# Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerindeki uygulamaların çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerinin değerlendirilerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2774)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2774
- **Tarih:** 29 Mayıs 2025
- **İlk imza:** İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/b1b9a25a-1c82-4f50-be82-01972001ca83
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2774-cevresel-etki-degerlendirmesi-ced-sureclerindeki-uygulamalarin-cevre-ve-halk-sagligi-uze

> 10/2774 esas numaralı meclis araştırması önergesi 29 Mayıs 2025 tarihinde verildi; ilk imza: İbrahim Akın (DEM Parti); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

ÇED süreçlerindeki uygulamaların çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerinin ortaya konulması, hukuka ve bilime uygunluğunun denetlenmesi, halkın katılımı ve yargı kararlarının uygulanması konularındaki eksikliklerin tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerindeki uygulamaları, özellikle 2009/7 Sayılı Genelge ile mahkemelerce ÇED olumlu kararına karşı verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararları, eğer yalnızca ÇED raporunun belirli bölümlerine ilişkinse ve bu kararlar diğer bölümleri etkilemiyor, dolayısıyla ÇED raporunun bütününün yeniden değerlendirilmesini gerektirmiyorsa, ÇED sürecinin tümünün baştan başlatılmasına gerek duyulmayan bir uygulama düzenlenmiştir. Bu genelge yürürlüğe girdikten sonra yarattığı uygulama belirsizliklerinden dolayı pek çok dava açılmıştır. Buna rağmen mahkemelerce iptal edilen ya da yürütmenin durdurulması kararı verilen ÇED olumlu kararlarına konu projelerin, çevresel etkileri yeterince değerlendirilmeden ve bu etkilerin önlenebilir olup olmadığı belirlenmeden uygulandığı iddia edilmektedir. Proje etkilerinin ÇED raporlarında belirtildiği gibi olup olmadığı ve alınan önlemlerin yeterliliği dahi tespit edilememektedir.

ÇED süreci, İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantılarıyla başlayıp sonuçlanmakta ve başvuruların

usulen incelenerek idare tarafından onaylandığı belirtilmektedir. İlgili idarelerin eksik uygulamaları ve mahkeme kararlarının tam olarak dikkate alınmaması, halkın ve sivil toplum kuruluşlarının itirazlarına rağmen projelerin bakanlık veya ilgili il müdürlükleri tarafından onaylanmasına yol açtığı ifade edilmektedir. Bu durum, 2009/7 Sayılı Genelge uygulamasıyla halkın katılımı toplantılarının yapılmamasına ve dava yoluyla iptal ettirilen projelerin değişiklikleri hakkında yöre halkının ve demokratik kitle örgütlerinin söz hakkının engellenmesine neden olmaktadır.

Mahkeme kararlarıyla doğal alanların korunmasının imkânsız olduğu tespit edilen projelerin dahi 2009/7 Sayılı Genelge'ye dayanılarak ÇED olumlu kararı ile sonuçlandırıldığı ve yürütüldüğü gözlemlenmektedir. Benzer bir sürecin "ÇED gerekli değildir" kararlarında da yaşandığı ve valiliklerce onaylanan bu tür kararların oranının yüzde 97,75'e ulaştığı belirtilmektedir.

ÇED olumlu kararlarına karşı açılan davalarda mahkeme kararlarının bilirkişi raporlarına dayandığı, bilirkişilerin ise bilimsel verilere ve yerinde incelemelere göre raporlarını düzenlediği ifade edilmektedir. Mahkeme kararlarıyla doğal alanlarda korumanın mümkün olmadığı tespit edilen alanlarda, bu kararların dikkate alınarak değişiklik yapılıp yapılamayacağı bir soru işaretidir. bakanlığın, bilime ve hukuka aykırı olduğu mahkeme kararlarıyla belirlenen projeler için neden yeniden ÇED olumlu kararları aldığı ve 2009/7 Sayılı Genelge'ye göre verdiği onayların gerekçeleri de açıklanmaya muhtaçtır.

2009/7 Sayılı Genelge hükmünden faydalanıldığında, yürütmenin durdurulması/iptal kararının gerekçesi dikkate alınarak yalnızca eksik veya yetersiz bulunan bölümler yeniden düzenlenerek revize edilen ÇED raporu bakanlığa sunulmaktadır. Bunun üzerine, bakanlık tarafından İDK toplantısı için tarih belirlenmekte, İDK toplantısı sonucuna göre ise bir ÇED olumlu veya ÇED olumsuz kararı verilmektedir. Hazırlanan bu yeni ÇED raporu, halkın ilgilendirilmesi ve sürece katılımı toplantısı gibi aşamalardan geçmeksizin bakanlığın onayına sunulabilmekte ve hızlı ve kısa süre zarfında ÇED olumlu kararları verilebilmektedir.

Kural olarak, bir ÇED raporunun bir ya da birkaç bölümünün yürütmesinin durdurulmuş ve iptal edilmiş olmasının yanı sıra iptal edilmiş ve yürütmesi durdurulmuş bölümün ÇED raporunun diğer yanlarını etkilemiyor olması ya da raporun tümünü yeniden ele alıp değerlendirmeyi gerektirmiyor olması şartlarına bağlanan ve bu haliyle bir istisna hükmü görüntüsü yaratan genelge hükmü, pratikte genel bir uygulama haline gelmiştir. ÇED olumlu kararı hakkında iptal ya da yürütmeyi durdurma kararı verilen her proje için 2009/7 Sayılı Genelge kapsamında revize edilen yeni ÇED raporu sunulmaktadır.

Uygulamada aynı proje için birden fazla kez 2009/7 Sayılı Genelge hükmünden faydalanarak ÇED olumlu kararı alan projeler vardır fakat kaç proje olduğu bilinmemektedir. Yargı kararıyla verilen iptal kararlarına rağmen, her seferinde hızlı bir sürede ÇED olumlu kararı alınması hukukun uygulanabilirliği noktasında yarattığı belirsizlik ile yurttaşların hukuka olan güvenini zedelemekte, Anayasa'nın 56. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Özel ve Aile Hayatına Saygı Hakkı" başlıklı 8. maddesini ihlal etmektedir.

Bu sebeplerle ÇED süreçlerindeki uygulamaların çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerinin ortaya konulması, hukuka ve bilime uygunluğunun denetlenmesi, halkın katılımı ve yargı kararlarının uygulanması konularındaki eksikliklerin tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi sebebiyle bir çalışma yapılmasının önemini belirtmek isterim.

---

**Kaynak gösterme:** İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreçlerindeki uygulamaların çevre ve halk sağlığı üzerindeki etkilerinin değerlendirilerek alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2774, 29 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2774-cevresel-etki-degerlendirmesi-ced-sureclerindeki-uygulamalarin-cevre-ve-halk-sagligi-uze (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/b1b9a25a-1c82-4f50-be82-01972001ca83

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
