# Yabancıların ülkelerine iade edilmesi kararlarının ve Geri Gönderme Merkezlerinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerinin araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2767)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2767
- **Tarih:** 28 Mayıs 2025
- **İlk imza:** Selçuk Özdağ (Yeni Yol, Muğla)
- **İmza sayısı:** 23
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/84be9da1-7e0a-4910-b9fc-01971ff6f8c0
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2767-yabancilarin-ulkelerine-iade-edilmesi-kararlarinin-ve-geri-gonderme-merkezlerinde-yasandig

> 10/2767 esas numaralı meclis araştırması önergesi 28 Mayıs 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Selçuk Özdağ (Yeni Yol); 23 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Bölgemizde son yıllarda yaşanan çatışmaların ve ekonomik krizlerin beraberinde getirdiği göç ve göçmen sorunu temel bir sorundur. Ancak ülkemize zor şartlar altında gelen yabancıların hukuklarını muhafaza etmek ve ülkelerinde meydana gelecek baskı ve şiddetten kaçınmak isteyenleri uluslararası hukukun gereği olarak güvenlikleri sağlanana kadar ülkemizde barındırmak devletin temel görevlerindendir. Son yıllarda sıkça rastladığımız ülkelerinde can tehlikesi yaşayan yabancıların ülkelerine iade edilmesi ve Geri Gönderme Merkezlerinde zor şartlarda bırakılarak gönüllü geri dönüşe zorlanması konusunda Anayasamızın 98'inci, TBMM içtüzüğü 'nün 104 ve 105'inci maddelerine dayanarak Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim. 28.05.2025

GEREKÇE Türkiye, göç yollarının kavşağında yer alan bir ülke olarak milyonlarca sığınmacıya ev sahipliği yapmakta; ancak son yıllarda uygulamaya konulan göç politikaları ve özellikle Göç İdaresi Başkanlığı'nın işlemleri, hukuk devleti ilkesini ağır biçimde zedelemektedir. İnsan haklarına aykırı sınır dışı kararları, uluslararası koruma hakkının gasp edilmesi ve Geri Gönderme Merkezleri'nde (GGM) yaşanan sistematik hak ihlalleri artık münferit uygulamalar olmaktan çıkmış, kurumsallaşmış bir keyfilik halini almıştır. Göç İdaresi, idari bir kurum olmasına rağmen yargı yetkisini fiilen kendi uhdesinde toplamakta, itiraz yollarını etkisiz kılmakta ve bireyleri, yaşam hakkının tehdit altında olduğu ülkelere geri göndermektedir.

Son günlerde yaşanan bazı vakalar bu hukuk tanımazlığın somut örnekleri olarak kayda geçmiştir. Türkiye'de yıllardır yaşayan, toplumsal barış ve insan hakları mücadelesiyle tanınan Suriyeli sığınmacı Taha Elgazi, hukuki dayanağı olmayan bir kararla sınır dışı edilmiş, kamuoyunun tepkisine rağmen bu işlemden geri dönülmemiştir. Yine, Rusya'ya iadesi gündemde olan ve orada işkenceye uğrama riski bulunan Müslüman aktivist Rais Mukhutdınov, Özbekistan'da yaşadığı mağduriyetler sebebiyle ülkemize sığınan Alisher Tursunov'un geçtiğimiz günlerde iade edilmesi örnekleri Türkiye'nin taraf olduğu 1951 Cenevre Sözleşmesi'nin geri gönderme yasağı" ilkesinin hiçe sayıldığını ortaya koymaktadır.

Bununla sınırlı olmayan başka örnekler de bulunmaktadır. 2023 yılında İranlı muhalif gazeteci Mohammad Bagher T., Türkiye'de Birleşmiş Milletler'e başvuruda bulunmasına rağmen apar topar sınır dışı edilmiş, kısa süre sonra İran'da tutuklanmıştır. Yine 2022'de Çin zulmünden kaçarak Türkiye'ye gelen Uygur Türkü Nurmamat Rozahun, ailesiyle birlikte iltica başvurusunda bulunmasına rağmen Çin'e iade edilmiştir. Bu vakaların tamamında ortak olan husus, idarenin, yargı denetimi olmaksızın, mültecilerin hayatını tehdit eden kararlara imza atmış olmasıdır.

GGM'lerde yaşanan hak ihlalleri ise bu tablonun diğer yüzünü oluşturmakta, insan onuru ve hukuk güvenliği ciddi biçimde ihlal edilmektedir. MAZLUMDER'in yayımladığı 2024 tarihli GGM raporunda; merkezlerde tutulanların avukat, doktor ve ailelerine erişimlerinin engellendiği, kötü muameleye maruz bırakıldıkları, yemek ve sağlık koşullarının son derece yetersiz olduğu ifade edilmiştir. GGM'ler fiilen, yargı süzgecinden geçirilmeden insanların özgürlüklerinin kısıtlandığı, dış dünyayla bağlantısının kesildiği, denetimsiz alanlara dönüşmüştür. Bu-durum-hem Anayasa'ya hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne açıkça aykırıdır. -TBMM.

Göç İdaresi Başkanlığı'nın işlediği bu sistematik hukuksuzluklar, Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası yükümlülüklerine, Anayasal düzenine ve insan onuruna açıkça aykırıdır. Sığınmacıların ve göçmenlerin yaşam hakkı, hukuk devleti ilkesi ve yargı güvencesi göz ardı edilerek telafisi imkânsız zararlar doğurmaktadır. Bu çerçevede, Göç İdaresi'nin sınır dışı uygulamalarının, GGM'lerde yaşanan hak ihlallerinin, uluslararası koruma hakkının etkisizleştirilmesinin tüm boyutlarıyla araştırılması amacıyla bir Meclis Araştırması açılması zaruridir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu sorumluluktan kaçmamalı; hem hukuk devletinin gereklerini hem de insanlık onurunu savunma iradesini ortaya koymalıdır.

---

**Kaynak gösterme:** Selçuk Özdağ (Yeni Yol, Muğla). “Yabancıların ülkelerine iade edilmesi kararlarının ve Geri Gönderme Merkezlerinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerinin araştırılması amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2767, 28 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2767-yabancilarin-ulkelerine-iade-edilmesi-kararlarinin-ve-geri-gonderme-merkezlerinde-yasandig (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/84be9da1-7e0a-4910-b9fc-01971ff6f8c0

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
