# Cezaevlerine kadınlara yönelik yaşandığı iddia edilen hak ihlallerinin tüm boyutlarıyla araştırılarak alınması gereken yasal ve idari tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/2802)

- **Tür:** Meclis araştırması önergesi (TBMM 28. Dönem)
- **Esas no:** 10/2802
- **Tarih:** 12 Haziran 2025
- **İlk imza:** Gizem Özcan (CHP, Muğla)
- **İmza sayısı:** 21
- **Son durum (TBMM):** Gündemde
- **TBMM kaydı:** https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/e4c6b1f5-3a2e-40d7-8920-01977ca13267
- **Vekilpedia:** https://vekilpedia.com/onerge/10-2802-cezaevlerine-kadinlara-yonelik-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerinin-tum-boyutlariyla-ar

> 10/2802 esas numaralı meclis araştırması önergesi 12 Haziran 2025 tarihinde verildi; ilk imza: Gizem Özcan (CHP); 21 imza. Son durum (TBMM): Gündemde.

## Önerge metni

Son dönemde ceza infaz kurumlarında tutuklu bulunan kadınlara yönelik, insan onurunu zedeleyen muameleler kamu vicdanını derinden yaralamaktadır. Özellikle 19 Mart'ta başlayan ve başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere CHP'li belediye başkanlarının yönettiği yerel yönetimleri hedef alan ve bir sivil darbe girişimi niteliği taşıyan bu süreçte tutuklanan kamu görevlilerinin, cezaevlerinde insan onuruna aykırı şekilde kötü muameleye maruz kaldıkları yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır.

Bu kapsamda İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Medya A.Ş.'nin eski Genel Müdürü Dr. İpek Elif Atayman'ın maruz kaldığı uygulamalar, yalnızca bireysel hak ihlali boyutunda değil; aynı zamanda hukuk devleti ilkesini ve ceza adalet sisteminin tarafsızlığını derinden sorgulatan bir örnek olarak öne çıkmaktadır.

Dr. Atayman, 19 Mart 2025 tarihinden bu yana tutuklu olup; 72 gün boyunca hücrede, ardından 5 gün koğuşta tutulmuş, daha sonra ise elleri kelepçeli şekilde, zırhlı bir kabin içerisinde Afyon'a sevk edilmiştir. Sevk sırasında bileklerinde morarmalar oluşmuş, kişisel eşyaları çöp torbasına konmuş, yerde yatmak zorunda kalmış, haftalık görüş hakkı ise yalnızca 10 dakika ile sınırlandırılmıştır. Dr. Atayman, kamuoyuna yansıyan mektubunda Adalet Bakanı'na seslenerek, 'Sayın Adalet Bakanı, 'Tutuklular devletimize emanettir' diyordunuz; böyle mi sahip çıkılıyor? Bu fiziki ve psikolojik şiddete, bu işkenceye son verin demiştir. Bu çağrının ardından kendisine bir ranzanın verilmiş olması, en temel insan haklarının kadın tutuklulara çok görüldüğünü trajik bir biçimde gözler önüne sermektedir.

Bu uygulamalar yalnızca insan haklarına değil; aynı zamanda Anayasa'da güvence altına alınmış masumiyet karinesi, kişi güvenliği ve özgürlüğü gibi temel ilkelere de açıkça aykırıdır. Üstelik bu durum münferit olmayıp; cezaevlerinde kadınlara yönelik şiddet, kötü muamele, cinsiyet temelli ayrımcılık ve izolasyon gibi uygulamaların yaygınlaşmakta olduğu, çok sayıda sivil toplum kuruluşunun, baroların ve ulusal insan hakları kurumlarının raporlarında da belgelenmiştir.

