendilerini "dokunulmaz" kılarak kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel saldırı, cinsel istismar, taciz ve fuhuş gibi insanlık dışı suçlar işlediği, son yıllarda çeşitli haberlerle kamuoyuna yansımıştır: Bu tür suçlar, toplumun güvenini ve adalet sisteminin işleyişini derinden zedelemektedir. Son bir yıl içinde dahi kamu görevlilerinin bahse konu suçlara karıştığını gösteren çok sayıda haberin basına yansıdığı görülmektedir. Örneğin Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının 2013 yılında aralarında 3 uzman çavuş ve 1 astsubayın olduğu 25 şüpheli hakkında başlatılan soruşturma hakkında 11 yıl sonra hazırladığı iddianamede; "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "Çocukları fuhşa teşvik etmek veya yaptırmak", "18 yaşını doldurmamış kişilere karşı insan ticareti yapmak", "Çocuğun nitelikli istismarı", "Bir kimseyi fuhşa teşvik etmek veya yaptırmak", "İnsan ticareti yapmak", "Suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehdit", "Şantaj" ve "Tefecilik" suçları yer almıştır.

Çete yöneticisi Meral Akın'ın il dışından kadınları fuhuş için getirip götürürken yol güzergahında herhangi bir sıkıntı yaşamamak, yol kontrollerinden rahat geçmek için Şırnak'ta askeri personel olan Hüseyin Şahin, Ertaç Kaya, Mustafa Yalçın isimli şahıslar ile ilişki kurup. şahısların kendilerine refakat etmesini sağladığı bilgisi de iddianamede bulunmaktadır. Ayrıca Vakıflar Bankası Şube Müdürü Mehmet Kandemir'in örgütün işleyişinden haberdar olarak, gizli kalması gereken banka müşterisi bilgilerini örgüt yöneticilerine bildirdiği ve hatta fuhuş amaçlı pazarlık yaptığı iddia edilenler arasındadır. Mehmet Kandemir'in hesaplarını incelettiği Uzman Çavuş Turgut Koç'un intihar etmeden önce çete tarafından tehdit ve şantaja maruz . kaldığı yapılan soruşturmada ortaya çıkarılmış ve iddianameye dahil edilmiştir. Şırnak başta olmak üzere, Hakkari, Batman, Van gibi Kürtlerin yoğunluklu yaşadığı illerde kolluk güçlerinin kadınlara yönelik taciz, şiddet ve istismar suçlarında uygulanan cezasızlık politikaları, dosyalara getirilen gizlilik kararı ile kadına karşı işlenen suçların üzerinin örtülmeye çalışıldığı gözlenmektedir. Şiddet faili kolluk personelinin cezasız kaldığına defalarca tanıklık eden yurttaşlarda faillere karşı linç pratikleri ortaya çıkmıştır. Geçtiğimiz yıllarda Van'da ve Şırnak'ta uzman çavuşların yolda kadınları taciz ettiği vakalarda çevredeki yurttaşlar tepki göstermiş, fail erkekleri etkisiz hale getirmeye çalışmıştır. Kadına yönelik şiddetin batı illerinde de yaşandığı ancak en azından olması gerektiği gibi cezalandırıldığı örnekler mevcuttur. İzmir'de boşanma aşamasındayken eşi kapıya dayanınca 112'yi arayarak yardım isteyen ve ifade sonrası kendisini evine getiren polis Süleyman Ay'ın tacizine uğrayarak meşru müdafaa hakkını kullanmak durumunda kalan Büşra Karademir davasında Şubat 2025'te karar çıkmış, polis Süleyman Ay'a cinsel saldırı suçundan 9 yıl, konut dokunulmazlığı ihlalden 1 yıl 6 ay olmak üzere indirimsiz toplam 10 yıl 6 ay hapis cezası verilmiştir. Büşra Karademir'in kendisine yönelik cinsel saldırıyı engellemek amacıyla polis Süleyman Ay'ı yaralaması meşru müdafaa kapsamında değerlendirilerek kendisi beraat etmiştir. Verilen karar örnek teşkil etmekle birlikte kadınları şiddetten korumakla yükümlü kurumun personelinin kadına yönelik şiddet suçu işlemesi durumun vahametini göstermektedir.

8 Kasım 2024'te çıkan habere göre Urfa Suruç Devlet Hastanesi'nin dahiliye servisine muayene için giden L.I. (25), iç hastalıkları uzmanı doktor H.F.V. tarafından cinsel tacize uğramıştır. L.I.'nin doktorun tacizini kanıtlayabilmek için ikinci kez aynı servise muayene olmaya gitmesi ve taciz anlarını cep telefonu kamerası ile görüntüleyerek şikayet etmesi sayesinde doktor gözaltına alınmış ve tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Mağdur kadın korksa, faille ikinci defa karşılaşacak mental gücü olmasa söz konusu doktorun bu kadar hızlı cezalandırılamayacağını benzer başka örnekler göstermektedir.

Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde görev yapan müftü İshak Y.nin, imam hatip ortaokulunda din dersi verdiği 12 yaşındaki kız öğrencisi N.A.'ya cinsel içerikli mesajlar atarak taciz ettiği iddia edilmiş, küçük kızın durumu ailesine anlatması ve savcılığa suç duyurusunda bulunmaları üzerine müftü gözaltında ifade verdikten sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır. Olayın sosyal medyada duyulması ve müftünün serbest bırakılmasına tepkiler gelmesi üzerine Başsavcılık karara itiraz etmiş ve müftü hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmıştır.

• Günümüz koşullarında devlet görevlilerinin, toplumun güvenini zedeleyen ve insan haklarına aykırı bu tür suçları işlemelerini engellemek, kamu görevlilerinin etik ve hukuk dışı hareket etmelerinin önüne geçmek adına bir dizi tedbirin alınması gerektiği ortadadır. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin işlediği bu tür suçların engellenmesi amacıyla alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi için bir araştırma komitesinin kurulması elzemdir.

Kurulacak komisyon devletin çeşitli kurumlarında görev yapan personelin suç işleme oranlarını incelemek, bu tür suçlara karışan kamu görevlilerinin tespiti ve yaptıkları suçların büyüklüğüne dair kapsamlı bir rapor hazırlayabilir. Kamu görevlilerine yönelik mevcut etik kurallarının ve hukuki düzenlemelerinin yetersizliğini tespit ederek bu suçların önlenmesi için nasıl daha etkin ve kapsamlı tedbirler alınması gerektiğine dair öneriler geliştirebilir. Bu tür suçlara karışan kamu görevlilerinin yargı süreçlerinin hızlandırılması ve adaletin sağlanabilmesi için hangi hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiği konusunda önerilerde bulunabilir. Kamu görevlilerinin toplumda belirli bir nüfuza sahip olduğu göz önünde bulundurularak, bu tür nüfuzun kötüye kullanılmaması için alınacak önlemleri tartışabilir. Diğer ülkelerdeki uygulamalar ve mücadele yöntemlerinden yararlanarak, Türkiye'de bu tür suçları önlemeye yönelik nasıl bir modelin hayata geçirilebileceği üzerine çalışmalar yapabilir.

---

**Kaynak gösterme:** Adalet Kaya (DEM Parti, Diyarbakır). “Kamu görevlilerinin nüfuzlarını kötüye kullanarak kadınlara ve çocuklara yönelik suç işlemelerini önlemek için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2533, 5 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2533-kamu-gorevlilerinin-nufuzlarini-kotuye-kullanarak-kadinlara-ve-cocuklara-yonelik-suc-islem (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/22cc7f03-89e1-40f6-9644-019566381368

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
