# Kürtçenin kamusal, hukuki ve kültürel alanlardaki kullanımında karşılaşılan sorunların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2729)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2729
- **Tarih:** 15 Mayıs 2025
- **İlk imza:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/243f91c1-d0b0-4cb3-9a9b-0196ed4ba7df
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2729-kurtcenin-kamusal-hukuki-ve-kulturel-alanlardaki-kullaniminda-karsilasilan-sorunlarin-ara

> 10/2729 esas numaralı meclis araştırması önergesi 15 Mayıs 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Türkiye'de milyonlarca yurttaşın anadili olan Kürtçe, uzun yıllar boyunca inkâr, yasak ve ayrımcı politikaların hedefi olmuş; bu dilin eğitimde, kamusal hizmetlerde, kültürel üretimde ve medyada kullanımı sistematik biçimde engellenmiştir. Günümüzde dahi Kürtçe, anayasal güvenceye sahip olmadan, resmi statü dışında tutulmakta ve kamusal hayatta sınırlı biçimde yer bulmaktadır. Bu durum, Kürtçenin kuşaklar arası aktarımını tehdit altına almakta; UNESCO'ya göre Kurmancî ve Zazakî lehçeleri "tehlike altındaki diller arasında yer almaktadır.

Anadilinde eğitim hakkının tanınmaması, Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü mezunlarının mesleki olarak karşılaştığı belirsizlikler, Kürtçeye yönelik fiili engeller ve toplumsal dışlayıcılık, yalnızca bir dil meselesi değil; aynı zamanda temel bir insan hakkı, toplumsal barış ve demokratikleşme sorunudur.

Bu nedenlerle, Kürtçenin Türkiye'de kamusal, hukuki ve kültürel alanlardaki kullanımının önündeki engellerin tespiti; bu engellerin tarihsel, yasal ve sosyopolitik nedenlerinin araştırılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 104'üncü ve 115 inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması gereğini arz ve teklif ederiz 15.05.2025.

GEREKÇE

Diller yalnızca iletişim araçları değil; aynı zamanda halkların tarihsel belleğinin, kültürel kimliğinin ve toplumsal varoluşunun taşıyıcılarıdır. Ne var ki Türkiye'de Kürtçe, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana çeşitli yasaklamalara ve dışlayıcı politikalara maruz kalmış, uzun bir süre kamusal alandan dışlanmıştır. 2000'li yıllarda bazı sınırlı adımlar atılmışsa da bu adımların kurumsallaşmadığı ve sürdürülebilir politikalarla desteklenmediği görülmektedir.

Kürt Dili ve Edebiyatı bölümleri Türkiye'de birkaç üniversitede açılmış olsa da bu bölümlerden mezun olan gençler için kamuda ve özel sektörde istihdam neredeyse yok denecek düzeydedir. Milli;Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan sembolik sayılardaki öğretmen atamaları, alandaki ciddi ihtiyacı karşılamaktan uzaktır. Bu durum hem dilin kurumsallaşmasını engellemekte hem de bu alanda eğitim alan bireyleri işsizlikle karşı karşıya bırakmaktadır.

Yerel yönetimlere atanan kayyımların Kürtçeye yönelik uygulamaları, Kürtçe dil kurslarının ve çok dilli tabelaların kaldırılması, kültürel üretimlerin yasaklanması gibi uygulamalar, bu dilin kamusal yaşamdan dışlanmasının açık örnekleri arasında yer almaktadır. Bu politikalar sonucunda Kürtçe, yalnızca ev içi kullanıma sıkışmakta, kuşaktan kuşağa sağlıklı bir aktarım imkânı kalmamaktadır.

UNESCO'ya göre Kurmancî ve Zazakî, Türkiye'de yok olma tehlikesi altındaki diller arasındadır. Uluslararası insan hakları sözleşmeleri, başta BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, anadilinde eğitim ve kamusal kullanımı bir hak olarak tanımlamaktadır. Türkiye, bu sözleşmelere taraf olmasına rağmen, Kürtçeye ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmemektedir.

Kürt halkının anadilinde eğitim görme, kamusal hizmet alma ve kültürel üretim yapma talepleri, demokratikleşmenin ve eşit yurttaşlık ilkesinin bir gereğidir. Bu bağlamda, Kürtçeye yönelik engellerin ve çözüm yollarının Meclis çatısı altında ele alınması; diller arasında adaletin sağlanması, toplumsal barışın inşası ve anayasal eşitliğin gerçek anlamda hayata geçirilmesi açısından yaşamsal önemdedir.

Bu nedenle, Kürtçenin kamusal, hukuki ve kültürel alanda karşılaştığı engellerin araştırılması, dil politikalarının yeniden değerlendirilmesi ve çok dilli demokratik bir yapının tesisi için kapsamlı bir Meclis Araştırması yapılması elzemdir.

---

**Kaynak gösterme:** Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “Kürtçenin kamusal, hukuki ve kültürel alanlardaki kullanımında karşılaşılan sorunların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2729, 15 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2729-kurtcenin-kamusal-hukuki-ve-kulturel-alanlardaki-kullaniminda-karsilasilan-sorunlarin-ara (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/243f91c1-d0b0-4cb3-9a9b-0196ed4ba7df

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