Kadın tutukluların psikolojik sağlıklarının gözetilmediği, mahremiyet haklarının ihlal edildiği, sevk, muayene ve iletişim haklarında keyfi sınırlamalara tabi tutuldukları yönünde ciddi bulgular bulunmaktadır. Oysa Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 17'nci maddesi, herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğunu açıkça güvence altına almakta; kimseye insan haysiyetiyle bağdaşmayan, onur kırıcı ceza ve muamele uygulanamayacağını hüküm altına almaktadır. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 2'nci maddesi de ceza infaz kurumlarında insan onuruna saygılı bir şekilde muamele edilmesini emretmektedir. Buna rağmen kadın tutuklulara yönelik uygulamalarda sistematikleşen hak ihlalleri, Anayasal düzenin ve yasal mevzuatın açık ihlali niteliğindedir. Uluslararası düzeyde ise Türkiye'nin taraf olduğu Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (CEDAW) ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesikın, (AİHS) 3. ve 8. maddeleri gereğince, kadınların cinsiyet temelli ayrımcılıktan ve insande onur kırıcı muameleden korunması, devletin yükümlülüğündedir. Ayrıca Birleşmiş Nilegarit "Mahpuslara Uygulanacak Asgari Standart Kuralları" olarak bilinen Nelson Mandela Kuralları uyarınca, mahpusların fiziksel ve ruhsal sağlıklarının korunması, tedaviye erişimin sağlanması ve saygın bir yaşam hakkının temini, tüm devletlerin temel sorumluluğudur. Bu bağlamda, kadın mahpuslara özel ihtiyaçların gözetilmesini öngören Bangkok Kuralları (BM Kadın Mahpuslara Yönelik Asgari Standart Kurallar) da, Türkiye'nin taahhütleri arasında yer almaktadır.

Bu yükümlülüklere rağmen kadın tutukluların yaşadığı ağır hak ihlalleri yalnızca bireylerin mağduriyetiyle sınırlı kalmamakta; kadınların kamu görevine katılımını, toplumsal cinsiyet eşitliğini ve nihayetinde hukuk devleti güvencesini tehdit eden yapısal bir sorun alanına işaret etmektedir. Bu nedenle ceza infaz kurumlarında kadınlara yönelik muamelelerin derhal ulusal ve uluslararası insan hakları standartlarına uygun hale getirilmesi, Türkiye'nin hem iç hukukuna hem de taraf olduğu sözleşmelere bağlılık yükümlülüğünün gereğidir.

Bu nedenlerle, başta Dr. İpek Elif Atayman olmak üzere, ceza infaz kurumlarında tutulan tüm kadınların maruz kaldığı insanlık dışı muamelelerin tüm boyutlarıyla araştırılması, bu ihlallerin yapısal nedenlerinin ortaya konulması, sorumluların tespit edilerek kamuoyuna açıklanması ve benzer vakaların tekrarının önlenmesi için gerekli yasal ve idari tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi Içtüzüğü'nün 104 ve 105'inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 12.06.2025

• I LAS KARASI) Sives My " Özgen Ceylen Cantale

• Serkan SARI Selikesr Watplet = Malir Portr Taniz = Ayhan BARUt Adona " Mahmut TAVAL Santurga ia Seyit Torn ordu 11. GÜRSEL EROL Elazia gren fe Da t " Cemal Enginurt (stanbo) burt 14. Gonze Aklis J/oz di Istanbel 15. Orhan SömüR Adana

---

**Kaynak gösterme:** Gizem Özcan (CHP, Muğla). “Cezaevlerine kadınlara yönelik yaşandığı iddia edilen hak ihlallerinin tüm boyutlarıyla araştırılarak alınması gereken yasal ve idari tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi”. TBMM 28. Dönem meclis araştırması önergesi 10/2802, 12 Haziran 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/onerge/10-2802-cezaevlerine-kadinlara-yonelik-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerinin-tum-boyutlariyla-ar (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Meclis-Arastirma-Onergesi-Detay/e4c6b1f5-3a2e-40d7-8920-01977ca13267

Vekilpedia, TBMM’nin kamuya açık kayıtlarını derleyen bağımsız bir arşivdir; TBMM’nin resmî sitesi değildir ve yorum yapmaz.
