# Anayasal özgürlüklerin korunması ve uygulamadaki aksaklıkların giderilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2592)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2592
- **Tarih:** 10 Nisan 2025
- **İlk imza:** Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/f437486e-b659-46c4-b464-01963343bb48
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2592-anayasal-ozgurluklerin-korunmasi-ve-uygulamadaki-aksakliklarin-giderilmesi-icin-yapilmasi

> 10/2592 esas numaralı meclis araştırması önergesi 10 Nisan 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Yasin Öztürk (İYİ Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

"Anayasal Özgürlükleri korumak ve Uygulamadaki tüm aksaklıkları gidermek" amacı ile Anayasamızın 98 ve İçtüzüğün 104 ve 105.Maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması Komisyonu kurulmasını;

Arz ve teklif ederiz. (09/04/2025)

GEREKÇE: Bir Ülkenin gerçek anlamda demokratik olup olmadığını belirleyen en önemli göstergelerden biri, anayasal özgürlüklerin ne ölçüde tanındığı ve korunduğudur. Düşünceyi ifade etme, inanç, toplanma, basın, seyahat ve örgütlenme gibi temel haklar, yalnızca birer kavramsal ayrıcalık değil; bireyin onurlu, özgür ve güvenli bir yaşam sürebilmesi için vazgeçilmez unsurlardır.

Anayasa, sadece Devletin değil, aynı zamanda bireyin de güvencesidir. Devlet, anayasayla çizilen sınırlar içerisinde hareket etmekle yükümlüdür. Birey ise anayasal haklarını kullanarak, yönetime katılma, düşüncelerini açıklama ve gerektiğinde eleştirme hakkına sahiptir. Bu hakların zayıflatıldığı, ihlal edildiği ya da görmezden gelindiği toplumlarda özgürlük değil, korku egemen olur.

Son yıllarda Türkiye'de ifade özgürlüğü başta olmak üzere birçok anayasal hakkın çeşitli gerekçelerle sınırlandığına şahit oluyoruz. Özellikle gençlerin sosyal medya paylaşımlarından dolayı yargılandığı, öğrencilerin demokratik protesto haklarının engellendiği, gazetecilerin düşüncelerinden ötürü tutuklandığı bir ortamda, "Anayasal Devlet" olmanın anlamı yeniden sorgulanmalıdır.

Anayasal özgürlükler, yalnızca "izin verilen" düşünceler için değil; farklı, rahatsız edici ya da muhalif olan fikirler için de vardır. Gerçek özgürlük, herkesin aynı şeyi düşündüğü bir düzende değil; farklılıkların barış içinde bir arada var olabildiği toplumlarda hayat bulur.

Bu nedenle her bireyin, anayasal haklarını bilmesi ve sahip çıkması hayati önemdedir. Çünkü özgürlük, bir kez elden gittiğinde geri kazanmak yıllar alabilir. Anayasa, sadece hukukçuların değil; hepimizin ortak güvencesidir. Onu korumak da sadece mahkemelerin değil, i özgürlükten yana olan her Vatandaşın sorumluluğudur.

Unutulmamalıdır ki; anayasal özgürlüklerin olduğu bir yerde birey güçlüdür, toplum dinamiktir ve Devlet meşrudur. Bu üçlünün korunması ise ancak özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür.

Ancak; İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 28 Mart tarihli ihale' takviminde yer alan 280 bin adet elektronik kelepçe alımı, Türkiye'nin demokrasi sınavında geldiği noktayı açıkça gözler önüne seriyor.

"Elektronik İzleme Sistemi ve Elektronik Kelepçe Hizmeti" adı altında planlanan bu dev alım, salt bir güvenlik tedbiri değil; Milletin anayasal haklarına, düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik potansiyel bir tehdit olarak değerlendirilmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Vatandaşlarına düşünce, ifade, toplantı ve gösteri yürüyüşü gibi temel hakları tanımaktadır.

Bu haklar, demokrasinin sigortasıdır.

Ancak AK Parti İktidarı döneminde bu temel hakların giderek kısıtlandığı, özellikle gençlerin her alanda baskı altına alındığı acı bir gerçektir. Üniversitelerde konuşan öğrenciler disipline veriliyor-atılıyor, sosyal medyada paylaşım yapan gençler gözaltına alınıyor, sokakta ses çıkaran Vatandaşlara orantısız müdahalelerle gözdağı veriliyor.

Bu tabloya şimdi de 280 bin elektronik kelepçe eklendi.

Sormak gerekir: Bu kelepçeler kim için hazırlanıyor?

Hangi tehdit bu kadar büyük bir izleme kapasitesi gerektiriyor?

Gerçekten güvenlik mi hedefleniyor, yoksa muhalif olan her sesi susturma arzusu mu? Oysa gençlerimizin sesini kısmak yerine onları duymak, anayasal haklarını kısıtlamak yerine güvence altına almak gerekirdi.

Demokrasi; Vatandaşına güvenmeyi, gençliğe alan açmayı ve düşünce özgürlüğünü korumayı gerektirir. Oysa biz her yeni gün, düşüncenin kelepçelendiği, özgürlüğün dosyalanıp ihale edildiği bir Ülkeye uyanıyoruz.

Kurulmasını talep ettiğimiz Meclis Araştırma Komisyonu çalışmaları ile "Anayasal Özgürlüklerin korunması ve eksiksiz uygulanması konusunda" önemli adımlar atabileceğimizi düşünmekteyiz.

• Burhaniztin Kocamar Mersin Blucamar 7 Hismey Kirksmar izmiR 9 Lutfs Zerkken Kocaeli 10 Erhan Ust9 Lanorr leet 11 Yükser Arslan ANKARA 12 Ömer KARAKAs AYDIN Calese 13 Lütplloh Kayalar Yorgat . Kanala. 14 Senal Sunal Manisa 15 fidvan Dz Ganakkale 16 Kisin Beyoz istanbul 17 Mehmet Mustafo Carban Car: Antep 18 Hasan Toktaş Busa 19 Halan, Şeref Olgun AfganLaralider Leelim fısk 20 Adren defik leirkin Hotg

---

**Kaynak gösterme:** Yasin Öztürk (İYİ Parti, Denizli). “Anayasal özgürlüklerin korunması ve uygulamadaki aksaklıkların giderilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2592, 10 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2592-anayasal-ozgurluklerin-korunmasi-ve-uygulamadaki-aksakliklarin-giderilmesi-icin-yapilmasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/f437486e-b659-46c4-b464-01963343bb48

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
